Amazon’un bekar kadınlara dair yeni sınıflandırması 19.yüzyılda yayılan ve feminist düşünceyi esas alan kadın romanlarından çok daha eski kafalı.

Türler acayip şeyler. Margaret Atwood’un kurmaca olarak kabul edilen Antilop ve Flurya’sının her kopyası için, hep eserin aslında bilim kurgu olduğunu savunacak biri çıkacaktır. Aytaşı teknik olarak ilk dedektif romanlarından biri ama kensini her zaman klasik edebiyat başlığı altında buluyor. Ve siyasetçilerin anı kitaplarına hiç girmeyelim.

Aslına bakılırsa Amazon’un, bu giderek çoğalan aşırı spesifik sınıflamaya olan sevgisi ile– gerilim, gizem ve suç janrlarına bakıp da daha belirgin olsun diye tekno-gerilim janrına sınıflamak isteyen biri var mı gerçekten? – “bekar kadın kurgusu” janrını ortaya atması hem sürprizden uzak hem de iç karartıcı. Neticede Amazon’da “bekar erkek kurgusu” isimli bir janr yok değil mi? (Eğer olsaydı, Philip Roth ve Will Self’le dolu olurdu). Söz konusu janr, “kadın kurmacaları”nın alt bir türü olarak listelenmiş ve David Duchovny’nin en son kitabı Miss Subways istisnası ile genelde kadınlar tarafından kaleme alınmış kitapları barındırıyor.

Elbette biz, kadın romanının normalde ne anlama geldiğini bilmekteyiz: “pek de iyi değil”, “ticari amaçlı” ve “muhtemelen duygular, öpüşmeler ve bir ihtimal çikolata ile ilgili” gibi deyişler için bir şifre. Peki ya bekar kadın romanları? “Genç kız kitapları”nın yeni adı.  Elbette her zamanki gibi standart olan erkeklerin yaşantıları ve kadınlarınki ise olsa olsa bir alt tür. İnsanların Aşk ve Gurur’un Napolyon Savaşları esnasında kadınların istikrarsız ekonomik durumlarına dair sert bir sosyal taşlama olduğunu düşünmek yerine bir aşk öyküsü olduğunu düşünmelerinin sebebi de bu.

Ama baş kahramanı bekar bir kadın olan romanlar her zaman bu günkü gibi alay konusu değildi. 19. Yüzyıl sonlarında, tam anlamıyla sınırları zorluyordu. 1890’lar, kadın kahramanların bekar hallerinden kaçış değil içsel bütünlüğünü aradığı bu sınır tanımayan “Yeni Kadın” romanlarıyla canlandı. Genellikle Ella Hepworth Dixon’ın The Story of a Modern Woman’ı [Ç.N.-Modern Kadının Hikayesi] ya da Annie Holdsworth’ün Joanna Traill, Spinster’ı [Ç.N.- Evde Kalmış Joanna Traill] gibi meramını apaçık belli eden başlıklarla, kadınlara farklı bir hayat ihtimali gösterdiler ve mükafatlar ile gelen zorluklara karşı da azimlilerdi. Britanya, kısmen Kırım Savaşı nedeniyle, erkek kıtlığı çekerken eğer birinin dul kalmasını ya da ilk eşlerini tavan arasına kilitlemelerini beklemediysen, etrafta pek de evlenme olasılığı yoktu. Bu bazı bazen kendi isteğine bağlı olmadan evlenmemiş kadınlar, “artık kadınlar” olarak isimlendiriliyordu ama yüzyılın son kısmında kadınlar da yüksek eğitimde ve işlerde varlığını göstermeye başladıklarında, aniden yeni hikayeler dillendirilmeye başlandı.

O zamanlarda, bekar bir kadını konu alan kitaplar tehlikeli sayılıyor, feminist düşünceyi uyandırma ihtimali olduğu düşünülüyordu. Ama eğer, o günün kültürel hususlarda söz sahibi kişiler gerçekten kadınların bu kitapları okurken-yahut yazarken- suçlu hissetmelerini istediyse, çağdaş eleştirmenlerin yaptığını yapmalı ve onları kalıplaşmış ve önemsiz olmaları gerekçesiyle görmezden gelmeliydi (ya da basitçe haklarında konuşmamalıydı bile).

Genç kadın edebiyatı ve psikolojik gerilimin birer tür olarak imlenmesinin sebebi, olurda Tanrı esirgesin sadece edebiyat diye anılır diyeydi. Anlatıda yalnız çocuk ve seks sağlamak için belirivermek yerine kariyerleri ve kokteyl partileri ve gerçek başarıları olan bekar kadınlar: Yok daha neler! Ortaya atılan en son edebiyat türü ise “İyi hissettiren kitaplar” ve yine yalnızca Gail Honeyman ve Ruth Hogan gibi kadın yazarlarla ilişkilendirilmiş, acınası olmayışı ve ticari bir başarı oluşu ile bu romanlar, tek bir kelimeyle de kolayca özetlenebilir aslında-Prozac. Honeyman’ın beğenilen ilk kitabı Eleanor Oliphant is Completely Fine, ne kendini etiketleme çabası içerisinde ne de herhangi bir etikete uyuyor. İnsanı iyi hissettirmesi şöyle dursun, bir kadının tacize uğraması ve travması hakkında aşırı derecede rahatsız edici olan bu kitap bir erkeğin bakış açısından- ya da erkek bir yazar tarafından- muhtemelen geleneksel, sıradan edebiyatın bir ürünü addedilir.

Bu, elbette, edebiyatçıların bir kaşık suda fırtına koparması gibi bir şey- en nihayetinde, Amazon’un listeleri daha fazla kitap satabilmek için ayarlanmış bir algoritma. Ama daha derinlerde gizlenmiş sinsi bir şey var, eline kalem almış olan kadınlara her defasında hatırlatılan bir şey; oldukları şey istisna, kaide değil. Bunun doğru olmadığı bariz bir biçimde ortada olsa da- kadınlar hem daha çok yazıyor hem daha çok okuyorlar-, bu da kadınlara, gerçek edebiyatı erkeklere bırakmalarını hatırlatan küçük ve tuhaf yollardan biri işte.

 

Yazar: Katie Welsh

Çevirmen: Eylül Uşaklı

Kaynak: www.theguardian.com/books/booksblog/2018/may/04/single-women-fiction-how-a-genre-went-from-subversive-to-sad