Trafik psikoloğu: “Aşırı hızlı sürücüler paralel bir evrende yaşıyor.”

Trafik psikoloğu: “Aşırı hızlı sürücüler paralel bir evrende yaşıyor.”

Modifiye araç kullanan genç erkekler, trafikte “yeni bir risk grubu”’dur. Psikolog Wolfgang Fastenmeier, ağır cezalar uygulanmamasını tavsiye ediyor ve bu konuyla ilgili okullarda bilgilendirme yapılması gerektiğini savunuyor.

Şekli değiştirilmiş çelik parçalar, kalın tekerlek izleri, gece yanan mavi ışık: Beygir gücü yüksek araç kullanan genç erkekler bir kazaya karıştığında benzer görüntüler ortaya çıkar. Hızlar yüksektir, sürüş becerileri genellikle oldukça düşüktür. Tekrar tekrar gerçekleşen bu durumlar ölümcül sonuçlar doğurur.

Birçok vakada sürücüler yerine, kazayla ilgisi olmayan ve yanlış zamanda yanlış yerde bulunan kişiler hasar alır. Örneğin; Bavyera Meydanı’nda 20 yaşındaki bir gencin 19 yaşındaki bir yayayı arabayla ezmesi gibi. Yasa dışı yarışlar hakkında açılan soruşturmaların sayısı artıyor, ancak şimdiye kadar elde edilen veriler yetersiz.

Son olarak; spor arabalı üç erkeğin Hessen’de bulunan A-66 numaralı otoyolda yasa dışı bir yarış düzenlediği ve ölümcül bir kaza meydana geldiği söyleniyor. Lamborghini sürücüsünü arama çalışmaları devam ediyor.

Trafik psikoloğu Wolfgang Fastenmeier, aşırı hızlı sürücüleri ve aracıyla hava atmak için gereksiz gürültü yapan veya drift atanları neyin tetiklediğini biliyor.

SPIEGEL: Neredeyse her hafta, aşırı hız kazası adı verilen trafik kazaları bildiriliyor. Aşırı hız ve gürültülü araç kullanma veya drift atma neden yok olmuyor?

Fastenmeier: Erkeklerdeki büyük araç ve aşırı hız tutkusu yok olmadığı için. Kamuya açık caddelerde “otomobil yarışları”na katılmak 2017’den bu yana suçtur. Mümkün olan en yüksek hıza ulaşmak amacıyla aracın büyük ölçüde trafik kurallarına aykırı ve dikkatsiz sürülmesi de bu suça dahildir.

Bu suçların sayısı henüz son iki yıldır kayıt altına alınıyor, ancak suç sayılarının kayıt edilmesi işlemi her federal eyalette aynı olmadığından geçmiş yıllarla bir karşılaştırma yapmak güçtür. Ancak; Motorlu Araç Trafiği Federal Dairesi’nde, Almanya genelinde 2019 yılında 384 (bir önceki yıldan 260 fazla) trafik suçu kaydedildi. Bundan önce aşırı hızlı sürücüler ve aracıyla hava atmak için gereksiz gürültü yapan veya drift atanlar; trafik ceza puanı yüksek suçlular ve diğer suçlularla birlikte sayıldığından olayın boyutu bu kadar belirgin değildi. Bu arada biz, risk gruplarını eski ve yeni olarak ayırıyoruz.

SPIEGEL: Bununla kast edilen nedir?

Fastenmeier: Klasik riskliler, suçlarından dolayı MPU (Tıbbi Psikolojik Muayene)’dan geçmek zorundadırlar. Bu muayene; alkol ve uyuşturucu etkisinde trafiğe çıkan, trafik ceza puanı yüksek olduğu için ehliyeti alınan ya da trafikte suç işleyen kişiler için gereklidir. Örneğin kaza sonrasında sürücünün olay yerinden kaçması. Buna karşılık; aracıyla hava atmak için gereksiz gürültü yapan veya drift atanlar ve aşırı hızlı sürücüler, yeni risk grubu olarak adlandırılır. Araçlarıyla yasa dışı araba yarışı düzenleyen ya da yarışan kişiler aslında her zaman vardı, ancak bu yoğunlukta değildi. Durup meydana gelen kazayı izleyenler de bu yeni gruba dahildir.

SPIEGEL: Almanya’da birçok şehirde aşırı hızlı sürücüler ve aracıyla hava atmak için gereksiz gürültü yapan veya drift atanlar için özel polis ekipleri kuruldu. Hamburg’ta yasadışı araba yarışlarının adı ‘’Autoposer’’ iken, Köln’de ‘’Rennen’’dir. Memurlar özellikle genç erkeklerle ilgileniyorlar. Neden?

Fastenmeier: Genç erkekler,trafiğe çıktıkları ilk altı ila sekiz yıl yüksek risk alma eğilimindedir. Eğer 18 ya da 20 yaşında ilk defa tek başlarına direksiyon başına geçerlerse, bu yıllar ruhsal ve fiziksel güçlerine tamamen sahip oldukları yıllardır. Bu onları tehlikeli aksiyonlara özendirir. Küçük ama çok göze çarpan aşırı hızlı sürücüler ve aracıyla hava atmak için gereksiz gürültü yapan veya drift atanlar grubunda bu davranış özellikle aşırı şekilde ön plana çıkıyor. Biz bunu “sensation-seeking” olarak tanımlıyoruz. Bu tanımın Almanca karşılığı yaklaşık olarak şudur: aşırı duygular, duygulanımlar ve güçlü dürtüler için çabalama. Erkekler otobanda saatte 200 km’den hızlı giderken “gerilim”i ve “ani duygu değişimler”ni istiyorlar, korkudan zevk alıyorlar. Bu sırada kendilerini tedbirsiz değil, cesur hissediyorlar.

SPIEGEL: Bu nereden geliyor? Genç sürücülerin büyük çoğunluğu kurallara uygun davranıyor.

Fastenmeier: Büyük araç kullanan gençlerden bazıları zorlu bir geçmişe sahip. Çoğu hiç okula gitmemiş ya da eğitim düzeyi düşük. Meslek hiyerarşisinde üstlerde yer alamazlar. Okulda fazlasıyla sıkça kaybeden tarafta olurlar ve sosyal alanda dışlanmış olduklarını düşünenler, yine de dikkatsiz olma eğilimindedir. Aşırı hızlı sürücüler; zayıf sosyal yeterlilik, dürtü kontrolü eksikliği ve saldırganlığı trafikteki diğer insanlara karşı kayıtsızlıkla birleştirir. Bu o kadar ileri gider ki, diğer insanların yaralanması ve hatta ölümü bilinçli olarak kabul edilir.

SPIEGEL: Öyleyse erkekler hayatlarında eksik olan şeyleri yasa dışı yarışlarla dengeliyorlar?

Fastenmeier: Her halükârda öz saygı duygularını araçlarından ve araçlarındaki davranışlarından alıyorlar. Kendilerini öncelikli olarak tanımlıyorlar. Büyük ve hızlı arabalarla birisi oluyorlar.

SPIEGEL: Erkeklerin hızlı araçlardan hoşlanması ve araçlarıyla gösteriş yapması yeni bir şey değil.

Fastenmeier: Bu doğru. Psikolojik açıdan araç kullanmanın farklı gerekçeleri vardır ve bunların tümü arabaların kendisi kadar eskidir: Birincil sebep A noktasından B noktasına olabildiğince çabuk gitmek için hareket etmektir. Diğer bir sebep ise, arabayı sosyal statünüzü belgeleyebilmek ve tanınırlık kazanabilmek için kullanmanız ya da en azından yapabileceğinizi hayal etmenizdir. Ve arabanın bireysel olarak tasarlanmış olması dikkat çekiyor, bu da bir teşvik olabilir. Benim açımdan bu aşırı ifade yenidir: Şehir içinde aşırı hızlı araç kullanmak. Bu önceden yoktu.

SPIEGEL: 2016 yılında iki erkek Berlin’de bir araba yarışına katıldılar ve yaklaşık 170 km/s hızla Kurfürstendamm’da araba sürdüler. Yarışla ilgisi olmayan 69 yaşında bir adamın hayatını yitirdiği bir kaza meydana geldi. Bu arada, adamlardan biri cinayetten kesinleşmiş müebbet hapis cezasına çarptırıldı ve en erken 2031’de hapisten çıkacak. Böyle kararlar neden korkutmuyor?

Fastenmeier: Etkili cezaların ya da yüksek meblağlı para cezalarının korkutucu olduğu, sürekli yeni önlemler alınsa bile politik bir yanılsamadır. Dünya genelinde trafik cezalarının önemli ölçüde arttığı, ancak kaza oranlarının azalmadığı ülkelerden bazı örnekler var. Sert cezalar sadece, failin kuralları çiğnemesine alternatif bir davranışın varlığında ya da istenmeyen davranış (örneğin hız sınırının aşılması) çok kararlı değilse etkilidir. Ancak bu, aşırı hızlı sürücüler ve aracıyla hava atmak için gereksiz gürültü yapan veya drift atanlar için söz konusu değildir. Onlar yaptıklarında oldukça kararlılar.

SPIEGEL: Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan kara yolu trafik düzenlemelerindeki başarısız yenilikler, yeni bir para cezası kataloğu ile hız ihlallerine daha ağır cezalar da getirdi. Bu yenilikler, aşırı hızlı sürücüler ve aracıyla hava atmak için gereksiz gürültü yapan veya drift atanlara karşı yardımcı olmuyor?

Fastenmeier: Gözetme ve cezanın, davranışı “silmeyeceğini” öğrenme psikolojisinden biliyoruz. Ani kontrol ve cezalandırma olduğu sürece, en iyi ihtimalle davranış bastırılır. Gözetme ve ceza, bilinen aşırı hızlı sürücülerin ve aracıyla hava atmak için gereksiz gürültü yapan veya drift atanların tutum ve motivasyonunda bir şey değiştirmez.

SPIEGEL: Sizce bunun için gerekenler daha fazla radar ve sıklaştırılmış polis kontrolleri midir?

Fastenmeier: Bu sadece araba yarışlarının her zaman yapıldığı yerde mantıklı olacaktır. Kapsamlı hız kontrolleri, özellikle sürücülerin büyük kısmını ve çoğu durumda daha çok küçük hız aşımlarını kapsayacaktır. Bunun, bu risk grubu için sembolik değeri yoktur. Polis bazen başarılı bir şekilde uyarılarda bulunduklarını veya araçlara el koyduklarını bildirmektedir. Bazen araç ruhsatı da geri alınır. Benim açımdan bunlar sadece kısa bir süre için işe yarayan iğne batmalarıdır.

SPIEGEL: Peki neyin yardımı olur?

Fastenmeier: Trafik eğitimi yaklaşımları uzun vadede bir şeyleri değiştirebilir. Örneğin Kuzey Ren-Vestfalya’da ‘’Crash Course NRW’’ var. Orada yaşça büyük öğrenciler, kaza geçirenlerle temas yoluyla ölümle sonuçlanan trafik kazalarının ailevi ve sosyal sonuçları konusunda bilgilendirilir. Sürücü belgesi yönetmeliğinin hız suçlarını içerecek şekilde genişletilmesi de yardımcı olabilir. Daha sonra ehliyet sınavları daha erken yapılabilir. Ancak Berlin Ku’damm’daki gibi ekstrem vakalar düşünüldüğünde, soru elbette ki kişisel veya terapötik sohbetle hala bir şeyler başarılıp başarılamayacağıdır. Bu insanlar gününü gün etmek ve üstünlüklerini dünyanın geri kalanına göstermek istiyorlar. Onlar normal hayata çoktan veda ettiler ve paralel bir evrende yaşıyorlar.

Yazar: Felix Keßler

Kaynak: Spiegel

Çeviren: Gözde Alkaya

Düzenleyen: Ceren Berk

Leave a comment