W. E. B. Du Bois’yı hatırlamak: ABD’de Siyahların özgürlüğü için mücadele eden bir dev

W. E. B. Du Bois’yı hatırlamak: ABD’de Siyahların özgürlüğü için mücadele eden bir dev

Amerika yeni bir ırksal ve politik kutuplaşma dönemiyle karşı karşıyayken, Du Bois’nın çok ırklı bir demokrasi inşa etme vizyonu konuyla her zamankinden daha alakalı.

Yaşamını ABD ve yurt dışında Siyahların özgürlüklerini genişletmeye adamış, entelektüel dev William Edward Burghardt Du Bois’nın doğum günü, 23 Şubat. Amerikan İç Savaşı’nın ardından 1868’de Massachusetts’te doğan Du Bois, Tennessee’nin Nashville kentindeki tarihsel olarak Siyahların koleji olan Fish Üniversitesi’nde eğitim gördü. 1895’te Harvard Üniversitesi’nden doktora derecesi alan ilk Afrika kökenli Amerikalı oldu.

Devasa eser külliyatı – The Philadelphia Negro’dan Black Reconstruction in America’ya – akademik dehasının ve sahiden eşitlikçi bir toplum kurmak istediğinin bir kanıtıdır.

Şimdi Amerika, zaman içinde yenilenen siyasi kriz ve ırksal kutuplaşmayla karşı karşıyayken, çok ırklı bir demokrasi inşa etmek için bir vizyon sunan Du Bois’nın sözleri konuyla her zamankinden daha bağlantılı.

Beyaz üstünlüğünün uzun mirası

Du Bois, 1910 tarihli “The Souls of White Folk” makalesinde olduğu gibi eserlerinde Amerikan toplumuna yönelik eleştirisi, ABD’deki beyaz üstünlükçü şiddetin tarihsel mirasının bir hatırlatıcısıdır. Beyaz çetelerin Chicago’dan Charleston’a kadar şehirlerde yüzlerce Siyah Amerikalıyı (çoğunluğu gazi) darp ettiği ve öldürdüğü Birinci Dünya Savaşı ve 1919’un Kızıl Yaz’ının (Red Summer) ardından yazan Du Bois, ABD’nin başka ülkeler tarafından yapılan ırkçı zulmü kınarken, kendi yerel ırkçı şiddetine sessiz kalıp suç ortağı olmaya devam eden riyakâr tavrını vurgular:

“Türkler, Chicago ve St. Louis’teki çeteler konusunda sessiz kalırken, Amerika Birleşik Devletleri’nin Ermenistan’daki Türk zulmünü protesto ettiğini tahayyül edebiliyor musunuz? Memphis, Waco, Washington, Dyersburg ve Estill Spring ile Louvain (Birinci Dünya Savaşı sırasında Almanlar tarafından katledilen Belçikalı siviller) karşılaştırıldığında ne olabilir? Kısacası, Amerika’nın Belçika’sının yanında siyah insan nedir ki? Amerika, kendi sınırları içinde vahşice işlediği suçlara rağmen Almanya’yı nasıl kınayabilir?”

Du Bois, ABD’nin yurt dışında savaştığını iddia ettiği demokrasinin yayılmasını önlemek için tarih boyunca çete şiddetinin nasıl kullanıldığını zekice ortaya koyuyor.

Demokrasinin kaldırılması

Du Bois, Amerikan demokrasisinin kırılganlığıyla yakından ilgileniyordu.

İlk kez 1935’te yayınlanan başyapıtı “Black Reconstruction in America”, Amerikan İç Savaşı’nın ardından ABD’nin özgün çok ırklı demokrasiyi inşa etmeye ne kadar yaklaştığını meydana çıkarıyor.

1867’den 1877’ye kadar olan on yıllık ABD’nin Yeniden Yapılanma dönemi; kiliselerin, ilk ve orta dereceli okulların dâhil olduğu, hızla gelişen bir Siyah sivil toplumunun kuruluşuna ve evrensel sosyal programları uygulamaya adanmış bir Siyah politik sınıfın yükselişine işaret ediyordu.

Du Bois’nın “Black Reconstruction in America” kitabında türettiği “demokrasinin kaldırılması” fikri, bu çağın Siyah “fiziksel özgürlük, insan hakları, ekonomik fırsat, eğitim ve oy kullanma hakkı, tamamen bir insani adalet ve hak meselesi [olarak]” asıl talebini ana hatlarıyla belirtiyor.

Bununla birlikte, bu tam eşitlikçi vizyon en sonunda Siyah Amerikalılara karşı hedeflenen fiziksel şiddet, ekonomik sömürü ve siyasi etkisizleştirme kampanyası ile yenilgiye uğratılmıştır.

Yeni bir yeniden yapılandırma

Günümüzde çok sayıda aktivist ve yenilikçi politikacının yeni bir yeniden yapılandırma dönemi çağrısı yapmasıyla Du Bois’nın çalışması, ayrımcılığın yıkıcı sonuçları hakkında uyarıda bulunarak, eşitlikçi bir toplum vizyonuna ulaşmak için çok ırklı bir işçi sınıfı hareketi inşa etmenin önemini gösteriyor.

Du Bois, ABD’nin Yeniden Yapılandırmasını takip eden dönemin, ülke genelinde işçi sınıfının koşullarını dönüştürme potansiyeline sahip olan kitlesel işçi grevlerinin nasıl karşılandığını vurguluyor.

Örneğin, 1877 Büyük Demiryolu Grevi ABD ekonomisini neredeyse batırıyordu, fakat grev ırksal sınırlar arasındaki dayanışma eksikliği nedeniyle engellendi.

Du Bois’nın izah ettiği gibi, “İşçiler, siyah insan tarafından desteklenmeyen Kuzeyli kapitalistlere karşı 1877’deki büyük savaşa girdi. Siyah insan, Kuzeyli işçi sınıfı tarafından desteklenmeden Güney yoluna doğru ilerledi…

Bugün ABD solunun Du Bois’nın derslerini öğrenmesi ve yeniden dirilen beyaz milliyetçiliğini mağlup etmek için kapsamlı bir işçi sınıfı koalisyonunu garanti altına alması giderek daha önemli hale geliyor. Geçen yıl, umutlanmamız için bir neden olduğunu gösterdi.

Mayıs 2020’de George Floyd’un polis tarafından öldürülmesinin ardından “The Black Lives Matter” protestoları, ırksal çizgilerin ötesinde insanların tarihi dayanışmasını öne çıkardı. Joe Biden’ın Kasım ayındaki başkanlık seçimindeki zaferi çok ırklı bir koalisyon tarafından destekleniyordu.

Şüphesiz, Du Bois, yeniden dirilen beyaz milliyetçilik anımızı ve 6 Ocak’taki ABD Kongre Binası’nda görülen ırkçı çete şiddetinin 1870’lerde Amerika’nın güneyinde Yeniden Yapılanma hükümetlerinin – tam olarak aynısı olmasa da – belini büken şeye benzediğini kabul ederdi.

Herkesin haklarına saygı duyan özgün bir demokrasi inşa etmek Du Bois’nın çok değer verdiği bir arzusuydu. Bunu gerçekleştirememiş olmamız, yazılarını –ve geçmişin bilgili ve incelikli anlatımından etkilenen geleceğe yönelik vizyonunu- bugün çok daha önemli bir hale getirmektedir.

Yazar: Robert Greene II

Kaynak: OpenDemocracy

Çeviren: Ahmet Semi Aytekin

Düzenleyen: Kübra Aslanhan

Leave a comment