Plastik beklenmedik bir şekilde, kalem ucu kadar küçük balık larvasıyla bile besin ağına girebiliyor.

Durgun okyanus yüzeyleri balık larvasının bolluk içinde beslendiği bir yer. Araştırmacılar 11 Kasım’daki Ulusal Bilimler Akademisi Takibatları’nda yem boyutundaki plastiklerin, balık yuvalarında  birikerek balıklara 7/1 oranında üstün geldiğini ve onların midesinde son bulduklarını belirtti.

‘Bu belki de açık denizde yaşayan balığın en savunmasız yaşam evresidir.’ diyor çalışmaya katılmamış olan, La Jolla’daki Scripps Oşinografi Enstitüsü’nde okyanus bilimci Anela Choy. Derin sulardaki plastik yığınını belgelemiş ve bu yeni çalışmanın, bu kadar kırılgan bir yaşam evresinde plastik sindiriminin sonuçları hakkında önemli bir soruyu öne sürdüğünü söylüyor..

Jonathan Whitney, Honolulu’daki Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nde deniz ekolojisti, araştırmacıların plastikleri değil balık larvalarını incelemeyi amaçladıklarını söylüyor. Yumurtalar kırıldıktan sonra sadece birkaç milimetre boyundaki minik balık doğal yaşam alanına dönmeden önce ilk günlerinden haftalara kadarki zamanını okyanus yüzeyinde beslenerek ve büyüyerek geçirir. Ama ‘Nereye gittikleri, ne yedikleri ve evlerini nasıl buldukları hakkında pek bir bilgi bilmiyoruz.’ diyor.

Önceki araştırmalar, okyanus yüzeyinin plankton ve diğer besin maddelerini içerdiğini ve genç balıklar için sakin bir yuva olarak hizmet verebileceğini söylüyor Whitney. O ve meslektaşları Havai adasının hemen batısındaki çeşitli ekosistemlerden balıkların bulunduğu açık deniz, derin sular ve mercan resiflerinin birleştiği bu okyanus yüzeyini incelemeye karar verdiler. Araştırmacılar 2016’dan 2018’e kadar okyanusa 100 defa balık larvası çeşitliliğinden numune almak için özel bir ağ attılar ama ağları incelediklerinde çalışmanın sadece balıklarla ilgili olmayacağını hemen anladılar.

Ağları elle çektikten sonra araştırmacılar mercan resiflerinden blenny ve keçi balığı, açık sulardan mahi mahi ve kılıç balığı ve ışığın neredeyse hiç olmadığı derinliklerden fener balığı olmak üzere 11,000’den fazla balık larvası saydılar. ‘Bu farklı ekosistemlerin birbirleriyle ne kadar bağlı olduğunu gösteriyor.’ diyor Galler Anglesey’deki Bangor Üniversitesi deniz biyoloğu, ortak yazar Gareth Williams.

Okyanusun durgun yüzeyine atılan ağlar, durgun yüzeyin balık yuvası  olduğunu kanıtlayarak yakın sulardakinden sekiz kat daha fazla balık yakaladı. Fakat bu yüzeylerde plastikler, balıklara 7/1 oranında üstün geldi. ‘Çok şaşırdık, temiz gibi görünen bir suya 5 dakika ağ atarak 10,000 parça plastik bulunabiliyor.’ diyor Whitney.

 

 

Araştırmacılar, incelenebilecek kadar büyük olan balıklarda, %8’inin avları boyutunda mikroplastik yemiş olduklarını buldular. ‘Balık larvasının çok büyük bölümü yetişkinliğe erişemeden ölüyor. Yani kötü beslenme balıkların son derece savunmasız olduğu bir zamanda ortaya çıkıyor.’, diyor Williams.

Balık larvalarının plastik yutmasının sonuçları hakkında çok az şey biliniyor ama San Diego’daki Uygulamalı Okyanus Bilimleri’nden bir okyanus bilimci olan Jennifer Brandon bunun onlar için iyi olamayacağını söylüyor. Yetişkin balıklarda plastik sindirimi karaciğer hasarı, tümörler, beslenme bozukluğu, davranış problemleri ve ölüm ile bağlantılı. Tamamen gelişmiş, toksinleri ayrıştırabilen bir karaciğer olmadan bu etkiler balık larvasında daha da kötü olabiliyor.

İncelemenin belki de okyanus yüzeyindeki plastik fazlalığını hafife almış olabileceğini, söylüyor. ‘Küçük plastik parçalarını kaçırabilecek olan bir ağ kullandılar yani durum daha da kötü olabilir’ diyor.

Balık larvası, okyanus besin ağında büyük bir role sahip. Deniz kuşları onları su yüzeyinden alırken ton balığı gibi büyük balıklar onları alttan yiyor. Araştırmacıların söylediğine göre eğer balık larvası plastik yerse, onları yiyen avcılar da aynı düzeyde zararlı plastiğe maruz kalabiliyor.. İnsanlar da mahi mahi(lambuka) gibi balıkların bazılarını ve onların avcılarını tüketiyorlar.

Whitney’e göre, bu çalışma plastiklerin çevre için ne kadar kötü olduğunu vurguluyor. ‘Bu küçük canlıların içinde plastik bulmak gerçekten üzücü.’, diyor. ‘İklim değişikliği okyanus balıkları için büyük bir sorun. Aşırı avlanma ise diğer bir sorun. Ve şimdi en savunmasız hallerinde, bir de insan kaynaklı bir etki var.’