Squid Game ve Netflix’in altyazı sorunu

Squid Game ve Netflix’in altyazı sorunu

Amerikalılar nihayet altyazı okumak istiyor — peki ya okuduklarımız hatalıysa?
Parazit filminin yönetmeni Bong Joon-ho’nun, yabancı dilde en iyi uzun metrajlı filmi için Altın Küre’de yaptığı ve dinleyicileri yerle bir eden konuşmasının üzerinden yaklaşık iki sene geçti. “Ne zaman bir inçlik altyazı engelini aşarsanız, işte o zaman çok daha muazzam filmlerle tanışırsınız.” diyerek Parazit filmini, diyalogları İngilizce olmadığı için en iyi ödüle layık görmeyen organizasyonu şiddetle eleştirdi.
Bong’un konuşmasından iki hafta sonra Parazit filmi, 92 yıllık Akademi Ödülleri tarihinde En İyi Film dalında ödül alan ilk yabancı dildeki film oldu. Ardından Kovid-19’un ilk karantinası başladı. Anadili İngilizce olan Netflix izleyicileri, Tiger King belgeselinin beğenilerini kısa sürede tüketti ve Platform (İspanyolca), Dark (Almanca), Kingdom (Korece), Lupin (Fransızca) gibi İngilizce olmayan içerikler keşfetmeye başladı. Söylentilere göre 2020 yılında, Amerikalı abonelerin yaklaşık yüzde 97’si İngilizce dışında en az bir tane dizi izledi.
Şimdi ise Kore yapımı Squid Game’in (Kalamar Oyunu), Netflix’in tüm zamanların en iyi şovu olmaya başlamasıyla, belli ki bir inçlik engel aşılmış görünüyor. Amerikalılar nihayet altyazı okumak istiyorlar — peki ya okuduklarımız hatalıysa?
Squid Game bu duruma bir örnek. Geçen hafta, TikTok kullanıcısı Youngmi Mayer, dizinin İngilizce kapalı altyazılarda (closed caption)* bulunan sayısız çeviri hataları ile ilgili viral sözler paylaştı. Youngmi dikkat çekici bir örnekle, “Ben çok zekiyim fakat hiç çalışma fırsatım olmadı” olarak çevrilmesi gereken bir cümlenin “Bir dahi değilim ama yine de hallettim.” olarak çevrilmiş olduğunu açıklıyor. Bununla orijinali Kore sinemasında yaygın olan bir kinayeye göndermede bulunuyor; zeki ama eğitilmemiş ve Youngmi senaristlerin o karakter hakkında bilmenizi isteği tek şeyin bu olduğunu söylüyor: “Basit bir şey gibi görünüyor ama karakterin dizide olmasının asıl amacı bu.” Çeviri bunun tamamen gözden kaçmasına sebep oluyor.
Ayrıca Atlantik ile ilgili dolaylı bir replik “burada işkence daha kötü” olarak tercüme edilirken kelimesi kelimesine formu ise daha çok, “burası cehennemden daha kötü.” şeklinde ve “İkisinin anlamı arasındaki farklılık çok önemli: ‘İşkence’ sona erebilir fakat ‘cehennem’ sonsuzdur. Oyuncular için, fakir olmaları yüzünden her gün aşağılanmak ölüm riskinden çok daha kötü bir kader.”

Youngmi’nin analizinin tepki toplamasının nededi, birçoğu gibi eleştirdiği çevirinin daha doğru olan resmi İngilizce altyazıları değil, Netflix’in İngilizce kapalı altyazı seçeneği (İngilizce dublajı çeviren) olmasıydı. Peki çok bir şey fark ediyor mu? Eğer İngilizce dublajı çeviriyi bozuyorsa görme engelli olan hayranlar senaryonun nüanslarını kaçırıyorlar demektir. Peki ya Netflix hesaplarını İngilizce CC* sürümü olarak ayarlayan 36 milyon işitme engelli izleyicilere ne diyorsunuz?
Bunlar ufak vakalar gibi görünebilir ancak Netflix’teki altyazılarla ilgili her konuşma, yıllardır yayıncıların özensiz altyazıları hakkında alarm veren erişilebilirlik savunucularını içeriyor. 2012 Yılında Engelli Amerikalılar Yasası’na uymadığı için Ulusal İşitme Engelliler Birliği (UİEB) tarafından kendisine dava açıldıktan sonra Netflix, içeriklerini yüzde yüz altyazılı yayınlamayı kabul etti. Fakat Jon Christian, “Netflix’in anlık yayın hizmetindeki kapalı altyazılar, anlamsız karakterler, transkripsiyon hataları ve diyaloglar o kadar mantıksız ki, transkripsiyon hataları olduklarına inanmak zor” diye yazdı. The Week 2018 Yılında bu sorun çok daha fazla fark edilemeye başlandı. UİEB, Queer Eye tarafından sağlanan altyazılarında “ses parçasında bip sesi çıkarmayan küfür sözlerini atlayan ve tüm cümleleri silen” Netflix’i tekrar şikâyet etmek zorunda kaldı.
Korkunç altyazılar aynı zamanda anime ve yabancı film hayranları için bilindik bir sorundur — aslında, bazı fandomlar çevrilmemiş veya kötü çevrilmiş şovlar için amatör altyazıları kitle kaynaklı hale getiriyor. Ancak bu, büyüyen uluslararası kataloğunu ve varlığını bir gurur noktası haline getiren Netflix için bir sorun olmamalı: Netflix müşterilerinin yalnızca yüzde 35’i, ABD veya Kanada’da yaşıyor ki içeriğinin yalnızca yüzde 55’i İngilizce. Netflix arşivlerine 61 dilin daha dahil edilmesi ciddi bir çeviri çabası gerektirdi ve Netflix, izleyici ekranının altındaki kelimelerin “içeriğin fiziksel sınır tanımadığı bir dünyada artık ikincil varlıklar olmadığını” iddia ediyor.”
Keşke bu doğru olsaydı. Squid Game Netflix’in şüpheli altyazıya sahip tek içeriği değil. Hayranlar, Netflix’in Neon Genesis Evangelion animesinin senaryosunda, çevirisi daha çok “ben b*ka battım” olan cümleleri “en düşük seviyedeyim” veya “Kuir silinmesi” olarak değişen çevirilerde çok sayıda hata buldular. Bir karakter farkının çok mühim olduğu “love” kelimesinin “like” olarak değiştirilmesi gibi.
Bu sorunlar İngilizce çevirilerle de sınırlı değildi. Alfonso Cuarón’un Oscar ödüllü ispanyolca filmi Roma, platformda İngilizce, Çince ve Fransızca altyazılı olarak sunuluyor. Ancak Fransa’nın ATAA (altyazı ve dublaj şirketi) başkan yardımcısı Sylvestre Meininger, filmi tanıtmak için 25 milyon dolar harcayan Netflix’in, açık bir şekilde Fransızca altyazıya 4.000 ila 5.000 dolar harcamak istemediğini yazdı. ATAA bu hataları ayrıntılı olarak şöyle açıkladı:
Roma filmindeki diyalogların herhangi bir anlama bağlı olmadan kelimesi kelimesine tercüme edilmiş olması bu yapılan işin makine çevirisi olduğunu gösteriyor: örneğin, “Il m’écrivait souvent” (bana sık sık yazdı) yerine “Il m’envoyait toujours des lettres” (bana hep mektuplar gönderirdi) ve “Adios,” birkaç kez “Güle güle” şeklinde çevrilmiş. Tıbbi bir ifadelerden bahsetmiyorum bile: “Seni kontrol edeceğim.” yerine “sana danışacağım.” [Fransızca]
Gerçek şu ki çeviri başlı başına bir sanat biçimidir — Walter Benjamin’in ünlü sözleriyle “Bir başka dilin güçlü etkisi altında olan bu salt dili kendi dilinde özgürlüğüne kavuşturmak, yapıtın içinde kapalı kalmış olan dili o yapıtı yeniden türetme yoluyla özgür kılmak çevirmenin görevidir.” Ancak yayıncılık taciri Netflix, çevirmenlerin çabalarını genellikle tanınmayan ya da düşük ücret alan bir ek fikir olarak değerlendiriyor.
Belki iki yıl önce, Netflix ekranın alt kısmında otomatik olarak oluşturulan yarı anlamsız bir tokat atmaktan kurtulabilirdi. Ama artık iş işten geçti. Fakat, bir kere bir inçlik engeli aşan biri bir daha hiçbir şeyi kaçırmak istemez.

Çevirmenin notu: closed caption: işitme engelliler için hazırlanan altyazı şekli.
CC: closed caption

Yazar: Jeva Lange
Çeviren: Hicriye Alptekin
Düzenleyen: İsmail Çiçek
Kaynak: https://theweek.com/culture/1005620/squid-game-and-netflixs-subtitle-problem

Leave a comment