Nezaket hakkında bildiklerimiz ve bilmediklerimiz

Nezaket hakkında bildiklerimiz ve bilmediklerimiz

Son yıllarda, psikologlar, insan nezaketi ve faydaları hakkında daha derin bir bilgi elde ettiler fakat Claudia Hammond’ın yazdığı gibi hala keşfedilecek çok şey var.

Salgın başladığından beri insanlar, bana nezaket hakkında düşündüklerini çok daha fazla söylüyor. Belki karantina süresince yardım etmek için dünyanın dört bir yanında ortaya çıkan karşılıklı destek gruplarını fark ettiler ya da belki de normal günlük yaşamın sona ermesi onları değerlerini ve hayatta gerçekten neyin önemli olduğunu yeniden düşünmeye zorladı.

Nezaket, bir zamanlar yumuşak bir konu olarak görülmüş olabilir ancak akademik araştırmalar dahilinde ciddiye alınmaya başlandı. BBC ile ortaklaşa nezaket üzerine yeni bir araştırmaya öncülük eden gelişim psikoloğu Robin Banerjee, geçmiş araştırmaları incelediğinde, 1980’lerin tamamında psikoloji dergilerinde nezaket üzerine sadece 35 makale buldu. Son on yılda nezaket üzerine 1000’den fazla makale yazıldı.

Ancak hala keşfedilecek çok şey olduğu için BBC, İngiltere’deki Sussex Üniversitesi’nden bir ekiple iş birliği içinde Nezaket Testi adlı büyük bir çevrimiçi halk bilimi projesi başlattı. Şu anda hâlâ devam ediyor ve dünyanın her yerinden binlerce insan bu testi tamamlamış durumda. Umudumuz, bu araştırmanın günümüz dünyasında iyiliğin daha eksiksiz bir resmini elde etme sürecini başlatması yönündedir.

İşte bu binlerce araştırma makalesinden bazılarının bize anlatabilecekleri ve hala keşfedilecek olanlar:

Halihazırda zaten bildiklerimiz

Kibar davranmak bize iyi hissettirir

NEZAKET TESTİ

Nezaket hayatınızda nasıl bir rol oynar? Çalışmamıza katılın ve deneyimlerinizi anlamamıza yardımcı olun.

Nezaket Testi, günlük nezaketi keşfetmek için tasarlanmıştır. Çoğu insan muhtemelen kibar olmanın ne anlama geldiği ve karşılıklı kibar davranmanın nasıl bir his olduğu hakkında iyi bir fikre sahip olduklarını söyleyecektir. Ancak bunun ne olduğunu, nerede ve ne zaman yaşandığını ve ne gibi etkileri olduğunu daha iyi anlamak istiyoruz. Amacımız, insanların bakış açılarının farklı gruplar arasında nasıl değişebileceğini ve nezaketin sağlık, refah ve diğer sosyal ve psikolojik deneyimlerle nasıl ilişkili olabileceğini keşfetmektir. Anketimizi katılmak için 4 Ekim 2021’e kadar thekindnesstest.org adresini ziyaret edin.

Bir sabah, Kanada’nın Vancouver kentinde bir sokakta yürüyen insanlardan Amerikalı psikolog Elizabeth Dunn tarafından yürütülen bir deneye katılmaları istendi. Onlara 5 dolar ya da 20 dolarlık kâğıt para içeren bir zarf verildi. İnsanların yarısına parayı kendilerine harcamaları istendi. Diğer yarısına ise parayı başkasına hediye almak ya da parayı hayır kurumuna bağışlamak için kullanmaları istendi. Her iki durumda da parayı harcamak için o gün saat 17.00’ye kadar zamanları vardı.

O akşam, araştırmacılar tüm katılımcılarla konuştu. İlk grup kendileri için suşi, küpeler ve kahve gibi çeşitli şeyler aldıklarını söyledi. İkinci gruptan insanlar akrabaları için oyuncak satın aldı, yenilebilir hediyeler aldı ya da sokaktaki evsizlere para verdi. Daha sonra araştırmacılar her katılımcıdan ruh hallerini derecelendirmelerini istedi.

5 ya da 20 dolarlarının olması ya da ne aldıkları fark etmezdi. Önemli olan paralarını kime harcadıklarıydı. Paralarını başkası için harcayanlar, paralarını kendileri için harcayanlardan daha mutluydu.

Bu, kibar davranmanın mutluluğunuzu artırabileceğini gösteren birçok çalışmadan sadece bir tanesidir. Oxford Üniversitesi’nden Oliver Scott Curry bir meta-analizde, kibar davranmanın sağlığımız üzerinde küçük ve orta ölçekli bir etkiye sahip olabileceğini buldu.

Nörobilimsel araştırmalar, birisi için güzel bir şey yaptığımızda yaşadığımız hoş duygunun beynimizin ödül sisteminde ortaya çıktığını doğruluyor.

BBC radyo programı The Kindness Test’te benimle konuşan Sussex Üniversitesi’nden sinirbilimci Dan Campbell-Meiklejohn, bunun mantıksız görünebileceğini söyledi, “Kibar olmak bize pahalıya mal olabilir, ancak diğerlerine karşı nazik olduğumuzda beynimizin bazı bölümlerinde bir ödül duygusu yaşarız, tıpkı lezzetli yemekler yerken veya hoş bir sürpriz yaptığımızda olduğu gibi. Beynin bu kısımları aktif hale gelir ve bizi tekrar tekrar kibar olmaya teşvik eder”.

Kibarlık bulaşıcıdır

Kibar davranışların dalgalanma etkisi olabilir. Sadece bir başkasının kibar davrandığını duymak bizi aynı şeyi yapmaya teşvik edebilir. Robert Cialdini ve meslektaşları tarafından yapılan klasik bir sosyal norm çalışmasında, bir otel banyosuna asılmış bir bildiride insanlara konukların çoğunluğunun havlularını yeniden kullanmayı seçtiklerini söylediğinde, gezegene karşı nazik olmaları ve havlularını yeni olanlarla değiştirmek yerine tekrar kullanmaları daha olasıydı.

Birçok farklı laboratuvar çalışmasına göre insanlar, gördükleri iyilik karşısında kendileri de iyilik yaparlar ve eğer kendilerine kibar olunursa onlar da kibar davranır. Örneğin, 2006 yılında Monica Bartlett tarafından yapılan bir çalışmada, insanlardan bilgisayarın fişi “yanlışlıkla” çekilmeden önce bir bilgisayarda sıkıcı bir görevi tamamlamaları istendi. Bazı katılımcılar için, bir yardakçı onlar için sorunu nazikçe çözecek ve onları baştan başlamak için zaman kaybetmekten kurtaracaktı. Katılımcıların diğer yarısına bunun yerine komik bir film gösterildi. Kibarca yardım edilen kişilerin deneycilere başka bir çalışmaya katılarak yardım etmeyi kabul etme olasılıkları daha yüksekti.

İyiliğe iyilikle karşılık vermenin her zaman iyi sonuçlar doğurmadığı da unutulmamalıdır. Kibarlık gibi açgözlülüğe de aynı şekilde karşılık verilebilir.

Nazik davranmak sizi daha rahat hissettirebilir

Sosyal kaygı yaşayan öğrencilerden dört hafta boyunca oda arkadaşlarının bulaşıklarını yıkaması veya hayır kurumlarına bağışta bulunmaları gibi iyilik yapmaları istendiğinde, bu gibi şeyler istenmeyen diğer bir gruba göre sosyal kaygıları ve sosyal ortamlardan kaçınma istekleri azalmıştır.

Araştırmayı yürüten Simon Fraser Üniversitesi’nden Jennifer Trew, kibar davranmanın öğrencilerin sosyal durumlardan korkmak yerine daha olumlu beklentilere sahip olmalarına yardımcı olabileceğine inanıyor. En büyük etkinin başlangıçta olması dikkat çekiciydi.

Yeni yürümeye başlayan çocuklar bile nazik olabilir

Yeni yürümeye başlayan çocukların bağırıp çağırmaları meşhurdur. Bu kadar küçük yaşta, bir başkasının bakış açısını asla anlayamayacaklarını varsayma eğilimindeyiz. Kardeşleri sıkıntı içinde bağırıyorsa genellikle hareketsiz görünürler ancak deneyler nezaket gösterebildiklerini gösterir.

Bir çalışmada, bir araştırmacı çamaşır asıyor ancak mandalları bitiyor. Bu arada, yakınlarda oynayan küçük bir çocuğun bir kutu açması ve kendi oyununda kullanmak için başka bir mandal veya bir bilye ya da işe yaramaz bir plastik parçası bulması planlanmıştır. Beden dillerinin dijital analizi, genel olarak kendileri için bilyeyi bulmakta oldukları kadar, araştırmacı için mandalı bulmaktan da memnun olduklarını gösterdi. Daha büyük çocuklar ve gençlerle yapılan araştırmalar, nezaket yeteneğinin var olduğunu bulmuştur.

Bilmek istediklerimiz

Dolayısıyla, laboratuvarda yapılan deneylerden nezaket hakkında zaten bildiğimiz çok şey var. Bu çalışmalar bazen küçüktür ancak bir araya getirildiğinde nezaket halinin bir resmi ortaya çıkmaya başlar. Yine de bu alanda çalışanlardan bazıları bile nezaket fikrinin hala çözülmesi gerektiğini ve bireylerin nezaket gösterirken nasıl farklılıklar ortaya çıktığı ve bunun toplumları nasıl etkilediği konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu savunuyor.

Araştırma projemiz Nezaket Testi, nezaketin günlük yaşamdaki yerini inceliyor ve ele aldığı birçok soru arasında şunlar var:

İnsanlar en çok hangi şekilde kibar davranırlar?

Bir yabancının düşürdüğü bir şeyi almak, hayır kurumuna para vermek, birine iltifat etmek ya da belki başka bir şey yapmak en yaygın kibar davranışlar arasında mıdır? Peki en çok kime karşı nazik davranıyoruz?

Nörobilimsel araştırmalar beynimizin, bu insanların dünyanın neresinde olduklarına bağlı olarak başkalarının zarar gördüğü haberlerine karşı farklı bir duygusal tepkiye sahip olduğunu göstermektedir. Dan Campbell-Meiklejohn, “Yurtdışındaki birçok insanın evdeki tek bir birey hakkındaki hikayeyle aynı etkiye sahip olması gerekiyor” diyor. “Bu yüzden bazı hayır kurumları ve yaş grupları, duygusal tepkilerimizin üstesinden gelmek ve buna en çok ihtiyacı olan insanlara destek almak için büyük bir zorlukla karşı karşıya.”

Peki bu, günlük hayatta nasıl gerçekleşiyor? En çok arkadaşlarımıza ve ailemize, bizim gibi insanlara veya yabancılara karşı mı kibar davranıyoruz?

İnsanlara en çok nerede kibar davranılıyor?

Evlerinde mi? Sokakta mı? Kırsal kesimde mi? Ya da iş yerlerinde mi? Bu tür bir soruyu cevaplamak için büyük bir insan örneğine ihtiyaç vardır.

İş yerinde nezaket nasıl görülür?

İş dünyasında nezakete yer var mı? Umarım ki hepimiz nazik insanlarla çalışmışızdır, bu yüzden iş yerlerinde de kibar olunabileceğini biliyoruz ve meslektaşlarımız bize işin püf noktalarını göstermeseydi çoğumuz işimizde hayatta kalamazdık. Ancak kibarlık, işte bir güç olarak görülüyor ve teşvik ediliyor mu yoksa rakibinizin önüne geçmenize engel olabilecek bir zayıflık olarak mı algılanıyor?

Kibar olmamızı ne engeller?

Hepimiz nezaketin iyi bir şey olabileceğini biliyoruz ve çoğumuz elimizden geldiğince kibar olmaya çalışıyoruz ama bu her zaman kolay değil. Peki daha kibar olmamızı ne engeller? Birinin bir şeye ihtiyacı olduğunda fark etmemiş olmamız mı, zayıf görünmekten korkuyor olmamız mı, yoksa yabancılara ya ihtiyaçları yoksa diye yardım teklif etmekten utanmamız mı ya da yanılıyor olabileceğimiz mi ya da sadece konuşmak için çok utanıyor olmamız mı? Belki de Covid-19 nedeniyle sadece mesafemizi koruyoruzdur. Her türlü sebep kibar olmamızı engelliyor olabilir. Ya da sadece bencilizdir veya umurumuzda değildir.

Nasıl katılım sağlarsınız?

Nezaket testi, sizden nezaket hakkındaki görüşlerinizi almak ister. Kesin doğru ya da yanlış olan bir cevap yoktur. Testi yaparsanız, testin sonunda şu ana kadarki sonuçların bir kısmının ön izlemesini alırsınız. Teste katılmak için lütfen thekindnesstest.org’u ziyaret edin.

Yazar: Claudia Hammond

Çeviren: Seda Türkmen

Düzenleyen: Büşra Ekiz

Kaynak: BBC

Leave a comment