Selüloit film nedir? – Sinema filminin kısaca tarihi

Selüloit film nedir? – Sinema filminin kısaca tarihi

Günümüzdeki film yapım dünyasında cep telefonunuzdan bilgisayarınızın kamerasına kadar video fonksiyonu olan herhangi bir cihaz size bir hikâye anlatmanızda yardımcı olabilir. Peki ya selüloit film? Selüloit film nedir ki? Sinema filmlerine hâlâ ‘’film’’ diyoruz, değil mi? Makara film büyük çaplı filmlerin çekilip dağıtılmasının tek yoluydu. Ama tabii, artık devir değişti ve teknoloji geliştiği gibi film çekme şeklimiz de değişti. Fakat bu filmlerin düşüşte olduğu anlamına gelmez. İşte bu yüzden ‘’Selüloit Film Nedir’’ sorusunu açıklamalarıyla, derinlemesine özellikleriyle ve örneklerle açıklayacağız.

Film neyden yapılır?

Yani, selüloit film nedir? ‘’film’’ kelimesini çoğunlukla sinema filmlerinden bahsetmek için kullanırız. Fakat bu başlıca, sinema filmlerine uzun süre boyunca yalnızca somut olarak erişilebiliyor olmasından dolayıdır. İşler daha dijitalleştiğinde bile, sinema filmleri hâlâ çoğunlukla çekiliyor ve sinema salonlarına makara filmler halinde dağıtılıyordu. Bu durum artık eskisi kadar fazla olmasa da film kelimesi anlamsal olarak kesinlikle sıkışıp kaldı. Öyleyse, “selüloit film” in ne olduğu ve ne anlamlara geldiğini derinlemesine inceleyelim.

Selüloit film nedir?

Selüloit film, plastik kaplamalı şeffaf film bazlı birşerittir. İlk başlarda, genel fotoğrafçılıkta kullanılan selüloit film, sinema çekimi ve dağıtımı için önemli bir yöntemdi. Sinema filmleri tam anlamıyla belli bir düzende ‘’hareket eden görüntüler’’ olduğu için, bir makara selüloit film şeridi görüntüleri yakalar ve hareket yanılsamasını simüle etmek için birbirine bağlardı.

Selüloit film nedir ve özellikleri nelerdir?

  • Kamerayı besleyebilmesi için iki tarafında da delikleri olan karelere bölünmüş esnek plastik bir şerit vardır.
  • İlk nitrat filmi fazlasıyla yanıcıydı ve dikkatli bir şekilde kullanılması gerekiyordu.
  • Projeksiyon sunumu sırasında film grenleri (karıncalanma) meydana gelir.

Makara filmin kısa tarihi

Filmler ortaya çıkmadan önce Makara film fotoğrafçılık için kullanılıyordu. Sonunda, birkaç güzide kişi sinema film makarasının tekli karelerinin nasıl bir araya gelerek hareketli bir görüntü oluşturabileceğini fark etti. Bundan sonra sinema filmi bir yenilik olarak doğdu ve eğlence endüstrisinin bir devi haline geldi.

Aşağıdaki videodan selüloit filmin tarihi ve gelişimi hakkında fikir edinebilirsiniz. Video ayrıca sinema filmi makara türlerini ve bir fiziksel devinim yakalama film sahnesinin yapımında kullanılan bilimin bir kısmını kapsar.

Teknolojideki gelişmeler profesyoneller gibi amatörlerin de kullanabileceği makara filmlerin yanı sıra daha az yanıcı ve kullanım açısından daha kolay olan makara film ürünlerinin kullanılmasını sağladı. Eastman ve Kodak gibi şirketler bu endüstriye önayak oldular ve makara sinema dünyasında inanılmaz büyük markalar haline geldiler. Kodak, bugüne kadar muhtemelen en büyük fiziksel film sağlayıcısı olarak hüküm sürüyor.

Technicolor gibi şeylerle birlikte, sinema filmleri herkesin halihazırda kullanıyor olduğu ekipmanları yenilemeye ve geliştirmeye devam etti. Fakat teknoloji ilerlediğinden dolayı, kayıt türlerinin manyetik bant gibi diğer formları oyuna dahil oldu. Söz konusu sinema salonları olduğunda ise selüloit film üstün geldi.

Steven Soderbergh ve George Lucas gibi bazı yönetmenler öncesinde dijitali kucaklamaya ve deneyimlemeye başladı. Lucas’ın örneğinde, Star Wars: Episode II – Attack of the Clones (2002) büyük pazarlarda piyasaya sürülen ilk dijital sürümdü. 2010’larda çoğu sinema filmi dijital olarak çekilmesiyle birlikte çoğu tiyatro salonu değiştiğinden dijital projeksiyon bir norm haline geldi.

Selüloit filmin bugünü

Makara filmler tek seçenekken kimse gerçekten neden onu sadece sinema film makarası olarak kullanıldıklarını sormuyordu. Ne zaman ki dijital film yapımı hâkim olmaya başladı, daha fazla insan onu bu kadar özel yapan şeyin ne olduğunu konuşmaya başladı.

Belki de beklendiği üzere, birçok kişi tarafından selüloit filmden dijitale geçiş makara film lehine bazı zorlamalara sebep oldu. Sonuç olarak hem profesyonel hem de amatör birçok çağdaş film yapımcısı selüloit filmlerin bu kadar arzu edilen bir şey haline getiren şeyin ne olduğunu yeniden araştırmakta başarılı olabildiler.

Selüloit film ile dijital arasında geçen son derece çağdaş “kavga”yı bunların farklılıklarını ve anlatılan hikaye için ortamının kendisinin nasıl kullanıldığından bahseden içerikler mevcuttur. Bu, aşağı yukarı selüloit filmle dijitalin arasındaki kavganın her zaman film yapımcılarına ve anlatmak istedikleri hikâyelere bırakılması gereken bir şey olduğunu ortaya koyuyor.

Yönetmenler Quentin Tarantino ve Christopher Nolan, yalnızca selüloit üzerine çekim yapmaya değil onu bu şekilde izlemeye de inanıyorlar. Filmlerinden birkaçı gerçek bir selüloit film olduğunu gösteren özel etkileşimler aldılar, fakat herkes onların yaptığı gibi büyük bir etki yaratamadı.

Büyük Hollywood oyuncularının dışında, diğer film yapımcıları ya dijitalde ya da ikisinin kombinasyonunda geleneksel selüloit film kullandılar. Hem Greta Gerwig’in Little Women filmi hem de Noah Baumbach’ın Marriage Story (ikisi de 2019 yapımı) çekildi ve bazı durumlarda 35mm’de sunuldu. Bundan bile önce, diğer film yapımcıları bir sebepten ötürü selüloit filme takıntılılardı.

Selüloit filmin estetiğini korumak (dijital film gren filtreleriyle taklit edilebilen) bazı yönetmenlerin dijital yerine fiziksel kullanmasının ana sebeplerinden biridir. Aynı zamanda fiziksel sinema filmi bir görüntü verebilen inanılmaz derece yüksek çözünürlük gibi kalite sebepleri vardır. Bazıları için, selüloit filmin yaptıkları hata miktarını sınırladığı fikri bir faydadır. Yapımcıların, hataların daha büyük sonuçları olmasının sonucu, işleri daha dikkatli ve özenli bir şekilde planlamaları gerekir.

Birçok film yapımcısı için, selüloit film üzerinde çekim yapmak, günümüze kadar gelen bir geleneğe oldukça bağlıdır. Tabii ki daha fazla çalışma gerektirebilir fakat bazı zamanlar fazladan sarf edilen çaba buna değer. Belli bir estetiğe veya ideolojik sebeplerden ötürü selüloit film, çekimden projeksiyona kadar, hâlâ hayatta.

Yazar: Rafael Abreu

Kaynak: Studiobinder

Çeviren: Özgür Biberoğlu

Düzenleyen: Elif Rana Yılmazlar

Leave a comment