Neo-Asur ‘Tanrı kronolojisi’ Türkiye’deki gizli bir tünelde keşfedildi.

Neo-Asur ‘Tanrı kronolojisi’ Türkiye’deki gizli bir tünelde keşfedildi.

Tanrıların kronolojik sıralamasını gösteren antik Neo-Asur sanat eserleri, Türkiye’deki taş yatağının içerisinde oyulmuş bir halde demir çağından kalan bir tünel kompleksinde bulundu. Hiç tamamlanmamış olmasına rağmen harikulade olan bu sanat eserleri modern bir evin altında, hazine avcıları sayesinde gün yüzüne çıkarıldı.

2017 yılında, hazine avcıları Türkiye’nin güneydoğu bölgesinde bulunan Başbük köyündeki iki katlı bir eve zorla girerek zemin katta bir boşluk kazdılar. Binaenaleyh, 2018 yılında yapılan arkeolojik acil kurtarma kazısı yürüten yetkililer tarafından yakalandılar.

Şimdiye kadar kazılan yeraltı kompleksi neredeyse 30 metreye (98,4 fit) kadar uzanmakta olup Asurluların ve yerel tanrıların nadide antik oymaları yaklaşık olarak 3000 yıl öncesine kadar tarihlendirilmiştir. Kronolojide Mezopotamya fırtına tanrısı Hadad; ay tanrısı Sîn; güneş tanrısı Šamaš; ve yörenin bereket tanrıçası Atargatis görülmektedir. Bu sanat eserlerinin en büyüğü 1,1 metre (3.6 fit) uzunluğa kadar ulaşıyor!

Şanlıurfa, Harran Üniversitesi Arkeoloji Bölümü başkanı ve yardımcı yazar Mehmet Önal: “Sanki bir ritüeldeymiş gibi hissettim. Fırtına tanrısı Hadad’ın ciddi, görkemli yüzü ve etkileyici gözleriyle ilk defa karşılaştığımda, bedenimde hafif bir titreme oldu.” Bir lambanın titrek ışığının yardımıyla yeraltı oynamalarını ilk kez gördüğünde, elde ettiği deneyim bir filmden fırlamış gibiydi!

M. Önal tarafından fotoğraflanan üst üste bindirilmiş tefsiri figür çizimleri ile Başbük kutsal kronoloji panosu; Cevher Mimarlık tarafından lazer taramasına dayalı tefsiri çizimler, M.Önal.

Asur imparatorluğu ve yerel gelenekler ile kültürel birleşme

Günümüzde, bu alan (Başbük) Dünya’nın en güçlü imparatorluklarından birinin sınır bölgesiydi. Asur imparatorluğu MÖ 900 ve 600’lü yıllar arasında Mezopotamya bölgesindeki (Günümüz Irak, İran, Kuveyt, Suriye ve Türkiye’nin bazı bölgeleri) metal demir kullanımının yaygınlaşmasıyla altın çağını yaşadı. Savaş, ülkenin genişleme politikalarının başında gelirken yeni fethettikleri toprakları da çok etkili bir biçimde egemenlikleri altına almayı sağlayan verimli bir idari sistemdi.

Yazarların varsayımına göre bu sanat eseri; milattan önceki ilk milenyumda varlığını sürdüren Neo-Asur İmparatorluğu zamanında yumuşak güç (bir kişi ya da topluluk üzerinde söz sahibi olma, dediğini yaptırma yeteneği)’ün bir ifadesi ve uzantısıdır. Türkiye, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Tarih Bölümünde görev yapan çalışmanın yazarı Doç. Dr. Selim Ferruh Adalı, “Asur İmparatorluğu Güneydoğu Anadolu bölgesindeki politik gücünü geliştirdiğinde, Asur valileri kudretlerini Asur saray üslubundaki sanat tarzlarıyla belli ettiler.” ifadelerini kullandı.

İlginçtir ki, bir National Geographic raporuna göre araştırmacılar bu yazıtları bir fetih yolu olarak değil de bütünleştirme olarak yorumluyorlar. Bunun sebebi olarak yazıtların Asurca yerine yerel bir dil olan Aramice yazılması gösterilebilir. Ayrıca bu sanat eseri Asur tarzında tasvir edilmesine rağmen, Suriye ve Anadolu’dan gelen yerel tanrıların dini temalarına sahiptir. Uzak yerlerdeki Asur hükümdarları güç ile yönetmek yerine, bölgedeki şefler ile bütünleşmeye çalışıyorlardı.

Bu durum, kültürel yayılmaya ve uyumlu bir bütünleşmeyi işaret eder. Dr. Adalı, “Suriye-Anadolu dini temalarının kaynaşması, Neo-Asur elementlerinin daha önceki bulgulardan ummadığımız şekillerde olan bir adaptasyonu tasvir etmektedir.” dedi ve şöyle devam etti, “Tasvirler, yerel unsurların daha çok vurgulandığı Asur varlığının bölgedeki daha erken bir evresini yansıtmaktadırlar.”

Bu durum, efsanevi Amerikan antropolog ve etnolinguist Robert Redfield’ın Meksika’daki çalışmalardan yola çıkarak ortaya attığı “Küçük ve Büyük Gelenek” üzerindeki çalışmalarından çok da farklı değildir. Redfield, uygarlıkların, büyük ve küçük geleneklerin karmaşık bir bütünü oluşturduğunu öne sürmüştü.

Büyük Gelenek, toplumun elit sınıf tarafından kontrol edilip yönetildiği resmi, okuryazar geleneği iken, Küçük Gelenek köylülüğün ve yoksulların “okuma yazma bilmeyen” geleneklerine bir referanstır. Aralarında “büyük” ile “küçük” gelenekler arasında köprü kurmaya yardımcı olan arabulucu sınıflar da vardı ve karşılıklı olarak yeni bir sürecin oluşumuna katkı sağlıyorlardı. Devam eden bu süreç, açık bir şekilde Asurlu seçkinlerle yerel Suriye-Anadolu şefleri ve dini gelenekler arasındaki etkileşimi oluşturmuştur.

Bir terk etme serüveni: Bir imparatorluğun çöküşü

Açık bir şekilde bu etkileşim ya da paylaşılan kültürel gelenek, bir sistemin çöküşüne sebep olarak sona erdi. Adalı, “Pano, Neo-Asur sanatını bir taşra bağlamında uyarlamış ve Asur makamlarına hizmet etmiş yerel sanatçılar tarafından yapılmıştır.” ifadelerini kullandı ve “Pano, taşra makamları tarafından denetlenen ritüelleri yerine getirmek için kullanılıyordu.” diye ekledi.

Fırtına tanrısının tacının sağ tarafında bulunan Aramice metin. (S.F. Adalı)

Arkeologlar, III.Adad-nirari (MÖ 811-783)’nin emrinde çalışan Neo-Asurlu bir devlet memuru Mukin-abua adındaki bir kişiden bahseden bir metin keşfettiler. Bu kişi yerliler üzerinde güven kazanmak ve onlara uyum sağlayabilmek için Kompleksi kullanmış ve kendisine imkân dahilinde bölge üzerinde kontrol yetkisi verilmişti. Fakat tamamlanmamış bu tanrı imgeleri, yalnızca alanın terk edilmesine yol açan bir tür politik felaket ya da bir isyana işaret ediyor olabilir.

Yazarlar gelecekteki çalışmaların bu antik imparatorluğun politikalarına ve kültürüne ışık tutacağını umuyor. Adalı, “Bu bir kurtarma kazısı olsa da tüm alanı tam olarak elden geçirmedik.” “Gelecekteki kazı çalışmaları eninde sonunda Başbük’e uğrayacak ve bu gizemli yeraltı kompleksini daha detaylı keşfedecek.” dedi. Nitekim, bu alan 2018’den bu yana erozyondan hasar görüp tamamen yok olma tehdidi nedeniyle kapatılmış ve Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bakım ve yasal koruması altına alınmıştır.

Yazar: Sahir Pandey

Çeviren: Muhammed Hikmet İğdemir

Düzenleyen: İsmail Çiçek

Kaynak: Ancient Origins

Leave a comment