Mona Lisa

Mona Lisa

metin, kişi içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

“LeonardoDaVinci.net” izniyle

La Gioconda olarak da bilinen Mona Lisa, Francesco del Giocondo’nun eşidir. Bu tablo odun parçasının üzerine yağlı boya ile resmedilmiştir. Orijinal tablo 77 x 53 cm boyutlarındadır. Fransa hükümeti mülkiyetindedir ve Fransa, Paris’teki Louvre Müzesi’nin duvarında sergilenmektedir.

Gününün Floransa modasına uygun giyinen ve hayal gibi bir dağ manzarasının önüne oturtulmuş bu kadın figürü, Da Vinci’nin yumuşak ve yoğun gölgeli modelleme tekniği olan sfumato tekniğinin olağanüstü bir örneğidir. Mona Lisa’nın hem cezbedici hem de mesafeli görünen muammalı yüz ifadesi portreye uluslararası bir ün kazandırdı.

Mona Lisa’nın ünlü gülüşü, modeli ardıç çalıların Ginevra Benci’yi ve kakımın Cecilia Gallerani’yi, sırasıyla Washington ve Krakov’da ettiği gibi temsil etmektedir. İtalyanca’da “gioconda” kelimesinin önerdiği mutluluk fikrinin görsel temsilidir. Da Vinci bu mutluluk kavramını portrenin ana motifi haline getirdi: Bu tabloyu bu kadar kusursuz yapan da bu kavramdır. Manzaranın doğası da rol oynamaktadır. Modelin göğsü ile aynı seviyede olan orta mesafe sıcak renklerdedir. Bu kısımda erkekler yaşar, dolambaçlı bir yol ve köprü vardır. Bu alan, modelin alanı ve Da Vinci’nin modelin gözlerinin hizasında zekice resmettiği ufka kadar uzanan vahşi ve ıssız bir kaya ve su manzaranın uzak mesafe arasındaki geçişini temsil eder.

Resim, modeli hayalî bir manzara önünde betimleyen ilk portreler arasındaydı ve Da Vinci hava perspektifini kullanan ilk ressamlardan biriydi. Gizemli kadın, her iki tarafında koyu renkli sütun kaideleri olan açık bir sundurma gibi görünen bir yerde oturmuş olarak tasvir edildi. Arkasında uçsuz bucaksız bir manzara buzlu dağlara doğru çekilmektedir. Dolambaçlı yollar ve uzak bir köprü, insan varlığının yalnızca en küçük belirtilerini vermektedir. Kadının saçlarının ve kıyafetlerinin sfumato ile yaratılan duyusal kıvrımları, arkasındaki dalgalı hayalî vadilerde ve nehirlerde yankılanmaktadır. Bulanık ana hatlar, zarif figür, aydınlık ve karanlığın dramatik karşıtlıkları ve genel sakinlik hissi Da Vinci’nin stilinin karakteristiğidir. Da Vinci’nin model ve manzara arasında elde ettiği etkileyici sentez nedeniyle Mona Lisa’nın geleneksel bir portre olarak kabul edilip edilmemesi gerektiği tartışılabilir çünkü gerçek bir kadından ziyade bir ideali temsil etmektedir. Özellikle modelin hafif gülümsemesinde belirgin olan, resimde elde edilen genel uyum duygusu, insanla doğayı birbirine bağlayan bir bağlantı fikrini yansıtmaktadır.

Bütün insani aktiviteleri bir araya getiren Rönesans’ta sanat, bilim demekti, hayatın gerçekleri demekti. Leonardo Da Vinci önemli bir şahsiyetti çünkü İtalyan sanatının evrensel değerleri fethetme çabasını somutlaştırdı: O, sanatçının dalgalanan duyarlılığını ve bilim insanının derin bilgeliğini kendi içinde birleştiren kişi; o, şair ve usta.

O’nun Mona Lisa’sında doğanın bir tür mucizevi yaratımı olan birey aynı zamanda türü de temsil eder: Portre, toplumsal sınırlarının ötesine geçer ve evrensel bir anlam kazanır. Leonardo bu resim üzerinde yalnızca bir ressam ve şair olarak değil, bir bilgin ve düşünür olarak çalışsa da araştırmasının bilimsel ve felsefi yönleri takipçilere ilham vermedi. Ancak resmî yön- yeni sunum, daha asil tutum ve modelin artan saygınlığı- sonraki yirmi yılın Floransa portreleri üzerinde, klasik portre üzerinde belirleyici bir etkiye sahipti. Da Vinci, Mona Lisa’sıyla öncekilerden daha anıtsal ve daha canlı, daha somut ve yine de daha şiirsel olan yeni bir formül yarattı. Ondan önce portreler gizemden yoksundu. Sanatçılar sadece dış görünüşleri ruhsuz bir şekilde temsil ediyorlardı veya ruhu gösteriyorlarsa bile onu jestlerle, sembolik nesnelerle veya yazıtlarla ifade etmeye çalıştılar. Mona Lisa tek başına yaşayan bir muammadır: Ruh oradadır ama ona erişilemez.

Başyapıt hakkında bilmeniz gereken 10 gerçek:

1. Mona Lisa, Kral I. François, XIV. Louis ve Napolyon ile yaşadı.

Da Vinci, başyapıtı üzerinde kendi memleketi İtalya’da yaşarken başlamış olsa da Kral I. François’nın isteği üzerine Fransa’ya taşınana kadar bitirmedi. Fransız kralı, tabloyu bir asır boyunca kaldığı Fontainebleau sarayında sergiledi. XIV. Louis onu büyük Versay Sarayı’na kaldırdı. 19. yüzyılın başında Napolyon Bonapart, tabloyu yatak odasında tuttu.

2. Bazı tarihçiler Mona Lisa’nın Da Vinci’nin otoportresi olduğuna inanır.

Leonardo Da Vinci 1519’da vefat etmiştir ve Fransız Kalesi’nde gömülüdür. İtalya Ulusal Kültürel Miras Komitesi bir soruşturma yürütüyor ve kafatasını kazmayı planlıyor. CSI tarzı teknolojiyi kullanarak Leonardo’nun yüzünü yeniden inşa etmek istiyorlar. Gizemli Mona Lisa’ya benzeyecek mi?

metin, adam, giyme, bakan içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Leonardo’nun otoportresiyle birleştirilen Mona Lisa

3. Paris’teki Louvre Müzesi’nde kendine ait odası bulunmaktadır.

Louvre, 2003 yılında dört yıllık, 6,3 milyon dolarlık bir yenilemeyi başlattıktan sonra tablonun artık kendi odası bulunmaktadır. Cam tavan doğal ışığın içeri girmesine izin verir, kırılmaz cam vitrin 6 °C’lik kontrollü sıcaklığı korur. Küçük bir spot ışığı da Da Vinci’nin orijinal boyalarının gerçek renklerini ortaya çıkarır.

4. Tablodur ancak tuval değildir.

Da Vinci’nin ünlü başyapıtı kavak kalasına resmedilmiştir. Da Vinci’nin ıslak sıva üzerine daha büyük işler yapmaya alışık olduğu düşünülürse ahşap bir kalas o kadar da tuhaf görünmemektedir. Tuval, 14. yüzyıldan beri sanatçılar için mevcuttu ancak birçok Rönesans ustası, küçük sanat eserlerinin temeli olarak ahşabı tercih etti.

5. Jackie Kennedy onu davet etti.

Yüzyıllar boyunca, Fransız yetkililer tabloyu çok nadiren gözlerinin önünden ayırdılar. Ancak first lady Jackie Kennedy tablonun ABD’yi ziyaret edip edemeyeceğini sorduğunda Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle kabul etti. “Mona Lisa”, Washington’daki Ulusal Sanat Galerisi’nde ve ardından New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nde sergilendi.

6. Bir hırsız kendisini ünlü yaptı.

Sanat dünyasında, tablo her zaman kabul edilen bir başyapıt olmasına rağmen 1911 yazında çalınana kadar halkın dikkatini çekmedi. Gazeteler suçun hikayesini dünya çapında yaydı. Tablo iki yıl sonra nihayet Louvre’a döndüğünde, neredeyse tüm dünya tezahürat yapıyordu.

7. Picasso hırsızlığın şüphelisiydi.

Soruşturma sırasında jandarma, hırsızlık hakkında Pablo Picasso gibi tanınan sanat muhaliflerini sorgulayacak kadar ilerledi. Tablonun yakılması gerektiğini söyleyen şair Guillaume Apollinaire’i kısa bir süreliğine tutukladılar. Şüphelerinin asılsız olduğu ortaya çıktı.

8. Hayran mektubu almaktadır.

Tablo 1815 yılında Louvre Müzesi’ne ilk vardığında, hayranlarından birçok aşk mektubu ve çiçek aldı. Kendine ait posta kutusu bile bulunmaktadır.

9. Herkes hayranı değildir.

Çeşitli vandallar Da Vinci’nin ünlü şaheserine zarar vermeye çalıştı ve 1956 özellikle kötü bir yıldı. İki ayrı saldırıda, bir kişi tabloya asit attı ve başka bir kişi tabloya taş attı. Hasar hafif ama yine de fark edilebilir. Kurşun geçirmez camın eklenmesi ile 1974’te sprey boya ve 2009’da kahve fincanı saldırılarını geri püskürttü.

10. Mona Lisa satın alınamaz veya satılamaz.

Tablo, Fransız miras yasasına göre satın alınamaz veya satılamaz, paha biçilemezdir. Louvre koleksiyonun bir parçası olan Mona Lisa halka aittir ve halk tarafından kabul edildiği üzere halkın kalbi de ona aittir.

Çeviren: Sedra Selin Kartal

Düzenleyen: Sude Özkan

Kaynak: LeonardoDaVinci.net

Leave a comment