Yakınımızdaki yeni oluşan yıldız kümeleriyle ilgili yayımlanan yeni bir çalışma, kahverengi cücelerin sayıca Samanyolu’ndaki yıldızlarla rekabet edebileceğini ortaya koyuyor, her iki iyi niyetli yıldıza bir kahverengi cüce düşüyor.

1995 yılında keşfedilmelerinden bu yana, “başarısız yıldızlar” olarak isimlendirilen kahverengi cüceler gökbilimcileri büyülüyor. Güneşin kütlesinin %8’inden azında, kahverengi cüceler çekirdeklerindeki füzyonu ateşlemekte başarısız oluyorlar. Oluşumlarının ısısı ile başlangıçtaki parıltıları, milyarlarca yıl boyunca koyu kırmızı bir köz gibi yavaşça soğuyor. Gerçek sönüklükleri nedeniyle, bilinen binlerce kahverengi cücenin çoğu Güneş’e görece birkaç bin ışık yılı yakınlıkta. Ne var ki, teleskoplarımızın kapsamının ötesinde, tam olarak sayısını bilmediğimiz kahverengi cüceler de var.

Bugünlerde, Koraljka Mužíc (Lizbon Üniversitesi, Portekiz ve Diego Portales Üniversitesi, Şili) önderliğindeki uluslararası bir gökbilimci takımı, Samanyolunun düşündüğümüzden daha çok kahverengi cüce içerdiğine dair tahminlerde bulundu. Makaleye buradan ulaşabilirsiniz.

RCW 38, yıldız oluşum bölgesinden yakın kızılötesiyle elde edilen Avrupa Güney Gözlemevi’nin Çok Büyük Teleskobu ile çekilen bir yanlış renk görüntüsü. [ESO / K. Muzic (Univ. of Lisbon) / A. Scholz (Univ. of St Andrews) / R. Schoedel (Institute of Astrophysics in Andalucía) / V. Geers (UKATC) / R. Jayawardhana (York University) / J. Ascenso (Univ. of Porto & Univ. of Lisbon) & Lucas Cieza (Univ. Diego Portales)]

Mužíc ve takım arkadaşları Avrupa Güney Gözlem Evi’nin Çok Büyük Teleskobunu (VLT) Güneş’ten 5500 ışık yılı uzaktaki RCW38 yıldız oluşum kümesine doğrulttu. Samanyolu’nun çoğu yıldızının doğuşu da milyarca yılda bu kümedekiler gibiydi. Bu tip kümeler halen yıldızların nasıl oluştuğu ve ortamın –gazın fiziksel özelliklerinin ve doğum bulutundaki toz kümenin– kümede oluşan yıldızların dağılımını nasıl etkilediği üzerine çalışmak için önemlidir. Hatta küçük kümeler arasındaki değişiklikler bile galaksinin nihai yıldız nüfusu üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir.

Yıldız kümeleri büyüdükçe ve şiddetli bir şekilde yeni yıldızlar oluşturdukça RCW38 devasa bir hal alıyor. Mužíc’in takımı soluk kahverengi cüceler ile parlak, devasa yıldızları aynı verinin içinde belirleyerek yıldız kümeyi derinlemesine görüntüledi. VLT (çok büyük teleskop) kullanarak, takım Güneş’in kütlesinin %2’sine denk olan kütledeki kahverengi cüceleri yakaladı.

Takım daha önceki yıldız kümesi çalışmalarında beklenenden daha çok kahverengi cüce buldu. Anlaşılacağı üzere, kahverengi cüceler önceki tahminlerden daha çok görülüyor olabilir. Aşağıdaki kümede her 2 iyi niyetli yıldız için yaklaşık olarak 1 kahverengi cüce bulunuyor. 200 milyar yıldız içeren Gökadanın geri kalanına uygulandığında, Samanyolunda sönerek süzülen yaklaşık 100 milyar kahverengi cüce yapıyor.

RCW 38’in merkez bölgesi düzineyle kahverengi cüce içeriyor. Birkaç örnek ekte gözüküyor. [ESO / K. Muzic (Univ. of Lisbon) / A. Scholz (Univ. of St Andrews) / R. Schoedel (Institute of Astrophysics in Andalucía) / V. Geers (UKATC) / R. Jayawardhana (York University) / J. Ascenso (Univ. of Porto & Univ. of Lisbon) & Lucas Cieza (Univ. Diego Portales)]

Bu sonuç iki yönden doğrudan test edilecek. Birincisi, Orion Bulutsuları Kümesi gibi diğer yıldız kümelerindeki kahverengi cüce nüfusunu arıtmak için çalışmalar devam edecek. Sonra, WFIRST ve LSST gibi yaklaşmakta olan büyük anketler galaktik alanın zayıf parlaklıklara döneceğini görüntüleyecek, bu da gökbilimcilere yerel kahverengi cücelerin nüfus sayımını genişletmeye imkân tanıyacak. Bu soluk yıldızımsılar diğer yıldız kardeşleri kadar her yerde bulunabilir olduklarını kanıtlayabilir.

 

Yazar: John Bochanski

Çevirmen: Hüseyin Oflaz, Nihat Aksoy

Kaynak: Sky & Telescope