Neden herkes maske takmıyor?

Neden herkes maske takmıyor?

Maske takmanın COVID-19’un yayılmasını yavaşlattığını çeşitli kaynaklar aracılığıyla biliyoruz. Maske takmanın hastalığın bulaşmasını azalttığını gösteren birçok bilimsel kanıt var. Daha açık olmak gerekirse, yaklaşık 200 ülkede yapılan bir analiz sonucunda, COVID-19’un yayılma ve ölüm oranının maske takma poliçeleri başlatan ülkelerde önemli ölçüde daha az olduğunu kanıtlanmıştır. Ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ulusal sağlık örgütleri de bu tavsiyeye istemsizce de olsa katılmıştır. Hastalık Kontrol ve Engelleme Merkezleri (CDC) insanların halka açık yerlerde ve etraflarında ev halkından olmayan insanların olduğu yerlerde, özellikle de diğer sosyal mesafe kurallarına uyulmasının zor olduğu ortamlarda maske takılmasını önermektedir.

Öyleyse neden hiç kimse maske takmıyor? Bunun sadece bir değil yanı sıra birçok açıklaması var. Bunlardan biri de Amerika Birleşik Devletleri’nde sürekli maske takılmasına karışıklık yaratan şeylerden bilginin yanlışlığı kanıtlandıktan sonra bile varlığını sürdürmesine atıfta bulunan sabit nüfuz etkisidir.

Ne yazık ki yanlış bilgilendirme, Amerika Birleşik Devletleri’ne ilk ulaştığında Amerikanların maske takmamasını öncelikli olarak tavsiye eden CDC ve Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH) ile başlamıştır.  Bunun kötü bir tavsiye olduğunu biliyoruz, ama bunun da sebebi: “zamanında sağlık çalışanları için koruyucu ekipmana duyulan eksikliktir.” Başlangıçta verilen yanlış bilgiyi düzeltmek için çaba gösterilmiştir, ancak Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın doğrudan Dr. Anthony Fauci’yi (NIH’in direktörü) “Amerikanların maske takmasına karşı olduğu” şeklinde alıntılaması da sorunun çözülmesini zorlaştırmıştır. Bu bir gerçektir. Dr. Fauci bunu söyledi, ama sonunda bu duruşunu düzeltti ve doğru da olsa başkanın yanlış yönlendiren beyanları gibi ifadeler halkın maske takmanın önemini anlamasını zorlaştırmıştır.

Başka bir neden de Amerika’da baş gösteren belirli bir bireycilik türüdür (Toplulukçu yerine). Bireyci olarak belirlenmiş diğer Batı ülkeleri bu maske takma sorununu çözdüler. Peki neden Amerikanlar bunu başaramıyor? Brookings Enstitüsü’ne göre “Amerikanların maske takmamak için öne sürdükleri birinci sebep bir Amerikan olarak maske takmama hakları olduğu. Bu halk sağlığı odaklı sosyal yardım programları için bir sorun, çünkü bir bireyin temel özerklik algısıyla iyileştirilmiş veya geliştirilmiş haberleşme ile mücadele etmesi zordur. Aynı araştırma Amerikanların %60’ının “hem kendimi hem de başkalarını hastalanmaktan korumak için” maske taktıklarını göstermiştir. Ne yazık ki, bu yüzde (beş kişiden sadece üçü) ülkenin olağan aktivitelerini sürdürmesine izin verecek ve COVID-19’un yayılmasını yavaşlatacak olan gerekli kritik kitle değildir.

Amerikan bireyciliği burada rol alan başka bir psikoloji konseptiyle çok kolay biçimde bağlanıyor, bizi duymak istediğimize uyan yeni bilgilere inanmaya ve duymak istediklerimize uymayan yeni bilgileri görmezden gelmeye yönlendiren arzu edilebilirlik önyargısıdır. Yani, bazı kişiler sadece bunu yapmak istemedikleri için maske takmıyorlar (bir Amerikan olarak kendi hakları olduğu için, %40 ya da maske rahatsız edici olduğu için, %24), ve önceden yapmak istediklerine uyan bilgileri arıyorlar. Tabii ki, COVID-19 semptomlarına katlanmak, çoğu kişi için, maske takmaktan çok daha rahatsız edici. Ve çoğu insan tarafından kabul edilen, ölümün bir Amerikan hakkı olduğu halde istenmeyen bir durum olduğuna dair bir genel inanç vardır.

2 Ekim 2020’de Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın ve First Lady’nin COVID-19’a yakalandıkları rapor edilmiştir. The New York Times’ın bildirdiği gibi, “Aylar boyunca Bay Trump birkaç sefer dışında maske takmayı alenen reddetmiş ve defalarca etkililiklerini sorgulamıştır.”

Güvende kalın ve lütfen maskenizi takın. Kendinizi veya bir başkasının hayatını ancak bu şekilde koruyabilirsiniz.

Yazar: Susan A. Nolan, Ph.D. ve Michael Kimball

Kaynak: PsychologyToday

Çeviren: Sude Naz Titiz

Düzenleyen: Nidanur Gürbüz

Leave a comment