Mir, 15 yıldan uzun süredir Dünya’nın alçak yörüngesinde yer alan bir uzay istasyonuydu. Dizayn, Sovyetler Birliği tarafından tasarlandı ve istasyon Sovyetler Birliği 1990’ların başlarında parçalandıktan sonra Rusya kontrolü altında çalışmayı sürdürdü.

Uzay istasyonu bugünün Uluslararası Uzay İstasyonu’nun önemli bir öncüsü olarak hizmet verdi. Mir’deki mürettebat 400 günden uzun süre kalarak ilk kez uzayda uzun süre kalmanın etkileriyle baş etti. Sağlık faktörleri ve psikolojik durumlar kaydedildi ve belgelendi.

Sonraki yıllarda, NASA Mir’i uluslararası işbirliği için bir test ortamı olarak kullandı. Teşkilat UUİ ile ilerleme kaydetmeye hevesliydi fakat devam etmeden önce Rusya ile çalışma deneyiminin gerekli olduğunu hissettiler. Böylece, NASA Mir gemisinde astronotlarını göndermek için bir anlaşma imzaladı.

Programın sonuçları karışıktı; bazı Amerikalı astronotlar durumlarını denizaşırı ülkelerde eğitim alırken yalnız ve desteksiz hissetmekle karşılaştırıyordu. Daha kötüsü, NASA astronotlarının vardığı sırada , Mir harekat hayatının sonuna yaklaşıyor ve sık sık güç sıkıntıları ve neredeyse ölümcül yangınlar deneyimliyordu.

Astronotların geneli ise program sırasında bir çok mikro yerçekimi araştırmasını tamamlamayı başardılar. Aynı zamanda, Mir gemisindeki deneyim NASA’ya ve Rusya Federal Uzay Teşkilatı’na (Roscosmos) UUİ için birlikte nasıl en iyi şekilde çalışabilecekleri hakkında bir ders verdi.

Uzayda Uzun Dönem Kalma Süresini Artırma

Enyclopedia Astronautica göre Mir, Sovyetler Birliği’nin Salyut uzay istasyonları serilerinin varis projesi olarak amaçlandı. Amerika Birleşik Devletleri  1960’larda ay programına odaklanmışken ve 1970’lerde mekik geliştirirken, Rusya uzay mücadelesinde başka bir yöne gitti.

Ülke uzun vadeli uzay yolculuğunda uzmanlaşmak için çalıştı ve daha büyük bir uzay istasyonunun bölgede daha fazla araştırmaya olanak sağlayacağı hissine kapıldı.Mir’e ilk olarak Şubat 1976’da izin verildi ve sonra 1978’de mürettebatlı Soyuz gemileri ve Progress kargo uzay gemileri için birkaç limanı olan bir istasyona evrildi.

NPO Energia, 1979’da istasyonda ciddiyetle çalışmaya başladı, bildirildiğine göre KB Salyut’a sorumluluklarının taşeronluğunu yaptırdı çünkü Energia, Salyut, Soyuz ve Progress programları ile de meşguldü. Rusya bir Buran uzay mekiği geliştirdiği sırada çalışma bir şekilde duraksadı fakat ansiklopediye göre Sovyetler Birliği 1984’te, 1986 ilkbaharındaki 27. Komünist Parti Kongresi ile çakışması için iki yıl içinde istasyonu yörüngeye oturtmayı öncelik haline getirdi.

Bazı planlama düzenlemeleri yapıldı ama Mir’in ilk modülü 20 Şubat 1986’da başarılı şekilde fırlatıldı. Sonraki adım, onu kozmonotların yerleşmesi için canlı hale getirmekti.

Ansiklopedi,Mir’in yapımı hakkındaki bir makalede “Karar, Soyuz T-15’i benzersiz bir çift istasyon görevi ile fırlatma yönünde verildi” şeklinde belirtildi.

“Soyuz önce uzayda ölü duran Salyut 7’ye demirleyecek ve istasyonu tamamıyla onaracaktı. Daha sonra onlar Soyuz’larında Mir’e uçacak ve onu ilk operasyona açacaklardı. Bu harika görev Sovyet uzay programında yeni bir olgunluk ortaya koydu.”

İnşa ve Parçalanış

Mir, modüler bir uzay istasyonuydu, yani daha büyük bir bütün oluşturmak için bir araya getirilmek üzere gönderilen farklı parçaları vardı. Yapılan ilk modül Mir temel bloğudur (veya çekirdek modül).

Sonraki on yıl boyunca, Sovyetler birçok başka modül yaptı. Fakat yapının ortasında siyasi değişimler yaşanıyordu. Sovyet kozmonotu Sergei Krikalev 1992 ve 1992 arasında uzaydayken Sovyetler Birliği parçalandı. Bu nedenle bazen “son Sovyet vatandaşı” diye adlandırılır.

İnşa tamamlandıktan sonra, Mir bir dizi tesise sahipti. 43 fit(13.1 metre) uzunluğunda, istasyonun “çekirdek” modülü, kozmonot ve astronotların işlerini yaptıkları ana alandı. Ayrıca ana bilgisayarı ve iletişim aygıtları gibi önemli uzay istasyonu parçalarını da barındırıyordu.

Güneş dizileri ve liman bağlantı noktalarına ek olarak, istasyon yörünge bilimi için birçok tesise sahipti. Bunlara, astronomi ve diğer bilimsel araştırmaları yapan iki Kvant modülü, mikro yercekimi üretimi için bir tesisi olan Kristall ve Dünya işlerine odaklanmış Spectr dahildir fakat bunlarla sınırlı değildir.

Mir, en çok uzaydaki ilk yıllarında uzun süreli görevlere ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür. Bu nedenle Sovyetler ve Ruslar kaydedilen en uzun 10 uzay uçuşu listesinde başlarda yer alır. Listenin ilk sıradaki ismi Mir’de neredeyse 438 gün geçiren ve 22 Mart 1995’te iniş yapan Valeri Polyakov’dur.

Mir-Mekik Programı

1993’te NASA ve Rusya, Mir’e uzay mekiklerini getirmek için bur anlaşma yaptılar. Bu, bahsedilen programlara birkaç yönden yarar sağlayacaktı. O zamanlar sadece mekik uçuşu yapabilen NASA astronotlarına değerli bir uzun-dönem uzay uçuşu tecrübesi kazandıracaktı. Bu aynı zamanda, yeni kurulmuş ülke pahalı uzay yolculuğu programını devam ettirme mücadelesi verirken Rusya’ya çok ihtiyaç duyduğu parayı sağlayacaktı.

Program 1994 ve 1998 yılları arasında devam etti ve birkaç NASA astronotu yörüngedeki tesiste aylar geçirdiler. Rusya’da aynı anda hem dili hem de yeni uzay programını öğrenmeye çalışarak eğitim gördüler. Astronotlardan bazıları yeni ortama uyum sağlarken bazıları zorluk çekti.(Daha fazla detay, programın tarihçesini konu alan “Dragonfly”  isimli kitapta verilmiştir).

Bu arada özellikle 1996-97 yıllarında Mir’de mekanik sorunlar baş gösterdi. Özellikle astronot Jerry Linenger’in görevi Mir’de çıkan bir yangınla ve neredeyse istasyona çarpan bir ikmal gemisinden gemi sisteminde yaşanan bir dizi çöküşe varan sorunlarla gölgelendi.

Mir’deki bir sonraki mekik astronotu Michael Foale, ikmal gemisi ile bir çarpışmayı tecrübe eden bir ekibin içindeydi. Programla ilgili eleştiriler, bazılarının astronotları gemide tutmanın güvensiz olduğunu savunmasıyla, Linenger ve Foale’nin uzayda kaldığı sürede doruk noktasına ulaştı. Kongre, bir araştırma başlattı. Bununla birlikte, NASA durumun yeterince güvenli olduğuna karar verdi ve program 1998 yılına dek devam etti.

Uluslararası Uzay İstasyonu, Rusya ve ABD’nin birlikte çalışması için yeni bir platform sundu. Bununla beraber, Rusya’nın ekonomisinde mali bir yük olduğu görüldü. Mir’in çalışmaya devam ettirilmesi için özel şemalar tasarlandı fakat başarısız oldular. Bu nedenle Rusya, UUI için elinde para tutabilmek amacıyla Mir’i yörüngeden çıkarma kararı aldı.

Mir, 23 Mart 2001’de Dünya atmosferinde parçalandı ve bazı büyük parçalar Güney Pasifik Okyanusuna -yasam alanlarından uzağa- düştü. İstasyon fırtınalarla dolu bir geçmişe sahipti ancak Mir gemisinden alınan dersler bugün hala NASA, Rusya ve uzay yolculuğu ortakları tarafından kullanılıyor.

 

Yazar: Elizabeth Howell

Çevirmen: Meryem Taşoğlu

Kaynak: Space.com