Politikacılar çaresizce Covid-19 vakalarındaki artışı kontrol altına almaya çalışırken barlar, restoranlar, havayolları ve sayısız diğer işletmeler yeni kısıtlamalarla karşılaşıyor.

Avrupa ekonomisi modern tarihin en keskin durgunluğundan nefesini daha yeni topluyordu ki, bu ay korona virüs vakalarındaki canlanma, ekonomi için bir iyileşme periyodu olması amaçlanan dönemi iş kayıpları ve iflaslarla dolu kıt bir kışa dönüştürecek acı bir darbe vurdu.

Politikacılar, hastaneleri hızla dolduran vakalardaki artışı çaresizce kontrol altına almaya çalışırken barlar, restoranlar, havayolları ve sayısız diğer işletme yeni kısıtlamalara maruz kalıyor.

Geçen bahardaki salgının şiddeti Euro kullanan 19 ülkenin ekonomisinin önceki üç aylık döneme göre Nisan-Haziran çeyreğinde %11,8 gibi büyük bir düşüş yaşamasına neden olmuştu. Pandemi sırasında yaklaşık 1,5 milyon kişi daha işsiz olarak tescillendi. Hasar yalnızca hükümetlerin 45 milyon insanı bordrolara ve çalışan şirketlerin devam etmesini sağlamak için yüz milyarlarca Euro (dolar) harcama kararıyla sınırlandırıldı.

Yeni kısıtlamalar, ilkbaharda uygulanan kamusal yaşamın neredeyse tamamen kapatılması kadar şiddetli olmasa da çökmüş bir ekonomiyi tekmeliyor. Birçok Avrupalı için, bu önsezi niteliğinde bir dejavu duygusu.

Almanya’nın finans merkezi Frankfurt’ta bir restoranın sahibi olan Thomas Metzmacher, hükümetin saat 23:00’teki sokağa çıkma kararını dayatmasının ardından şu sözleri sarf ediyor: “Bu bir felaket.”

Yeni kısıtlamalardan önce bile endüstrisindeki birçok insanın ancak hemen hemen hayatta kalabileceğini belirtti. Sokağa çıkma yasağı, yemek için gelenlerin, restoranların kârlarının çoğunu elde ettikleri birkaç bira veya içki için oyalanmamaları anlamına geliyor. Metzmacher: “Artık durum yemeğini ye, içeceğini iç, paranı öde ve evine git olayına döndü.” diye ekliyor.

Uzmanlar küresel ekonominin gidişatının yaşadığımız sağlık krizine bağlı olduğunu söyleyerek ekliyorlar: Sadece salgın kontrol altına alındığında durum iyileşecek.

Şu ana kadar Avrupa gibi büyük bir canlanmadan kaçınan Çin gibi ülkeler, ekonomik olarak daha iyi ilerliyor. ABD, ilk dalgasını hiçbir zaman tam olarak kontrol altına alamadı ve ekonomisi bu yüzden aksadı.

Avrupa, vaka sayısını ABD’den çok daha hızlı azalttı ve işsizlik sorununu kapatmayı başardı. Ancak Avrupa’nın başarılarını Trump yönetiminin pandemiyi bastırmadaki başarısızlığıyla karşılaştıran anlatı, kendini hızla gözden geçirmeye başladı bile.

Avrupa’da korona virüs vakaları yeniden yükselirken ekonomistler tahminlerini düşürüyor.

Finansal hizmetler firması Allianz’ın baş ekonomisti olan Ludovic Subran, Fransa, İspanya ve Hollanda ekonomilerinin yılın son üç ayında yeniden küçülme riskinde olduklarını söylüyor. Diğerleri kadar olmasa da İtalya ve Portekiz de risk altında. Almanya’da ise enfeksiyonlarda artış görülürken, bunun o kadar da kötü olmadığı ve ekonominin daha dirençli olduğu görünüyor.

“Bir kez daha spesifik ve bölgesel karantinaya başvuran ülkelerde çift inişli durgunluk riskinin arttığını görüyoruz” dedi.

Hükümetler hanelere ve işletme sahiplerine verdikleri muazzam miktardaki finansal desteği azaltmaya başlarken salgın da kötüleşmeye devam ediyor.

Pek çok hükümetin, pandemiden sonra çabucak işe dönebilecekleri umuduyla gereksiz çalışanların maaşlarının çoğunu ödediği programları vardır. Bu programlar, bir noktada Fransa ve Birleşik Krallık’ta işgücünün üçte birini, Almanya’da ise beşte birini karşılamıştır. Bu ülkeler ayrıca hanelere nakit yardımlar ve işletme sahiplerine hibe de vermişlerdir.

Şimdi ise hükümetler bu desteğin bir kısmını aşamalı olarak kaldırıyor ve yeni kısıtlamalarda da doğrudan etkilenen insanlara yardım sağlamayı hedefliyorlar. Bu durum işleri dolaylı olarak etkilenen insanlara yardımcı olmuyor. Örneğin sokağa çıkma yasağıyla karşı karşıya olan bir meyhane, personeli için ücret desteği almaya uygun olabilirken, bunu sağlayan bira fabrikası bu desteği alamayabilir.

Etki ülkeler arasında farklılık gösterecek. İngiltere daha az kapsamlı bir ücret destek planına geçerken, Almanya programını genişletti.

Pandeminin bahardaki ilk dalgalanmasında olduğu gibi, Avrupa’da kamusal yaşam sınırlarından en çok etkilenen sektörler, seyahat ve konaklama gibi hizmetlerdir- en çok insanlar arasındaki yüz yüze temasa bağlı olanlar.

İspanya, Portekiz ve Yunanistan gibi ülkeler büyük ölçüde turizme güveniyor. Turizm, ABD için %3’ten az ve Fransa için yaklaşık %7 olmasına rağmen İspanya ekonomisinin neredeyse %12’sini oluşturmaktadır.

Avrupa’daki büyük havayolları bu kış normal seviyelerin yaklaşık %40’ında faaliyet göstermeyi bekliyor ve uçuş sayılarını azaltmaya devam ediyorlar. Lufthansa, British Airways ve diğerleri ise salgın öncesindeki duruma hızlı bir dönüş beklemedikleri için -hükümet desteği olsa bile- on binlerce işçi çıkartıyorlar.

Sert kısıtlamaların olmadığı yerlerde bile sağlık tehlikesi müşterileri korkuttuğu için dükkanların daha az iş görmesi muhtemeldir.

Avrupa Birliği, kriz ile başa çıkmaları için üye ülkelere 750 milyar Euro (880 milyar dolar) mali destek verdi. İspanya gibi hükümetler yenilenebilir enerji ve teknoloji gibi uzun vadeli projelere yatırım yapmayı planlıyordu ancak görünüşe göre sadece ekonomiyi ayakta tutmak için bile daha fazla harcama yapmak zorunda kalacaklar. Avrupa Merkez Bankası ekonomiye 1,35 trilyon Euro (1,6 trilyon $) enjekte etti, bu da İspanya ve İtalya gibi finansmanı zayıf ülkeler için bile borçlanmayı ucuz tutuyor.

Bir ekonomist olan Subran, salgın ne kadar uzun sürerse finansal yardımın nasıl harcanacağına dair kararların o kadar politik hale geleceğini söylüyor. Siyasi partiler kaynakların nasıl dağıtılacağı konusunda kavga ediyor ve sendikalar tartışmaya tesir edebilmek için greve gidiyor. Bu, çok ihtiyaç duyulan teşvik paketinin ertelendiği ABD’deki kargaşayı yansıtıyor.

Merkezi Bastille meydanının tezgâhları arasında yiyecek alışverişi yapan Parisli Ludovic Nicolas-Etienne için bu, önceden tahmin edilen bir trajediydi. Kendisi, aylarca süren karantinadan sonra yaz aylarında parti yapmak ve sosyalleşmek için güvenlik önerilerini göz ardı eden insanları suçluyor.

Fransa’nın olağanüstü hâl ilan etmesinin ertesi günü maske takarak dışarıda bulunan Ludovic, “Bunu bekliyordum” diyor. “Bazı insanlar yeterince sorumlu değil, bu yüzden iyi insanlar kötü olanların yaptığının bedelini ödüyor.”

Çeviren: Barış Deha Yaman

Düzenleyen: Serap Demirtaş

Kaynak: Fox Business