Favreau, hatasını [Bkz: Bölüm 1 ,ed.] itiraf eden bir tweet attı. Ama bunu yaparken daha önemli bir hata yaptı. “Bu berbat fotoğraflar 2014’ten, yani devletin sınırda bulunan refakatsiz çocukları aileleriyle ya da güvenli bir koruyucu ile yeniden buluşturmaya çalıştığı dönemden,” diye yazdı Favreau. “Ancak bugün, 2018’de devlet, sınırda ailelerinden kopararak refakatsiz çocuklar YARATIYOR.”

Bu tweet, 2014 dolaylarında Obama’nın göçmenlik politikasının taraflı ve çok yanıltıcı bir tabiri. Bahsedilen fotoğraf muhtemelen daha sonra akrabalarına teslim edilecek olan sınırda yakalanmış refakatsiz çocukları gösteriyordu. Ama Arizona Republic’in yazdığı gibi “yine de onlar kafesteki çocuklar.”

Fakat Favreau’nun en büyük hatası Obama’nın o sırada büyük resimde ne yaptığını  karartmasıydı: Acımasız çete şiddetinden kaçarak (aslında bu durum da ABD devlet politikası yüzünden kaynaklanıyordu) ABD’ye sığınmak isteyen Orta Amerikalı sığınmacılar akın akın geliyorlardı, Obama yönetimi de güneydeki müstakbel göçmenlere ve ülkedeki göçmen karşıtı seçmenlere sert bir mesaj vermek için bu aileleri topluca gözaltına aldı.

Wil S. Hylton’ın Şubat 2015’te bir New York Times yazısında bahsettiği gibi Obama yönetimi, canlarını kurtarmak için kaçan sığınmacıları hapsetmek için güneydoğu New Mexico’da, sığınma davasında çoğu avukatın onları canlı olarak temsil edemeyeceği kadar uzak bir yerde bir tesis açtı. Bu yüzden gönüllü avukatlar Artesia denen küçük bir kasabaya koşturdular. Vardıklarında ise gördüler ki “Genç kadınlar ve çocuklar sürü gibi bir arada tıkıştırılmış. Birçoğu bir deri bir kemik, yetersiz beslenmiş ve gözlerinin altı kararmış halde.” “Dört bir yanda çocuklar kusuyordu,” “büyük bir ateş salgını”, “zatürre, uyuz, bit” ve çoğu zaman kapalı gibi görünen bir okul vardı.

Obama yönetimi, bunun gibi gözaltı kamplarının caydırıcı işlevi görmesini umuyordu.

İç Güvenlik Bakanlığı sekreteri Jeh Johnson, olacakları önceden hissetmişçesine “Şimdi tututklanıp geri gönderilme olasılığı daha yüksek” diye uyardı. Johnson, Texas’ın Dilley kentinde kadın ve çocuklar için dev bir gözaltı kamp tesisinin açılışını kutlarken “etrafı tel ile örülü çorak bir alanda kabinlerle sıralı toprak bir yolda duruyordu.” Tesis, kâr amaçlı Amerikan Ceza Şirketi tarafından yönetiliyordu. (Şirket daha sonra adını daha temiz görünüşlü CoreCivic olarak değiştirdi, “kamu yararını iyileştirmeye” yeminli olduklarını beyan ediyorlardı.)

Johnson, Meksikalılar hakkında “tecavüzcü” demedi ya da ABD’nin gerçekten ihtiyacı olan şeyin daha fazla Norveçli olduğunu ileri sürmedi. Ama mesaj açıktı: ABD yasası ve uluslararası yasalara göre iltica hakkınız olsun ya da olmasın, ABD hükümeti sizi aşağılayıcı ve zararlı koşullarda mahkum olarak tutacak ve sonra, korunma talep etmeye cüret ederseniz, muhtemel ölümünüzün sizi beklediği evinize geri gönderecekti.

Aynı gün Johnson Artesia’daki gözaltı kampını da ziyaret etti. Hylton’un kaynaklarına göre, Göç İdaresi yetmiş dokuz insanı ABD’nin eliyle bir ölüm tarlası haline gelen El Salvador’a sınır dışı etti. Ardından on gencin öldürüldüğü haberi geldi.

Bugün, Trump’ın yakında ailelerin ayrılmasına son verecek bir başkanlık emri imzalayacağı söylenildi. Peki onun yöntemi ne? Obama’nın, sonunda federal mahkemede durdurulan, aileyi birlikte gözaltına alma politikasını yeniden ortaya çıkarmak.

Gazeteciler hala Obama’nın eylemlerini anlamakta zorlanıyor. Cumartesi günü New York Times, Johnson ve ulusal politika danışmanı Cecilia Muñoz gibi görevlilerin “yasadışı göç konusunda sorunlarla” karşı karşıya kaldıklarını ve bunun iltica etmek isteyen ailelerin hapsine sebep olduğunu açıklamak için çok uğraştı.

“Bu adımlar tam da Obama’nın danışmanlarının korktuğu türden acımasız görüntülere yol açtı; aileleri ile birlikte derme çatma gözaltı tesislerinde tutulan, çoğu kirli, bazılarının gözü yaşlı, yüzlerce küçük çocuk.” Fotoğraflar kötüydü dolayısıyla Obamayı kötü gösteriyordu. Ama aynı zamanda yürek burkan, liberal ruhunu aratan çok şey de vardı ve bu yüzden Obama o kadar da kötü görülmedi.

Trump’ın politikalarına karşı gelen belirgin liberal öfke ise buna tam bir tezat teşkil ediyor. Ama bu öfke, Obama ve diğer liderlerin hatalarının tarihi kayıtlarını bulandırsa da çok iyi bir şey. Bush yönetiminden beri yapım aşamasında olan, göçe dair istenilen kutuplaşmayı Trump hızlandırdı: Muhafazakarların kaçak göçmen karşıtlığına bir zamanlar katılan liberaller, göç etmek parti meselesi haline gelince giderek artan bir şekilde göçmenlere yandaş ve dayanışmacı oldular. Göç ile alakalı bu kutuplaşma ve partizanlık iyi, zira eski fikir birliği korkunçtu.

Ama liberal söylem, sıklıkla Trump’ın baskılarının rahatsız edici şekilde yaygın olan köklerini atlıyor ve böylece talep etmemiz gereken elle tutulur çözümleri perdeliyor.

 

Yazar: Daniel Denvir

Çevirmen: Cansu Tandoğan

Kaynak: Jacobin