Kentsel tarım, kentsel gıda güvenliği sorunlarına yardımcı olabilir; ancak çözemez

Kentsel tarım, kentsel gıda güvenliği sorunlarına yardımcı olabilir; ancak çözemez

Kentsel tarım, birçok büyük Amerikan şehrinin gıda tedarik zincirlerini destekleme konusunda rol oynayabiliyorken -gıda çeşitliliğine, sürdürülebilirliğine ve gıda sistemlerinin yerelleşmesine katkıda bulunabiliyor iken- çatı bahçelerinin, topluluk arsalarının ve benzerlerinin bir metropol nüfusunun beslenme ihtiyacının çoğunu karşılamasını beklemek gerçekçi değildir.

Bu, Şikago nüfusunun beslenme ihtiyaçlarını analiz eden ve kentsel tarımı en üst düzeye çıkararak şehirde ne kadar yiyecek üretilebileceğini ve kalan kısmı büyütmek için şehre yakın ne kadar tarımsal araziye ihtiyaç duyulacağını hesaplayan bir araştırma ekibinin vardığı sonuçtur. Çalışma, sadece kalori veya miktar yerine farklı beslenme ihtiyaçlarını hesaplarken, gıda talebini karşılamak için gereken araziyi değerlendiren ilk çalışma oldu.

Pensilvanya Tarım Bilimleri Koleji, Tarım ve Biyoloji Mühendisliği Bölümü Baş Araştırmacılarından Yardımcı Doçent Christine Costello, “Ülkede yerel gıda sistemleri ve kentsel tarım konusunda büyük bir heves var.” dedi. “Kentsel tarımın neyin uygulanabilir olduğunu bulmak için, beslenmeye gerçekten ne kadar katkıda bulunabileceğini ve nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak için ne kadar arazi gerektiğini belirlemek istedik.”

Şimdi, koronavirüs salgınının gıda tedarik zincirlerindeki zayıflıkları ortaya çıkarmasıyla birlikte, özellikle büyük şehirlerde ve çevresinde gıda sistemlerinin yerelleştirilmesine odaklanma konusu iyice şekillendi. Costello, kentsel tarımın gerçekte ne kadar yiyecek katkısı yapabileceği ile alakalı soruları yanıtlamanın her zamankinden daha önemli olduğunu belirtti. Örneğin, son zamanlarda yapılan bir araştırmada, Boston’daki meyve ve sebze talebinin %30’unun toprağın ve çatı katının kentsel tarımı yoluyla Boston’da karşılanabileceği ortaya çıktı.

Costello, nüfus ve refahın artmasıyla birlikte, kentsel gıda talebinin artacağını ve bunun da ekonomik, çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğin sağlanmasında önemli zorluklar teşkil edeceğini belirtti. Aynı zamanda, şehir ortamlarında daha fazla insan yaşıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde 2018 yılında, kentsel alanlarda yaşayan %82’lik nüfusun, 2050 yılına kadar %89’a çıkması bekleniyor.

Yerelleştirilmiş gıda sistemleri ve kentsel tarım için ülke çapında muazzam bir heves olduğundan, araştırmacılar kentsel tarımın beslenmeye gerçekten ne kadar katkıda bulunabileceğini ve nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak için ne kadar arazinin gerekli olduğunu belirlemek istediler.

Costello, “Kentsel tarım caziptir, çünkü şu anda gıda üretimi için kullanılmayan arazileri veya çatıları kullanır, doğal ortam ve biyoçeşitliliği artırabilir, yağmur suyu yönetimini geliştirebilir ve meyve-sebze ihtiyacını karşılayabilir, ki bu da beslenme açısından olumlu sonuçlar doğurur” dedi. “Bununla birlikte, meyve ve sebzeler, tüm insani ihtiyaçları desteklemek için yeterli kalori, protein veya B12 vitamini gibi diğer kritik besinleri içermez.”

Castello; çatıda bir toprakta yetiştirme yapmanın, çatı büyük ölçüde yeniden yapılandırılamayacağı için genellikle sınırlandırıldığını ve çoğu zaman imkânsız hale geldiğini açıkladı. Bu nedenle, hidroponik veya dikey tarım sistemleri tercih edilebilir. Hidroponik sistemler, lahana ve marul gibi yapraklı yeşillikler ve çeşitli bitkiler üretmek için en uygun sistemlerdir.

Çalışmada, araştırmacılar, iki şekilde tahmin ettikleri kentsel tarım gıda üretimi olan ve olmayan Şikago ve komşu toplulukların ihtiyaçlarını karşılamak için gereken araziyi hesapladılar. Biri kentsel ve geleneksel tarım yöntemlerinden elde edilen  ortalama verimi ; diğeri mümkün olan en küçük arazi tabanını kullanarak gerekli besinleri üretmek için optimizasyon teknikleri kullandı.

Bu grafik, araştırmacıların Şikago’nun orta noktasından belirli bir yarıçap içinde arazi tabanına göre etkili nüfusu tahmin etmek için kullandıkları örtüşen arazi alanlarını göstermektedir.

Ekip, Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı Beslenme Politikası ve Teşvik Merkezi tarafından önerilen günlük gıda besin gereksinimlerini kullanarak Şikago nüfusunun toplam beslenme gereksinimleri konusunda tahminde bulundu. Yirmi sekiz besin maddesi kabul edildi. Çalışmaya dahil edilen gıdalar, Amerikan tarım sistemindeki mevcut yaygınlıklarına ve besin niteliklerine göre seçildi.

Bilim insanları, Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı tavsiyelerine ve Costello tarafından yapılan önceki araştırmalara dayanan bir formül kullanarak her bir hayvan bazlı emtia için gereken arazi miktarını tahmin ettiler. Araştırmacılar, bir modelde mahsuller ve hayvancılık arasında bağlantılar kurdular ve her bir kilogram -yaklaşık 2 pound- hayvansal gıda emtiası için kullanılan ekili ekim arazilerini ve otlakları tahmin etmek için ulusal envanter verilerini kullandılar.

Çalışma, arazi tipi kullanılabilirliğini tanımlamak için uydu verilerini kullandı ve 10 yıllık bir süre boyunca geleneksel olarak yetiştirilen mahsullerin verimine ilişkin Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı verilerini birleştirdi. 2015 ve 2016 büyüme sezonları için toprak temelli kentsel tarım verim verileri Missouri’de bulunan Columbia Kentsel Tarım Merkezinden geldi.

Yakın zamanda Çevre Bilimi ve Teknolojisi dergisinde yayımlanan bulgular, ekim arazisi ve mera arazisinin mevcut olduğu göz önüne alındığında, Şikago’nun beslenme ihtiyaçlarını D vitamini ile gıdaları güçlendirmeden ve B12 vitamini ile gıdaları takviye etmeden, 400 milin altındaki bir yarıçap içinde karşılamanın mümkün olmadığını ileri sürdü.

Çalışmada, araştırmacılar, Şikago ve komşu toplulukların ihtiyaçlarını karşılamak için gereken araziyi, kentsel tarım gıda üretimi olsun olmasın hesapladı.

Amerika Birleşik Devletleri’nde yaygın bir uygulama olan D vitamini takviyesi ile gerekli yarıçap, 177-225 km’ye düşürülmüştür. B12 vitamini takviyesi ile yarıçap daha da düşürülerek 64-80 km’ye indirilmiştir. Böylece kentsel tarımın dahil edilmesi yarıçapı 9-14 km daha azalttı ve mevcut gıdaların çeşitliliğini arttırdı.

Costello, “Bu çalışma, gıda sistemlerinin yerelleştirilmesinin fizibilitesini değerlendirirken besin maddelerinin tam bir listesini dahil etme ihtiyacını gösteriyor.” dedi. “Önemli besin takviyesi veya desteği, bir nüfusun beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için gereken arazi alanını önemli ölçüde azaltabilir.”

Ayrıca araştırmaya, Missouri Üniversitesi Endüstri ve İmalat Sistemleri Mühendisliği Bölümünden Zeynab Oveysi ile Ronald McGarvey, aynı zamanda daha önce Missouri Üniversitesinde görev yapan, şu anda ise Türkiye’de Bartın Üniversitesinde bulunan Bayram Dündar katıldı.

Missouri Üniversitesinin tohum hibe programı Mizzou Advantage, bu çalışmayı kısmen destekledi.

Yazar: Christian Borch

Kaynak: ScienceBlog

Çeviren: Büşra Oymadağ

Düzenleyen: Yaren Kardelen Budun

Leave a comment