Hiyeroglifler, Eski Maya Uygarlığındaki kudret simsarının şüpheli ölümünü su yüzüne çıkarıyor

Hiyeroglifler, Eski Maya Uygarlığındaki kudret simsarının şüpheli ölümünü su yüzüne çıkarıyor

Eski Maya Uygarlığı büyükelçisinin dişlerinde, pirit ve yeşim taşından yapılmış implantlar bulunuyordu.

AnXbxkKNMXFMMxjp7occPa-1200-80.jpg

Büyükelçinin mezarında bulunan iki taştan biri, kafalarındaki başlıklarla oturarak, ateş ritüeli yapan figürleri simgeliyor. (Görsel: Kenichiro Tsukamoto)

Yakın zamanda yapılan bir çalışmaya göre; Maya büyükelçisinin mezarının yakınlarındaki bir merdivende boyanmış eski hiyeroglifler, büyükelçinin 1.300 yıl önceki elit ve çalkantılı yaşamını açığa vuruyor.

Yine hiyerogliflere göre; Ajpach’ Waal adındaki büyükelçi, iki güçlü hanedanlık arasında –Copán Maya kralı (günümüzün Honduras’ı) ve Calakmul Maya kralı (bugünün Güney Meksika’sı)- ittifak kurulması için aracılık yapmıştır. Fakat ittifak zarar görünce, Waal’ın şansı da yaver gitmemiş ve büyük bir muamma içerisinde hayata veda etmiş.

Eldeki bulgular; siyasete atılmanın, Geç Dönem Maya toplumunda (M.S 600- 850) yaşayan bu kraliyet dışı elitin saygınlığını arttırabileceği gibi düşürebileceğini de ortaya koyuyor; üstelik araştırmacılar, “bahsi geçen toplumun yaşam tecrübeleri ve ölü gömme adetleri hakkında pek fazla şey bilinmediğini” de çalışmalarında belirtmişti.

Arkeologlar; Belize ve Guatemala sınırının yakınlarındaki El Palmar, Meksika’da yer alan Maya bölgesinde kazı yaparken, daha önce eşi benzerine rastlanmamış bir merdiven ve mezar buldu. Ekip, merdivende buldukları hiyeroglifin çevirisini yaptığında; oraya gömülmüş kişinin El Palmar yakınındaki Copán ve Calakmul kralı arasında ittifak kurmak istediğini, bu nedenle Copán kralı ile görüşmek için M.S 726 yılında 560 kilometrelik (350 mil) bir seyahate çıktığını öğrendi.

Diplomatik nedenlerle şehir şehir dolaşıp, sancak taşıyan büyükelçi Ajpach’ Waal’dan hiyerogliflerde “lakam” diye bahsedilirdi. Ajpach’ Waal, bu görevi babasından devralmıştı; Hiyerogliflere göre, Waal’ın annesi de kraliyet dışındaki elit bir aileden gelmişti. 726 görevi tamamladıktan kısa süre sonra hayatını kaybederek defnedildiği platformu, Ajpach’ Waal’ın inşa ettiği yine hiyerogliflerde vurgulanmıştır. Ancak güçlü kişiler bu türden platformları inşa edebilirdi; bu platformlar, çoğu zaman seyircilerin ritüelleri izlediği sahne görevi görürdü.

rAjDQkcMGx3X5hU2S3wCeZ.jpg

Arkeolog Kenichiro Tsukamoto, güney Meksika’daki El Palmar eski Maya bölgesinde kazı yaparken. (Görsel: Kenichiro Tsukamoto)

Arkeolojik kazı başkanı ve kıdemli araştırmacı Kenichiro Tsukamoto’nun- Riverside, Kaliforniya Üniversitesi arkeoloji bölümün doçent yardımcısı- yürüttüğü bir çalışmada; büyükelçinin mezarının, platformun bitişiğinde yer alan tapınağın alt zeminindeki küçük bir odada olduğu tespit edilmişti.

Ajpach’ Waal, elit zümre içerisinde yaşasa da yalnızca iki süslü çömlekle beraber gömülmüştü. Diş ve iskelet kalıntıları üzerinde yapılan çalışma sonucunda, Waal’ın çocukluk döneminde sağlığının yerinde olmadığı ve yeterli beslenemediği; yetişkinlik döneminde ise artrit ve diş hastalıkları gibi sağlık sorunlarıyla karşılaştığı ortaya çıkmıştı.

Tsukamoto şöyle der: “Hiyerogliflerden anlaşıldığı kadarıyla Waal, düşündüğümüzden farklı bir yaşam sürmüş.” “Çoğu insan, elitlerin hayatı doyasıya yaşadığını söyler ama hikâye çoğu zaman daha karmaşıktır. “

Elit görünüm

Yapılan kemik analizi ile; Ajpach’ Waal ya da saygıdeğer babasına ait olduğu düşünülen odaya gömülü haldeki iskeletin 35 ile 50 yaşları arasında ölmüş olduğu saptandı.

Bu iskelet her kime ait olursa olsun, hoş bir gülümsemesi vardı. Araştırmacıların elindeki bulgulara göre; o zamanın kıymetli ve düzenlenmiş mineralleri olan pirit ve yeşim taşından yapılmış implantların yerleştirilmesi için, bu kişinin dişlerinde delikler açılmış. Elit kesimden bazı Maya topluluklarında, ergenlik döneminde diş implantı yaptırıldığı yine araştırmacılar tarafından gündeme getirilmişti.

xvHPAm9gFL9AzcCQZ7Y4zZ.jpg

Maya toplumunda yaşamış iskeletin dişlerindeki pirit ve yeşim taşı dolgular, erişkinlik döneminde dolgulardan bir tanesi düşmüş(Görsel: Kenichiro Tsukamoto)

İskeletin arka kafatası hafif yassı şekildeydi; bu, bebeklerin kafasının yassı zeminde uzun süre tutulması sonucunda ortaya çıkan bir özellikti ve Maya halkınca çekici addediliyordu. Tsukamoto ve baş araştırmacı Jessica Cerezo-Román’ın – Oklahoma Üniversitesi arkeoloji bölümü doçent yardımcısı- saptamalarına göre; iskeletin ön kafatası muhafaza edilmemiş. Dolayısıyla, frontal bölge yassılaşması asil Maya halkına mahsus olsa bile; araştırmacıların elinde ön kafatasının yassı konumda olup olmadığına dair herhangi bir bilgi yok.

Bu kişinin diş kaybı ve diş eti çekilmesi gibi sorunlarla karşılaştığı, iskelet kalıntılarına bakılarak anlaşılmıştır. Kollarında, periostitis hastalığından (kemiğin yanındaki inflamasyonlu bağ doku) kalma tedavi edilmiş izler vardı; bu izlerin sebebi bakteriyel enfeksiyonlar, iskorbüt hastalığı, travma ve raşitizm olabilirdi. Dahası, arkeologlar kafatasının her iki tarafında gözeneklere ve süngerimsi alanlara rastlandığını; bütün bunların, çocukluk döneminde geçirilen bir rahatsızlıktan ya da gıda yetersizliğinden kaynaklanan paratik hiperostozun belirtisi olduğunu gündeme getirmişti. Araştırmacıların söylemlerine göre; Maya toplumunda yaşamış çoğu insan kalıntısında bu tarz bir duruma rastlanmıştı, ne var ki elit zümreden olmasına karşın, bu kişinin paratik hiperostoz hastalığına yakalanması kafalarda soru işareti uyandırıyordu.

CXUSfF2BrK8oEDgF2hPina.jpg

İskeletin sahibi elit zümrede yaşamıştır ancak Karabatak’ı andıran bir kuşun tasvir edildiği bu taşla birlikte, mezarda iki adet taş bulunmuştu.

İskeletin sağ kaval kemiğinde tedavi edilmiş kırıklara rastlanmıştı; araştırmacılar, bu kırıkların meşhur Maya beysbolunu oynadıktan sonra oluştuğuna ihtimal veriyordu. Ayrıyeten; diplomatik gerekçelerle taşıdığı sancağın; ellerinde, dirseklerinde, dizinde, bileğinde ve ayağında artrit oluşumuna yol açabileceği de yine araştırmacılar tarafından gündeme getirilmişti.

Tsukamoto söyle der: “Alt hanedanlığın hükümdarı, aynı dönem içerisinde rakip hanedanlık tarafından yenilgiye uğratılmış Calakmul ile ittifak kuruduktan 10 yıl sonra Copán kralının başını kesti”. “Kimi cenaze merasiminde hatta iskeletin diş dolgusunda, her iki olaydan sonra baş gösteren siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın etkilerini gözlemleyebiliyoruz.”

İskeletin sağ köpek dişi üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dolgulardan birinin düştüğü anlaşıldı; bu kişi konuştuğunda, düşen dolgu nedeniyle dişlerinin arasında gözle görülebilen utanç verici aralıklar belirmişti. Dişlerin arasına yerleşerek, zamanla tartara dönüşen diş plağının incelenmesi sonucunda, düşen dolgunun yerine yenisinin yapılmadığı fark edilmişti.
Araştırmacılar; dişlerindeki hastalık nedeniyle büyükelçilik görevinden el çektirilmiş olabileceğini açıklamıştı.

Yine araştırmacıların söylemlerine göre; Ajpach’ Waal’ın veya babasının ölümünden sonra, Maya halkı El Palmar’daki yaşantısına devam etmiş. Ne var ki bu durum fazla uzun sürmemiş; en nihayetinde şehir kaderine terk edilmiş ve ormanların içinde yok olmuştur.

Yazar: Laura Geggel

Çeviren: Özlem Kaynar

Düzenleyen: Mustafa Erkaya

Kaynak: Live Science

Leave a comment