Erkekler uzun zaman boyunca intihar risk grubunun en üstünde değerlendirildiler fakat Ulusal İstatistik Ofisi geçtiğimiz günlerde, 2004 yılından bu yana Birleşik Krallıkta görülen en yüksek yıllık kadın intihar oranını açıkladı.

İntihara bağlı kadın ölümlerinde yaşanan bu artış, pandeminin kendi canına kıymaya çalışan insan sayısını artırabileceği endişesiyle aynı zamana denk geliyor. Birleşik Krallık’ta sokağa çıkma yasağı süresince yaşanan intiharlarla ilgili verilerinin elde edilmesi biraz zaman alacaktır, ancak evde kalma talimatına uyulduğunda bazı insanlar müdahale fırsatından mahrum kalmış olabilir.

Çalışmalar pandeminin insanların ruhsal sağlığında ciddi bir etkisinin olduğunu ortaya koymuştur. Essex Üniversitesi’nde devam etmekte olan bir çalışma da bu durumun özellikle kadınları etkilediğini göstermektedir. Kadınların ruhsal sağlığı bu dönemde erkeklerin ruh sağlığına kıyasla iki katı oranda bozulmuştur.

Daha az sosyal etkileşimde bulunmanın kadınları sağlık açısından; bakım ve aile sorumlulukları veya iş baskısı ve mali baskılardan daha çok etkilediği görülmektedir.

İzolasyon ve Yalnızlık

Yalnızlık hali hazırda bilinmekte olan bir halk sağlığı sorunudur ve ruhsal sağlık sorunları bulunan ya da bulunmayan kişiler için intihar riski oranını artırabilmektedir.

Kadın intiharları genellikle ciddiye alınmadığı veya daha kötüsü, yardım talepleri “dikkat çekme” teşebbüsü veya manipülasyon olarak görülüp göz ardı edildiği için, yalnızlığın etkilerine karşı daha savunmasız hissetme durumunda olabilirler. Bu tutum sağlık uzmanları tarafından bile sergilenebilir.

Woman sitting in dark room looking at phone.

Sosyal izolasyon fiziksel sağlığın yanı sıra ruhsal sağlığı da olumsuz yönde etkilemektedir.

İntihar ve kendine zarar verme oldukça karmaşık durumlardır ve bu durumların işaret ettiği sıkıntıyı göz ardı etmek ölümcül bir hata olabilir.

Kadınlar, erkeklere kıyasla intihara daha sık teşebbüs edebilirler ama bu teşebbüslerinin ciddi olmadığı anlamına gelmez. Çünkü ölümcül sonuç ihtimali her başarısız teşebbüste artmaktadır. Bu yüzden müdahale edilebilmesi ciddi önem arz etmektedir.

Polis Müdahalesi

Biri kamuya açık bir alanda bir sıkıntı yaşıyorsa polis, Ruh Sağlığı Yasası Kısım 136 altında müdahale etme ve kişiyi güvenli bir alana götürme gücüne sahiptir. Polisi bu şekilde dahil etmek, insanları güvende tutmak için son çare olmalıdır, ancak geçen yıl İngiltere ve Galler’de 33.000’den fazla bu tür gözaltı gerçekleşti. Bu, şimdiye kadar kaydedilen en yüksek sayıdır.

Grafikteki kırmızı çizginin de gösterdiği gibi bu eğilimi azaltma çabalarına rağmen Kısım 136’nın uygulandığı durumlar artmaktadır.

A graph showing the increase in the number of section 136 detentions in England and Wales.

İngiltere ve Galler’de kısım 136’ya bağlı gözaltılardaki artış.

Ulusal olarak, intihar oranlarında da olduğu gibi, erkekler Kısım 136’ya sayıca daha çok tabidir. 2018 ve 2019 yıllarında bu oran %55’tir. Ancak, tekrarlanan Kısım 136’ya bağlı olan gözaltıların incelediğim araştırmamda çok sayıda kadının defalarca gözaltına alındığını ortaya çıktı.

28 aydan fazla bir süre boyunca komşu iki ülkedeki tüm tekrarlanan gözaltıları inceledim. Toplamda 155 kişi 563 kez gözaltına alınmış. Erkeklerin kadınlardan daha fazla oranda, iki ya da daha fazla gözaltına tabi olduğunu öğrendim. Kişi başına düşen gözaltı sayısı arttıkça cinsiyet ayrımı da artıyordu ve yüksek sayıda gözaltına alınan kişilerin neredeyse tamamı kadınlardan oluşuyordu.  

Chart showing numbers of males and females detained on multiple occasions.

Tablo, birden çok kez gözaltına alınan erkek ve kadınların sayılarını göstermektedir.

18’i kadın, 4’ü erkekten oluşan 22 kişi, gözaltına alınanların çoğunluğunu oluşturuyordu. (Toplamda 203) Bu gruptaki her bir kişi bazen haftada birden fazla kez olmak üzere altı ila 19 kez gözaltına alınmışlardı. Genel olarak, intihar veya kendine zarar vermeyle ilgili tüm tekrarlanan gözaltıların %90’ından fazlası, bu süre zarfında iki eyalette yaşanan tüm Kısım 136’ya bağlı gözaltların üçte birini oluşturuyordu.

Kısa ve uzun vadede hayatta kalma

Çalışmamın bir parçası olarak Ruh Sağlığı Yasası gözaltıları ve birden fazla intihar teşebbüsüyle alakalı geçmişleri olan altı kadınla görüştüm. Geçmişteki bahsedilmemiş travmatik olayların; kişilerin kendilerine ve başkalarına karşı bakış açılarını zedelediğini gördüm. Bu durum onların bir gelecekleri olduğuna inanmalarını zorlaştırıyordu. Kate’in de dediği gibi: ‘’Umutsuzum.’’

Araştırmam bu kadınların bazılarının travmalarının etkilerini azaltmada uzun vadeli, güvenilir bir desteğin anahtar rol üstlendiğini ortaya çıkardı. Yine de kısa vadede polislerin ve sağlık çalışanlarının müdahaleleri de fark yaratmaktaydı. Heather, polis memurlarının bazen onu tehlikeli durumlardan uzaklaşmaya ikna ettiğini ve gözaltına alınmasına gerek kalmadan güvenliğinin sağlandığını söyledi.

Woman speaking with doctor.

Yalnızlık, depresyon ve anksiyete gibi durumları şiddetlendirebilir.

Toplumda hâlihazırda mevcut olan intihar önleme tedbirleri olmadan, Kısım 136 hayat kurtarmak için büyük önem arz etmektedir. Trajik bir şekilde, araştırmamda yer alan ve her ikisi de daha önce sayısız intihar teşebbüsünde bulunan iki kadın hayatlarını kaybetti.

Şu anda ben ve çalışma arkadaşlarım, gözaltı sayısının ilk sokağa çıkma yasağı dönemi boyunca azaldığını öne süren veriyi incelemekteyiz. O zaman, değişen COVID-19 kısıtlamalarının uzun bir süre bizimle birlikte olacağı ve bunun insanların zihinsel sağlığı üzerinde yaygın etkisinin olabileceği göz önüne alındığında, müdahaleye ve desteğe yeterli erişim bir öncelik olmalıdır. Bir sonraki teşebbüsü ölümcül sonuçları olmadan önlemek hayati önem arz etmektedir.

Yazıda geçen tüm isimler değiştirilmiştir.

Kaynak: The Conversation

Yazar: Claire Warrington

Çeviren: Pınar Çömlekçi

Düzenleyen: Dilara Güzel