Öğrenciler Proctorio ve ExamSoft gibi izleme programlarının kendilerini kanıtlamaya çalıştıkları anlarda cesaretlerini kırdığını söylüyor.

Alışılmışın dışında bir okul yılı ciddi bir şekilde başladı ve beraberinde dijital gözetmenlik programlarının dönüşünü getirdi. Bu, öğrencilerin bilgisayarlarını kilitleyebilen, yüzlerini ve odalarını tarayıp kayıt altına alabilen ve bunları kopya çekmeyi engellemek niyeti ile gerçekleştiren bir program.

ProctorU ve Proctorio gibi isimlere sahip olan bu programlar, okullar tarafından kabul edilip kullanılmaya başlanmaları ile gizlilik ve mahremiyet konusunda kırmızı alarmları yükseltti. Bugün birçok öğrenci bu kullanmaları gereken programların ırk, sınıf ve engellilik konularında yeterince iyi tasarlanmadığını ve bazı durumlarda bu yöntemin sadece çalışmadığını/işe yaramadığını düşünüyor.

Öğrencilerin bir çoğu, bu yöntemlere yeni bir alternatif bulunması veya tamamen ortadan kaldırılması için kampüslerinde ve kampüslerinin dışında organizasyonlar düzenliyor.

Çevrimiçi gözetmenliğin katılığının zaten zor olan bir okul yılını şiddetle kötüleştirdiğini söyleyen öğrenciler, kendilerini kanıtlamaya çalıştıkları anlarda daha da marjinalize edildiklerini düşünüyorlar. İşte test edilme konusunda ve dijital gözetimde yanlış gidebilecek bazı şeyler.

Gizlilik İstilası Gibi Hissettiriyor

Pandemiden önce Fullerton, California State Üniversitesinde 3. Sınıf olan 20 yaşındaki Sabrina Navarro, kronik tik bozukluğunu üniversitesinin engelli hizmetleri ofisine kaydettirmeyi düşünmemişti. 6 yaşından beri sahip olduğu bu tik bozukluğu daha önce eğitimini hiç etkilememişti. Bozukluğu hakkında “Bunu saklamakta iyiyim.” Ve “Çoğu arkadaşım bu durumdan haberdar bile değil.” Dedi. Ancak bu sömestr, istemsiz ağız haraketlerinden dolayı kopya çekmiş muamelesi görmekten korktuğu için teşhisi kanıtlamak ve kolaylık talep etmek için tıbbi kayıtlar edindi.

Eğer derslerinin çoğu Proctorio programını gerektirmeseydi, bunun bir sorun haline gelmemiş olacağını söyledi.

Navarro Proctorio’nun, tiklerini kaydedip profesörlerine bu görüntüleri incelemek üzere göndereceğinden korkuyordu. Tikleri sınav gibi stresli durumlarda daha sık oluyor.

“Profesörlerin beni defalarca tiklenirken görmeye erişebilecekleri gerçeği hayatım boyunca bunları saklamakta oldukça iyi olduğum için mahremiyet istilası gibi hissettiriyor.” Dedi California Alhambra’da, yakındaki alevlerden dolayı ‘ateş gibi kokan’ aile evinden.

Amerikan Engelliler Derneği başkanı Maria Town, engelleri için kolaylık talep eden öğrencilerin genellikle kopya çektiklerine dair yanlış yargılamalarla baş etmek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Uyumluluk için davranışlarının izlenmesi, bir erişilebilirlik bariyeri oluşturuyor.

“Bu kolaylıkları sadece talep etmek değil almak ve kullanmak da zor olabiliyor” diye ekledi. “Üzerine çok çalıştığınız bir sınavda sadece erişilebilirlik sorunundan dolayı kopya çekmekle suçlanırsanız, bu sadece tüm bu hisleri güçlendirecektir.”

Proctorio’nun genel müdürü Mike Olsen bir röpörtajda yazılımının; öğrencileri algılanan kural ihlallerinden dolayı cezalandırmadığını, bunun yerine, teste girerken sergilenen davranışları yargılama konusunda fakülteye güvendiğini söyledi. “Görüntüleri incelemeden önce fakülteye hangi potansiyel davranışlarla ilgilendiklerini soruyoruz.” Dedi. “Bu kalkıp sınav seansından ayrılmak veya odadaki diğer sesler olabilir. Bunu belirlediklerinde, yapacağımız şey belirlenen zaman içindeki o anları tespit etmek oluyor. Örnek olarak bir çocuğun odaya gelip soru sorması veya su istemesini verebiliriz. Fakülte bunu görür ve genel olarak —tüm öğretim görevlileri için konuşamam— bunun bir sorun arz etmediğini söyler.”

Bu Neden Bu Kadar Zor ?

San Antonio’daki Texas üniversitesinde öğrenci olan 19 yaşındaki Jazi, mart ayında yüz yüze eğitimin askıya alınmasının neredeyse hemen ardından birinci sınıfı uzaktan tamamladı. (Jazi okuldan misilleme tepkisi almaktan korktuğu için New York Times tam adının kullanılmamasını kabul etti.) evden sınıf çalışması yapmakla birlikte 8 ve 12 yaşlarındaki küçük kardeşlerine bakma görevini üstleniyor.

Proctorio kullanan öğrencilerin sınav esnasında genellikle sessiz ve iyi aydınlatılmış yerlerde bulunmaları önerilir. Ekranın dışına çıkmak veya odada başka biriyle konuşmak, yani Jazi kardeşlerine bakarken yapması gereken her iki şey de şüpheli olarak işaretlenebilir.

En küçük kardeşi sınavın ortasında kapıya vurduğunda gözünü ekrandan çevirmemeye çalışıyor.

“Onu sürekli görmezden geliyordum, bir yandan ekranda mikrofon ses seviyesi yükselirken sadece, “Lütfen Tanrım, ses hakkında bana e-posta göndermelerine izin verme.” Diyordum.

Jazi daha önce benzer arkaplandan gelen akranlarının olduğu bu okulda burs alan birinci nesil bir öğrenci olarak kendini hiç yersiz hissetmemişti, ancak kameraların önünde bir yandan çocuk bakıp bir yandan okula gitmek için eve gönderildiğinde bu durum, ait değilmiş gibi hissetmesine sebep oldu.

“Bazı sınıf arkadaşlarım tam evlere döndüler. İki ebeveyn. İşe gitmeleri gerekmiyor. Sadece derslerine odaklanabiliyorlar.” Dedi.

Sonbaharda ikinci sınıf başladığında Jazi kampüse geri taşınmak için birikim hesabını boşalttı. “Evde kalsaydım, geçemeyeceğimi biliyodum.” Dedi. “Sürekli ‘bu neden bu kadar zor?’ Diye soruyorsunuz. Çünkü bunun böyle olması gerekmediğini biliyorsunuz, ama böyle.”

Bana Değecekmiş Gibi Gözükmüyor

25 yaşındaki T. Sydney Bergeron Mikus, 2016 yılında LSAT için hazırlanmaya başladı. O (Sydney cinsiyet ayrımı gözetmeyen hitap şekillerini kullanıyor) A.D.H.D. (D.E.H.B.: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) benzeri olarak tanımlanan bilişsel bozukluklarla birlikte bir dizi kronik hastalığa sahip.

Başkalarına açıklaması zor olan bir dizi duruma eklenti yapıyor. Şüphelenilmeyle tanışık olan Sydney bu sonbaharda LSAT-Flex sınavına (hukuk fakültesi sınavının düzenlenmiş bir versiyonu) girmesi planlandığında masasında ekstra atıştırmalık ve su bulundurması izini dahil, evrak işlerinde ona bazı kolaylıklar sağlayacak bir sıçrama yaşandı.

Ama sınav zamanı geldiğinde, testin ProctorU şirketinin sağladığı gözetmeni, bu kolaylıkların onaylandığından haberdar değildi. Sınavdan önce şirketin talep ettiği 360 derece oda taraması sırasında Sydney’in gözetmeni masadaki su ve yiyeceği sorgulayarak, onu test süreci içinde belgeleri göstermeye zorladı.

Sydney o andan sonra her şeyin daha da kötüye gittiğini söyledi. Yazılım sık sık hata vererek LSAT ekranından ProctorU  kurulum ekranına geçiş yapıyordu.

“Beni her böldüğünde düşünce dizimi unutup, pasajları tekrar baştan okumak zorunda kaldım.” Dedi.

Daha sonra bir mola esnasında Sydney sistemden tamamen atıldı ve ProctorU’nun destek ekibinden yardım istedi. Yeni bir gözetmene bağlandı ve tekrardan masadaki su ve yiyeceği açıklamak durumunda kaldı.

İkinci kısımı tamamladıktan sonra testten tekrar atıldı.

Sydney sınav için genel olarak “Beklediğimden bir saat daha uzun sürdü.” Dedi. (ProctorU Sydney’inki gibi deneyimler hakkında yorum talebine geri dönüşte bulunmadı) Sydney sınava tekrar girip girmemek konusunda henüz bir karar vermedi, ancak mevcut puanı korumaya yöneliyor. “Benim için ProctorU  ile bir kez daha sorun yaşama riskini almak bana değecekmiş gibi gözükmüyor.” Dedi.

ProctorU’nun CEO’su Scott McFarland, şirketin gizlilik sorunlarından dolayı belli deneyimler hakkında yorum yapılmasını engellediğini, ancak ProctorU’nun kolaylıkları son derece ciddiye aldığını söyledi.

“Politikamız, yalnızca onaylanmış kolaylık düzenlemelerini yapmak değil aynı zamanda bir sınav katılımcısı veya sınav kurumu bu kolaylıkların tam olarak karşılanmadığını hissettiğinde araştırmak ve değişiklik yapmaktır.” Dedi. “Aksini yapmanın hiçbir mazereti yok. Bir hata oluştuğunda özür diler ve yalnızca düzeltmeyle kalmayıp, uzaktan test ve değerlendirmeyi herkes için mümkün olan en iyi deneyim haline getirme konusunda daha iyisini yapmaya söz veririz.” Diye ekledi.

Sadece Acı Çekiyorum

30 yaşındaki Sergine Beaubrun, mayıs ayında hukuk fakültesinden mezun oldu. New York’ta baro sınavına girmeden önce, bu yıl uzaktan yönetim konusunda çok eleştirilen bir şirket olan ExamSoft’tan bir deneme sınavını tamamlaması gerekiyordu. Bu deneme sınavının bir özelliği de sınava giren kişinin yüzünü tanımlaması ve bu sistem Afro-Latin olan Beaubrun’u tanıyamadı.

“Beni hiç göremedi.” Dedi. “Gün ortasındaydık, bu yüzden güneş hala parlıyordu. Bir toplantı odasındaydım, çok parlak ışıklar, floresan ışıklar. İnsanı gerçekten çirkin gösterenlerden, tam onların altında oturuyordum.”

Tekrar ve tekrar denedi ama yine de program onu tanıma konusunda başarısız oldu. Programın işlemeye çalıştığı görüntü, ten rengini olduğundan daha koyu gösteriyordu. En sonunda çalıştığı masanın üstüne çıkıp bilgisayarını ışığın hemen altında tuttuğunda suratı algılanabildi ve görüntüsü kabul edildi.

Beaubrun göçmenlik ve medeni haklar hukuku alanında çalışmak istiyor. Yüzbinlerce dolar borçla mezun oldu, bu yüzden baro sınavını geçmek de onun için acil bir maddi sorun haline geldi. İlk defa bu yılın başında anksiyete atakları yaşamaya başladı. “Bu sınava girebilmeyi umarak, sadece acı çekiyorum.” Dedi.

Yüz Karakteristiklerimin Özellikle Anormal Olduğuna İnanmıyorum

27 yaşındaki Areeb Been Khan’da mayıs ayında hukuk fakültesinden mezun oldu. Baro sınavı için hazırlanma deneyimi onun için de benzer şekildeydi.

Bir e-posta’da “Odaları değiştirmek, pencere önüne oturmak, parlak ışığın olduğu banyoya gitmek ve hatta tweet’imde görüldüğü gibi doğrudan yüzümün önüne bir masa lambası koymak gibi bir sürü şeyi denedim.” Diye yazdı.

Khan beş gün sonra, daha önce denediği bir pozisyonda, yazılımın aniden yüzünü tanıdığını ve ilerlemesine izin verdiğini söyledi. ExamSoft destek ekibi ona böyle şeylerin bazen yaşandığını ve yazılımın yüzü algılamak için ‘bir temele ihtiyaç duyduğunu’ söyledi.

Sorun asıl baro sınavının olduğu gün tekrar ortaya çıkarsa Khan’a ExamSoft destek ekibiyle tekrar iletişime geçmesi söylendi, bu da sınav için verilen süreden kısılmasını sağlayabilir. “Şirket N.Y. barosu ile ekstra zamanı kendim koordine etmem gerekeceğini söyledi.” Dedi.

“Sakalı olan kahverengi tenli bir insanım. Yüz karakteristiklerimin özellikle anormal olduğuna inanmıyorum.” Dedi Khan.

“Irkçı teknoloji nedeniyle sınav günü giremeyeceğim bir sınava çalışmak için, hayatımın son dört ayını küresel bir pandemi sırasında işsiz ve sigortasız geçirmekten daha büyük bir felaket hayal edemiyorum.” Dedi.

ExamSoft sözcüsü Nici Sandberg, Beaubrun ve Khan’ınki gibi deneyimler sorulduğunda “Deneme sınavını tamamlamaya çalışanların büyük bir çoğunluğu bunu başarıyla yaptı. Tüm baro adayları için başarılı bir sınav deneyimi sağlamak için 7/24 çalışıyoruz.” Dedi.

Bu makale yayınlandıktan sonra ProctorU’dan yorum sağlamak için güncellenmiştir.

Kaynak: NY Times

Yazar: Anushka Patil ve Jonah Engel Bromwich

Çeviren: Sude Özmen

Düzenleyen: Memduh Arzu