“Birkaç iyi şeyin bir çöp yığının ortasına atıldığı bir parça özensiz gündelik yazı.”

“Huckleberry Finn’in Maceraları’nın Mark Twain’in yıllardan beridir yazdığı en eğlenceli kitap olduğu aşikardır. Elli yıl öncesinin Güneybatı görgü ve göreneklerinin Missisippi’de Yaşam’dan daha ayrıntılı ve aslına uygun bir resmiyken, konuşma biçimine gelince, eski Missouri’de İngilizce diye geçinen yarım düzine yerel ağız üzerindeki hakimiyetiyle yazarın önceki hikayelerini geride bırakıyor. Mark Twain edebiyatımızın Edison’u olarak anılabilir. Kendisinin yaratıcı zekasının bir limiti yok ve çeşitlilik ve orijinalliğinin en iyi kanıtı, okuyucuların ilgisinin iki çocuğun ve sağduyusu ona olayların Binbir Gece Masalları’ndaki gibi birçok açıdan absürt ve fantastik olduğunu söylese de onların maceralarını hevesli bir merakla takip eden kaçak bir siyahinin kaderlerinde toplandığı bu kitapta bulunabilir. İşte burası yazarın dahi ve insan doğasının işin içine girdiği yer. Başka hiçbir şey en olası olmayan materyallerin bir edebi sanat eserine dönüştürüldüğü böylesi bir yetenek gösterisini açıklayamaz.”

The San Francisco Chronicle, 15 Mart 1885.

“Mark Twain’in bir mizahçı olarak ünü daha az sağlam nedenlere dayansaydı ve kurulsaydı bu ucuz ve muzip şeylerin, yazarının Artemus Ward, Sydney Smith, Dean Swift, John Hay veya o korkunç kurgu “Peck’s Bad Boy”un yazarının daha üst seviyesindeki tanınmış mizahçılarla sıralanma iddiası olmadığını gösteren kesin kanıt olduğunu söyleyebilirdik. Huckleberry Finn (bizzat kendisinin anlattığı) acınası bir halde düşkün, sinsi ve yalancı güneyli bir taşra çocuğunun ya da kırk yıl öncesinin hikayesi. Kaçak bir zenciyle birlikte ayyaş bir babadan kaçar. Bir çift kurnaz dolandrıcı da onlara katılır ve eseri dolduran Munchausen benzeri ‘maceralarla’ Missisippi’deki sal yolculuğu boyunca karşılaşılır. Eserin mizahı, eğer böyle adlandırılabilirse, neredeyse tamamen dörtlünün dolandırıcıların kurnazlıklarıyla yönetilmesine dayanır, Huck’ın yalan söylemesi, siyahinin batıl inancı ve korkusu, anne babaları, koruyucuları, iyi ve normal olan insanları gülünç gösteren saygısızlık. Bu tür şeylerin mizah olarak düşünülmesi acınası olmaktan bile öte. Yazar bunun edebiyat olarak görülmesine karşı çıksa bile. Fakat kasıtlı olarak birkaç iyi şeyin bir çöp yığının ortasına atıldığı bir parça özensiz gündelik yazıyı zararsız bir topluma dayatan ve ‘bu anlatıda bir neden bulmaya çalışan kişiler hakkında dava açılacak; bu anlatıdan ahlak dersi çıkarmaya çalışan kişiler sürgün edilecek; bir konu bulmaya çalışanlar ise vurulacaktır’ diyerek bir uyarı vermeyi gerekli bulduğu düşünülürse Bay Clemens’in zekası, yeteneği ve konumuna sahip olan bir adam hakkında ne söylenebilir ki?”

The New York World, 7 Mart 1885

“Kitabı bayağı, kaba ve sanatsal açıdan değersiz diyerek kınayan eleştirmenlerin onu okumuş olduklarına inanmak zor. “Prens ve Dilenci” ile bağlantısı göz önüne alınınca, Bay Clemens’in edebi yöntemlerinde açık ve belirgin bir ilerlemeyi gösteriyor. Güneybatı’da yaşamın ve karakterin neredeyse sanatsal olarak mükemmel bir resmini sunuyor ve bir tarihçi ve sosyoloji öğrencisi için eşit derecede değerli olacaktır. İçten ve bitmek bilmeyen mizahını, edebi değerini teyit eden, tek tük küçük ve etkileyici dokunuşlarla açığa çıkartıyor.

Bu, maceralarında kendisinden bir şeyler bulan, yarım yamalak okuma yazma bilen, enerjik bir çocuğun öyküsü. Bu anlayışın ele alındığı sanat, tüm detaylarıyla mükemmel. Sanatsal açıdan kitabın başından sonuna bayağı ya da kaba bir ima yok. Bayağı ve kaba olan şey resmedilen hayatın içindedir ve bu resim mükemmeldir. Mizahın bazen aşırı olduğu söylenebilir, ancak bu gerçek bir mizahtır ve kitaptaki ahlak dersi, her sayfada çiziktirilmese bile, mertlik ve fedakârlığın gerekliliğini öğretir.”

The Atlanta Constitution, 26 Mayıs 1885

“Mark Twain’in Huckleberry Fin’in Maceraları eseri dergi edebiyatının çeşitli ürün yelpazesiyle karıştırıldığında belli bir tada sahip, ama üç yüz elli sayfayı aşan bir kitap formundayken oldukça zahmetli ve yorucu. Kişinin ilgisini Huck Finn’in anlatısındaki ağız çeşitliliğinde ve yavan mizahta tutmak, bir mizah kitabını okumak kadar kolay olurdu. Mark Twain’in en iyi eseri olan ve tekrar tekrar okunabilen ve her seferinde bir gülümseme patlaması yaratan parçalar var; ancak kimse, yazarın sık sık kendisini kaba ve kötü tadın idaresine maruz bıraktığı için pişman olmadan, kitabı elinde uzun süre tutamaz.”

The Boston Daily Advertiser, 12 Mart 1885

 

Yazar: Dan Sheehan

Çeviri: Dilan Şan

Kaynak: http://lithub.com/the-1885-reviews-of-mark-twains-adventures-of-huckleberry-finn/