Yarasa benzeri kanatlı insansılar ve tek boynuzlular: ilk ay aldatmacasının içinde

Yarasa benzeri kanatlı insansılar ve tek boynuzlular: ilk ay aldatmacasının içinde

16. yüzyıl İngiltere’sinde “insanı Ay’ın yeşil peynirden yapıldığına inandırmak” birisini kandırmayı tanımlamak için kullanılan yaygın bir deyişti. Saçma, tabii ki. Bundan dolayı belki de insanlar 19. yüzyılın ortalarına kadar, bir gazete editörünün büyük ay aldatmacası olarak bilinen şeyi işlediği ve kolaylıkla kanan okuyucuları Ay’da tek boynuzlular ve başka gerçekdışı hayvanlar bulabileceklerine ikna ettiği zaman daha fazla saftılar.

Büyük ay aldatmacası, New York Sun gazetesinde “Büyük Astronomik Keşifler” başlığı altında ve iddialara göre Edinburgh Bilim Dergisi’nde (The Edinburgh Journal of Science) basılan altı makaleye atıfta bulunuyor. 25 Ağustos 1835’ten itibaren ay ekolojisini ve medeniyetini ortaya çıkardılar. Aldatmaca telgraf öncesi çağda basın güvenilirliği ve sahte haber parametrelerini sınadı. Hikayeler dünya çapında diğer gazetelere yayıldı.

Gazete şimdiye kadar icat edilmiş en güçlü teleskopu kullanarak Kraliyet Astronomu John Herschel’in yaptığı gözlemlerden elde edilen bu sözde raporları yayınladı. Raporlara bakılırsa, bu teleskop hareket eden resimlerin görüntülenmesini sağlayan “oksi-hidrojen” projektöre bağlandı. Unicornlar (tek boynuzlular), zeki kunduzlar ve yarasa benzeri kanatlı insansılar (Vespertilio-homo) dahil olmak üzere yaşam formlarıyla dolup taşan ormanları, denizleri ve uçsuz bucaksız değerli maden yataklarını görselleştirdiler. Bunlar çıplak dolaşıp üçgen şeklinde tapınaklarda ibadet ettiler.

Ayın harikaları daha sansasyonel bir şekilde gözler önüne serildi, ta ki teleskop görünüşe göre alev alana kadar – Güney Afrika güneş ışığına maruz kalan muazzam mercekler “büyüteç” görevi görüyor.

New York Sun muhabiri Richard Adams Locke (1800–1871) daha sonraları, İncil’deki yaradılış kaydının doğru bir yorumu olarak gördüğü şeye bağlı kalan, o dönemlerde Atlantik’in her iki yakasında en çok okunan popüler Gökbilimci Rev Thomas Dick’in (1774-1857), spekülasyonlarını hicveden makaleleri kaleme aldığını itiraf etti. Bu; kadim zamanlara kadar uzanan jeolojik bulguların ve Charles Darwin’in evrim teorisi ile ilgili gözlemleri aksini kanıtlamasına rağmen. Öyle ki, Dick’in gezegenlere ve hatta Güneş’e ilişkin açıklamaları, Tanrı’nın oraya yerleştirdiği günahsız varlıkların popülasyonları hakkında bilgiler içeriyordu – İncil’de anlatılan hikâyedeki gibi ilk günah tarafından yozlaştırılan yalnızca dünyaydı. Aldatmaca, Locke’nin Dick’in “saf bilim kurgu” dediği şeyi taşlama biçimiydi.

Ay Aldatmacası, Dundee’nin kültürel tarihi açısından önemli bir olaydır -aynı zamanda genel olarak bilim kurgudur. Bugün halen gündemde olan konular için bir çıkış noktasıdır: inanç ve bilime dair evrensel görüşlerin yanı sıra modern medyanın yükselişi ve gücü ile kamu güveni, gerçekler ve hayal gücüyle ilişkileri arasındaki çatışmalar…

Google’da “ay aldatmacası” olarak arama yaptığınızda sizi hemen internette NASA’nın simüle edilmiş 1969 yılındaki inişini ciddiye almayan komplo teorisinin yer aldığı web sitelerine yönlendiriyor, işin garip yanı belgelenmiş gerçekleri sırf kurgu olarak görmezden gelerek 1835 yılında kızışan tartışmaları tersine çeviriyor.

Bilim ve din

Dick “The Christian Philosopher” ve “Connexion of Science and Philosophy with Religion” (1823) adlı eserlerinde teleskoplar yeterince yakından detaylı olarak gözlemleyebildiğinde aydaki yaşamla ilgili belirtilerin çok yakın bir zamanda bulunacağını öngördü. Politikacılar, yazarlar ile düşünürler; bilhassa Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Evanjelikler arasında geniş alana yayılmış popülarite ve nüfuz elde ettiği bilimsel, felsefi ve dini eserlere kendini adadı.

Left to right: NYTimes editor Richard Adams Locke, astronomer Sir John Herschel and theologian Revd Thomas DickBaşaktörler: Richard Adams Locke, Sir John Herschel ve Rev Thomas Dick. Dundee Üniversitesi, yazar tarafından temin edildi.

Dick, ilahi düzen amaçsız var olmayacağı için her gezegende yaşam olması gerektiği “dünyaların çokluğu (dünya dışı yaşam)” teorisini savundu. Güneş sistemimizin 21 trilyondan fazla nüfusu barındırdığını hesap ettiği olağanüstü yapıtı “Celestial Scenery or The Wonders of the Planetary System Displayed” (1838) ile bunu ortaya koydu. Bu hesabı İngiliz nüfus yoğunluğu ile gezegen yüzey alanının çarpımını baz alarak yaptı. Dolayısıyla Ay, dünyamızın sakinlerinden çok daha fazla sayıda ve belki de zekâ seviyesi daha yüksek varlıklar bünyesinde bulundurabilir.

İronik bir şekilde, “Celestial Scenery” adlı kitabında Aldatmaca yazarının gerçekleri önemsememesine sitemde bulundu:

“Hakikat Yasası” ile bir an bile alay edilmemelidir… Bahsettiğim aldatmacanın yazarının, yıllar içinde bilgelikle ilerledikçe, böyle bir davranışının budalalığını ve ahlaksızlığını anlayacağı ümit edilmektedir.

Locke yayılım ateşi ile karşılık verdi:

Dr. Dick’in terbiyesizce serzenişlerini hak ettiğimi hissetmek şöyle dursun, bir erkeği yermenin övgüye değer olduğunu düşünüyorum… seçkin bir profesörü olduğu o yavan spekülasyon ve boş laf okulu.

Yeni bir tür

Dick’in bilime karşı öfkesi ile gözde düş gücünde artan beklentilerden dolayı Locke’nin ay cenneti dünya çapında okuyucu kitlesinin gözünü boyadı, ki bu ne kadar da absürd olsa onları her şeye inanmaya hazırlamıştır… bu olağandışı izlenimler tarafından önerilmektedir.

Dick’in itibarını zedelemese bile, aldatmaca, Viktorya çağının ortalarındaki temel entelektüel krizleri ön görerek onun kanıt yerine inanca öncelik vermesini hiçe saydı. Yine de Dick, bilimi popülerleştirmeye ve astronomiye erişimi demokratikleştirmeye devam etti. Dundee’nin eşsiz halka açık gözlemevi, Dick’in hayranlarından biri olan John Mills’in bir mirasıdır.

19th-century newspaper illustration purporting to show astronomer John Herschel's new telescope.

Herschel’in ekipmanını ve projeksiyon yöntemini gösteren bir Alman taş baskısı. Dundee Üniversitesi, yazar tarafından temin edildi.

Dick’in spekülasyonları bilimkurgu oluştursun ya da oluşturmasın, Locke’un parodileri aracılığıyla farkında olmayarak modern türün ortaya çıkmasında yardımcı oldular. New York Herald’ın editörü ve sahibi James Gordon Bennett “A New Species of Writing” adını verdiği bilimsel roman icat ederek Locke’a saygınlık kazandırdı.

Dundee Ay Aldatmacası, 1840’larda Cupar yakınlarında büyüyen Amerikan bilimkurgusunun “kayıp İskoç babası” Robert Duncan Milne’ye şüphesiz ilham verdi. Kendi astronomik keşif hikayeleri Locke’un ay ütopyasıyla birçok benzerlik taşıyor. Bilimsel laiklik, fantastik yeni teknolojiler ve ortodoks inançlar arasındaki yaratıcı gerilimler ile yönlendirilen Milne’nin hayal gücünü şekillendiren zengin bir bağlam sağladı.

Yazar: Keith Williams

Çeviren: Bircan Erkanlı Bayır

Düzenleyen: Hasan Can Durmaz

Kaynak:TheConversation

Leave a comment