Koşu bandı 1800’lerdeki Viktorya Dönemi’nin vazgeçilmez işkence aletiydi

Koşu bandı 1800’lerdeki Viktorya Dönemi’nin vazgeçilmez işkence aletiydi

Koşu bandında “Neden kendime işkence ediyorum” diye düşündüyseniz, konudan çok da uzakta değilsiniz.

Viktorya Dönemi hapishanesi

Koşu bandı,1818’de bir değirmencinin oğlu olan Sir William Cubitt adındaki İngiliz mühendis tarafından icat edildi. Bury St. Edmundsgaol’daki başıboş mahkumları inceleyen mühendis, mahkumları tembellikten “kurtarmak” ve yararlı işler üretmek için kas güçlerini kullanabileceği bir fırsat yakaladı. İcadı olan “koşu bandı’nın mahkumlara endüstri alışkanlıklarını öğreterek, reforme edebileceğini” düşünüyordu.

Sonsuz merdiven

Spor salonundaki ilk gününüzün korkunç olduğunu düşünüyorsanız, bunu duyana kadar bekleyin. Mahkumlar, büyük bir kanatlı çarkın 24’lü merdiven basamağına çıkartılıyordu, ki bu da sonu olmayan bir merdivenden çıkmak ya da stepmill kullanmak gibiydi. Çark döndükçe, mahkûm adım atmak ya da düşme riskini göze almak zorunda kalıyordu. Bu sırada rotasyon, dişlilerin su pompalamasını, tahıl ezmesini ya da değirmene(mill) güç sağlamasına yaradı, koşu bandı (treadmill) adını buradan aldı.

Coldbath Fields’daki Vagrants Hapishanesi’ndeki koşu bandı gibi bazı koşu bantları, mahkumların izole olması ve sadece önlerindeki duvarı görebilmeleri için bölmelerle donatılmıştı. Mahkumlar genellikle günün yaklaşık altı saatlik bir kısmını tekerlek üzerinde geçirmek zorunda kalıyordu, bu da yaklaşık 1,5 ila 4,2 kilometre tırmanmaya eşdeğerdir. 4.2 kilometre aşağı yukarı Everest Dağı’nın yarı mesafesidir.

Warwick Gaol’daki mahkumlar sıcak bir yaz gününde koşu bandında 10 saat boyunca inanılmaz bir şekilde 5,18 kilometre yürümekteydi.

Dört dörtlük eziyet

İcadından sonraki on yıllık sürede, 50 İngiliz hapishanesi ve aynı sayıda Amerikan hapishanesi koşu bandını kullandı. Birçok Viktoryalı koşu bantlarını hapishanedeki başıboşluğa olumlu bir çözüm olarak gördü. 1875’te bir bölge koşu bantlarını “Hapishane disiplininde büyük bir gelişme” olarak görürken Cezaevi Disiplinini İyileştirme Derneği “önleyici bir ceza” olarak nitelendirdi.

Koşu bandını deneyimleyen hiç kimsenin başka bir suç işlemek istemeyeceği düşünülüyordu.

1824’te, New York hapishane gardiyanı James Hardie koşu bandını daha yaygaracı mahkumlarını evcilleştirmekle anmıştır:

Monoton kararlılık ve beraberinde gelen ağırlığı değil…terörü oluşturur

Tahmin ettiğiniz gibi, ezber bozan bu hizmet birçoğunu erken bir sona sürükledi. Örneğin, yazar Oscar Wilde, 1895’teki ağır çalışma cezasının bir parçası olarak Pentonville Hapishanesi’nde bir koşu bandında yürüdü. Bu onu neredeyse öldürüyordu. 1897’de hapishaneden çıktı ve sadece iki yıl sonra 46 yaşında öldü.

Koşu bantları, fazlasıyla zalimce oldukları için yasaklandıkları 19. yüzyılın sonlarına kadar İngiltere’de kullanılmaya devam etti

1911’de, ABD’de bir koşu bandı patenti tescil edildi ve günümüzde, bu aleti kullanmak için aylık ücret ödüyoruz.

Yazar: Siobhan O’Shea

Çeviren: Begüm Sıla Güçlüsan

Düzenleyen: Ece Yaren Arslan

Kaynak: BBC, TedEd

Leave a comment