Sunak, Antik Greko-Roma kenti Patara’da bulundu ve zamanının Antik Yunan dini ritüellerine paha biçilmez bir ışık tutuyor.

Antik Yunan kenti Patara’daki arkeologlar, sarmal ve dekoratif bir yılan kabartması ile kazınmış iki bin yıllık çarpıcı bir sunak keşfettiler. Yılanların antik uygarlıklarda her yerde bulunan bir sembol olduğu kanıtlanmış olsa da bu, kendine has ilgi çekici tarihe sahip olan Patara’da türünün ilk keşfi.

Archaeology News Network’e göre; Türkiye’nin güney Antalya bölgesindeki antik şehir, bir zamanlar kültürlerin binlerce yıl önce birleştiği ve çeşitli ırk ve ulustan birçok insanın buluşma noktası olduğu için “medeniyetler beşiği” olarak biliniyor. Şehir; aynı zamanda Roma İmparatorluğu’na katılmadan önce, Yunan şehir devletlerinin bir ittifakı olan Likya Birliği’nin başkenti olarak hizmet vermiştir.

Şehir, adını mitolojik kurucusu ve Yunan tanrısı Apollon’un oğlu Patarus’tan alıyor. Yunan muhabire göre Patara, uzun ve dolambaçlı tarihi boyunca birkaç imparator tarafından yönetilmiş ve M.Ö. 333’te Büyük İskender tarafından fethedilmesi de dahil olmak üzere önemli olaylara tanıklık etmiştir.

Yılan sunağının inşası resmi olarak şehrin Roma egemenliği altında olduğu zamana dayanıyor ve araştırmacılar bunun tarımla ilgili olan yeraltı tanrılarına ibadet etme amacıyla yapıldığını düşünüyorlar. Şu anda sunakta yiyecek gibi adakların yapıldığına ve yeraltı tanrılarının da ölüleri yönettiğine inanıldığı için, belki de cenaze törenleri için kullanıldığı tahmin ediliyor.

Mermerden oyulmuş silindirik eser bozulmamış durumda. Yılan, sunağın etrafında yukarı doğru sarılmak üzere oyulmuş ve kıvrımlı gövdesinin yanına Yunan harfleri kazınmış. Antalya Bilim Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Ekibi Başkan Yardımcısı Mustafa Koçak; bölgenin eski sakinlerinin yılanlara aşina olduğunu, ancak yerel türlerin “çok zararsız” olduğunu açıkladı.

Koçak, bu sunağın yapıldığı dönemde Patara halkının çok tanrılı dine inandığını ve çok çeşitli dini ritüellere izin verdiğini de sözlerine ekledi. Bu nedenle, bu özel sunağın tarımsal bir totem olarak hizmet ettiğine inanılıyor.

Arkeologlar ayrıca, yiyeceklerin tapınakta bırakıldığı ve “yeraltı tanrılarını sakinleştirmek için bu sunakta ibadet edildiği’’ teorisini de öne sürdü. Bu sakinleştirme ritüelleri esnasında adanan adaklar, muhtemelen tatminsiz tanrıların çevresel felaketlere neden olabileceğine dair cezalandırıcı bir inançla çeşitli ekmek ve etlerden oluşuyordu.

Koçak, “Muhtemelen ekmek ve et gibi yiyecekler veya sıvılar getirip sunağa koyuyorlardı. Bu aslında eski insanların mezar kültüründen bir ögedir. Muğla’nın güneybatısındaki bazı antik kentlerde de benzer sunaklar bulundu, ancak Patara’da böyle bir örnekle hiç karşılaşmamıştık.” dedi.

Koçak, sunağın büyük olasılıkla Patara halkı ile dış dünya arasındaki ilişkiyi gösterdiğini de sözlerine ekledi.

Türk Arkeoloji ekibi, Yunan yılan sunağını Patara’nın Roma surları ve hamamları yakınındaki kazılarda ortaya çıkardı. Tunç Çağı’nda Luvice konuşan Anadoluluların yaşadığı Patara, tarihi bir bölge olan Likya’nın ana limanı ve ticaret merkezi olarak da kullanıldı. Şehrin aynı zamanda Aziz Nicholas’ın da doğum yeri olduğuna inanılıyor.

Antik kökenlere göre, bu bulgu Greko-Romen dünyasının ritüellerine ve dinlerine paha biçilmez bir ışık tutuyor. M.Ö. 332’den M.S. 395’e kadar uzanan bu dönem; Akdeniz ve Karadeniz’i çevreleyen kültürler, hükümetler ve dinler üzerinde hem eski Yunan hem de Roma etkilerinin izlerini taşıyor.

Sunak üzerindeki yazıtın henüz ne anlama geldiği kesin olarak bilinmiyor. Bu inanılmaz bulgu, tarihin en ünlü balıkçısı Phainos’a ait olan Muğla’daki 2018 kalıntılarının ve mozaiklerin keşfini takip ediyor.

Türk Araştırma Ekibi Yunan yılan sunağına gelince, o tarihten bu yana telafisi olmayacak hasarları önlemek için eseri çıkardı ve güvence altına aldı. Patara’daki kazılar devam ederken, yakın gelecekte sergilenmesi ise muhtemel görünüyor.

Kaynak: AllThatİnteresting

Çeviren: Ferit Akyıldız

Düzenleyen: İrem Gizem Veral