Öğrenciler koronavirüs güvenlik ağı için mücadele ediyor

Öğrenciler koronavirüs güvenlik ağı için mücadele ediyor

Koronavirüs, öğrencileri çevrim içi eğitim için 9,250£ ödemeye ve ev sahiplerinin ceplerini doldurmaya zorlarken birçok öğrenci, üniversite yönetiminin en iyi çabalarına rağmen, ezilenler için adaleti sağlamak amacıyla örgütleniyor.

Son karantinayla, ülkenin dört bir yanından öğrenciler bu akademik yılın idare edilme şekliyle ilgili hoşnutsuzluklarını dile getirdi.

Tartışmanın en sıcak gündem maddesi ise güvenlik ağıyla ilgili giderek artan sorundu. Öğrencilerin önemli kütüphane kaynaklarına ve uygun bir çevrim içi eğitim standardına erişememeleri ve birçok öğretim görevlisinin hâlihazırda kendi iş yükleriyle ve evden eğitim gören çocuklarla boğuşurken destek sağlama imkânlarının kısıtlanmasıyla birlikte, bazı üniversitelerin mart ayındaki ilk karantinada not güvenliğini sağlamak amacıyla ‘güvenlik ağı’ veya ‘hasarsızlık politikası’ uyguladığı görülmüştü.

Neredeyse bir yıl sonra, çok az şey değişti: mekânlar kapatıldı, dersler çevrim içi oldu; öğrencilerin ve sevdiklerinin enfekte olma riski hala yüksek. Bu sorunların etkileri ilk karantinada fark edilmişti fakat buna rağmen üçüncü ve dördüncü karantinalarda da ülkenin dört bir yanından üniversiteler, öğrencilere gerekeni sağlayamamışlardı. Şu anda ise öğrenciler bu başarısızlığa karşı savaşmak için seferber oluyorlar.

Leeds Üniversitesi’nde, öğrenciler hasarsızlık politikasını talep ettikleri açık bir mektup yazdılar.  Leeds Beckett bu akademik yılında güvenlik ağını güvence altına alan ülkedeki ilk üniversite olduktan sonra, duruma netlik sağlama konusunda baskı altına girdi. 50 sayfayı aşkın imza bulunan mektup üç şeyi talep ediyordu: 2020 mezun sınıfına sağlanan güvenlik ağının tekrar uygulanması, üniversitenin geçen haftalarda kabul etmeye zorlanmış olduğu ikinci dönemin başlangıcına kadar teslim tarihi olan bütün ödevler için kapsamlı bir uzatma, hem lisans hem de lisansüstü öğrencileri için yazılı iş yükünde genel bir azalma.

Mektubu yazma konusunda harekete geçiren nedenler sorulduğunda, ortak yazarlardan biri olan Catheryne Sturgess-Fairbairn, “Hem çalışıyoruz hem de kısıtlamalarımız var, yani bu konuda tecrübelerimize istinaden konuşuyoruz. Gerek zayıf bağlantılarla gerek öğrencilerin derslere katılma konusundaki isteksizlikleriyle gerekse kolektivizm duygusunu yok eden önceden kaydedilen derslerle, çevrim içi eğitim tekrar tekrar başarısız oldu.” dedi. Mektubu destekleyen bir Facebook gönderisinde ise “son yılların en kötü akademik yılı” olduğunu da ekledi.

7 Ocak tarihinde, Sturgess-Fairbairn ve ortak yazarı Vic Johnson ile görüştükten sonra, Leeds Üniversitesi öğrencilerine ikinci dönem için düzenlenmiş koşulları özetleyen bir mail gönderdi. Bu mail, konaklama ücretlerinin geri ödenmesi, öğrencilerin güvenli şekilde geri dönüşünü kolaylaştırmak amacıyla belirti olmadan test ve bir haftaya kadar geç teslim için ceza verilmemesi uygulamalarını içeriyordu.

Bu olumlu bir ilerleme gibi görünse de Sturgess-Fairbairn ve Johnson değişikliklerin sınırlandırılma şekline olan hayal kırıklıklarını dile getirdi. Johnson, Leeds Öğrencileri Facebook Grubu sayfasına “Üniversitemizin yanıtı bizi inanılmaz derecede üzdü.” şeklinde yazdı. “Elimizden bir şey gelmez ama yapılabilecek şeylerin en azı yapılmış gibi hissediyoruz. Özellikle ‘uzatma’ yerine ‘geç teslime ceza verilmeyecek’ ifadesi, muhtemelen öğrencileri işin peşine düşmekten caydırmak için kullanıldı.”

Johnson: “Bu, toplantılarımızda bize teklif edilen bir şey dahi değildi […] Zamanı sınırlı ödevlerle boğuşan kişiler, özellikle bir masaya, sessiz bir çalışma ortamına sahip olmayan, çok fazla fert ile kalabalık evlerde yaşayan, bakım sorumlulukları olan kişiler ve engelli kişiler hakkında da konuştuk” diye devam etti.

Leeds öğrencileri seferber olan tek grup değildi. Glasgow Üniversitesi’nde, güvenlik ağı talep eden bir dilekçe için 3000’den fazla imza toplandı. 14 Ocak’ta güncelleme yapan okul, bir mailde mart ayındaki ulusal karantinanın acil durum niteliğini, öğrenciyi test etmek için uygun değerlendirmelerin eksikliğini ve kişisel durumları gerekçe göstererek hasarsızlık politikasını bu yılki öğrenciler için tekrar “uygulayamayacağını” onayladı. 

Tarih ve sosyoloji son sınıf öğrencisi John Canham, “Dördüncü senemiz için istediğimiz tek şey beklenenden daha düşük bir tez standardı. Tarih için, arşivlere ulaşmak imkânsız ki arşivler kapalı ve çoğuna çevrim içi erişim yok. Ne yapmamız gerekiyor?” sorusunu yöneltti.

Sheffield’ta güvenlik ağı talep edilen bir dilekçe için ise 6000’i aşkın imza toplandı. Dilekçeye “Bu sene güvenlik ağına daha çok ihtiyaç var […] Öğrenciler her açıdan tehlikeye atılıyor” yazıldı. Sheffield mezunu Charlea Mruphy “Üniversite, öğrencilerin klasik yollarla örgütlenemeyip protesto edememesinden istifade ediyor.” dedi.

Tüm bunlara rağmen, başarı öyküleri de bulunuyor. Bath Spa Üniversitesi bu yıl için en iyi 80 krediyi temel alarak not verilmesi yerine lisans öğrencileri için hasarsızlık politikası uygulayacağını onayladı. Yeni mezunlardan biri, bu hükmün lisansüstü öğrencileri için geçerli olmamasının hayal kırıklığı yaratan eksikliğine dikkat çekti fakat bunun henüz bir başlangıç olduğunu da kabul etti.

Yılın birçok trajedisi arasında, sınıfı 2:1 değil de 2:2 ile geçme riski önemsiz gibi görünebilir fakat artan işsiz mezunlarla, zorluklarla birlikte baskı da arttı. BBC, 16 ila 24 yaş arasındakilerin diğer yaş gruplarına kıyasla istihdamda en büyük düşüşü yaşadığını bildirdi. Ayrıca, nisan ve ekim aylarında rekor sayıda bir azalma görüldü.

Bir güvenlik ağı olmadan, üniversite öğrencileri, beklenenden daha düşük diploma notlarıyla mezun olma riski taşıyor. Bu durum, onları rekabetçi konumdan alıkoyuyor ve üniversiteden aynı düzeyde borçla ayrılmalarına rağmen daha “normal” zamanlarda mezun olan kişilere kıyasla dezavantajlı duruma sokuyor.

Birçok öğrenci, özellikle düşük gelirli ailelerden olup çalışan öğrenciler, eğitim ücretlerini ve kiralarını ödeyebilmek için yüksek riskli ortamlarda, süpermarketlerde ve kafelerde yarı-zamanlı olarak çalışmaya devam ediyor. İş yerlerinde koronavirüse olası bir yakalanma durumu izolasyona dönüşecek olup bunun öğrencinin ders çalışabilmesi üzerindeki etkisi çok açıktır. Leeds öğrencisi Jake Moorman: “Üç dönem izolasyon yaşadım. Biri bizzat koronavirüse yakalandığım içindi ve bu durum beni, tezimi hazırlarken gerekli yazılımı kullanmak için bilgisayarı kullanmamı engelledi.” dedi.

Üniversiteler aynı zamanda artan ruh sağlığı desteği talebini de karşılayamadılar. Birleşik Krallık Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) tarafından yapılan bir ankette, güz döneminde öğrencilerin %57’sinin ruh sağlığında bir çöküş olduğunu ve beşte birinden fazlasının koronavirüs yüzünden ruh sağlığının çok daha kötü olduğunu bildirildi.

Leeds Üniversitesi, bu yetersizlikten dolayı suçlanan birçok okuldan biri. “LeedsFess” Facebook sayfasında yapılan isimsiz itiraflarda yardım çığlıkları bulunuyordu; bir öğrenci: “Bu pazarlama odaklı üniversitelerin durumu idare etme şekilleri berbat. Çok az destek ve imkanlara vasatın altında erişimle aylardır süren izolasyon, bize sadece yorgunluk ve giderek artan ruhsal sıkıntılar bıraktı” şeklinde yazdı.

Diğer bir yorum ise şöyleydi: “Üniversitenin, kendi odası bulunan ve özel hayatına saygı duyulan bir öğrencinin yazdığı bir çalışmayla; odasını paylaşan, sınırlı bant genişliği ve kaynağı olan veya hiçbir desteği olmayan bir öğrencinin yazdığı çalışmayı aynı şekilde değerlendirecek olması tamamen anlamsız.” Engelli bir öğrenci de şöyle yazdı: “Engelli bir öğrenci olarak kendini unutulmuş hisseden başka biri var mı? Hizmetlere ve desteğe erişimimiz büyük ölçüde azaldı ve okul yorumlara aldırış etmiyor.”

İngiltere’nin önde gelen 25 üniversitesini temsil eden Russel Grubu’ndan gelen yanıt da aynı şekilde hayal kırıklığıydı. 7 Ocak’ta yayımlanan bir açıklama: “Üniversitelerimiz bu sene atılan adımların bütün öğrencilere eşit bir not verilmesini sağlayacağından emindir. Bu yüzden, geçen akademik yılının sonunda acil bir önlem olarak bazı enstitüler tarafından uygulanan bireysel ‘hasarsızlık’ veya ‘güvenlik ağı’ politikalarını sağlamak için aynı algoritmayı içeren yaklaşımları bu yıl da kullanmanın gerekli veya uygun olduğunu düşünmüyoruz.” şeklinde duyurdu.

Koronavirüs, iş güvensizliğinden perakende işçilere kötü muamele yapılmasına kadar birçok temel sosyal adaletsizliği ortaya çıkardı. Öğrenciler tamamen çevrim içi eğitim için 9,250£ ödediler ve dahası, ev sahiplerinin ceplerini doldurdular. Yurtlar ve kampüsler koronavirüs üreme alanı olduktan sonra, izolasyona zorlandılar. Ayrıca bu süre boyunca aynı kalitede ders yapmaları beklendi. Günde artan ortalama 50.000 pozitif vakayla durum, şimdilik, daha da kötüleşecek gibi görünüyor.

Yazar: Eleanor Noyce

Kaynak: Tribune

Çeviren: Gamze Bıçakcı

Düzenleyen: Ceren Berk

Leave a comment