Sağlığınızı iyileştirmenin en hafife alınan yolu: Fiziksel aktivite

Sağlığınızı iyileştirmenin en hafife alınan yolu: Fiziksel aktivite

Bazen fitness ilkelerinin en basit olanları, farkına varılmamış olanlarıdır. Bu durumda da egzersiz ile fiziksel aktivite arasındaki fark genellikle büyük ölçüde gözden kaçırılmaktadır. Bizler bize nasıl, ne zaman antrenman yapacağımızı ve niçin hiçbir zaman yeteri kadar yapmadığımızı gösteren abartılı videolardan ve makalelerden besleniyoruz. Bu, fitnessın da çok daha ötesine geçen bir durum. Bununla birlikte beslenme ile ilgili her bir yandan, kafa bulandıran ve çoğu insanı düşünceler içinde kaybolmuş hâlde bırakan bir tavsiye yağmuruna tutuluyoruz. 

Hepimiz adeta, fitnessın daha basit ya da daha etkili ilkelerini çabucak unutmamıza sebep olan bir ideal sağlık modeline durmaksızın maruz kalıyoruz. Bir kişisel antrenör ve kinesiyolojist olarak en sevdiğim görevlerden biri, spor salonuna yeni gitmeye başlamış birinin fitnessın anlayış biçimini değiştirmek. Engin deneyimim dahilinde şunu söyleyebilirim ki müşterilerimin düşünce kalıplarının sınırları, ilk başladığımız zaman genelde çok daha kısıtlayıcı oluyor.

Gördüğüm büyük hatalardan biri, yalnızca planlanmış egzersizin sağlığınız için değerli olduğu görüşü. Eğer takviminize kaydetmemiş, Apple saatinizle takip etmemiş ya da bir saatten fazla yürümemişseniz…ne anlamı var ki? Yalnızca bizlere anlatılan bu olduğundan bu hatalı yaklaşımın sorumlusu bizler değilsek de bu durum uyanık olduğumuz saatlerin genelinde sağlıklı bir yaşam tarzı geliştirme kabiliyetimizi ciddi ölçüde azaltıyor. Akıllı saatlerde bulunan özelliklerin sağlıklı yaşam tarzını teşvik etmeye başlamış olduğunu görmekten çok memnunum ancak daha katetmemiz gereken çok yol var.

Uzun bir ömür için fiziksel aktivite deyip geçmemek gerek

Fiziksel aktivite ile egzersiz arasındaki farkın inceliğine göz devireceksiniz belki ama emin olun farkına varabileceğiniz en değerli şeylerden biri bu. Fitness çevresinde herhangi bir gruba veya kuruma baktığınızda şu tanımları görürsünüz:

Egzersiz: Formu geliştirmeye ya da korumaya yönelik planlı, istemli ve yapılandırılmış bir seans ya da etkinlik. Genellikle bu 10 dakika ya da daha uzun sürer.

Fiziksel Aktivite: Kas-iskelet sistemi tarafından yürütülen her türlü hareket. Temelde kişinin dinlenirken ki kalp atım hızının ötesinde bir efor düzeyi gerektiren, insan vücudunun her türlü hareketidir. 

Fiziksel aktivitenin güzelliği spontane, eğlenceli ve kolay olmasındadır. Bu, kaynağını tümüyle her küçük hareketin sayılması gerçeğinden alır. Aracınızı her gün iş yerinizden 500 metre uzağa park etmek zorunda olduğunuzu bir düşünün. Elbette ki bu tam bir egzersiz seansı sayılmaz çünkü hemen hemen 3-4 dakikanızı alır ancak zaman içinde, bu gibi kararların etkisi uzun süreli olacaktır. Düşünün…

Bir yılda yaklaşık 260 iş günü var.

500 metre x 2 = Günde 1 kilometre

Bu da 262.3 kilometre ya da 6 maraton kadar yürümek demek.

Evet. Bu, sağlığınızı iyileştirmek için bariz bir strateji gibi görünebilir ancak fiziksel aktivitenin kolaylığını ve gücünü hâlâ birçok insanın dikkate almıyor olması hayret verici. Değerini pekiştirmek adına, işte fiziksel aktivitenin hayatınızda ciddi, uzun vadeli bir değişim yaratabilmesinin üç yolu:

  1. Fiziksel aktivite sandığınızdan çok daha fazlasına tekabül eder. Eğer işinizin ve rekreasyonel yaşamınızın her yanında hareketi sağlamak adına ufak kararlar almaya başlarsanız, pekâlâ haftalık aktivitenizi de iki katına çıkarabilirsiniz. Her koşuşturma hâli ‘egzersiz’ sayılmasa bile, sağlığınızı büyük ölçüde iyileştirecek bir düzen kurmuş olursunuz.
  2. Bir sonraki duruşunuz en iyi duruşunuzdur. Hareket ettiğiniz her an, duruşunuzu yeniden ayarlar, dolaşımınızı canlandırır ve sedanter (hareketsiz) davranışı defedersiniz. Uzun süre boyunca oturmak, Amerika’da ölümlere en çok sebep olan etkenlerden biridir o nedenle bu alışkanlığın değeri küçümsenemez.
  3. İster işte ister okulda olun, bu, gününüzü noktalamanın etkili bir yoludur. Hareketin herhangi bir biçiminin dikkati, üretkenliği ve genel iyiliği artırdığı kanıtlanmıştır. Böyle molalar vermek, 9’dan 5’e kadar yorucu bir işle uğraşmaya çalışmaktan çok daha verimli olacaktır. 

Egzersiz hayatınızı değiştirebilir ancak asıl güç, hareketi günün her diliminde benimsediğiniz zaman gelir.

Toparlamak gerekirse…

Günlük fiziksel aktivite miktarınız, sağlığınızın ve zindeliğinizin en hafife alınan göstergelerinden biridir. Bizler, kendimizi o mükemmel egzersiz seansını planlamaya o kadar kaptırıyoruz ki günün diğer 23 saatinin ne denli önemli olduğunu kolayca unutabiliyoruz. O nedenle, eğer bu yazıdan bir ders çıkaracaksanız, o ders asla tek bir şeye bel bağlamamak olmalı.  

Elbette ki istemli bir egzersiz rutini oluşturmak sağlığı ve formu korumak adına çok önemli bir adım. Ancak günün diğer saatlerinde de hareketi arttırmak adına uygulamaya yönelik girişimlerde bulunduğunuzdan emin olmalısınız. Aracınızı iş yerinizden daha uzak bir yere park edin, gideceğiniz yere arabanız yerine bisikletinizle gidin ve en önemlisi, kendiliğinden aktif bir yaşam tarzına sahip olan insanlar bulundurun etrafınızda. İnternetteki çoğu “fitness uzmanı”nın görüşlerinin aksine, sağlığın ve zinde yaşamın temelleri tek bir cümleyle kolayca özetlenebilir…

İyi beslenin, kaliteli bir uyku uyuyun ve daha fazla hareket edin – düşündüğünüzden de fazla.

Yazar: David Liira

Kaynak: Medium

Çeviren: İpek Meltem Tunay

Düzenleyen: Ece Çağlayan

Leave a comment