İnsanlar neden benzer rüyalar görür?

İnsanlar neden benzer rüyalar görür?

Rüyalar gizemli, tuhaf, kafa karıştırıcı ve hatta eğlenceli olabilir. Daha önce hiçbir rüyanızı arkadaşlarınızla paylaştığınız oldu mu? Yahut birçok insanın aynı ya da benzer türden rüyalar gördüğünü fark ettiniz mi? Rüyaların içerikleri kişiden kişiye değişebilir ama bazı insanlar belirli türdeki rüyaların daha yaygın olmaya eğilimli olduğunu öne sürmüşlerdir.

Yine de bunun hala büyük ölçüde belirsizliklerle dolu, gelişmekte olan bir alan olduğunu unutmayalım. İnsanların belirli şeyler hakkında neden rüya gördüğünü anlamak için bu alanda daha fazla çalışma yapılması gerekmektedir. 

Yaygın rüyalar

İnsanlar en sık ne hakkında rüya görür? Rüyaların içeriğini inceleyen bir araştırmada, araştırmacıların bulduğu en yaygın rüya içerikleri şunları içeriyor:

  • Saldırıya uğramak
  • Kovalanmak
  • Bir yere geç kalmak, 
  • Sevilen bir kişinin ölümü ya da ölü birinin hayata geri dönmesi, 
  • Bir yerden düşmek,
  • Uçmak,
  • Okul ile ilgili eylemler (sınava girmek, ders çalışmak, derse girmek) 
  • Cinsel Aktivite

Rüyalar günlük hayatımızla ilgili endişeleri yansıtır 

10,000’den fazla rüya hakkında bilgi toplayıp analiz eden rüya araştırmacısı Calvin Hall’a göre, rüyalarımızın çoğu günlük hayatımızla ilgili endişelerimizi yansıtma eğilimi gösteriyor. Para, okul, iş, aile, arkadaşlar ve sağlık insanların gördüğü en yaygın rüya konularından yalnızca birkaçıdır. 

Bir araştırma, psikolojik ihtiyaçların rüyaların içeriğini belirlemede bir unsur olabileceğini keşfetti. Psikolojik ihtiyaçlarının zarar görmesinden dolayı mahrumiyet yaşayan insanların, negatif konulu rüyalar görme ve negatif duygular deneyimleme eğilimi daha yüksekti. Bu bulgu, günlük hayatımız ile ilgili endişelerimizin gerçekten de rüya içeriklerine yansıdığını gösteriyor. 

Bir başka çalışma ise katılımcıların neredeyse yüzde 84’ünün günlük hayatlarından olaylar hakkında rüya gördüğünü ve yaklaşık yüzde 40’ının rüyasının önceki günden sıradan olayları içerdiğini buldu.

Araştırma ayrıca rüyalarımızın içeriklerinin hiç yoktan oluşmadığını ortaya koydu. Bir araştırma, rüyalarda beliren karakterlerin:

  • Yüzde 48’inden fazlasının rüya sahibinin gerçek hayatta ismiyle tanıdığı biri olarak belirlenebilir olduğunu, 
  • Rüyalarda görünen karakterlerin diğer yüzde 35’i, toplumdaki sosyal veya mesleki rolleriyle tanımlanabilen kişiler olduğunu, 
  • Rüyalarda görünen karakterlerin yalnızca yaklaşık yüzde 16’sının rüya sahibi tarafından tanınmadığını buldu. 

Araştırmacılar ayrıca farklı kültürler arasında oldukça yaygın olan bir dizi “rüya temaları” olduğunu fark etti. Birisi tarafından kovalanma, bir yerden düşme ya da toplum içinde çıplak olma gibi eylemler şaşırtıcı bir şekilde dünyanın her bir yanındaki insanlar arasında oldukça yaygındır. 

Rüya araştırmacılarının diğer bulguları 

Diğer bir yandan rüya araştırması, insanların ne ile ilgili rüya gördüğünün birkaç değişik sonuçlarını daha ortaya koydu:

  • İnsanlar pozitif olaylardansa, negatif olaylarla ilgili rüya görmeye daha eğilimlidir. Örneğin başka biriyle dostça görüşmeyi değil de bir saldırı ya da bir tartışma hakkında rüya görmek çok daha olasıdır. 
  • Dış uyaranlar çoğunlukla rüyaları etkiler. Örneğin, oldukça sıcak bir odada uyuyan kişi saunada olduğunun ya da bunaltıcı sıcaklıkta su olmayan bir çölde köşeye sıkıştığının rüyasını görebilir. Alarmınız çaldığında sesine uyanmak yerine, gürültüsünü rüyanıza dahil edebilirsiniz. 
  • Kadınların rüyaları pozitif duygular ve barışçıl ilişkileri kapsarken, erkeklerin rüyaları daha saldırgan ve negatif duygular içermeye eğilimlidir. 

Rüyaların içeriğini incelemenin zorluğu, insanların tam olarak neyi hayal ettiklerine objektif olarak bakmanın imkansız olmasındandır. Bunun yerine araştırmacılar, rüya görenlerin kişisel raporlarına güvenmelidir. Bu, daha sonra bu raporların rüyanın öznel deneyimlerini doğru bir şekilde aktarıp aktaramayacağına dair sorulara yol açar çünkü birçok rüya uyandıktan hemen sonra veya kısa bir süre sonra unutulur. 

Yazar: Kendra Cherry

Kaynak: Verywellmind

Çeviren: Beyzanur Sarıcaoğlu

Düzenleyen: Gonca İnceören

Leave a comment