Birleşik Krallık’ta koronavirüs salgını gençlerin yaşamları üzerine ciddi ve potansiyel olarak zararlı bir etkiye sahip. A-seviye sonuçlarının aksaması bu durum için kayda değer bir örnek teşkil etmekte fakat gençlerin kariyerlerine ilişkin beklentilerinin etkilendiği tek yön bu değil.

16-24 yaş arası bireyler salgından en yüksek darbeyi alanlar arasında. İşsiz kalma riski en yüksek olan grup olmakla birlikte, kısıtlı istihdam ve staj olanaklarıyla yüzleşmekteler.Araştırmam, içinde bulundukları toplumsal sınıfın ve çevrenin, 16-18 yaş grubuna mensup gençlerin aldıkları kararları nasıl etkilediği de dahil olmak üzere, genç bireylerin aldıkları kararlar üzerine yoğunlaşmaktadır. Son zamanlarda devam eden bir projenin parçası olarak, koronavirüs salgınının gelecek planlarını nasıl etkilediği hakkında 10 genç ile görüştüm

Altüst Olmuş Planlar

Bu gençlerle geçen yıl, A-seviye sınavlarına veya mesleki yeterliliklerine ilişkin eğitim-öğretimlerine devam ettikleri dönemde röportaj yaptım. Hepsi genel ortaöğretim sertifikasına (GCSE) ve üniversiteye gitmeleri için gerekli A-seviye veya eğitim konseyi (BTEC) sonuçlarına sahipti. Ancak çoğu bir iş bulmaya, staj programına ya da çıraklık programına başlamaya veya eğitim-öğretimlerine devam etmek için yüksekokula dönmeye çalışıyordu. Bazıları ise yüksekokuldan ayrıldıktan sonra ne yapacağı konusunda son derece kararsızdı.

Gençlerden altısı, salgın ve hükümet yaptırımlı karantinanın staj kurslarına yönelik başvurularını, iş fırsatlarını yavaşlattığını ya da kısıtladığını veyahut staj başlangıç tarihlerinin ertelendiğini belirtti. Örneğin Robin, önceden stajyerlik teklif eden birçok şirketin ya başvuruları askıya aldığını ya da artık başvuru almadığını açıkladı.

Pizza teslimatında çalışırken başka iş imkânları arayan Becky için de benzer bir durum söz konusuydu. Salgının farklı bir iş bulmayı ya da eğitim ve staj imkânlarına ilişkin destek elde etmeyi daha da zorlaştırdığını ifade etti.

Buradaki hakim duygu iş fırsatlarının durmasından veya yavaşlamasından, iş olanaklarının kısıtlanmasından ve eğitimlere yönelik başvurularının durdurulmuş olmasından kaynaklanan güçlü bir hayal kırıklığıydı. Bu durum tatmin edici olmayan ya da düşük maaşlı yarı zamanlı işlerden kaçmayı zorlaştırdı.

Diğer araştırmalar da bu tecrübeleri teyit eder nitelikte:: Düşünce ve Çözüm Kuruluşu (Resolution Foundation) tarafından yapılan bir ankete göre18-24 yaş arası bireylerin üçte biri salgın sonucunda işlerini kaybetmiş bulunmakta ve Nefret Değil Umut Kampanyası (Hope Not Hate) grubu anket yaptıkları gençlerin %55’inin geleceklerine ilişkin seçeneklerinin kısıtlandığına inanmakta.

Mevcut belirsizlik hissi bazıları için son derece can sıkıcıydı fakat konuştuğum gençler salgın geçtiğinde fırsatların tekrar gün yüzüne çıkacağına dair umutlarını koruyordu. Sonuç olarak hiçbiri köklü bir fikir değişikliği olduğunu ya da tamamen farklı bir yol umduklarını belirtmedi.

Belirsizlik ve Endişe

Bu genç bireyler tarafından hissettikleri endişe yine de çarpıcıydı çünkü önceki araştırmamda röportaj yaptığım kişiler bu seviyede bir belirsizlik ifade etmemişti. Önceki araştırmamda konuştuğum gençler, çoğu için evden uzaklaşmak anlamına gelen, kentsel kesimlerde istihdam olanakları elde etme konusunda oldukça iyimserlerdi.

Ancak bu gençlerin planları genellikle büyük oranda belirsizdi. Üniversiteye gitmenin ve evden ayrılmanın ‘’daha iyi’’ bir işe giden yol olduğunu hissetmekle birikte, gelecekte tam olarak ne yapacaklarından, iş veyahut kariyer bakımından, çok azı emindi.

Bu gençlerin deneyimleri, hem şu anki hem de önceki çalışmalarımdan yola çıkarak, bu grubun gelecek için aldığı kararların kırılganlığını göstermekte. Gençlerin planları, ümitleri ve arzuları değişiyor. 18 yaşlarının son dönemleri boyunca staj ve istihdam gidişatları ve geçişleri pek çoğu için düzenliden ziyade beklenmedik süreçleri ve döngüleri kapsıyor.

Bu durum, özellikle 18 yaşından sonra daha yumuşak bir geçişi destekleyecek kültürel veya sosyal kaynaklar ya da yüksek öğrenim tecrübesine veya yüksek finansal statüye sahip olan ailelerden gelmeyen gençler için doğrudur.

Azalan istihdam olanakları ya da  gerekli eğitime erişimin duraklamış olması, belirsiz bir çevre içersinde, özellikle yükseköğretime geçmeyenler için, potansiyel olarak zararlı olabilir. İş ve eğitim fırsatlarının ancak büyük zorluklar sonucunda elde edilebilmesi durumunda, hâlihazırda ruhsal sağlık sorunlarından mustarip gençler, şu anda daha da kötüleşen bir belirsizlik ve endişe duygusu hissedebilirler.

Bu belirsiz zamanların zorluklarının üstesinden gelmeye çalışan genç bireyler için destek ve yönlendirme büyük önem taşımaktadır. Okulların, yüksekokulların ve eğitim sağlayıcılarının; bu bireylerin hayalleri, umutları ve planları suya düştüğünde destek sağlamak için onlara ulaşmaları bu süreçte hayati bir rol üstlenebilir. Bu salgından öğrenilecek bir şey varsa, o da, bu son derece zorlu ve istikrarsız dönemde yollarını bulmaya çalışan gençlere şefkat ve ilgi sunmamız gerektiğidir.

Kaynak: TheConversation

Yazar: Ceryn Evans

Çeviren: Arda Şentürk

Düzenleyen: Hasan Özuğurlu