“Birçok kişi onu severdi ve ona minnettar olmak için sebepleri vardı, doğrusunu söylemek gerekirse çoğu da  –bazıları aynı kişiler- ondan nefret etti.”

Birçok kişi tarafından dünyanın bir numaralı masalcısı diye anılan Roald Dahl’ın doğumundan beri 100 yıl geçti. Kitapları, dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca çocuk tarafından coşku dolu tepkiler aldı. Koca Sevimli Dev’in, Dev Şeftali’nin, Matilda’nın ve Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nın 7’den 70’e herkes tarafından sevilmesiyle beklenmeyenle ilgili masalları, okuyucuların hayal gücünde sihirli bir çekime sahip olmaya devam ediyor.

Bu senenin başlarında Koca Sevimli Dev’in Steven Spielberg tarafından yönetilen yeni film versiyonu yayınlanıp övgüye boğulmuş, farklı bir nesle ilk kez yazara aşık olmak için bir şans vermiş ve mevcut hayranlarına da yeniden yazara aşık olmak için bir fırsat sunmuştı. Ancak Dahl’ın çocuk yazarı olarak evrensel bir şekilde takdir edilmesine rağmen Dahl’ın kendisi, okuyucularının düşünmek isteyebileceği kadar açık sözlü değil.

Bazıları için Dahl bir savaş kahramanı, insansever ve son derece özgecil bir insandı. Başkaları için ise bir kabadayı, kadın düşmanı ve hatta antisemitistti. Hem hayatı hem de yazdıkları, hem eleştirmenler hem de okuyucularda övgü, tartışma ve çelişkili cevapların uyanmasına sebep oluyor.

Çocukluğunun masallarını içeren kitabı “Oğlan”da, Dahl otobiyografik anlatısını daha heyecan verici ve dramatik hadiselerle yeniden düzenleme arzusunu bildiriyor. Bunu açıklarken, deneyimli ve yaşlanmış Dahl; “Otobiyografi: bir kişinin kendi hayatı hakkında yazdığı bir kitaptır ve genlikle her türden sıkıcı detaylarla doludur. Bu bir otobiyografi değil.” diye yazdı.

Dahl’ın kendi büyüleyici çocukluk anılarını ve hareket dolu savaş deneyimlerini kaydettiği “Oğlan” ve Dahl’ın diğer otobiyografi tarzı kitabı “Going Solo” kendi yayınladığı projelerin en başarılıları oldu. Sıcak ailesi, Norveç’teki basit yaz tatilleri ve çikolata tatmaları, babasız büyümesine rağmen (Dahl daha 4 yaşındayken babası öldü) Dahl’ın ne kadar mutlu bir çocuk olduğunu göz önüne seriyor.

Ama Dahl’la 30 sene boyunca evli olan Amerikalı oyuncu Patricia Neal tarafından farklı bir tablo resmediliyor. Dahl’la 1987’deki boşanmasından dört yıl sonra yazılmış olan “Olduğum Gibi” (As I Am) adlı otobiyografisinde eski kocasına dair beslediği gerçek hislerini açığa çıkarttı. Patricia Neal, Dahl’ın karalı doğasına ve becerikli idrağına olan hayranlığını anlatıyor ama üslubundan Dahl’ın evlilikleri esnasında onu düzenli olarak aşağılayan, gerçekten kaba, kibirli ve sadakatsiz bir koca olduğunu düşündüğü açık.

Bu duygu ailesi tarafından da paylaşılıyormuş gibi görünüyor ve Neal “annesinin, Dahl’ın dünyadaki en kaba kişi olduğunu düşündüğünü” anlatıyor. Dahl’ın kontrolcü ve ketum doğası Dahl’ın ikinci kızı –model Sophie Dahl’ın annesi- Tessa Dahl tarafından 1989’da yayınlanış olan ilk romanı, “Sevgi İçin Çalışmak” (Working for Love) ile yeniden onayladı. Tessa’nın “yarı otobiyografik” kitabı bütün aile trajedilerinden sonraki çocukluk garezini ve sevgiye duyduğu çaresiz arzusunu anlatıyor. Bir 2012 röportajında Tessa “babam milyonlarca çocuğa neşe verdi. Ama ben içten içe ölüyordum.” d

iye ilan ederek Dahl’ı bencillik ve beniçinci davranışla suçladı. (Getty)

Dahl, 1994’de Neal’ın da yardımıyla izinsiz olarak Dahl’ın hayat hikâyesini yazan edebiyat tarihçisi ve özgeçmiş yazarı Jeremy Treglown tarafından da kendini beğenmiş, yalancı ve zorba olarak etiketlendi. Treglown, Dahl’ın kişisel hayatını araştırdı ve ABD’de casus olarak çalışırken birçok kadınla yaşadığı cinsel ilişkileri ve vergi ödemekten kaçınmak için kurmuş olduğu sahte şirketi dahil birçok şok edici detayı meydana çıkardı. Ayrıca Treglown, Dahl’ın huysuzluğu, çabuk sinirlenmesi, kendini beğenmişliği ve sadakatsizliği gibi olumsuz kişilik özelliklerini de teyit etti.

Bununla beraber Treglown, Dahl’ın kahraman tarafına dair açık ve olgusal bir anlatımda da bulunup, onu katışıksız azmi ve bilgi edinme arzusu için övdü. Treglown: “Birçok kişi onu severdi ve ona minnettar olmak için sebepleri vardı, doğrusunu söylemek gerekirse çoğu da  –bazıları aynı kişiler- ondan nefret etti.” diye belirtti.

Dahl’ın kahraman tarafı da 16 yıl sonra, onu derinlemesine inceleyen ve detaylı biyografisi Dahl’ın daha taze bir izlenimini ortaya atan biyografi yazarı Donald Sturrock tarafından yeniden oluşturulmuştur. Treglown, Dahl’ın meşhur otobiyografisi Oğlan’ın doğru olmayan şeyler ve yanlış temsillerle dolu olduğunu ifşa ederken Sturrock, çalışmanın kuvvetli ve harika olduğu görüşünde olup Dahl’ın şöhret hayallerini, düşmanlarına karşı zaferlerini ve harika bir kahraman ve mucit olma fantezilerini övdü. Müthiş Dahl?

1990’daki ölümüne rağmen Dahl’ın kendi hayat öyküsü, kurgusu aracılığıyla oynamaya devam ediyor. Dahl’ın birçok masalında Dahl ve onun çocuk kitaplarındaki birçok kahramanca kurguları arasında görülen benzerlik ile okuyucu, Dahl’ın karakterlerine dönüşümünü tecrübe eder. Dahl, Yaman Tilki’yle karşılaştırılabilir -çabuk kendini toparlayan, becerikli ve hiç yenilmez- ve savunmasız, saklı bir kısmı büyük, kötü bir çocuk olarak kalırken aynı zamanda Dahl’ın karakteri en ünlü karakterlerinden birine de benziyor; “geveze, egzotik ve söz dinlemez” nitelikleriyle Willy Wonka’ya.

Ama kötü olan her şeye karşı duyduğu hayranlık ve tüyler ürpertici karakterlere olan eğilimine rağmen Dahl, gerçekten iyiliğin sonunda galip geleceğine inandı. Kendi hayatındaki bazı tuhaflıklar sorgulanabilir olsa bile hikayelerinin dünyasında her zaman kazananın iyilik olmasını sağlayabilirdi.

 

Yazar: Pojana Maneeyingsakul

Çevirmen: Selencan Ungay

Kaynak: Independent