Pamuk Endüstrisi

Pamuk Endüstrisi

Değerli bir ham madde olan ve tekstil endüstrisinin temelini oluşturan pamuk, yüzyıllardır varlığını sürdürmekte ve bugüne kadarki en önemli kaynaklardan biri olmaya devam etmektedir. Pamuğun kullanımı en eski uygarlıklara kadar uzansa da Avrupalıların pamukla tanışması yoğun ham madde arayışının yapıldığı keşif ve deniz ticareti çağına kadar beklemiştir.

MÖ 4500 yılında Güney Amerika’nın eski uygarlıkları pamuk yetiştiriyordu. Meksika’daki arkeolojik kazılar, nemli koşullara sahip kıyı şeridinde üretilen pamuklu kumaşların yaygın kullanımını gösteren yüzyıllar öncesine ait parçaları ortaya çıkardı. Aztekler pamuk ekimi alanlarını fethettiğinde pamuk lüks bir ürün haline geldi, giyenlere statü verdi ve Mezoamerikan kültürünün bir parçasını oluşturdu.

mantar içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Yüzlerce yıl sonra Avrupa kıtasında, emperyalist hırslar artarak bilinmeyene doğru büyük keşifler ve yolculuklar başlatmıştı. Konkistadorlar liderliğindeki İspanyollar, Güney Amerika’nın keşfiyle pamuğu giyim için ham madde olarak kullanmaya başladı. Bu durum başlarda, diğer malzemelerle üretilen kıyafetleri tercih eden işgalciler üzerinde fazla bir etki yaratmazken Meksikalıları uyum sağlamaya zorladı. 1580 yılında, yün ve ipek geniş çapta üretilmeye başlanmıştı. Ancak pamuğun ticarileştirilmesi zor oldu ve on yedinci yüzyıla kadar, tekstil endüstrisinde ihraç edilecek bir ham madde olarak benimsenmesi mümkün olmadı. Bu arada İngilizler, emperyalist hırslarla Hint Okyanusu bölgesinde ve çevresinde deniz ticaretine izin veren bir anonim şirket olan Doğu Hindistan Şirketini kurdu. Şirket; ipek, baharat, çay, afyon ve tabii ki pamuk da dahil olmak üzere temel mallardaki dünya ticaretinin yaklaşık yarısına hakimdi. Pamuğun ham maddesi Britanya’ya tanıtıldığında, talep arttı ve üretimiyle birlikte değeri de yükseldi.

Britanya’ya ilk olarak on altıncı yüzyılda ithal edilen pamuk, keten ya da iplik karışımından oluşuyordu. 1750 yılında pamuklu kumaşlar üretilmeye başlandı ve Batı Hint Adaları gibi bölgelerden ham pamuk ithalatı artmaya devam etti. Britanya’nın emperyalist ticaret bağlantılarının etkisi, bir kumaş olarak pamuğun kültür, giyim ve tarz üzerinde baskın bir tesire sahip olmasını sağladı. On sekizinci yüzyıla gelindiğinde orta sınıflar hem dayanıklı hem de renk ve yıkama kolaylığı sağlayan kumaş arıyordu; pamuk bu ihtiyacı karşılamıştı.

Pamuğun popülaritesi artmaya devam ederken Doğu Hindistan Şirketi, Hindistan’dan ucuz bir pamuklu kumaş olan patiska ithalatını artırmayı sürdürdü. Böylece Britanya’nın en yoksul kesiminden gelen talepler karşılandı ve patiska tüm sektörlerde kendine yer bulmaya başladı. Ancak bu durum, İngiltere’deki yerel üreticiler için olumsuz bir etki yarattı, öyle ki 1721’de Calico Yasası Parlamento tarafından kabul edildi. Yasa, patiskaların giyim ve ev içi kullanımına tamamen yasak getirdi. Yirmi yıl sonra yasak kaldırıldı; Sanayi Devrimi’nin etkisiyle Britanya, gelişen mühendislik ve yeni buluşlar sayesinde dünya tekstil pazarında rekabet etmeye başladı.

Yeni buluşlar tekstil endüstrisinde devrim yaratacak, üretime yardımcı olacak ve Britanya halkının yaşamı üzerinde büyük bir sosyokültürel etki yaratacaktı. James Hargreaves’in icat ettiği büküm makinesi ve Richard Arkwright’ın oluşturduğu su çerçevesi, büyük ölçekli üretimi mümkün kıldı. Günün mühendislik başarıları devrim niteliğindeydi ve imalat sanayi, Midlands bölgesinin bel kemiği haline geldi. 1700’lerin sonunda pamuk ürünleri Britanya ihracatının yaklaşık %16’sını oluşturuyordu; Birkaç yıl sonra 1800’lerin başında bu oran %42 civarına ulaşacaktı. Britanya dünya pazarına hakimdi.

Ham madde; maharet ve çok yönlülük açısından kullanışlı bir ürün olduğunu giderek göstermeye başladı. Malı üretmenin ve birleştirmenin yeni yolları kadifenin ortaya çıkmasını sağladı. Kadife üretmek ipekten daha kolay olacaktı. Çünkü hem daha ucuzdu hem de yüne kıyasla daha kolay baskı yapılabiliyordu. Bu nedenle pamuk, daha fazla insanın bu eski ve değerli metaya erişmesiyle giderek zamanın modasına ve tarzına egemen oldu.

açık hava, çayır, doğa, beyaz içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Manchester, 1840.

Pamuğun Britanya İmparatorluğu için değeri muazzamdı ve zamandan tasarruf sağlayıp büyük bir üretim ölçeği oluşturacak teknolojiye yatırım yaparak rakiplerine karşı üstünlüğü korumak istediler. Ayrıca Britanya, Hindistan gibi ülkelerden gelebilecek rekabeti önlemek için ithalatı kısıtlayan korumacı önlemler aldı ve aynı zamanda Hindistan pazarını İngiliz mallarına açmaya zorladı. Hindistan’ın sömürge yönetimi, Britanya’nın pamuk üretim pazarındaki tekelini sağlamlaştırmasına yardımcı oldu ve İmparatorluğun sürekli büyüyen ticari başarısına katkıda bulundu.

Britanya’da pamuk endüstrisi Midlands’ta, özellikle de Nottingham’da kurulmuştu. Ancak kuzeyde, ‘Cottonopolis’ lakaplı Manchester’da da vardı. 1700’lerin sonlarında Lancashire’da üretim ve imalat yoğunlaşırken Oldham ve Bolton’da fabrikalar kuruldu. Bölge halkı, iş için yerel fabrikalara bağımlı hale geldi ve kuzey toplumunun çoğu artan endüstriyel üretim etrafında şekillendi.

Lancashire fabrikasında pamuk ipliği üretimi için hallaçlama, çekme ve fitilleme, 1835’ler.

Fabrikalarda çalışmak çoğu insan için ağır ve tehlikeli bir işti. Sanayi Devrimi, Büyük Britanya ekonomisi üzerinde olumlu etkiler yaratsa da toplumsal açıdan birçok soruna yol açtı ve işçi haklarının korunması için yeni yasalar çıkartıldı. Yetişkinler kadar çocuklar da uzun çalışma saatleri ile zor koşullara katlanıyordu ve 1839’da Manchester fabrikalarında yaklaşık 200.000 çocuk çalışıyordu. Karl Marx, işçilerin zor ve kötü koşullarını gözlemlemek için bölgeyi ziyaret etti. Hatta bu ziyaret, ‘Das Capital’ kitabını yazmasında da etkili olmuş olabilir. İngiltere’nin kuzeybatısında gelişen pamuk endüstrisi, Britanya’yı “dünyanın atölyesi” haline getirmişti; ancak büyük bir sosyal maliyetle. Bununla birlikte Britanya; ticaret, üretim ve yenilikçi imalat teknikleri konusunda küresel bir önem kazanıyordu. Sanayi, milli gelirin yaklaşık %5’ini oluşturuyordu. Yüz binlerce insan iplikçi ya da dokumacı olarak çalışıyordu.

Sanayi devriminin getirdiği hızlı değişim, ticarete bağımlı ülkeler üzerinde de olumsuz etki yarattı. 1779’da Manchester’da “Ludditler” olarak bilinen bir grup tekstil işçisi, kendilerini işsiz bırakan fabrikaları basarak isyan etti. Yeni makinelerin icat edilmesi, el becerilerine rakip oldu ve birçok işçiyi zor durumda bıraktı. Pamuk endüstrisi birçok işçi için ana istihdam kaynağı haline gelmişti: yeni teknolojinin ortaya çıkışı geçim kaynaklarını tehdit ediyordu. Bu sorunlar, kâr etmek için makinelere geçilen ve geride bırakılan işçiler için daimî bir huzursuzluk yaratacaktı.

metin, açık hava, kara kalem içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Pamuk endüstrisinin büyüme eğilimi, Birinci Dünya Savaşı’ndan hemen önce doruk noktasına geldi. Pamuk ihracatı durdu ve böylece önde gelen bir üretici olan İngiltere kademeli olarak gerilemeye başladı. Sonrasında, İkinci Dünya Savaşı’nda kısa bir zirve daha olsa da yirminci yüzyıl, Britanya’nın endüstriyel can damarının çöküşüne tanıklık etti. 1980’lerde fabrikalar haftada bir kez kapatılıyordu.

Japonya gibi ülkeler kendi fabrikalarını kurmaya başlamıştı ve artık çok daha düşük maliyetlerle üretim yapıyorlardı. 1933’te Japonya, İngiliz endüstrisinin kuzey güç merkezlerini geride bırakarak en büyük pamuk üreticilerinden biri haline geldi. Lancashire fabrikası işçilerinin hayatı, asla eskisi gibi olmayacaktı. Bugün, terk edilmiş imalathaneler, fabrikalar ve sanayi siteleri, bir zamanlar Britanya’yı ekonomik zafere taşıyan Sanayi Devrimi’nden geriye kalanlardır.

Pamuğun Britanya üzerinde çok derin bir etkisi oldu; ülkenin kaderini değiştirdi, inovasyonu ve yeni fikirleri kolaylaştırdı. Pamuk, Sanayi Devrimi’nin oluşumunda en önemli parça olurken ülkeyi nesiller boyunca sosyal, ekonomik ve kültürel anlamda etkiledi. Hepimizin göz ardı ettiği bir kumaşın bu kadar büyük bir etkisi olabileceğini kim bilebilirdi ki?

Yazar: Jessica Brain

Çeviren: Doğukan Buğra Özbulut

Düzenleyen: Mustafa Erkaya

Kaynak: Historic UK

Leave a comment