Aşağıdaki M.R James’in Collected Ghost Stories’inden yapılmış alıntıda Darryl Jones, James’in kişisel, sosyal ve entelektüel ufuklarındaki kısıtlamalarının, hayalet hikâyelerinin parlaklığının sebebi olduğunu anlatır.

Fikirlerin yeni olasılıklar dünyalarını açma potansiyeli, James’in hayat boyu süren endişesine sebep oldu. Bundan dolayı çalışmaları, olağanüstü olmalarının yanı sıra sürekli kaynağı meçhul yazılara, kısa ömürlü belgelere ve köşe notlarına; unutulmuş ve belki de kasten alakasız konulara yönelme eğilimdeydi. James bunu kabul etmekten mutluydu. Otobiyografisinde belirttiğine göre öğrenciyken “yersiz bilgelik damlaları”na hayranlık duymaya başlamıştı. “Hiçbir şey St. Livinus’un dilinin ve kafasının kesildiğini ya da David’in annesinin ‘Nitzeneth’ diye anıldığını keşfetmekten daha ilham verici olamazdı.” 1883’te James’in Cambridge’te Chitchat Society’e (Gevezelik Topluluğu) -ilk önemli öykülerini ilk okuduğu yere- yolladığı ilk belgenin adı “Yararsız Bilgi” idi. Bilimsel başarılarının arasında en büyüğü James’in de kabul ettiği gibi gerçek değeri oldukça şüpheli, marjinal ya da dışlanmış kutsal yazılar derlemesi olan 1924 Oxford baskısı “Meçhul Yeni Ahit”tir. James için alakasız olanın dayanılmaz çekimi, meslektaşları ve çağdaşları tarafından sık sık vurgulandı. Eton’daki saygıdeğer öğretmeni H.E. Luxmoore, James’in “çöp için edebiyatı kazma” biçimine dikkat çekti; Kral Edward döneminin büyük yazarı ve Cambridge’te Trinity Koleji’nde İngilizce öğretim görevlisi Edward Gosse, “üçüncü yüzyılın, üzerinde insanlığın hakkı olanı harcadığınız (dikkat edin, israf ettiğiniz demiyorum!) o zavallı yaşlı doggerel tacirlerine” dikkat çekti. A.C. Benson ise “yaşayan hiç kimsenin bu kadar çok şeyi ya da bu kadar bilmeye değmez şeyi bilmediğini” düşünürdü.

Ancak hayalet hikâyelerinin parlaklığını açıklayan; James’in kişisel, sosyal ve entelektüel ufuklarının bu sınırlamalarıdır. James’in hikâyelerinin bu büyük etkisi ve gücü hikâyelerinin dışlayıcılığında, öğrenimi bilgiyi, kurumları ve geçmişi; ilerlemeyi, modernliği ve Shock of the New’u uzakta tutmak için artçı eylemler olarak kullanmalarındadır. Hikâyeler sıkışmış, dar, sade ve sınırlandırılmışlardır. Bu kısıtlamalar, anlatı kaygısı, aynı zamanda takıntılar ve oyunlar haline gelince, tam da bu genişleme eksiği onu harika bir kısa öykü yazarı ve en büyük hayalet öykücüsü yaptı. Hayalet hikâyeleri katı genel kurallarla idare edilen, oldukça basmakalıp, biçimselleşmiş, tutucu bir tür olma eğilimdedir ve bu kurallar -James’de de olduğu gibi- kökleşmiş bir toplumsal muhafazakârlığı, çağdaş dünyayı itmeye ya da geçmişi, geçmişin bilgisini ve geleneklerini anlayamamanın ve onlara gerekli saygıyı sunmamanın korkunç sonuçlarını göstermeye yönelik bir çabayı yansıtır ve dile getirir. Bu gelenekler, ihlal edilmeleri ya da modernliğin materyalist bakışına maruz bırakılmaları durumunda korkunç şekilde öç alabilir.

Her ne kadar soyutlamaya karşı karakteristik bir isteksizliği ifade ediyor olsa da, James’in seçtiği biçim hakkında bir teorik ilke açıklamasına en yaklaştığı nokta, 1924’te yayımlanan V.H. Collins’in antolojisi Ghosts and Marvels‘a yazdığı giriş kısmındadır:

“Genellikle benden hayalet hikâyeleri ve muhteşem, gizemli, doğaüstü hikâyeler hakkındaki görüşlerimi formüle etmem istendi. Hiçbir zaman, hiç formüle edilebilecek herhangi bir görüşüm olup olmadığını idrak edemedim. Gerçek sanıyorum şudur ki; tür, geniş kapsamlı prensipleri dayatmaya katlanamayacak kadar küçüktür. Soruyu genişletin ve genel olarak neyin kısa öykülerin inşasını yönettiğini sorun, birçok şey söylenebilir ve söylenmiştir de… Hayalet hikâyesi, en iyi haliyle, yalnızca belirli bir kısa öykü türüdür ve bütün kitlesi ile aynı geniş kurallara tabidir. Sanırım bu kuralları hiçbir yazar bilinçli olarak takip etmez. Aslında onlardan kurallar diye bahsetmek saçmadır; onlar başarıya eşlik ettiği gözlemlenmiş özelliklerdir… Öyleyse; bir hayalet öyküsünün hazırlanmasındaki en değerli iki unsur, bana göre atmosfer ve güzel yönetilmiş kreşendodur.”

Çok açıklayıcı bir makale, özellikle tipik kendini inkar eden doğası nedeniyle; hayalet öyküsü kuramsallaştırılabilir mi kuramsallaştırılamaz mı? Kısa öykünün “geniş kuralları” vardır ama “hiçbir yazar onları bilinçli olarak takip etmez.” Hayalet hikâyesi ayrıca haklı olarak geçmişe aittir, uzak geçmiş şart değil ama olayların geçtiği yerin ve alakalı olduğu şeylerin teknolojik modernlikten önceki bir dünyada, döneminden en az bir nesil önceden olması önemlidir.

Dedektif öyküsü olduğundan daha güncel olamaz; otomobil, telefon, uçak, en yeni argo, hepsi buradadır. Hayalet hikâyesi için hafif bir bulanıklık mesafesi arzu edilir. “Otuz yıl önce”, “savaştan kısa süre önce” çok doğru başlangıçlardır.

 

Yazar: Darryl Jones

Çevirmen: Nisa Küçük

Kaynak: https://blog.oup.com/2017/08/m-r-james-collected-ghost-stories/