Geçtiğimiz 2019 yılı yazar, filozof ve savaş karşıtı aktivist Rosa Luxemburg’un 47 yaşında Birinci Dünya Savaşı’nın sonunu izleyen sosyal ve politik huzursuzluğun ortasında ortaya çıkan sağcı milisler (Freikorps) tarafından öldürülmesinin 100. yılıydı.

Rosa’nın öyle bir mirası var ki ocak ayında sadece Almanya’da bile binlerce kişi onun anısı için yürüdü.

Peki, onun hala genç kuşakları böylesine etkilemesinin sebebi nedir?

Biyografi yazarları, Rosa’nın otoritede olanları sorgulamak için yorulmak bilmeyen dürtüsü olduğunu iddia eder. Siyasi dogmaya, sosyal eşitsizliğe, cinsiyetçiliğe ve engelliliğe, ayrımcılığa karşı mücadeleci çalışması mirasını canlı ve taze hale getirdi. Bu tutumu, Rosa’nın siyasi yelpazenin hem sağ hem de sol tarafından düşmanlar kazanmasına sebep olmuştur.

Görsel: Getty Images

100 yıl sonra Rosa Luxemburg, Berlin sokaklarında hala anılıyor

Mart 1871’de doğan Rosa Luxemburg, baştan beri olasılıkları görmezden gelme ve mevcut duruma meydan okuma sanatında mükemmeldi.

Rosa, sosyal hayatında da birçok engelle karşılaştı. Fiziksel engellerin küçük görüldüğü bir zamanda topallıyordu ve bir Yahudi olarak, Rus işgali altındaki Polonya’da ikinci sınıf bir vatandaş olarak muamele görüyordu.

Bütün bu engellere karşın, o sırada İsviçre’deki Zürih Üniversitesi’nde doktora yapan az sayıda kadından biri oldu.

Luxemburg, hayatı boyunca (Birinci Dünya Savaşı’na muhalefet de dâhil olmak üzere) fikirleri nedeniyle birçok kez hapse atıldı ve Marksizm’den ilham almasına rağmen, aynı zamanda en açık sözlü eleştirmenlerinden biri olmakla hiçbir sorunu yoktu.

Görsel: Getty Images

Anıt şimdi Berlin’de Rosa Luxemburg’un başından vurulduğunda, muhtemelen hala hayattayken kanala atıldığı yeri işaret ediyor

Ayrıca, Luxemburg kendi zamanında feminist hareketle hiçbir zaman tam olarak özdeşleşmemiş olsa da kadın kurtuluş hareketi için bir yol gösterici olarak görülüyor.

Red Rosa: A Graphic Biography of Rosa Luxemburg eserinin yazarı ve çizeri Kate Evans, Luxemburg’un hikâyesini kendi sözleriyle bize anlatıyor.

  • “Zenginlerin vicdanını tüm acılarla, tüm gizli ve acı gözyaşlarıyla doldurmak istiyorum.”

1880’lerde Varşova’da bir kız öğrenci olan Rosa Luxemburg, eşitsizliğe ve insanların acı çekmesine karşı çıktı ve eşitlik için savaşmanın yaşı olmadığını gösterdi.

  • “Kapitalizm tüm dünyayı yutma eğilimindedir […] ancak kendi başına var olamaz; toprağı olarak başka ekonomik ortamlara ihtiyaç duyar.”

 Rosa Luxemburg, iktisat alanında doktora yaptı. Dr. Luxemburg, kapitalizmin temelde istikrarsız olduğunu ve krize meyilli olduğunu savundu ve şu anda 2008 kredi krizi dediğimiz duruma yol açan bazı sebepleri tahmin etti.

  • “Ya Barbarlık Ya Sosyalizm!”

Ve kapitalizm krizdeyken basit bir seçimin olduğuna inanıyordu. Sosyalist bir toplum, suçunu yaygın kapitalizmden sorumlu tuttuğu kargaşa ve zulme tercih ediyordu.

  • “Yalnızca doğrudan kitlesel eylem değişimi sağlayabilir!”

Dr. Luxemburg sosyalist devrimin bir destekçisiydi ve insanları ayağa kalkmaya ve hayatlarının kontrolünü ele geçirmeye teşvik etti.

  • “Yalnızca bir partinin taraftarları için özgürlük, hiçbir şekilde özgürlük değildir. Özgürlük, farklı düşünenler için her zaman ve münhasıran özgürlüktür.”

Ama Dr. Luxemburg aynı zamanda bir demokrattı. Basın özgürlüğüne ve meclis özgürlüğüne inandı ve bu konularda Lenin ile aynı fikirde değildi.

  • “… ölüm ve yıkım saçmak.”

Rosa Luxemburg, emperyalizme şiddetli bir şekilde karşıydı.

  • “Savaş metodik, organize, devasa bir cinayettir.”

Birinci Dünya Savaşı’na karşı savaştı, bunun sonucunda hapsedildi ve sorumlu generallerin savaş suçlarından yargılanması gerektiğine inanıyordu.

  • “Dikkatsizce ezilen her sinekle tüm dünyanın sonu gelir.”

Hayata olan saygısı hayvanlar âlemine de uzandı. Hapishanedeyken hücresindeki eşek arısını reçelle besledi.

  • “Bahane üretmeyin ve dünyayı değiştirmek için savaşın.”

Rosa Luxemburg, bir kadın, mülteci, Yahudi ve fiziksel engelli biri olarak ayrımcılığa uğramasına rağmen; saygın ve başarılı bir akademik kuramcı, gazeteci ve editör oldu. Eğilmez bir sosyalist devrimci oluşundan bahsetmeye gerek bile yok.

Yazar: Eva Ontiveros

Kaynak: BBC News

Çeviren: Aslı Gülenç

Düzenleyen: Ceren Berk