Gözyaşımın dinmediği gecelerde

Gözyaşımın dinmediği gecelerde

Buluştursan gözlerini gözlerimle, gözyaşımın dinmediği gecelerde

Düşmüşsün sanki cennetten, kokun gelir, hissederim tenimde

Ölürsem eğer sevdan yolunda gömme sokaklarına beni

Aramasın kimse sormasın seni, görmesin gözlerini

Cömertliğine ne demeli, minnettarım sana

İçerim her hece sarhoş olurum aşkınla

Ey dost, sen değilsin derdim, endişe etme

İsterim aşkımı resmetmeni, hissettirmeni sevgilime

Deli derler bana, yanarım aşkımdan Mecnun gibi

Gömdüm kederimi derinlere, kendime sakladım seni

Erişemez her aşık Khir’in bilgeliğine, süsleyemez zihnini hikmetiyle

Dolanır diyar diyar durmaksızın biçare

Olurda görürsen dertli Galip’i bitap halde

Dönme sırtını ona, ey Dost, yüz çevirme

I would not cry for solace, if you would cast an appreciative glance,

Your likeness amidst the nymphs of Paradise I find perchance

Do not bury me in your street, after you slay me,

Lest people find your address, when looking for me

As my saaqi it behoves you to be very generous,

I am accustomed to drink every night, as much I am served

O Friend, I have no quarrel with you

But if you perchance meet the messenger (you recommended) give him my regards

I could show you what the madly in love Majnu did,

If only I could find leisure from my own hidden sorrows

It isn’t incumbent on me to follow Khizr

He is just another elderly co-traveller

Do tend to him, O residents of the Beloved’s street

If you ever run across the mentally distressed Ghalib

Şair: Mirza Galip

Çeviren: Dilek Uçan

Kaynak: Rana Safvi

Leave a comment