Mark Twain’in Huckleberry Finn’in Maceraları’nda aile ve ilişkilerin tasviri

Mark Twain’in Huckleberry Finn’in Maceraları’nda aile ve ilişkilerin tasviri

Gerçek ya da simgesel, aile ve aile fertleri arasındaki ilişkiler; Mark Twain’in klasiği Huckleberry Finn’in Maceraları’nda yaygın bir temadır. Çünkü Twain’in hayatını çevreleyen olaylar, bireyler ile Huck Finn’de yer alan karakterler ve olaylar arasında benzerlik var. Romanın kompozisyonunu saran tarihsel ve biyografik bağlam 1800’lü yıllar sonunda Twain’in ailenin azalan ahlaki ve sosyal koşullarından hem kişisel hem sosyal olarak etkilendiğini ortaya çıkarıyor. Dönemin olayları; genç bir çocuğun fark edilen masumiyeti ve maceraları aracılığıyla endişelerini, tedbirlerini ve inançlarını dolaylı olarak dile getirmesine neden olmuştur.

Huckleberry Finn’in Maceraları’nın 1954 yılı baskısının kapağında Richard M. Powers tarafından resimlendirilen Huck Finn.

Twain’in eserlerinde “aile”, sadece geleneksel aile birimlerine değil, ayrıca gerçek bir ailenin işleyişini taklit ederek birbiriyle etkileşim hâlinde ve birbirine yakın yaşayan bir birey gruplarına da atıfta bulunuyor. Romandaki birçok insan çevresi arasında, “aile” olarak işlev gören başlıca gruplar Huck ve Jim; Huck, Jim, Dük ve Kral; Huck ve Pap; Huck, Dul Douglas, ve Bayan Watson; Grangerford’lar; ve Phelps’lerdir. Bunlardan bazıları, örneğin Phelps’ler, geleneksel aile birimleridir ve oldukça açık bir biçimde aile olarak işlevi görürler. Fakat diğer gruplar, örneğin Huck, Jim, Dük ve Kral aslında kan bağına sahip değillerdir ama yine de aile benzeri roller ve eylemler sergilerler. Kitap boyunca, Huck Finn bu aile birimleriyle etkileşimde bulunur ve özellikle Jim, Dük ve Kral, Phelps’lerle bir aile üyesi rolünü üstlenir ya da Grangerfords’larla olduğu gibi aileyi bir yabancının bakış açısından gözlemler.

Mark Twain’in aile anlayışı

Huckleberry Finn’in Maceralar’ında Twain’in karakterlerinin gelişimini tam anlamıyla anlamak için, yazarın kişisel aile yaşamı, aile hakkındaki inançları, arkadaşları ve tanıdıkları dikkate alınmalıdır. Twain’in ailevi tecrübeleri genellikle pozitifti. Tutkularını destekleyen ve onda ahlak, nezaket ve adalet duygusu uyandıran ebeveynleri, özellikle annesi Jane Clemens ile kararlı, sevgi dolu bir çevrede büyüdü. Mark Twain’in resmi biyografi yazarı Albert Bigelow Paine, annesi hakkında “merhamet dolu yüreğiyle’(14) ‘açık sözlü, keskin zekalı, hayırsever bir kadın.” fakat gerektiğinde elinin sıkı olduğunu yazıyor. Twain’in babası, John Clemens her ne kadar “çocuklarına nadiren zaman ayıran” ve “nadiren gülen” (Paine 8) bir adam olsa da çalışkandı ve ailesine bakmaya ve geçinmeye büyük önem verirdi. Twain hayatında, daha sonra Olivia Langdon ile evlendikten ve üç kız çocukları olduktan sonra çoğunlukla sevgi dolu, mutlu bir evlilik ve aile hayatı yaşadı. Paine, Olivia Clemens hakkında şunları yazıyor: “Hiçbir çocuk onunkinden daha dikkatli bir eğitime sahip değildi, hiçbir koca daha özverili bir katılım ve arkadaşlığa sahip değildi, hiçbir ev daha önce daha tatlı ve daha nazik bir zarafetle ya da daha ayrıntılı bir mükemmeliyet ile yönetilmedi.”(163). Twain’in evliliğiyle alakalı, Twain’in yakın bir arkadaşı olan William Dean Howells, “Evlilik, sadece tarafların gerçekten bildiği bir şeydir; ancak dışarıdan bu evliliğin en mükemmel evliliklerden biri olduğunu söylemeliyim.”

Huck ve Jim’in ilişkisi, Twain’in aile ilişkisinin en üst düzey gösterimidir. “Aileleri” geleneksel anne, baba, ve çocuklardan yoksun olsa da “romandaki gerçek ailelerin ve toplumun eksikliklerini vurgulayan bir topluluk ülküsünü somutlaştırır.”

Twain hayatı boyunca romanı için fikir üreten ve Huck Finn’deki pek çok karakteri şekillendirmesine yardım eden birçok kişiyle etkişim halinde oldu. Walter Blair’e göre, Twain bir keresinde şöyle demişti: “Ben, karakter yaratan bir yazarın… yaşadığına inanmıyorum. Her zaman tanıdığı biriyle ilgili anısından çıkarılmıştı… [veya] iki veya daha fazla gerçek karakterin karışımından.” (270).

Twain’in hayatındaki karakterler ve Huck Finn’deki karakterler arasındaki benzerlikler

Twain, Huck’ı, “bütün otoriteler karşısında isyankarlık için bir model” (Korkular 9) olan çocukluk arkadaşı Tom Blankenship üzerine kurdu. Paine, Tom hakkında şunları söylüyor: “[O], [Huck Finn]’de resmedildiği gibi, yoksul bir ailenin oğluydu: bir paçavra harabesi, bir nehir faresi – mutlak özgürlüğün paha biçilemez lütfuna sahip bir tür yürek. İstediği gelip gidebilirdi; asla izin istemek zorunda değildi; hiç okula gitmedi; her yerde uyuyabilirdi”(23). Bu betimleme, Huck’ın şahsında, özellikle de Pap’ın ormandaki kulübesinden kaçışının ardından açıkça görülür. Huck’ın karakterine ve ailesine daha da benzeyen bir başka nokta, Tom Blankenship’in babasının Pap’a benzer şekilde “ihtiyar ayyaş Ben Blankenship” (Paine 23) olarak da bilinmesidir ve Fears, “Blankenship’lerin rezil, sarhoş ve değersiz kişiler olduğunu” belirtmektedir (9).

Ek olarak, Huck’ın zenci arkadaşı Jim’in karakteri, Twain’in çocukluğunda tanıdığı ve Twain’in siyah ırka olan güçlü takdirini borçlu olduğu, Twain’in amcası John Quarles’ın eski bir kölesi olan Dan’ı Amca’ya borçludur. Emmeline Grangerford’un karakteriyle ilgili olarak Blair, “Twain’in [uzun zamandır] ölüm hakkındaki hüzünlü şiirlerin komik olasılıklarından büyülenmiş ve mutlu olduğunu” ve birçok Amerikalı mizahçı Twain’in yazdığı ölüm ilanı şiirlerini okuduktan sonra “bu derin konuyu işlemeye yazgılıydı” (210) diye yazıyor. Blair, Emmeline karakterinin yaratılışını etkileyen bireyin Julia A. Moore isimli bir vefeyat şairi ve şarkıcısı olduğunu ileriye sürüyor. Emmeline Grangerfor’a benzer olarak Moore, “anılarından, kitap ve gazetelerdeki okumalarından … [ve] komşularının ölümlerinden esinlenerek ‘duygusal’ şarkılar ve şiirler besteledi (Blair 210)”.

Emmeline’nin babası, Albay Grangerford, Bret Harte’nin kitaplarından birinden bir karakter Albay Culpepper Starbottle ve Twain’in kendi babası Albay gibi, “sıklıkla pirinç düğmeli mavi bir frak giyen; sinek kaydı tıraşlı uzun ince yüze ve ailesini itaatkar hale getirebilecek bir görünüme ve özenli tavırlara sahip olan” (Blair 215) John Clemens de dahil olmak üzere birden fazla kişiden meydana geldi. Blair ayrıca, Twain’in Huck Finn’de Grangerford’lar ve Shepherdson’lar arasındaki kan davasının yazılmasına yol açan bazı kişisel deneyimlerini anımsadığını da kaydeder. Mississippi Nehri’ndeki ilk maceralarında, Twain Huck Finn’deki kan davalı aileler gibi her biri Mississippi Nehri’nin iki tarafında yaşayan Darnell ve Watson aileleri arasında bir kan davasıyla karşılaştı. Kan davası sırasında, bir adamın kavgalı oldukları aileden on iki yaşındaki çocuğu vurduğu, ailedeki erkeklerin kiliseye pompalı tüfeklerle katıldığı ve her iki aile de arabayla kiliseden eve dönerken birisinin diğerini pusuya düşürdüğü Shepherdson/Grangerford olayına benzer hadiseler meydana gelmiştir. Huck ve Jim’e nehir yolculuklarında katılan iki dolandırıcı, Dük ve Kral söz konusu olduğunda; bunlar Twain’in tanıdığı iki adamla: sırasıyla, Twain’in uzaktan kuzeni Jesse Learhers, Twain’in 1867’de Kutsal Topraklar’a olan keşif gezisinde denize açıldığı geminin kaptanı Charles C.Duncan benzerlik taşır.

Dönemin aile değerleri

O dönemdeki aile değerlerindeki kademeli değişmelerle birlikte Yaldızlı Çağ’ın tipik aile yapısını incelemek Mark Twain’in aileye bakışının daha derinlemesine anlaşılmasını sağlar. Rodney Carlisle, “tarihte bu zamana kadar ailenin ekonomik olarak daha üretken bir birim veya toplumda düzen ve kontrolü sağlamanın bir aracı olarak rolünü kaybettiğine”(19) ve sonuç olarak kamu ve özel kurumların bu görevleri üstlendiğine dikkat çekiyor. William Bridges, “birbirine sıkı sıkıya bağlı, istikrarlı, ataerkil, kendi kendini idame ettiren aile grubu simgesine sahip” 19’uncu yüzyıl Amerikan ailesinin (4) büyük bir yanlış anlaşılma olduğunu iddia eder ve hatta dönemin pek çok yazarı, çocukları ‘ısrarcılıkla, kibirle, itaatsizlikle, ve yaş için genel bir saygı’ isteğiyle ‘kendi bildiklerini okuyor’ olarak nitelendiriyordu. 1817 kadar erken bir tarihte bile çocukların “kaderlerinin mutlak efendisi’ olduğu ve “ebeveynlerin otoritesinin hiçbir şekilde kısıtlama olmadığı” yazılmıştır (Bridges 5). Steven Mintz’e göre, “ailenin kendi kendine hizmet eden, ihtiyaçları dağıtarak, gönüllü itaat, hizmet ve rasyonel tarafsızlık değerlerini aşılayarak siyasi düzene hizmet etmesi beklense de” (394) “şiddet, hırsızlık, fuhuş ve sarhoşlukta endişe verici bir artışı açıklıyor gibi görünen” (395) bu alanda büyük bir başarısızlık vardı. Sherri Maxine Broder, geleneksel ya da beklenilen roller ve sorumluluklar belirsiz hale geldikçe, aile bireylerinin ilişkilerinin kademeli olarak dağıldığını vurguluyor. İşçi ailelerinin erkekleri ailelerini terk edip serseri veya dilenci olarak dolaşmanın sıklıkla daha kolay ve kazançlı olduğunu keşfedince, “kadınların ve çocukların ya evin geçimini sağlama rolünü üstlenmeye ya da evde bulmaları gereken ekonomik destek için hayır kurumlarına başvurmaya [zorlanması]” (Broder 17) babasız aile sayısının artışına katkıda bulundu.

Mark Twain etrafındaki kültürden fazlasıyla etkilendi ve Yaldızlı Çağ toplumu ve aile yapısının yukarıda bahsedilen yönleri, Huck Finn’de tasvir edilen çeşitli ailelerde gözlemlenebilir. O dönemde çocukların artan asiliği ve bağımsızlığı, maceralarını anlatırken Huck’ta açıkça türetilir ve en başından itibaren onun iradeli, kendine güvenen doğası canlı bir şekilde ortaya çıkar. Huck; ayrıntılara ve resmiyete fazla önem veren yaşlı kadın Dul Douglas ve zor beğenen, dindar kardeş, “tahammül edilebilir ince yaşlı hizmetçi” Bayan Watson (Twain 4) ile birlikte yaşarken, kararlılığını ve bağımsızlığını; kadınların düzenlenmiş, uygun yollarıyla çarpıcı bir zıtlık içinde sergiliyor. Onlar sürekli Huck’ın edebe aykırı alışkanlıkları ve medeniyetsiz özellikleriyle çatışma halindedirler ve Huck söz konusu olduğunda başlıca amaçları onun vahşi yönlerini “sivilize” (Twain 3) etmek, ruhunu arıtmak ve cahil zihnini eğitmektir. Muhafızların medeniyet markasına hararetle karşı çıkan Huck, hayatı “zor bir yaşam” ve kadınları “iç karartıcı, düzenli ve edepli” (Twain 3) olarak görüyor ve kısıtlama ve düzenlemeden özgür olmayı arzuluyor. Huck’ın hayatı yaşayış biçimine en büyük katkıyı sağlayan kişi Pap olarak andığı babasıdır. Pap’ın serseri, alkolik hayat tarzı Yaldızlı Çağ’daki genel durumun bir örneğidir – serseriye benzeyen bir baba ve yoksul bir aile. Pap’ın hor davranışı nedeniyle Huck, Pap’ın her zaman Huck’a yönelik istismarının yenilendiğini işaret eden gezilerinden geri dönmesinden korku ve endişe duyar. Huck, maceraları boyunca pek çok aile grubuyla karşılaşsa da sürekli olarak özgürlüğün özlemini çeker ve nihayetinde zorunluluklardan ve bir ailenin sorumluluklarından ayrılmış, serseri hayatını üstlenmiş babasının ayak izlerini takip eder.

Mark Twain’in ‘ideal’ ailesi

O dönemde aile durumunu ve Twain’in kendi aile deneyimlerini keşfederek, Twain’in ideal aile yapısını ve dahası Huckleberry Finn’de bu ideali sergilediği tutumu tanımlayan belirli varsayımlar oluşturabiliriz. Aile ile alakalı inançları ve idealleri, kişisel aile hayatı ve çevresindeki toplumdaki zıt aile yapıları tarafından büyük ölçüde etkilenmiştir. Kendi hayatındaki istikrarlı, olumlu aile ilişkileri nedeniyle; Twain, örnek bir ailenin neye benzeyeceği konusunda yüksek ölçütler ve ilkeler edinmiş gibi görünüyor ve Huck Finn’de bu standartları ustaca teşvik ediyor. Örnek ailesi; sorumlu, sevecen ebeveynler ve sevecen ilişkilerle güçlü, istikrarlı bir yapı sergileyecek ve sadakat, sorumluluk, dürüstlük, cesaret ve fedakarlık gibi değerlere sahip çıkacaktır. Anlatım boyunca, Twain sadece ideal ailenin gerekli özelliklerini değil, ayrıca zamanın ana akım ailesinin onaylanmadığını işaret eden çeşitli aile durumlarını okuyucuya tanıtmaktadır. Robert Shulman “İdeal olarak, aileler bir aidiyet ve bütünlük duygusu sağlar ve bireyi ailenin ve toplumun bir parçası olarak benzersiz potansiyellerini geliştirmeye teşvik eder,” (35) ancak James Grove’un da belirttiği gibi, Twain’in kitapları “bozuk aile ilişkileriyle başa çıkmaya çalışan insanlarla dolu”, bu da ‘[Twain’in] aileye karşı sürekli kararsızlığını tanımlıyor.” (377).

Aslında; Huck neredeyse bir aile grubuyla karşılaştığı her yerde, çok sayıda kopuk ya da gergin ilişki keşfeder ve kendi bağımsız, kaygısız hayatını katı ev yapısı içinde kalamayacak kadar çok sever. Huck’ı bulduğumuz ilk durum, Huck, Dul Douglas ve kız kardeşi Bayan Watson’dan oluşan “parçalanmış bir ailedir” (Shulman 34), bu durumda dul kadın ve kız kardeşi Huck’ı kendi yetkileri altına almaya çalışırlar ve “ihtiyaçlarını, duygularını veya doğasını hesaba katmadan” (Shulman 35) “onu bir saygınlık kalıbına sokma” girişiminde bulunur. Huck’ın özgürlüğe olan özlemi ve kadınların asi davranışlara karşı hoşgörüsüzlüğü kendileriyle üvey çocukları arasında bozulan ilişkilere ve çatışan değerlere neden olan bir uyumsuzluk yaratır. Huck’ın dahil olduğu bir diğer büyük aile birimi, geriye kalan tek aile üyesi Pap’tır. Bu aile bağı etten ve kemikten olmasına rağmen, Twain’in ideal aile durumuna açıkça karşı çıkar. Pap’ın Huck’a yönelik taciz edici sarhoş davranışı, o dönemin birçok babasının nezaket ve özveriyle liderlik etmedeki başarısızlığını gösterir ve sonunda Huck’ın tüm aile kısıtlamalarından umutsuzca kaçmasına neden olur. Mississippi Nehri’nde epey bir mesafe kat ettikten sonra, kan davalı Grangerford’larla ve Shepherdson’larla karşılaşır ve Grangerford’un evinde birkaç gün geçirir. Bu aile, ilişkiler açısından bozulmamış olmasına rağmen çarpıcı bir şekilde işlevsizdir ve üyeleri, şiddet ve karşı aile tarafından an meselesi bir pusu ve imha korkusu tarafından kontrol edilir. Shulman bunu yerinde bir şekilde ifade ediyor: “Gösterdikleri yapmacık Pazar değerlerine rağmen, Grangerford’lar kardeş sevgisini ve olumlu aile hissini gerçekten adadıkları şeyden ayırırlar: geleneksel namus adına öldürmek” (44). Huck’ın Grangerford’larla travmatik etkileşiminin ardından, o ve Jim, kitabın üçte birinde Huck ve Jim’e katılan Kral ve Dük, iki haydut ya da Jim’in yerel dilinde “düzenli haydut” (Twain 148) ile tanışır; birlikte, beklenmedik dörtlü bir aile birimi olarak işlev görürler, Kral ve Dük aile için otorite figürleri olarak hareket eder. Ancak, ilişkileri ideal olmaktan çok uzaktır. Twain’in ideal ebeveyn/çocuk yapısının yapacağı gibi, Huck ve Jim’e şefkat, dürüstlük ve sevgi göstermek yerine, Dük ve Kral’ın vicdanı yoktur ve hedeflerine ulaşmak için iki genç aile üyesini kendi çıkarları için kullanırlar. Shulman, onların “durmak bilmeksizin para ve mülk arayışlarına” dikkat çekerek, “Jim ve Huck’ın birbirleriyle ve çevrelerindeki dünyayla kazançlı olmayan ilişkisiyle [zıtlaşır]” (37).

Huck Finn’deki birçok parçalanmış, uyumsuz ailenin aksine; Twain tarafından sağlanan ideal model ve yapıyı başarıyla yerine getiren tek aile grupları Phelps ailesi ve Huck ve Jim’inkidir. Shulman “romanda herhangi bir yerde güvenli iyi bir aile bulunuyorsa, Phelps’te olması gerektiğini” öne sürer (43). Kitapta tasvir edilen tüm aile birimlerinden, sorumlu ve sevgi dolu bir baba; vicdanlı ve nazik bir anne; genç, uysal çocuklardan oluşan olağan bir “aile ilişkileri ağı” (Shulman 43) ile tamamlanan Twain’in model ailesiyle en benzer olanı gibi görünüyor. Phelps’ler, sağlam bir temele ve önemli kişiler arası anlaşmazlıktan özgürlüğe yol açan istikrar ve memnuniyete sahiptir. Fakat Huck ve Jim’in ilişkisi, Twain’in ideal aile ilişkisinin nihai göstergesidir. Onların ‘ailesi’ baba, anne ve çocukların geleneksel rollerinden yoksun olsa da, yine de “romanda gerçek ailelerin ve toplumun eksikliklerini vurgulayan bir topluluk idealini bünyesinde barındırır” (Shulman 32). Pap ile başarısız ilişkisinden dolayı, Huck “kendi yolunda gelişmek ve Jim ile samimi bir ilişki geliştirmek” konusunda özgürdür (Shulman 36). Fakat; Andrew Solomon, Huck ve Jim’in “yakınlığının tamamen Twain’in zihninde büyümediğini, yavaş yavaş ortaya çıktığını” (22) ve ikisi birbirlerini anlamaya devam ettikçe ilişkilerinin karmaşık bir süreçten geçmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Huck, bir Güneyli olarak Jim’i teslim etme görevi ile bir insan olarak Jim’e duyduğu sempati arasında seçim yaparken vicdanıyla birçok kez mücadele eder. Ancak Huck, Jim’in yakalandığını duyduğunda ve Jim’in kendisine olan tüm nezaketini hatırladığında; Huck, sonuçları ne olursa olsun Jim’in tarafında kalmaya karar verir. Bununla birlikte, Huck bu seçimi yapmadan çok önce Jim, Huck’a sevgisini ve fedakarlığını, zor kazanılmış özgürlüğünü kaybetme noktasına kadar çoktan göstermiştir. Jim, Pap’ın zıttı bir tip olarak işlev görür; o, Huck’ın daha önce hiç sahip olmadığı sevgi dolu, şefkatli bir baba figürüdür. Tom Quirk, “Jim’in çeşitli koruyucu hareketlerinin” Huck’a dul ya da Phelps’li bir evin veremeyeceği bir “aidiyet duygusu” verdiğine, ancak “Huck, Jim’in şefkatine ve ilgisine nasıl karşılık vereceğini kademeli olarak öğrendiğine” işaret eder (22).

Çevresindeki toplumda olumsuz yönde değişen aile yapıları ve ideal bir aile sisteminin gerekli özellikleriyle ilgili endişelerini ifade etme arzusu nedeniyle, Twain genç bir çocuğu ve maceralarını, daha derin anlamlarını ve nasihatlarını iletmek için bir araç olarak uygun bir şekilde kullanır. Quirk’in belirttiği gibi, “[Twain] kendi yetişkin endişelerini ve gençlik özlemlerini daha iyi giderebileceğini ve kendi memnuniyetsizliklerini henüz kendi çocukluğu olmayan bir çocuğun yerel deyimiyle dile getirebileceğini bir düzeyde kabul etmiş olmalı”(20). Çoğu zaman, Twain mesajını Grangerfords veya Kral ve Dük gibi kusurlu aileler ile Phelps, Huck ve Jim gibi ideal aileler arasındaki şaşırtıcı bir karşıtlık aracılığıyla iletir. Bu karşıtlık, Twain’in o dönemin ailelerine başarısızlıklarını fark etmeleri ve ilişkilerine ahlaki değerleri geri getirmeleri yönündeki nasihatini canlı bir şekilde ortaya çıkarmaktadır. Ancak Twain’in kitabı, çağdaş okuyucularının kalplerine ulaşan bir amaca yönelik mesaja sahipse, o zaman kesinlikle bu mesaj değişmemiştir ve okuyuculara bugün bile ilgili uygulamaları sunmaktadır. Mücadele eden, parçalanmış, kopuk ve çatışan ilişkilere sahip ailelerin olmadığı hiçbir toplum ve kültür henüz var olmamıştır; bu nedenle, Twain’in modern okuyucuya verdiği kapsayıcı mesajı, kusursuz aile hiçbir zaman bulunamayacak olsa da, ailenin her bir üyesi tarafından uygulanırsa, o aileyi başka hiçbir şekilde bulunamayacak bir mutluluk ve memnuniyet durumuna etkili bir şekilde getirecek, zamandan münezzeh belirli ilkeler ve değerler -nezaket, özveri, cesaret, fedakarlık, sevgi, dürüstlük- vardır.

Kaynaklar

Blair, Walter. Mark Twain and Huck Finn. Berkeley: U of California P, 1960. Print.

Bridges, William E. “Family Patterns and Social Values in America, 1825-1875.” American Quarterly 17.1 (1965): 3-11. JSTOR. Web. 2 Aug. 2013.

Broder, Sherri Maxine. Politics of the Family: Political Culture, Moral Reform, and Family Relations in Gilded Age Philadelphia. MA thesis. Brown University, 1988. Ann Arbor: UMI, 1988. AAT 8822630. ProQuest Dissertations and Theses. Web. 10 Sept. 2013.

Carlisle, Rodney P. Handbook to Life in America: The Gilded Age: 1870 to 1900. New York: Infobase, 2009. Google Books. Web. 11 Sept. 2013.

Fears, David H. “Mark Twain Day By Day: An Annotated Chronology of the Life of Samuel Langhorne Clemens. Volume 1 (1835-1856 and a Sampler of 1880).” Mark Twain Journal 43.1/2 (2005): 1-114. Humanities Source. Web. 6 Aug. 2013.

Grove, James. “Mark Twain and the Endangered Family.” American Literature 57.3 (1985): 377-394. Academic Search Premier. Web. 26 July 2013.

Mintz, Steven. “Regulating the American Family.” Journal of Family History 14.4 (1989): 387-408. ProQuest. Web. 11 Sept. 2013.

Paine, Albert Bigelow. A Short Life of Mark Twain. New York: Harper, 1920. Web. 8 Aug. 2013.

Quirk, Tom. Coming to Grips with Huckleberry Finn: Essays on a Book, a Boy, and a Man. Columbia: U of Missouri P, 1993. Print.

Shulman, Robert. “Fathers, Brothers, and ‘The Diseased’: The Family and Alienation in Huckleberry Finn.” Social Criticism & Nineteenth-Century American Fictions (1987): 28-49. Essay and General Literature Index (H.W. Wilson). Web. 2 Aug. 2013.

Solomon, Andrew. “Jim and Huck: Magnificent Misfits.” Mark Twain Journal 16.3 (1972): 17-24. ProQuest. Web. 25 July 2013.

Twain, Mark. The Adventures of Huckleberry Finn. New York: Bantam, 1981. Print.

Yazar: Heather M. Shrum

Çeviren: Arda Berk Şentürk

Düzenleyen: Zeynep Sena Pekşen

Kaynak: Inquiries

Leave a comment