Polonya Anayasa Mahkemesi, hâlihazırda bilinen Avrupa’nın en katı kürtaj yasasını daha da kısıtladı ve yinelenen gösterileri harekete geçirdi.

VARŞOVA — Cuma günü, on binlerce gösterici, bu ayın başlarında Avrupa’nın en katı kürtaj yasalarından birini daha da sıkı hale getirerek kadınları kısıtlayan bir üst mahkemenin kararını protesto etmek için Varşova’da yürüdü.

Polonya’da Kürtaj müdahalesi tecavüz, ensest ilişki, annenin hayatının risk altında olduğu durumlar veya fetal anormallikler dışında, 1993 yılından beri büyük ölçüde yasaklanmıştır.

Geçen hafta, Polonya Anayasa Mahkemesi, üst mahkemesi, kadınların fetal anormallik durumunda hamileliği sonlandırmasına izin veren muafiyeti kaldırdığında bu yasalara müdahale ederek daha da kısıtladı. Kürtaj diğer üç durumda yasal bir şekilde devam etmektedir.

Muhafazakâr Hukuk ve Adalet partisi 2015’te iktidara geldiğinden beri kürtaj yasasını daha da sıkı bir hale getirmeye çalışıyor.

2016 yılında parti, prosedürü her durumda yasak hale getirecek olan yasayı tartıştı, ancak siyahlar giymiş on binlerce kadın Varşova’nın merkezinde yürüdükten sonra bu kararı iptal etti.

Kamuoyu araştırmalarında, Polonyalıların çoğu kürtajın nadir durumlar dışında yasadışı olması gerektiğini söylese de bir yandan Polonyalıların diğer çoğunluğu, yakın tarihli bir ankete göre, mahkemenin fetal anormallikler durumunda kürtajı yasaklama kararına karşı çıkıyor.

https://images.wsj.net/im-252553?width=620&size=1.5
Bir araya gelen kalabalık, Cuma günü kitlesel protestoda tabelalar taşıyarak tezahürat yaptılar.

Araştırma şirketi Kantar bu hafta, ankete katılanların yüzde elli dokuzu kadınların “fetüs kalıcı ve geri döndürülemez bir şekilde hasar gördüğünde” gebeliklerin sonlandırılması gerektiğini söyledi. Buna karşın, yüzde on biri kürtajın her durumda yasadışı olması gerektiğini ve yüzde yirmi ikisi ilk üç aylık dönemde kürtajın yasal olması gerektiğini düşünüyor.

Hukuk ve Adalet başkanı Jarosław Kaczyński, muhafazakâr destekçileri göstericilere yanıt olarak toplanmaları için çağrıda bulundu. Hukuk ve Adalet, yetkili başkanı da dâhil olmak üzere anayasa mahkemesindeki hâkimlerin çoğunluğunu göreve aldı.

Karardan bu yana Varşova, kürtaj hakları göstericilerinin gece protestolarına sahne oluyor. Cuma günkü protestolarda, Ulusal Kadın Grevi adlı hareketin parçası olan göstericiler, evde hazırladıkları işaretleri taşıdılar ve şehir merkezinden geçerken “düşünüyorum, hissediyorum, karar benim” sloganları attı.

Başkan Kaczyński’den daha az güçlü sayılan ülkenin cumhurbaşkanı Andrzej Duda, gerilimleri yatıştırmaya çalıştı.

Duda, Perşembe günü yaptığı açıklamada, “Bu durum ve bu karar ve olası sonuçları hakkında çok endişelenen birçok açık yürekli kadın, anne olduğunu biliyorum” dedi. “Bu duruma açık sözlülükle yaklaşan insanların duygularını yatıştıracak bir tür hukuki çözümün bir an önce hazırlanması gerektiğini düşünüyorum.”

https://images.wsj.net/im-251656?width=620&size=1.5
Mahkemenin bu ay verilen kararından bu yana Varşova, gece gösterilerine tanık oldu.

Ancak Cumhurbaşkanı Duda, bu karara karşı nasıl bir tutum sergileyeceğinden bahsetmedi. Hükümet, mahkemenin bu kararını tanıdı.

Geçen dört gün boyunca her gece daha küçük protestolara katıldığını söyleyen 21 yaşındaki ekonomi öğrencisi Laura Starzomska, “Tüm bu olanlara tahammül edecek bir grup uysal kadın olmadığımızı ve savaşabileceğimizi göstermeliyiz” dedi. O esnada, civarda tezahürat yapan yürüyüşçüler: “Dayanışma bizim silahımızdır!”

Polonya’nın yıllar içerisindeki en geniş çaplılarından biri olarak sayılan bu eylem, Avrupa’nın en kötülerinden biri haline gelen korona virüs sağlık krizinin yerinde meydana geldi. Cuma günü, Polonya’nın sağlık bakanlığı 21.000’den fazla Covid-19 vakası kaydetti ve bu vakalar üst üste dördüncü günde günlük rekoru kırdı.

Hastaneler kalabalık ve askerler bir stadyumu sahra kliniğine dönüştürmek için koşturuyorlar. Bazı askerlerden korona virüs testlerinin yapılmasına yardım etmeleri istendi ve rahibeler, son iki hafta içinde tüm sağlık bakımı iş gücünün on ikide biri hastalandıktan sonra sağlık görevlilerinin yerini doldurmak zorunda kaldı.

Avrupa Birliği’nde sağlık çalışanlarının nüfusa oranla en düşük olan ülke olarak, restoran ve liseleri kapatmış, aynı zamanda alışveriş saatlerini de kısıtlamıştır. Cuma günü hükümet, ailelerin ölü akrabalarının mezarlarını ziyaret ettiği köklü bir ulusal bayram olan All Saints Day (Azizler Günü) nedeniyle mezarlıkları da kapattı.

Protestolar, geniş çaplı toplanmaların yasaklanmasına rağmen gerçekleşti. Barlar ve üniversiteler kapalıyken, göstericiler bu hafta her gün daha küçük yürüyüşler düzenledi ve çoğunluğu genç olan binlerce kişi sokağa çıktı.

Kaynak: WSJ

Yazarlar: Natalia Ojewska – Drew Hinshaw

Çeviren: Ceren Berk

Düzenleyen: Serap Demirtaş