Sorun

Havacılık endüstrisi dünya çapında nitelikli pilot sıkıntısı çekmektedir. Çok sayıda ajans, önümüzdeki yirmi yıl içinde binlerce yeni pilotun işe alınacağına işaret ediyor. Aslında bazı hava yolu şirketleri bu pilot eksikliklerinin bir sonucu olarak zaten uçuş programlarını azaltıyor veya iptal ediyor.

Yeni pilotları işe alma ihtiyacı göz önüne alındığında, endüstri tüm potansiyel yetenek havuzunun kullanılması gerektiğinin farkına vardı; işverenler, tarihsel olarak yetersiz temsil edilen demografilerden aktif olarak pilot arıyorlar. Hava Hattı Pilotlar Derneği’ne göre yetersiz temsil edilen demografik özelliklerden biri de şu anda ticari pilotların yalnızca %6’sını kadın pilotların oluşturmasıdır. Bu kısmen, onlarca yıldır kadın pilotların katılmasına izin verilmeyen askeri pilotların tarihi hattından kaynaklanmaktadır. Omaha’daki Nebraska Üniversitesi’nde (UNO) Havacılık profesörü yardımcısı olan Dr. Rebecca Lutte, “Pilot tedarikinin küresel anlamda zor olduğu bir çağda, kokpitte yeterince temsil edilemeyen kadınları işe almak çözüm olabilir.” dedi.

Toplumumuzun bazı üyelerinin daha fazla kadın pilotu işe almaya karşı çıkabileceğini düşünmek şaşırtıcı. Florida Teknoloji Enstitüsü’nde Havacılık profesörü olan Dr. Victoria Dunbar’ın belirttiği gibi, “Bir pilotun cinsiyetine dayalı olarak ihtiyaç duyduğu bir beceri seti yok. Uçaklar, hafif el kontrolleriyle uçacak şekilde tasarlanmıştır. Bu nedenle burada bir güç sorunu yoktur. Erkeklerin ve kadınların eşit derece güvenli ve iyi pilotlar olacağına inanıyorum.”

Kadın düşmanlığı gerçektir ve sadece erkeklerin kadın pilotlar hakkında düşünme şeklini değil, aynı şekilde kadınları kendilerine sunulan kariyer fırsatları hakkında düşünme biçimini etkiler.

Çok fazla genç kadın şöyle düşünebilir, “Bir kadın olarak pilot olabileceğimi bilmiyordum. Bunun bir erkek işi olduğunu sanıyordum.” Eğer genç kadınlar bunu – sektördeki rol modelleri aracılığıyla veya kendi zihinlerinde – göremiyorlarsa bir gün gerçek olma olasılığı azalacaktır. Havacılık endüstrisinde uçak uçuran, havacılık bakım teknisyenleri olarak çalışan ve C süitinden küresel havayolu operasyonlarına liderlik eden daha fazla başarılı kadın örnekleri görmeleri gerekiyor.

Geçen yıl ağır hasar görmüş bir Southwest Airlines uçağını güvenli bir şekilde indirdikten sonra kahraman olarak selamlanan eski savaş uçağı pilotu Kaptan Tammie Jo Shults bile havacılıkta kariyerini sürdürürken cinsiyetçilikle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. SW 1380 uçağından çıkan bazı yolcuların pilotun kadın olduğunu öğrenince şaşırdıkları söylendi. Belki de böyle tehlikeli bir faaliyetin bir kadın pilot için uygun olmayacağını düşünmüşlerdir.

Cinsiyetçi yorumlar –açıktan veya üstü kapalı– yüksek sesle söylenebilir veya sosyal medyada ve anonim bağnazlığın geliştiği internet sitelerinde yayınlanabilir. Bu tür tutumlar ne yazık ki toplumumuzda yaygın ve kadın pilotlar sürekli bunlara maruz kalmaktadır. Daha da kötüsü, kadın havacılar hakkındaki olumsuz yorumlar genel halkla sınırlı değildir, ancak bazen eğitim alanı dâhil olmak üzere erkek havacılık profesyonelleri arasında kök salabilmektedir.

Havacılık endüstrisindeki bilgili insanlar kadın pilotların, erkek meslektaşları ile beceri seviyelerinde tartışmasız eşit olduklarının ve eşit olduğunun farkındadırlar. Aslında bazı araştırmalar kadın pilotların daha az risk aldıklarını ve bu nedenle erkek pilotlara kıyasla muhtemelen daha güvenilir olduklarını gösteriyor. Her iki durumda da kadın pilotların herhangi bir şekilde aşağı olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Bir bilim insanı olarak verilere bakmak ve verilerin neden kamuoyuyla uyuşmadığını sorgulamak benim işim.

Kadın pilotlara karşı bu önyargı yeni değil. İlk Afro-Amerikan ve yerli Amerikalı pilot olan Bessie Coleman, memleketindeki ayrımcılık nedeniyle uçuş derslerini Fransa’da almak zorunda kaldı. Bu önyargılar Amerika Birleşik Devletleri ile sınırlı değil.  Birçok ülkeden kadın pilotlar, erkeklerin egemen olduğu havacılık kültürüne uyum sağlamanın zorluklarını bildiriyor. Koşullar bazen zamanla iyileşirken, kadınlar dünya çapında zorluklarla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Araştırmalar, kadın pilotların hataları nedeniyle daha olumsuz yargılandığını, uçuş eğitmenlerinden eleştiri alamayacakları için küçümsendiklerini ve erkek yanlısı bazı kültürel fikirlere ve istihdam politikalarına (özellikle doğum izni ile ilgili) uymaları gerektiğini gösteriyor. Birçok erkek pilot kadın akranlarını yürekten desteklese de bazıları yaygın olarak cinsiyetçi yorumlarda bulunmaktadır.

Kadın pilotların yıllar boyu başarılı bir şekilde uçmasına rağmen, klişeler son bulmuyor.

Akademik araştırma

Embry-Riddle Havacılık Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından 2017’de yapılan bir araştırma, ankete katılanların erkek meslektaşlarına kıyasla kadın pilotlarla uçmaya genellikle daha az istekli olduklarını ortaya koydu. Katılımcılara aşağıdaki uçuş güvertesi konfigürasyonlarından biri sunuldu: 1) iki erkek pilot, 2) bir erkek ve bir kadın pilot, 3) iki kadın pilot veya 4) tamamen otonom (insansız) bir kokpit. İki kadın yapılandırma ile uçmaya isteklilik skorları sondan ikinci oldu –otonom uçuşun hemen üzerinde. Yani pilotsuz bir uçakta uçmak istemediklerini sürekli olarak söyleyen halk, iki kadın pilota sahip olmanın pek de iyi olmadığını düşünüyor. Şaşırtıcı bir şekilde, bu etki kadın katılımcılar için de görüldü. Bu bulgular Hindistan’daki araştırmacılar tarafından tekrarlandı.

Embry-Riddle İnsan Faktörleri ve Nörobiyoloji Departmanı (Nadine Ragbir, MS; başyazar) ve Havacılık Koleji (Dr. Scott Winter) iş birliğiyle yürütülen başka bir çalışmada, araştırmacılar katılımcılara erkek ve kadın lisanslı pilotların üniformalı resimlerini gösterdi – yaklaşık yarısı lisanslı pilotlardı – ve onlardan pilotların yeteneklerini derecelendirmelerini istedi. Bir takip çalışmasında, katılımcılara erkek ve kadın üniformalı olmayan potansiyel öğrenci pilotlarının resimlerini gösterdiler ve benzer sorular sordular. Katılımcılar, kadın pilotlara kıyasla hem Kafkasyalı hem de Afro-Amerikan erkek pilotları önemli ölçüde daha yüksek derecelendirdi. İkinci çalışmada, katılımcılar potansiyel uçuş öğrencilerini aynı önyargı ile değerlendirdiklerinden, farklılıkları daha da çarpıcıydı. Katılımcılar sadece erkekleri daha yüksek derecelendirmekle kalmadı, aynı zamanda çok daha hızlı yanıt vererek daha hızlı bitirdiler. Erkek ve kadın katılımcıların cevapları arasında veya pilotlar ve pilot olmayanlar arasında önemli bir fark yoktu.

Embry-Riddle’daki farklı bir çalışmada, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki 400 ebeveyne, çocuklarının ticari pilotlar olmaları konusunda ne düşünecekleri soruldu. Çocuklarının uçuş okulunu bitirmesine yardım etmeye ne kadar istekli olacakları sorulduğunda, ebeveynler kızlarına kıyasla oğulları için daha fazla istekli olduğunu ifade ettiler. Şaşırtıcı bir şekilde, bu özellikle anneler için belirgindi. Anneler ayrıca oğullarının başarısı konusunda kendilerine daha çok güveneceklerini ve kızlarına kıyasla oğullarına daha fazla duygusal ve maddi destek sağlayacaklarını belirttiler.

Potansiyel çözümler

Endüstri, üniversiteler ve uçuş okulları havacılıktaki bu önyargı ve eşitsizliği gidermek için çeşitli yollar kullanıyor. Bunlardan biri halkı ve özellikle pilot olmayı düşünebilecek daha genç kadınları eğitmek. Embry-Riddle da dâhil olmak üzere birçok üniversite, ortaokul ve lisedeki genç kadınları kampüsü ziyaret etmeye ve tanıtım uçuşlarına katılmaya davet ettikleri günlük etkinliklere ve yaz uçuşu keşif kamplarına ev sahipliği yapıyor. Embry-Riddle’da Havacılık Bilimi profesörü yardımcısı Nikki O’Toole, bu uçuşları başka türlü pilotluk deneyimi yaşayamayacak kadınlar için göz açıcı olarak tanımlıyor. “Birçoğu hiç kokpitte bulunmadı ve bazıları hiç uçağa binmedi” dedi. “Amacımız onlara bunu yapabileceklerini göstermek. Bu onlar için ulaşılamayacak bir şey değil.” Prof. O’Toole’a göre, bu genç kadınların yaklaşık %10-15’i uçmakla ilgileniyor. Kilit nokta, onları hayallerine ulaşmanın mümkün olduğuna ikna etmektir.

Sadece kadınlar değil, havacılıkta başarılı olan erkekler de genç kadınlara oldukça yetenekli havacılar olabileceklerini hissettirmede önemli bir rol oynayabilir. Embry-Riddle öğretim üyesi Dr. Carolina Anderson, doktora derecesi alan ilk kadın. Kolombiya’da Avianca pilotu olarak çalışan rahmetli babası tarafından teşvik edildiğini söyledi. 14 yaşında planör uçurdu. 16 yaşında, babası tarafından Super Cub’a çekilerek solo yaptı. Bugün, Dr. Anderson 4.000 saatten fazla uçuş süresine sahip ve tek motorlu, çok motorlu, aletli uçaklar, planörler ve deniz uçaklarında Havayolu Taşıma Pilotu ve ticari pilot sertifikalarına sahiptir. Ayrıca 3.500 saatten fazla uçuş eğitimi var ve iki küçük kızı da dâhil olmak üzere havacılığa olan sevgisini gençlerle paylaşıyor.

Eğitim ve sosyal yardım programının sadece genç kadınları değil, aynı zamanda ortaokul ve lise düzeyindeki okul danışmanlarını da hedeflemesi gerekir. UNO’dan Dr. Lutte, “Genç kadınlar için kariyer bilinci çok önemlidir ve gençlere ulaşmanın önemli bir unsurudur” dedi. Genç kadınlara beşeri bilimler veya sosyal bilimlerde geleneksel kadın odaklı dereceler almaları gerektiğini söylemek yerine, lise danışmanları onlara havacılık ve diğer STEM programları hakkında bilgi vermelidir. Ayrıca, tarihin WACS ve İkinci Dünya Savaşı’ndaki test pilotları gibi büyük kadın pilotlarla dolu olduğunu da belirtmeleri gerekir ve havacılığın fiziksel gereksinimleri, pilotluk hayatının nasıl olduğu, aile yaşamlarını nasıl etkileyebileceği ve daha fazlası hakkında bilgilendirilmelidirler. Ticari bir pilot olmak, genellikle her ay evden uzakta birçok gün ve gece anlamına gelir. Bu tür bilgiler, kariyer kararları veren biri için çok önemlidir. Önemli kısım potansiyel öğrenci pilotlarını korkutmak için kullanılmamasıdır.

Bir başka olası çözüm de kadınlar için tasarlanmış burslar sunmaktır. Öğrenim ve uçuş ücretleri, potansiyel pilotlar için külfetli ve bu burslar, düşük ve orta gelirli kadınların hedeflerine ulaşmaları için kritik önemde. Pek çok üniversitenin tam da bu amaç için bağışları veya ayrılmış ödenekleri var. 7 Mart 2019’da Boeing, kadın azınlık ve deneyimli öğrencilere pilot lisansı veya havacılık bakımı sertifikası almalarında yardımcı olmak amacıyla havacılık işgücünde yetersiz temsil edilen nüfusu artırmak isteyen ERAU bursları için 3 milyon dolar ayıracağını duyurdu.

Havacılıkta kadınlar için tasarlanmış birçok kulüp, grup, bölüm ve diğer organizasyonlar da var. Bunlardan bazıları çevrimiçi olarak Facebook veya Instagram forumlarında mevcuttur. Diğerleri, Embry-Riddle dâhil olmak üzere uçuş okullarında ve üniversitelerde, hatta yıllık konferansların yapıldığı ulusal programlarda bulunur. Dr. Lutte, “Özellikle genç kadınları hedefleyen birkaç mükemmel gençlik sosyal yardım programı var. En iyi uygulama olarak tanımlananlardan biri Havacılıkta Kadınlar, Uluslararası: Havacılıkta Genç Kadınlar Günü. ” diyerek ifade etti.

Dr. Dunbar belirtiyor: “Havacılıkta kadınları teşvik ederek klişeyi azaltmaya çalışan birkaç kuruluş var. Bunlar arasında WAI (Women in Aviation International), EAA (Experimental Aircraft Association), AOPA (Aircraft Owner and Pilots Association), Institute for Women of Aviation Worldwide ve diğerleri bulunmakta. Havacılıkta kadınların farkındalığını artırmaya yönelik ulusal ve uluslararası kampanyalar var. Kadınlar bu mekânlarda benzer düşünen arkadaşlar edinebilirler. Başarılarını ve hayal kırıklıklarını, neler yaşayabileceklerini anlayan meslektaşlarıyla paylaşabilirler.”

Havacılıkta kadınların geleceği

Önemli bir değişikliğin gerçekleşmesi ne kadar sürer? Nikki O’Toole tıp alanında olduğu gibi biraz zaman alacağına inanıyor. “Uzun, yavaş bir süreç olabilir” dedi. “Amaç, kokpitlerde daha fazla kadın pilot bulundurmak. O zaman halk, er ya da geç bunun bir norm olduğunu görecektir. Bir kez norm haline geldiğinde, diğer her şey takip edecek. İyi haber şu ki, havayolları ve uçuş okulları bu konuda hemfikir.”

Halk, kadın pilotların erkek pilotlardan farklı olmadığını kabul etmeye başladığında, toplumumuz paradigma değişikliğini yapmış olacaktır ve belki de resimlerde kadın pilotların olduğu daha çok çocuk kitabı göreceğiz.

Sanırım havacılıkta bu önyargının var olmasına çok da şaşırmamalıyız. Tıptan mühendisliğe, hukuktan bilgisayar bilimine kadar pek çok alanda aynı durum söz konusu. Havacılık alanındaki bizlerin, yalnızca endüstride daha fazla pilota ihtiyacımız olduğu için değil, aynı zamanda toplumumuzda bağnazlığa yer verilmemesi gerektiği için bu sorunu çözmeye yardımcı olma yükümlülüğü var.

Yazar: Stephen Rice

Kaynak: Forbes

Çeviren: Nesliay Ecem Gezer

Düzenleyen: Ceren Berk