Linda: ‘’Kalbi kıran üç ana etken vardır: terk edilmek, tutarsız bağlılık ve reddedilmek.’’

Önceleri bağlı olduğumuz insanın bırakıp gidişi, terk edilmektir. Belki bu onların seçimi değildir, yalnızca vefat etmişlerdir ya da bu gerçekten fiziksel açıdan bir terk ediliş olabilir veya kişi akıl hastalığı, bağımlılık veyahut depresyon nedeniyle duygusal açıdan da terk edebilir. Kaybın nedeni ne olursa olsun duyulan acı yoğundur. Acı hem fiziksel hem de duygusaldır ve gerçekten de kalbimizin kırıldığını hissederiz.

Partnerin tahmin edilememesi nedeniyle tutarsız bağımlılık delirticidir. Bazen yakınlaşırlar ve sonra bir anda kaybolurlar. Partner yakın olduğunda bile, rahatlık ya da huzur yoktur. Çünkü̈ biliyoruz ki, yakında bir kez daha kaybolacaklardır. Sevginin kaçırılacağının farkında olunmasından dolayı yaygın bir endişe duygusu mevcuttur.

Reddedilmek, bir saldırıymış gibi hissettirebilir. Kalbimizi avucunun içinde tutması için verdiğimiz kişi, her an elini sıkabilir. Partnerimiz; görmezden gelebilir, yargılayabilir, eleştirebilir ya da kendine olan nefretini yansıtabilir. Bizi zayıf alanlarımızı bilecek ve bu bilgiyi bizi yaralamak için kullanacak kadar iyi tanırlar.

Üç tür acıdan herhangi biri; hassas, yaralı kalbimizi korumak için geri çekilmemize neden olabilir. En yaygın yapılan seçimlerden biri, koruyucu kabuğunu kaybettiğinde yenme korkusuyla eski kabuğunu değiştirdiğinde kayanın altına saklanan bir ıstakoz gibi, kendi içine çekilmektir. Geçici bir seçim olarak izole olmak faydalıdır, fakat çoğu kişi için bu kendi içine çekilme kısa vadeli değildir. Bazıları “kendilerine yetebilirliklerinden” bir yaşam tarzı oluştururlar. Tekrar incinmekten korktukları için “Kimseye ihtiyacım yok.” tavrı, savunmacı bir yaşam tarzı olabilir.

Ya da kırık kalbi iyileşmemiş kişi biriyle dışarı çıkabilir, hatta ilişki kurabilir, ancak birbirlerini ne sıklıkla gördükleri konusunda katı kısıtlamaları bulunan ve ilişkiyi üstlenmeyen, yüzeysel bir noktada tutabilir.

Kırık kalbi iyileştirmenin yolu:


1.Zararlı bir ilişkiden kurtulmanın mümkün olduğuna inanın.

2.Acının yoğunluğu hakkındaki gerçeği kendinizden başlayarak anlatın, ardından acıyı başkalarıyla paylaşmaya devam edin.

3.İhanete uğratan kişiyi affetmek önemli bir adımdır ve aceleye getirilemez.

4.İlişkinizin bitmesinde oynamış olabileceğiniz herhangi bir rol için kendinizi affedin.

5.Arkadaşlarınıza ulaşın ve görüşlerinin cana yakın bir alıcısı olmaya teşebbüs edin. Onlar bizleri iyi tanırlar ve bu nedenle bizleri daha net görebildikleri için benlik bilincimizi yükseltmemize yardımcı olurlar.

Bizi tam olarak görmeyen biriyle gerçeği test ederken muhtemelen öz saygımızı yitirmişizdir.

Bir kez daha başka biriyle yakın olma cesaretini gösterin. Risk içeren anlamlı bir yol için motivasyon bulun.

Zorluklardan kurtulmak için kendinize güvenmeyi öğrenin.

Sahalara geri dönecek, izole olduğunuz durumdan çıkacak gücü ve cesareti bulun.

Önceki sıkıntılarınızdan bir şeyler öğrendiğinize ve artık kırılan kalbinizi kime vereceğinizi ayırt edebildiğinize inanın.

Sürekli olarak özen gösterebilen birine kendinizi yeniden yavaş yavaş dahil ederek, sakinleşmiş olursunuz. Bağın/ilişkinin zevki ve kolaylığı, yıpranmış olan umudu ve inancı iyileştirir. Sevgi dolu birlikteliğin rahatlığı, kalbinizi şefkatle yıkar.

Nihayet güvende, tutarlı, saygılı ve tamamen sizinle birlikte olan biriyle sevgi ve ilgi alışverişinde bulunduğunuzda, onların güvenirliliklerinin derin minnettarlığı/şükranı kırık kalbinizi iyileştirir.

O zaman zor kazanılan aşk için minnettarlıkla yaşayabiliriz.

Yazar: Linda Bloom

Kaynak: Psychology Today

 Çeviren: Rojin Ateş

 Düzenleyen: Yaren Kardelen Budun