Sağcı erkekler neden Greta Thunberg ve Alexandria Ocasio-Cortez’den bu kadar nefret ediyor? Araştırmacıların bu soruya bazı rahatsız edici cevapları var.

İklim şüphecisi Bjørn Lomborg, küresel markasını serinliğini korumak üzerine kurdu. En çok satan kitabı, ısınan gezegen için endişelenenlere “Cool it” dedi. Ancak bazı nedenlerden ötürü, İsveçli 16 yaşındaki bir iklim aktivisti söz konusu olduğunda umursamaz tonuna sadık kalmakta zorluk yaşıyor gibi görünüyor.

Lomborg, BM’nin Gençlik İklim Zirvesi’ne ve ABD’deki diğer toplantılara katılmak için Atlantik’e yelken açmış olan önde gelen genç eylemci Greta Thunberg’le defalarca alay edip onu eleştirdi. Haziran ayında, Greta’ nın iktim aktivistleri açısından, sadece gençliğinin onu saldırılamaz kılması yüzünden kullanışlı olduğunu ve dört yıl içinde hala genç olan bir başkasıyla değiştirileceğini ima eden bir karikatür tweetledi. Yılın başlarında, Dünya Ekonomik Forumu’nun onu neden dinlediğini sordu ve Thunberg’i fanatik ve “mutlakçı” olarak adlandıran, yetişkinlerin, onun çocuksu saflığını düzeltme görevinin olduğunu iddia eden bir Quillette makalesini onaylayarak paylaştı.

Ve Lomborg, Thunberg eleştirmenlerinin görece daha medeni ucunda kalıyor. Nisan ayında, politikalarının “gerçekdışı” ve “maliyetli” olduğunu tweetlerken, “elbette, iklim tartışmasına katılan tüm katılımcılar gibi, saygıyla muamele edilmesi gerektiğini” ekledi. Takipçilerinin birçoğu bu uyarıyı önemsemedi ve Thunberg’ e yaşı ve akıl sağlığı hakkında yorumlar yaparak saldırdılar.

Thunberg Amerika’ya ulaştığında, onu bir erkek öfke tsunamisi takip etti. İlk yelken gününde, bir multimilyoner Brexit aktivisti acayip bir kazanın teknesini mahvetmesini istediğini tweetledi. İngiliz aşırı sağ aktivist David Vance “bu küstah çocuğun katıksız aksiliği”ne saldırırken, muhafazakar bir Avustralyalı köşe yazarı, “küresel ısınma hareketinin derinden rahatsız mesihi” olarak nitelendirdi.

Trump’ ın Greta’ nın teknesini ezmesi için Özgürlük Heykeli’ ni devirdiği aşırı sağ görsel yaygın bir şekilde paylaşılırken, ABD’de, Trump’ın eski görevlisi Steve Milloy kısa bir süre önce Thunberg’e “genç kukla” adını verdi ve “dünyanın bu Greta maskaralığına güldüğünü” iddia etti, Bu hafta Greta New York’a ulaştığı gibi benzer saldırıların ABD’ de artmasını bekleyebiliriz.

Bu örnekler bazıları için bir tesadüf gibi görünmekle birlikte, beyaz erkeklerin Greta Thunberg’e yönelik saldırılara öncülük edeceği fikri, toplumsal cinsiyet gericiliğni iklim inkarcılığına bağlayan, giderek artan, bazıları da Thunberg’ in kendi ülkesinden gelen araştırma grubuyla tutarlı. Son zamanlarda, iklim reddiyecilğini araştırmak için dünyanın ilk akademik araştırma merkezini kuran İsveç’teki Chalmers Teknoloji Üniversitesi’ndeki araştırmacılar yıllardır iklim inkarcıları ve anti- feminist aşırı sağ arasındaki bağlantıyı inceliyorlar.
2014 yılında, Chalmers’dan Jonas Anshelm ve Martin Hultman, iklim kuşkuculuğunun odak grubunun dilini analiz eden bir bildiri yayınladı. Gruptaki ortak temalar çarpıcıydı: “iklim kuşkucuları için… tehdit altında olan çevre değildi, onların erkeklik biçimleri tarafından yaratılan ve domine edilen belirli bir tür modern endüstriyel toplumdu”.

Bağlantının tehdit altındaki grup kimliği duygusuyla ilgisi var, Hultman “her taraftan tehdit altında olduğunu algıladıkları bir kimlik” diyor. Kuşkusuz, onların gördükleri gibi, hem gelişen toplumsal cinsiyet eşitliği – Hultman, bazı erkeklerin #MeToo hareketinde hissettiği şoka özellikle dikkat çekti – hem de şimdi iklim aktivizminin onların yaşam biçimine meydan okumasıyla, erkek gericiler birbirini besleyen ve birbiriyle gittikçe daha çok örtüşen, sağ kanat milliyetçiliği, anti-feminizm ve iklim inkarcılığı gibi reaksiyonlar ile motive oluyorlar. 

Geçen yıl Hultman Deutsche Welle’ e “‘Endüstriyel ekmek-kazanan erkeklik’ olarak adlandırdığım bir erkeklik biçimine bağlı bir değerler ve davranışlar paketi var. Dünyayı insanlar ve doğa arasında ayrılmış olarak görüyorlar. İnsanların, ürünleri ortaya çıkarmak için doğayı ve kaynaklarını kullanmakla yükümlü olduklarına inanırlar. Ve doğanın her türlü atığı tolere edebileceği risk algısı var. Bu doğayı savunmasız ve imha edilmesi mümkün bir şey olarak düşünmeyen bir risk algısıdır. Onlar için ekonomik büyüme çevreden daha önemli ”dedi. 

Hultman ve araştırmacı Paul Pulé başka bir makalede, bunun sonucunda, şüpheciler için iklim biliminin dişileştirildiği ya da “eril önceliğe sahip olma haklarına muhalif” görüldüğünü yazdılar.

Bu bulgular, iklim değişikliği ile ilgili görüşlerde büyük bir toplumsal cinsiyet farkının olduğu ABD’deki benzer sonuçlarla aynıdır ve 2017 yılında yayınlanan araştırmaya göre birçok erkek, iklim aktivizmini doğal olarak kadınsı olarak algılar. Pazarlama profesörleri Aaron R. Brough ve James E.B. Wilkie, Scientific Amerikan’ da bir deneyde, her iki cinsiyetten katılımcılar, alışverişçiye erkek ya da kadın olup olmadığına bakılmaksızın, tekrar kullanılabilir bir kanvas çanta getiren bir kişiyi, plastik torba kullanan birinden daha fazla kadınsı olarak  tarif ettiklerinin gözlemlendiğini açıkladılar. Bir diğer deneyde ise katılılmcıların çevre için iyi bir şey yaptıklarında kendilerini daha kadınsı hissettiklerini yazdılar.

Geçtiğimiz yıl, ABD’deki Alexandria Ocasio-Cortez ve Avrupa’daki Thunberg gibi genellikle muazzam politik etkiye sahip genç kadınlar,  iklim aktivizminin küresel yüzleri oldular. Amerika Birleşik Devletleri’nde Ocasio-Cortez, bir zamanlar bir radikal bir söylem olarak kabul edilen şeyleri – Yeşil Yeni Anlaşma – düzenli bir tartışma konusuna dönüştürdü. Atlantik Okyanusu karşısında, son zamanlarda yapılan bir ankette, üç Almandan biri Thunberg’in iklim değişikliği konusundaki görüşlerini değiştirdiğini söyledi.

Thunberg ve Ocasio-Cortez’in yükselişi muhafazakar erkekler arasında öngörülebilir bir tepki yarattı. ABD’de, Ocasio-Cortez sağ medyada bir saplantı haline geldi. Fox News, Kongre’deki ilk ayı boyunca Ocasio Cortez’den günde ortalama 76 kez bahsetti. Şimdi, Greta Thunberg, Avrupalı ​​milliyetçiler için benzer bir hedef haline geliyor. Almanya’da, en sağdaki Alternative für Deutschland partisi, Thunberg’e yönelik saldırılarını sağdaki Avrupa İklim ve Enerji Enstitüsü düşünce kuruluşu ile koordine etmiş görünüyor.

İklim değişikliği, çift taraflı bir endişe kaynağıydı; küresel ısınmayla mücadele etmeye ilk söz veren Bush’un başkanlığıydı. Ancak Thunberg ve diğerlerinine yapılan muhafazakar erkek alaycılığının gösterdiği gibi, iklim politikası küresel ölçekte hızla  kültür savaşında bir sonraki büyük çatışma haline geldi.

Muhafazakar partilerin giderek milliyetçiliğe bağlı hale gelmesi ve kadın düşmanlığı söyleminin aşırı sağa hükmetmesi nedeniyle, Hultman ve Chalmers Üniversitesi’ndeki araştırmacıları iklim kuşkuculuğuyla kadın düşmanlığı arasındaki bağların güçleneceğinden endişe ediyorlar. Bir zamanlar pratik bir problem olan şey, gerçekler üzerinde genel bir anlaşmayla, bir kimlik meselesi haline geldi. Ve değişim korkusu güçlü bir motivasyondur.

 

Yazar: Martin Gelin

Çevirmen: Eda Saka

Kaynak: The New Republic