Lou Mensah tarafından yazılmıştır. 27 Ağustos 2020 (Credit: Getty Images)

Nothing Hill karnavalı dünyadaki en büyük ve heyecan verici açık hava etkinliklerinden biri. Lou Mensah, 2020’de dijital olarak gerçekleşecek olan karnavalın tarihi ve politik etkileri üzerine düşüncelerini dile getiriyor.

Ağustos 1958’de Batı Londra Nottingham Hill bölgesinin Batı Hintli sakinlerine ırkçı güdülerle gerçekleştirilen bir dizi saldırı sonrasında Trinidadlı insan hakları aktivisti Claudia Johns, topluluğu birleştirmek adına özel bir etkinlik oluşturmaya karar verdi. Söz konusu saldırılar sonrasındaki Ocak ayında, St Pancras belediye sarayında gerçekleştirilen ‘Karayip Karnavalı’ ismi verilen etkinlik BBC tarafından da yayınlandı. Elbette Jones yarattığı bu topluluk dayanışması fikrinin -60 yıldan uzun bir süre sonra- her yıl Ağustos’ta resmî tatilde gerçekleşen, Avrupa’nın en büyük sokak festivali haline dönüşebileceğini ve İngiliz Kültürünün temel taşlarından olacak bir etkinlik haline geleceğini tahmin etmemiştir.

Ocak 1959’da ilk kez St. Pancras belediye sarayında gerçekleşen Karayip Karnavalı bugün Notting Hill Karnavalı olarak bilinen sokak festivalinin tohumlarını attı. (Credit: Getty Images)

Notting Hill Karnaval’ı bu yıl insanları pandemiden korumak adına internet üzerinden yayınlanacak. Karnavalın kökenini ve başlangıcındaki asıl güdüleri, hisleri kutlayan bir dizi etkinlik gerçekleştirilecek. İnsanlar yüz yüze toplanamayacak olsalar bile karnavalın ruhunu yaymak hiç olmadığı kadar önemli ve gerekli. Pandemi ve Amerika’da Goerge Floyd’un öldürülmesi ardından yapılan sokak protestolarıyla oldukça çetrefilli, zorlu bir yıl oldu bizim için. Bizler yani siyahi İngilizler, nasıl tüm bunları aşıp, iyileşebileceğiz? Belki kısmen topluluğumuzun gücünü kutlayarak, takdir ederek bunu başarabiliriz ve işte karnaval da tam bu noktada devreye giriyor. Pancras belediye sarayından bugünlere ulaşan paylaşılmış altmış yıllık anı var.

Karnavalın ifade ettikleri

Karnaval o zamanların enerjisini ve aktivzimini yansıtıyor ve pek çok insan için pek çok farklı şey ifade ediyordu ve halen de öyle. Benim karnaval deneyimim 1980’lerde başladı. Babam Londra banliyösündeki evimizden alıp sokak festivalinin kalbine götürürdü beni. Babam yalnızca sohbet etmek için doğmuş bir taksiciydi. Aynı anda birden çok kişiyle sohbet etmekten büyük zevk alırdı ve bu yüzden gelen geçen herkesle selamlaşmaktan geriye dans etmeye pek zamanımız kalmazdı.

Fakat asıl karnaval deneyimim genişleyen Trinidadlı ailemle katılmamla değişti. 1990’ların başlarıydı, tam o zamanlar karnavaldaki kalabalık iki misli artmaya başlamıştı. Red Stripe (Jamaika lager birası) kutularını dökmemek için başımızın üstünde taşıdığımızı hatırlıyorum. Ses sistemlerinin olduğu yere gitmeye çalışırken hep bir itişme olurdu. Sokak yemekleri ve dans etme geleneğimiz şimdilerde de devam ediyor, üstelik karnaval deneyimim kızımın da benle gelip geçit boyunca kostümlü insanları görüp eğlenmesiyle daha da zenginleşti.

 Tarihçi ve NHC (Notting Hill Karnavalı) elçisi Fiona Compton’a göre karnavalın doğuşu devrim niteliğinde. Kökeni, Avrupalı kolonilerin maskeli balo düzenledikleri zamanlarda köleleştirilmiş Afrikalıların da kendi festivallerini yaptığı 17. Yüzyıla dayanıyor. Fakat Compston, bu festivallerin bir tür başkaldırı olduğunu belirtiyor.

Karnavalın özünde manevi bir birleşim, özgürlüğün kutlanışı yatıyor. Geçit tören daha önce sahip olmadığımız bir özgürlük hareketinin temsili— Fiona Compton

  “Köleler; efendilerinin müziği, kostümleri gibi şeyleri inceler, taklit eder, bir nevi onlarla dalga geçerlerdi” diyor Compton. “Karnavalın özünde manevi bir birleşim, özgürlüğün kutlanışı yatıyor.  Geçit töreni daha önce sahip olmadığımız bir özgürlük hareketinin temsili. Çelik variller de dahil buna. O zamanlar davul yapmak için deri veya benzeri bir şey kullanamazdınız çünkü bunu yasaklayan bir yasa vardı, yani çelik varil bunun sonucunda ortaya çıkan doğaçlama bir müzik aleti. ‘Gerçek derili bir davul kullanamıyor muyuz? Tamam, çelik varil kullanalım o halde.’ Karnavaldeki her şey devrimsel eylemler niteliğinde.”

Notting Hill Karnavalı’nın yaratıcısı Claudia Jones, Trinidadlı bir insan hakları aktivistidir.1950’lerde İngiltere’ye yerleşmiştir. (Credit: Getty Images)

Compton St Lucia’da doğdu. İngiltere’nin en saygın ve yaratıcı kuruluşlarından biri olan Londra Yayıncılık Üniversitesi’nde fotoğrafçılık kursuna katılmak için tam yirmi yıl önce Londra’ya taşındı. Fakat içinde bulunduğu çalışmalarda Karayip kültürünün yeterince temsil edilmediğini görüp hayal kırıklığına uğradı. “Derste bahsettikleri, işlediğimiz güncel siyahi İngiliz fotoğrafçılar içinde dahi kendime dair bir şey bulamadım, yakınlık kuramadım çünkü Karayipler tarihinin anlatılışı yalnızca Jamaika odaklıydı. Jamaika eksenine indirgeyip sadece o pencereden anlatıyorlardı. Bu yüzden kızgındım, hayal kırıklığına uğramıştım.”

Compton üniversiteyi de diplomasını da bıraktı. Ancak aldığı eğitimi geliştirmek ve Karayipler’in zengin tarihini başkalarına da öğretmek istiyordu. “Ya St. Vincent’lı insanlar, Asya asıllı Guyanalılar, Çinli asıllı Jamaikalılar, Guadeloupe’lu ve Fransızca konuşan Jamaikalılar Karayip anlatısında sesleri neredeyse hiç çıkmıyor. Üniversiteler gibi farklı yerlerde farklı yollarla bizler, benim halkım hakkında anlatılanlarla bastırıldık, susturulduk. Bu yüzden bunları anlatmak benim başlıca gayelerimden oldu.” Compton şimdilerde Know Your Caribbean (Karayipler’i Tanı) adlı dijital platformunda eğitim seminerleri veriyor.

Karnaval gittikçe büyürken özündeki bir çok temel buna orantılı olarak küçülüyor, büzüşüyor. Karnaval büyük markalar tarafından boğuluyor, bastırılıyor. – Fiona Compton

Bir karnaval elçisi olan Compton için mevcut, güncel tarih anlatımında tarihi kökenlerin korunması çok önemli. “Karnaval benim için fazlasıyla önem teşkil ediyor. Her birimiz bu karnavalın gerektirdiği anlayışa sahip olsaydık harika olurdu.” Bununla birlikte Compton karnavalın sosyal ve politik kökenlerinin de aynı şekilde anlaşılması gerektiğini söylüyor. Claudia’ yla (Jones) ilgili bir hikaye olduğunu hatırlıyorum. Polis ‘durun, dinleyin eğer etkinliğe devam ederseniz başınız derde girer’ dedi. Biz yine de pes etmedik ve bu, insanların anlaması, içselleştirmesi için çok güzel bir örnek. Karnaval bir baş kaldırıdır.”

Karnavalın müziğe etkisi

Karnavalın sanat adına İngiliz müziğine bıraktığı etki göz ardı edilemez. Kalipso (Trinadad’a özgü genelde caz ezgilerine sahip, doğaçlama sözler ile icra edilen bir müzik türü) ve reggae ritmleri karnavalın özünü oluşturmuştur. “Geriye dönüp baktığımızda karnaval müziklerinin meydan okumalarla, sosyal ve politik eleştirilerle, göndermelerle dolu olduğunu görüyoruz” diyor Compton. “İkinci veya üçüncü nesil Karayipli çocuklar, ailelerinin müzikle nasıl bir etkileşim içinde olduklarını görüyorlar ya da belki Amerikan rap müziği kadar etkili şarkı sözlerini öğreniyorlar.”

“Bu aynı zamanda içinde mücadelenin de buulunduğu bir tür gösteri sanatı” diye ekliyor, farklı türlerden müzisyenlerin yeteneklerini yarıştırdıkları bir ortam olan Karayip müziği geleneğinin etkisini kastederek. “Tüm bunlar şu an İngiltere sahnelerinde gördüklerimize evriliyor.”

Ses sitemleri kendi ritmlerini, notalarını yaratan müzisyen gruplarıyla birlikte her zaman karnaval kültürünün özünü oluşturmuşlardır. (Credit: Getty Images)

Karnavalın dünya müzik kültüründeki etkisi ve öneminin bir göstergesi olarak, 1997’de hip hop sanatçıları Jay Z, Busta Rhymes ve Lil’ Kim’in Notting Hill karnavalında sahne almaları bahsedilmeye değer. Sonrasında 1999’da Beyonce Knowles ve o zamanki grubu Destiny’s Child, “The Writing’s on the Wall” adlı albümlerinin yayımlanması ardından karnavalda sahne aldı.

Fakat karnaval büyüdükçe farklı sorunlarla boğuşmak durumunda kalıyor. Ben kendi adıma çocukluğumdaki karnavalları çok özlüyorum: sokaklar çok daha özgürdü, yasaklar daha gevşekti.

Son yıllarda karnavalın gittikçe ticarileşmesinden yakınılıyor, bu Compton’ın da hoşuna gitmeyen bir sorun. “Karnaval git gide büyürken altındaki pek çok temel küçülüyor, büzüşüyor gibi hisediyorum. Karnaval büyük markalar tarafından boğuluyor, içi boşaltılarak, özü yok edilerek yalnızca kar aracı olarak kullanılıyor.”

Bu yıl yollarda, sokaklarda olamayacak olsak da bu, karnavalın kültürel, manevi ve tarihi değerini geri kazandırmak için harika bir fırsat. – Fiona Compton

Dahası Notting Hill’in burjuvalaşması ve etkinliğin aşırı bir biçimde denetlenmesiyle ilgili yakınmalar aynı zamanda başladı. Çoğu yerli zengin Notting Hill sakini, hafta sonu festival zamanı evlerinden ayrılıyorlar. Onların yokluğu topluluklar arası ilişkilerdeki uçurumun bir temsili.

Sürekli Karnavalda gerçekleşen suçlardan bahsediliyor fakat istatistikler bu iddialarla örtüşmüyor. Huffington Post araştırması her 10.000 kişi başına, Manchester’ın Creamfields festivalinde 23’ten fazla kişinin tutuklandığını ve suç bakımından sorunlu görülmeyen bir festival olan Glastonbur’de ise yalnızca 3 civarı kişinin tutuklandığını açıklamıştır. Aynı şekilde bu araştırmaya göre NHC’da da 3 kişi tutuklanmış. Bu yüzden çoğu kişi etkinlikteki şiddetin, ırkçı tutum ve önyargı sebebiyle daha fazla denetlendiğini iddia ediyor.

Bunlara rağmen NHC, topluluğumuzun yeteneği ve adanmışlığı sayesinde eskiden neyse bugün de aynı değeri taşımaktadır. Karnaval manevi iyileşme ve geçmişe ait önemli değerli geleneklerin kutlanmasıyla ilgilidir.

Yıllardan beri, etkinliğin aşırı bir biçimde denetlenmesiyle ilgili eleştiriler yapılmıştır. (Credit: Getty Images)

NHC’nin yaratıcı topluluğun değerli üyelerinden birisi de ödüllü tel bükücü (kostüm iskeletleri, formları oluşturan) Lincoln Rahamut’tu. Geriye kalan son tel bükme zanaatkarlarındandı. Onun yaptıkları sadece Notting Hill’deki kostümleri değil tüm dünyadaki festivallerin kostümlerini birleştirdi. Maalesef, Rahamut bu yıl aramızdan ayrıldı.

NHC tarafından 2018’de Compton’ın Rahamut’un işleri, eserleri üzerine bir kısa film çekmesi istenmiş. Compton, Rahamut’la geçirdiği zamanı hatırlayarak onun karnavalın gerçek ruhunun bir örneği olduğunu söylüyor. “Tüm bunları başlatmış ve bu mirası devam ettirmiş olan insanlarla oturup o günler hakkında konuştuğumuzda açık bir şekilde hiçbir şey esirgemeden paylaşıyorlar sizinle, çünkü gerçekten insanların bu geleneği devam ettirmelerini istiyorlar. Sonsuza kadar burada olamayacaklarının farkındalar. Yaptıkları şey sihir değil, asıl önemli olan bir şeyleri vermek, paylaşmak, öğretmek ve devam ettirme istekleri.”

 “Bu yıl yollarda, sokaklarda olamayacak olsak da bu, karnavalın kültürel, manevi ve tarihi değerini geri kazandırmak için harika bir fırsat” diyor Compton.

“Sizin hayatınızdan, deneyiminizden bir şey eksilmeyecek, sadece o toplu deneyime biri daha eklenecek, biraz daha zenginleşecek.”

Bu yılki etkinlik hakkında bilgi almak için: Notting Hill Carnival

Fiona Compton’ın NHC karnavalının kökenleri üzerine olan röportajının tamamını dinlemek için: Shade Podcast

Kaynak: BBC

Yazar: Lou Mensah

Çeviren: Büşra İncekara

Düzenleyen: Memduh Arzu