Doğu Cephesi’ndeki çarpışmada en önemli etkenlerden biri Sovyetler Birliği’ni istila ettiklerinde Almanlara karşı hızla yayılan partizan hareketi oldu. Partizan, veya gerilla, genellikle sivillerden oluşan küçük, kolay hareket edebilen, büyük ve hantal ordulara karşı savaşan birliklerdir. Bu savaş, en azından Doğu Cephesi’nde genelde pusular, baskınlar ve kundaklamalardan oluşuyordu ve Wehrmacht için büyük sorun yaratıyordu.

1941 Haziranındaki Barbarossa Operasyonu’ndan -işlerin Sovyetler Birliği ve Kızıl Ordu için kötü gitmeye başladığı noktadan- sonra Sovyet yönetimi tarafından Almanların etkinliğini bozmak amacıyla direniş gruplarının kurulmasını öngören bir yönerge yayınlandı. Savaş boyunca partizanların etkinliği devlet tarafından emirler ve eğitimler yoluyla kontrol edildi ve oldukça başarılı oldukları görüldü.

Fotoğrafta bir köy rahibi, partizan eylemlerine bağlılığından dolayı madalya alıyor. Görsel: Wikimedia Commons. Ukrayna yasalarınca kamu malıdır.

Sovyet partizanları iletişim hatlarını keser, Alman sığınak ve tesislerini yakar ve birliklere ve konvoylara baskınlar yapardı. Faaliyette bulundukları bölgeyle ilgili bilgilerinin iyi olması onlara avantaj sağlıyordu, çünkü Almanlar bu konuda yetersizdi. Sovyet ordusu çaresiz durumdayken partizanlar fark yaratmayı başarıyordu; bu yüzden savaşa katkıları paha biçilemezdi.

Partizan grupları, ekipmanlarının uyumsuzluğuna ve geçmiş çatışma deneyimleri olmamasına rağmen genellikle düzenli ve etkiliydi. Görsel: Wikimedia Commons. Ukrayna yasalarınca kamu malıdır.

Sovyet devleti partizanları desteklemek ve halkı partizanlara katılmaya teşvik etmekte zaman kaybetmedi. Sovyet ordusunun aksine herhangi biri partizan harekete katılabilirdi ve partizan davası yoğun şekilde propaganda ediliyordu. Partizanların -işgal edilmiş bölgelerdeki sıradan ama cesur vatandaşların- varlığı Sovyet halkının morali üzerinde büyük bir etki sağladı.

Partizanları “düşmana merhamet göstermeden vurmaya” teşvik eden bir propaganda afişi. Görsel: sovmusic.ru; Wikimedia Commons aracılığıyla. Rusya yasalarınca kamu malıdır.

Partizanların sıradan siviller olmasına karşın Almanlar onlardan nefret ediyor ve hatta belki de -her ne kadar hiç kabul etmemiş olsalar da- korkuyorlardı. Wehrmacht kilometrelerce toprak aldıktan ve düşmanları Moskova’ya doğru iyice çekildikten sonra bile partizan saldırılar devam etti. Bu saldırılar hem rahatsız ediciydi hem de tehdit oluşturuyordu ama Alman birlikleri zamanla partizanlar tarafından korunan bölgelerden kaçınmayı öğrendiler.

Fotoğrafta Wehrmacht askerleri partizan kontrolündeki bir bölgeyi işaret eden bir tabelanın yanında duruyor. Görsel: Bundesarchiv, Bild 101I-007-2477-06/Trautvetter/CC-BY-SA; Wikimedia Commons aracılığıyla.

Bu partizan grupların en başarılı ve ünlülerinden biri de Sydir Kovpak’ınkiydi. Kovpak I. Dünya Savaşı’nda da görev yapmış ve kahramanlıkları dolayısıyla madalya almıştı, II. Dünya Savaşı’nda da komutası altındaki partizan birlikleri Bryansk ve Ukrayna civarındaki bölgeleri başarılı bir şekilde kontrol altında tuttu. Kovpak’ın partizanları korkutucuydu; Kovpak güçlü bir liderdi ve önderliğindeki partizanlar Almanları savaş boyunca büyük zarara uğrattılar.

Sydir Kovpak grubundan, Mosin keskin nişancı tüfekleri kullanan iki kadın partizan. Görsel: Wikimedia Commons. Ukrayna yasalarınca kamu malıdır.

Sydir Kovpak’ınki gibi büyük grupların başarısının yanında bireysel partizanlar da büyük katkılarda bulundular ve bu uğurda büyük fedakarlıklar yaptılar. Naro-Fominsk yakınlarındaki düşman hattının arkasında çalışmalarını sürdüren 18 yaşında bir partizan olan Zoya Kosmodemyanskaya’nın hikayesi büyük cesaret hikayelerinden biridir. Zoya’nın büyük idealleri vardı, bu yüzden 1941’in sonlarına doğru Almanlar Moskova’ya yaklaştıklarında gönüllü olarak bir partizan birliğine katıldı.

Kasım’da Zoya’ya Alman atlı birliklerinin bulunduğu bir köyü yakma görevi verildi. Görevde başarılı oldu ama yakalanmıştı. Almanlar onu sorguladılar ve ona işkence ettiler ama Zoya işbirlikçilerinin adlarını vermedi. İdamından hemen önce, darağacında, daha sonra ünlü olacak son sözlerini söyledi: “Biz iki yüz milyon kişiyiz. Hepimizi asamazsınız!” Bugün Tambov Oblastı’ndan gelen bu genç kız Rusya’nın en sevilen savaş kahramanlarındandır.

Zoya Anatolyevna Kosmodemyanskaya’nın portresi. Görsel: warheroes.ru

Kadın partizanlar görmek zor değildi -kadınlar Sovyet Ordusu’nda da görev alabiliyorlardı- ama orduda görev almaya yaşı yetmeyen gençler gençler ve hatta çocuklar bile partizan faaliyetlerde bulunuyorlardı. Bütün vatandaşlar savaşa destek vermeleri için teşvik ediliyordu ve birçoğu zaten istekliydi.

1942 sonlarında Almanlar tarafından yakalanan iki kadın partizan. Görsel: Bundesarchiv, Bild 183-J18155/CC-BY-SA

 

Alman SS askerleri çocuk yaşta bir partizanı yakalarken. Kimi durumlarda çocuk partizanlar bile cezalandırılır ya da idam edilirdi. Görsel: Bundesarchiv, Bild 101III-Niquille-067-24/Niquille/CC-BY-SA

Partizanlara yapılan misilleme fazlasıyla şiddetliydi. Partizanların yaratıcı ve etkili faaliyetleri Wehrmacht’ı kışkırtıyordu, onlar da genellikle yakalanan talihsiz partizanları dövüyor, işkenceye tabi tutuyor ve idam ediyorlardı. Partizanlar genelde boyunlarında suçlarını açıklayan plakalar asılı şekilde idam edilirlerdi ve cesetleri diğer partizanlara uyarı olarak görünür halde bırakılırdı.

Doğu Cephesine göre yumuşak gibi görünen bir şekilde sorguya çekilen bir Sovyet partizanı. Görsel: Wikimedia Commons

 

İdam mangası ile idam. Görsel: Bundesarchiv, Bild 101I-212-0221-07/Thiede/CC-BY-SA

Yine de partizanlara karşı yapılan bu acımasızlığın gerilla savaşını azaltmakta pek etkisi olmadı. Sovyet halkı partizanları desteklemeye ve partizan faaliyet de savaşın dört yılı boyunca hem ölçek olarak hem de başarısı açısından büyümeye devam etti. Sovyet partizan hareketi Büyük Anayurt Savaşı’ndan günümüze kalan en önemli şeylerdendir ve partizanların hikayeleri insanları şaşırtmaya ve etkilemeye devam etmektedir.

 

Çevirmen: Bengi Bayar

Kaynak: Keep Calm and Remember