Gustave Flaubert, Madame Bovary

Bundan 160 sene önce, Gustave Flaubert’in Madame Bovary‘si ilk kez tek cilt halinde yayımlandı ve hızla çok satanlar arasında yerini aldı.  Eser, bir önceki yılın ekim ve aralık ayları arasında La Revue de Paris’te seri halinde basılmıştı.

Flaubert, Duygusal Eğitim de dahil olmak üzere birkaç kitap daha yazsa da, ilk romanındaki tepe noktasına asla ulaşamayacaktı. Madame Bovary, dünya çapında Flaubert’in başyapıtı ve yazılmış en büyük romanlardan biri olarak kabul edildi.

Donna Tartt, Gizli Tarih

Donna Tart’ın yazarlığa ilişkin henüz önünde uzun yılları olsa da, kendisi ölene kadar her on yılda bir yeni birçok satan kitap yazacak gibi duruyor. Tartt, Gizli Tarih isimli kitabını henüz 30 yaşını tamamlamadan yazdı.

Richard Wright, Kara Çocuk

Dilimize Kara Çocuk olarak kazandırılan eser Wright’in Tom Amca’nın Çocukları isimli kısa hikayelerden oluşan kitabının ardından yayımlanan ikinci romanı. Ancak Bigger Thomas’ın hikayesi onun ilk orijinal romanıdır ve Kara Çocuk, Wrigth’ın hala en önemli eseridir.

Renata Adler, Speedboat

Adler’in bugüne kadar yayımlanmış iki kitabı bulunmakta. Bir “kült klasik” olarak tanımlanan Speedboat ise Adler’in yazdığı iki eser arasında başyapıt niteliğinde.

Carson McCullers, Yalnız Bir Avcıdır Yürek

Eser, Carson McCullers’ın otobiyografik öğeler taşıyan ilk romanıdır. McCullers bu ilk romanı 1940 senesinde yayımlandığında henüz 23 yaşındaydı ve eser o yıllarda sansasyonel bir etki yarattı. McCullers’ın eseri, yayımlanmasının ardından Güney Gotik edebiyatın önemli bir mihenk taşı haline geldi. Kimi ,yazarın 1946 tarihli The Wedding of the Wedding adlı romanını, kimi ise Altın Gözdeki Yansımaları başyapıt olarak adlandırmayı tercih ederken, bu durum kendisinin ne kadar başarılı bir yazar olduğunu gözler önüne seriyor.

Joseph Heller, Madde 22

İlk romanınızla şimdi bile her yerde kolaylıkla karşılaşabilen yeni bir deyim oluşturduğunuzu hayal edin. veya ilk romanınızın şimdiye kadar yazılmış en “komik” romanlardan biri olarak listelendiğini… Anlaşılan, Heller başlangıçta bir roman yazmaya bile çalışmıyordu, kendiliğinden birkaç karalama yapmayı düşündü, yaklaşık üçte birini yazdı ve yayıncılara gönderdi. Heller’ın bu eseri en iyi savaş romanlarından ve kara komedilerden biri olarak kabul edilir.

Chinua Achebe, Parçalanma

Achebe’nin dilimize Parçalanma olarak kazandırılan bu eseri -tartışmaya açık da olsa- Batı dünyasına girmiş ilk Afrikalı romanıdır. Parçalanma, Achebe’nin tartışmasız bir biçimde en ünlü ve en çok okunan eseridir, eleştirmen Dwight Garner tarafından da resmi olarak yazarın başyapıtı olarak adlandırmıştır.

Charlotte Brontë, Jane Eyre

Belki de, Jane Eyre için Charlotte Brontë’nin yazdığı ikinci roman denilebilir. Brontë, Profesör adlı ilk denemesinde yayıncıya “güven verememişti”. Bazıları, Brontë’nin gerçek başyapıtı olarak Villette’i görebilir ancak Jane Eyre, orijinal metnin kalıcı öneminin gösterdiği üzere yine klasik olabilecek bir yanıt romanına da ilham verebilirdi.

Günter Grass, Teneke Trampet

The Tin Drum adlı eser, Grass’ın açık ara en iyi bilinen eseri ve tek önemli kitabı olmasa da başyapıtı olarak kabul ediliyor. Salman Rushdie, New Yorker’da eser için şu ifadeleri kullanıyor: “Grass bu romanı hiç yazmamış olsaydı da diğer kitapları ona yaptığım övgüleri kazanmak için yeterliydi. Ancak The Tin Drum‘ı yazmış olması onu ölümsüzler arasına soktu”. Eserin İngilizce de yayımlanmasının ardından New York Times’ta hakkında yer alan incelemeye göre, Avrupa’da “büyük, harika ve komedi başyapıtı” şeklinde yorumlar alan eserle ilgili olarak, aynı zamanda “fazla Alman” olduğu için Amerikalı okuyucunun beğenisinin “şüpheli” olduğu söylendi.

Dorothy Allison, Bastard Out of California

Eleştirmenler tarafından “dünyayı değiştiren bir başyapıt” olarak adlandırılan Allison’un yarı otobiyografik eserinin 1992’de yayımlanmasından bu yana sayısız yazarı etkilediği söylenir.

 

Yazar: Emily Temple

Çevirmen: Erkin Öncan

Kaynak: http://lithub.com/10-debut-novels-that-are-also-their-authors-masterpieces