Birleşik Krallık hükümeti, yeni bir aza kanaat getirme durumu planlarken bile askeri harcamalarda bir artış olduğunu açıkladı. Jeremy Corbyn’in yazdığı gibi, savaş için her zaman yeterli para vardır- ancak hayat kurtaran hizmetler için asla yeterli değildir.

Jeremy Corbyn, 19 Şubat 2019’da Londra, İngiltere’deki QEII Center’daki EEF Üretim Konferansı’nda bir konuşma yapıyor. (Chris J Ratcliffe / Getty Images)

Geçen haftanın Harcama İncelemesinden hemen önce Başbakan Boris Johnson; bugün karşı karşıya kaldığımız ulusal ve uluslararası ölçekteki sağlık krizine rağmen İngiltere’nin Avrupa’daki en fazla askeri harcama yapan ülkesi-NATO ülkeleri arasında ise ikinci- konumunu destekleyerek, önümüzdeki dört yıl içerisinde gerçekleşecek olan savunma giderlerindeki 16,5 milyar sterlinlik artışı duyurdu.

Nükleer Silahsızlanma Kampanyası (Campaign for Nuclear Disarmament, (CND)) temsilcilerinin belirttiği üzere bu, son on yıldaki en büyük savunma harcaması: “İklim krizi, koronavirüs salgını ve büyük ekonomik çöküş karşısında Hükümet, silah sistemlerine milyonlarca dolar harcayarak adeta kılıç savaşını uzay boşluğuna taşıyor.”

Muhafazakâr hükümetin öncelikleri yanlış. İklim Krizi yerine sermayeyi, uluslararası kalkınma bütçesini korumak yerine nükleer silahlanmayı ve şimdi de Covid-19 salgını yerine askeri güçlendirme planını önceliyor.

Salgının başlangıcında, yayılmayı kontrol altına alıp hayat kurtarmak için yeterli ekipmana, personele ve altyapıya sahip değildik. Her hafta — bugün sekiz aydan fazladır pandemideyiz — sosyal güvenlikteki ulusal kriz ve bütçe yetersizliği nedeniyle en gerekli operasyonlarını iptal etmek zorunda kalan hastanelerle ilgili yeni hikayeler duyuyoruz. Söz konusu savaşlar ve savaş hammaddeleri olduğunda her zaman büyük miktarlarda paralar bulunabilmesine karşın, NHS (Ulusal Sağlık Sistemi) dahil olmak üzere temel kamu ihtiyaçlarını karşılayacak kaynak bulunamıyor.

Önceden kararlaştırılan artışları dahil ettiğimizde, savunma harcamaları şaşırtıcı bir şekilde 21,5 milyar sterlin ek kâr payı elde ediyor. Savaşı Durdurun Koalisyonu bu meblağları bir perspektife oturtarak, elde edilen 21,5 milyar sterlinlik ek gelirin sosyal bakım sisteminin taleple başa çıkması ve önümüzdeki dört yıl içerisinde yeterli personel alması için gereken miktarın neredeyse iki katı olduğunu belirtiyor. Bunun yanında, Savaşı Durdurun Koalisyonu bahsi geçen miktarla altmış yeni hastane için finansman sağlanabileceğini ekliyor. Bu muazzam artışla berber, halihazırda 41,5 milyar sterlin olan mevcut yıllık savunma bütçesi de aşılmış oluyor. Bu rakam Muhafazakarların manifesto anlaşmasına ek olarak her yıl enflasyonun yüzde 0,5 üzerindeki enflasyon artışına işaret ediyor.

Birçok Avrupa ülkesiyle karşılaştırıldığında iklim değişikliğiyle mücadeleye daha az para harcadığımız gerçeğiyle haberler daha da kötüleşiyor. Son hükümetin iklim değişikliğiyle mücadele vaati, Almanya gibi ülkelere kıyasla çok daha zayıf ve bilim insanları söz konusu vaatlerin bile yeterli olmadığı görüşünde.

Askeri fondaki yeni artış hali hazırda devasa bir kaynak israfıdır. Tahsis edilecek yeni askeri fona Trident nükleer sistemlerinin ek harcamalarının dahil olup olmadığı hakkında bilgi talep etmeliyiz. Eğer dahil ise, buna karşı çıkmalıyız.

CND’nin son raporunda etraflıca tartışıldığı üzere, zamanımızdaki büyük güvenlik sorunları ve krizler —pandemi sırasında da açığa çıkmış oldu— nükleer silahların bizi asla korumayacağı gibi güvenliğimizi sağlamanın en iyi yolu Trident’i hurdaya çıkarmak olacaktır.

Muhafazakarlığı destekleyen medyanın bazı kesimlerindeki havanın aksine, bu paranın çoğunun İngiltere’nin saldırı askeri kapasitesini artırmak için harcanacağını da belirtmek önemlidir.

Barış kampanyacıları, Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğündeki uzayın askerileştirilmesi sürecini takip ettiği açıkça görülen ve tehlikeli uluslararası sonuçlara yol açabilecek yeni bir “Uzay Komutanlığı’nın ilan edilmesinden özellikle endişe duyuyorlar. Uzayda veya herhangi bir yerde potansiyel kitle imha silahlarının temelini oluşturarak gelişen teknolojileri kullanan yeni bir silahlanma yarışı, insanlık için hiçbir umut vaat etmiyor.

Bunun yerine, uluslararası gerilimleri azaltmak için aramızda kuracağımız diyaloğa öncelik vermemiz ve aynı zamanda güvenliğimiz için tehdit oluşturan günümüz krizlerini çözmek için birlikte çalışmamız gerekiyor. Yoksulluk, insan hakları ihlalleri, çevresel yıkım ve hastalıkların hepsi güvenlik sorunudur. Buna karşın ne buradaki hükümet ne de uluslararası topluluk bu sorunlarla mücadele etmek için yeterli kaynak ayırmıyor.

İngiliz hükümeti buna ek olarak uluslararası kalkınma harcamalarını kısma kararı aldı. Bu karar tehditlerle mücadelede yürütülen uluslararası çabaları engelleyecek ve hepimizin güvenliğini sarsacak. Kararın, halkın güvenliğinden veya İngiltere için iyi olandan ziyade Boris Johnson’ın takipçilerine, Muhafazakâr Parti’nin sağına ve sağcı medyaya taviz vermesiyle daha çok ilgisi var gibi görünüyor.

Bu gelişmeler birlikte ele alındığında, değişim için sesimizi ortak bir şekilde yükseltmemiz gerektiği aşikâr. Uluslararası anlamda bu; silahsızlandırma ve barış destekçileri olan bizlere, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nın (NPT) 2021 incelemesini kullanarak taleplerimizi yeniden gündeme getirme fırsatı anlamına geliyor.

Britanya’da, bir sonraki stratejik savunma ve güvenlik incelemesi önümüzdeki yıl yapılacak ve bizim nükleer silahlar aracılığıyla savunmada yapılan sert değişikliklerin son bulması; mesleki hayatı ve sanayiyi koruyabilecek daha büyük bir kamu kaynağının yaratılması için mücadele etmemiz gerekiyor.

Önceliklerimizin değiştirilmesi için kamuoyu baskısı oluşturalım —ve onların öncelikleri yerine dünyamızı, sağlığımızı ve geçim sorununu koyalım.

Yazar: Jeremy Corbyn

Kaynak: jacobinmag.com

Çeviren: Ceren Sözer

Düzenleyen: Serap Demirtaş