Yalnız

Yalnız

Çocukluluğumdan beri

Değildim diğerleri gibi–

Görmedim dünyayı

Diğerlerinin gördüğü gibi–

Ne müşterek bir pınardan getirdim tutkularımı

Ne de aynı kaynaktan kederimi–

Atmadı onlarınkiyle aynı tınıda yüreğim

Ve neyi sevdiysem yalnız başıma sevdim–

Sonra çocukluğumda,

Fırtınalı bir yaşamın şafağında

İyinin ve kötünün her bir zerresinden

Kurtuldu elimi kolumu bağlayan bu gizem,

Pınardan ya da tufandan

Dağdaki kızıl kayalıklardan

Etrafımda dönüp duran güneşten

Ağustosun altın renginden

Gökyüzündeki şimşekten

Uçarak yanımdan geçerken

Gök gürültüsünden ve fırtınadan

Bir de buluttan

(Semanın geri kalanı maviyken)

Gözümde bir iblise dönüşen.

Alone

From childhood’s hour I have not been

As others were — I have not seen

As others saw — I could not bring

My passions from a common spring —

From the same source I have not taken

My sorrow — I could not awaken

My heart to joy at the same tone —

And all I lov’d — I lov’d alone —

Then — in my childhood — in the dawn

Of a most stormy life — was drawn

From ev’ry depth of good and ill

The mystery which binds me still —

From the torrent, or the fountain —

From the red cliff of the mountain —

From the sun that ’round me roll’d

In its autumn tint of gold —

From the lightning in the sky

As it pass’d me flying by —

From the thunder, and the storm —

And the cloud that took the form

(When the rest of Heaven was blue)

Of a demon in my view —

Şair: Edgar Allan Poe

Çeviren: Meltem Ünal

Kaynak: Poestories

Leave a comment