Süpermarketlerdeki pencere sayısı neden azdır?

Süpermarketlerdeki pencere sayısı neden azdır?

Almanya’daki marketler, daha fazla gün ışığı kullandıkları bir deneye başlıyorlar. Görünüşe göre Güneybatı Almanya, özellikle market zinciri Aldi için mimari oyun alanına dönüşmüş durumda.

Bugüne kadar dünya çapındaki marketlerin çok az penceresi olmuştur. Bunun sebebi çoğunlukla mekân ve maliyet kısıtlamasıdır.

Bazı uzmanlar gün ışığının olmadığı bir çevrenin mağazalarının, alışveriş yapan insanların deneyimini daha yakından kontrol etmesine yardımcı olduğunu söylemektedir.

Fakat bir araştırma daha fazla penceresi olan mağazalarda müşterilerin ve çalışanların kendilerini daha iyi ve güvende hissettiğini, ürünleri ve insanları daha hızlı algılayabildiklerini ortaya çıkarmıştır.

Almanya, Heidelberg’in yakınlarındaki Schwetzingen’in orta yerinde alışılmadık bir şey ile karşılaşabilirsiniz. Yeni, alçak bir bina: ön köşesinde uzun bir pencere, belirgin çizgiler ve kare şeklindeki beton plaklardan yapılmış bir ön cephe. Yani bir market.

Bu bahsettiğimiz Aldi-Süd şubesi Bauhaus mimarisi à la Mies van der Rohe’den esinlenilmiştir:

Küçük kasaba Almanya’da, Barcelona Pavyonu adındaki sergi binasının bir parçası gibidir.

Seksen kilometre güneyde, Rastatt’ta Aldi’nin bölgeye en yakın şubesi muhtemelen herhangi bir markette görmeye alışkın olduğunuzdan çok daha fazla gün ışığı alan bir şubesi. Çağdaş ve ünlü Japon mimar Shigeru Ban’ın binalarını anımsatan bir tarzda, ahşap tavana yerleştirilmiş 28 kubbesi olan bir yer.

Aldi gün ışığı kullanarak deney yapan ilk marketlerden birisi.

Güneybatı Almanya, Aldi için mimari bir oyun alanı haline gelmiş gibi görünüyor. Aslında bu, yakın zamana kadar deney konusunda hevesli olmayan indirimli market Aldi için alışılmadık bir adım. Şu ana kadar mağazaların çoğu dik çatılı, klasik depo ya da bira çadırı tasarımıyla inşa edilmiştir. Gün ışığı mı? Hiç yok. Aydınlatma elektrik masraflarının üçte birini oluşturmasına rağmen, Aldi yıllar boyunca gün ışığına direnen tek market değil.

O zaman neden süpermarketlerde neredeyse hiç pencere yok?

Michaela von Baumgarten Würzburg’ta yukarıda bahsi geçen iki Aldi şubesinin konseptinden sorumlu IPB Finzel mühendislik ve planlama ofisinde bir mimar olarak çalışmaktadır. “Her müşterimiz pencere deneylerine katılmaya gönüllü değil. Bunun farklı sebepleri var: mekân kullanımı, iş yeri konsepti, enerji yeterliliği, tüketici davranışları gibi.” diyor Michaela von Baumgarten.

Planlama ofisinin başka bir müşterisi, DM (Drogeriemarkt) eczanesi de gün ışığından mümkün olduğunca kaçmaktadır. Von Baumgarten bu konuda “DM sadece girişte ve gerekli olduğu kadar gün ışığı olmasını tercih ediyor.” diyor. DM’nin durumunda sebep aslında şirketin aydınlatma konsepti. Von Baumgarten bunu “Ürünler bütün mağazalarda eşit olarak aydınlatılmaktadır. Ayrıca her zaman bir müşterinin güneş yüzünden paketinin rengi solmuş bir ürünü almama ihtimali var.” olarak açıklıyor.

Mimar Von Baumgarten: “Aldi’de bir kek eridi”

Innsbruck Üniversitesi’nde Yönetim, Pazarlama ve Turizm profesörü Mathias Streicher mekânların yapısının, günışığı eksikliğinden sorumlu olduğunu söyler. “Özellikle şehir merkezlerinde dükkânlar çok pahalı, o yüzden mümkün olduğunca etkili kullanılmalı. Geniş dikey pencereler kullanmak, mekânın çoğunu ürünlerin rafları kapladığı için neredeyse imkânsız.” Süpermarket zincirleri bu yüzden bilhassa müstakil marketlerin olduğu endüstri parklarında yeni alan konseptleri deneyebilir. M-Preis ve Migros zincirleri gibi yenilikçi marketlerin öncüleri Avusturya ve İsviçre’de uzun zaman önce kurulmuştur. Fakat Almanya’da Edeka, Rewe, Tegut gibi diğer büyük isimler değişimin dinamiğini oluşturmaktadırlar. Süpermarketlerde günışığı hala beta evresinde; fakat sonuçları her zaman şaşırtıcı olabilir.

Von Baumgarten böyle şeylerden iyi anlar. “Rastatt’taki Aldi şubesi inşa edildiğinde, ışık oranıyla yani yılın çeşitli dönemlerinde ürünlerin üzerine pencereden ne kadar gün ışığı geldiğiyle ilgili ekstra çalışmalar yapmıştık. Kış mevsiminde güneş ışığının altında bir saat duran kek erimişti.”

Yapıların geliştirilmesi gerekliydi: Pencere camlarının arasındaki boşlukta yüksek yansıtmalı mikro yapılara sahip koruyucu camlar daha az ultraviyole ışınının ve ısının geçmesine izin verirken şeffaflığı da korumaktadır. Bu teknoloji ISE (Fraunhofer Güneş Enerjisi Sistemi Enstitüsü) tarafından geliştirilmişti. Enstitü aynı zamanda iki yıldan beri marketlerin yeterliliğini sürekli olarak test etmektedir. Gözlem aşamasından sonra, enstitü geçici bir denge kurmuştur: Aydınlatma sistemlerinin tüketimi, gün ışığından dolayı standart bir şubeye kıyasla %23 oranında azalmıştır.

 Market zinciri Aldi günışığıyla deney yapıyor. Ralph Orlowski/Getty Images

Edeka, marketleri ışığa boğuyor

Aldi esasen güneybatı Almanya’da bir bölge olan Baden’da deneyi test ederken, Alman süpermarketi Edeka’nın laboratuvarı Bavaria’da bulunuyor. Burada panoramik pencereler çoktan Dillingen, Ingolstadt, Gaimersheim gibi birkaç şubede beton duvarların yerini aldı. Şarap raflarının önünden geçmek bir sundurmanın altından yürüyormuş gibi hissettiriyorsa pazarlama konsepti işe yarayabilir demektir.

Streicher ayrıca pencerelerden vazgeçmenin psikolojik nedenlerine de değinmektedir. “Gün ışığından kaçmak zaman algısını azaltır. Bu da aslında insanların alışveriş masraflarının artmasına neden olabilir.” diyor pazarlama uzmanı. “Böylece tüketicinin sezgilerini etkileyebilen, havayla bağlantılı ruh halinde yaşanacak dalgalanmalar gibi etkiler de daha iyi kontrol edilebilir, çünkü kötü hava en azından kısa bir süreliğine ortadan kaybolmuş olur.”

Yine de bu, tartışmalı bir varsayım. Aldi, Edeka, Rewe gibi süpermarketler gün ışığı deneyini özellikle müşterileri markette daha uzun süre tutmak için uyguluyor. Deneyin arkasında yatan düşünce ise şu: Eğer hava geçirmez bir biçimde yapay ışıklı kara bir kutunun içinde gibi hissederseniz oradan kalkıp gidersiniz. Colorado’daki Ulusal Yenilenebilir Enerji Laboratuvarı bu sonuca 2002 yılında vardı ve doğal gün ışığını önerdi. Müşteriler ve çalışanlar kendilerini daha iyi, daha güvende hissettiler ve ürünleri ve insanları daha hızlı algıladılar. Alışveriş ayrıca haftanın belli günlerinde açık olan marketlerde görüldüğü gibi gün ışığı sayesinde daha deneyim odaklı hale geldi.

Süpermarketlerin bir sonraki jenerasyonu, betonarme bir depodan ziyade belki de hoş bir seraya dönüşür.

Yazar: Marc Steinau

Kaynak: Inder

Çeviren: Hilal Bektaş

Düzenleyen: Elif Naz Yıldız

Leave a comment