İskender’in su altı macerası: Büyük İskender hakkında bir Orta Çağ hikayesi

İskender’in su altı macerası: Büyük İskender hakkında bir Orta Çağ hikayesi

Büyük İskender figürünün etrafında birçok hikâye ortaya çıkmıştır. Bu hikayelerden biri Makedonya fatihinin denizin altındaki dünyayı keşfetmesi ile ilgiliydi.

Alexander’s underwater adventure

Antik dünyanın oldukça az tarihi figürü Makedonya Kralı II. Filipi’nin oğlu olan Büyük İskender (M.Ö. 356-323) kadar büyüktür. Büyük İskender babasının izinden giderek, dünyanın henüz görülmemiş en büyük devletini kurarak Pers İmparatorluğunu bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş bir seferle fethetti. Bu imparatorluk ölümünden hemen sonra dağılmış olmasına rağmen, dünya üzerinde muazzam bir etkisi olduğuna şüphe yok.

Olağanüstü bir kişiliğe yakışır şekilde, İskender efsanevi bir figür oldu. Milattan sonra 4. yüzyılda, İskender hakkında bir roman ortaya çıktı. Bu metinlerin kopyaları daha sonra yanlışlıkla İskender’in saray tarihçesi Callisthenes’e atfedildi. Bu roman yeni bir edebiyat türü olan İskender romantizmini başlattı. Bunlar Büyük İskender’in maceralarının kurgusal anlatımlarını kapsıyordu. Orta Çağ boyunca çok popüler olacaktı.

Bir tür olarak İskender romantizmi bütün dünyaya yayıldı. Batıda Büyük Britanya’dan, doğuda Hindistan’a kadar her biri o bölge ve zaman için İskender’in bir versiyonunu içeren el yazmaları bulunur. İngiltere’de İskender altın taç ile tamamlanan düzgün bir Orta Çağ hükümdarı gibi görünür, Hindistan’da ise bir türban takar. İskender’in M.Ö. 4. yüzyılda farklı bir şekilde görülmüş olabileceği herhangi bir sorun teşkil etmiyordu.

Elbette İskender romantizminin çoğu kurgudur. Fakat türün daha tarihi hikayelerinde bazı kökleri vardır. Örneğin, kendisi İskender’in doğum yeri olan Pella’dan çok uzak olmayan Stagira’da doğmuş olan filozof Aristoteles (M.Ö. 384-322) İskender’in hocasıydı. Aristoteles İskender’e yavaş yavaş bir merak ve öğrenme istediği aşıladı. Bu merak, hayatın kurgusal anlatımlarını da taşıdı.

Farklı versiyonları kaydedilen bir hikâye, Büyük İskender’in dünyanın çoğunu fethettikten sonra okyanusların altındaki dünyanın da kontrolünü ele geçirmek istediğini iddia ediyor. Denizleri keşfetmeyi ve fethetmeyi amaçlayan İskender, camdan bir dalış çanı inşa edilmesini emreder.

On ikinci yüzyılda yaratılan ve manzum olarak yazılan Fransız roman d’Alexandre’de İskender dalgaların altındaki dünyayı keşfeder. Hikâye metni oluşturan alanların dörtte üçünü oluşturur. Büyük balığın küçük balığı yiyeceğini öğrenen İskender, deneyimlerinden sarsılarak çıkar. Okyanusları fethetme isteğinin çılgınca olduğunu anlar.

Graham Anderson dalış çanı bölümünü Mezopotamya kahramanlarının giriştiği bazı maceralarla karşılaştırdı. (2012, p.87)

İskender romantizmindeki bölümün özü, İskender ve düzeneğine kibrinin hatasını anlaması için onları rotasından çıkaran büyük bir balık tarafından el konulmasıdır. “Ninurta ve Kaplumbağa” efsanesini karşılaştırmak için çok fazla abartı sayılmaz. Asakku-iblisine karşı kazandığı zaferle dağa hakim olan tanrı, şimdi Enki sığınağından kader tabletlerini zorla almaya çalışıyor. Sualtı Apsu; Enki onu Apsu’daki bir çukurda, Enki’nin bu amaç için yaratılan devasa bir kaplumbağa tarafından tutulan bir tuzağa götürülür ve onunla alay edilip acı bir ders alana kadar bırakılmaz.

Hikâyenin bir Alman versiyonunda, M.Ö 1400-1410, İskender’in çok fazla uzaklaşmaması için dalış çanına sabitlenmiş bir zinciri vardır. İskender bir metresine zinciri tutmasını emreder. Ama İskender dalgaların altında kaybolur kaybolmaz, metresi sevgilisini davet eder ve hemen zinciri denize atar. (Bu intikam için yapılmış olabilir: hikâyenin bazı versiyonları, söz konusu İskender, kadının babasını öldürdüğü için intikam istediğini söylüyor.)

Bu hikayeler her ne kadar garip olsa da dalış çanı eski bir kavramdır. İlk olarak Problemata, “Problemler” (16.8;32.5) olarak bilinen eski bir Yunanca metninde bahsedilmiştir bu metin, Aristotales’e atfedilmiştir. Fakat bu atıf yanlıştır: metin, Aristolatales’i ve ayrıca İskender’i – belki de yarım bin yıl kadar ileri tarihe atar.

Yazar: Josho Brouwers

Çeviren: Sare Erdoğan

Düzenleyen: Seher Akbatur

Kaynak: Josho Brouwers

Leave a comment