Geçmişi psikoterapi ile değiştirebilir misiniz?

Geçmişi psikoterapi ile değiştirebilir misiniz?

“İmgeyi* yeniden oluşturma,” geçmişteki olumsuz anılarınızı daha iyisiyle değiştirmenize yardımcı olur.

İmgeyi yeniden oluşturma/işleme nedir? Bir terapist, danışanının hafızasından bir olayı veya bir fobinin korkutucu görüntüsünü hayal etmesine ve sahneyi yeniden yazarak değiştirmesine yardımcı olur. Bunun, o imgenin ve beynin onu nörolojik olarak nasıl işlediği üzerinde iyileştirici bir etkisi vardır.

Eminim hepiniz terapi hakkındaki şu klişe şikâyeti duymuşsunuzdur: “Sürekli sorunlarım hakkında konuşuyorum ve sorunlarımı çok iyi biliyorum; fakat onları çözemiyorum!” Bu ciddi bir endişedir ve değişimin bilişsel seviyeden daha derin olması gerektiğinde ne olduğu konusunu gündeme getirir. Şema terapisinde, değişimin duygusal veya deneyimsel düzeyde de olması gerektiğinden bahsediyoruz. İmgelerle yeniden yapılandırma, deneyimsel değişimin gerçekleşmesi için şahane bir araçtır. 

İnsanlar, bazen zalimce, geçmişi değiştiremeyeceğimiz ama geleceği değiştirebileceğimiz hakkında çok şey söylerler. Gerçek anlamda geçmişi değiştiremeyeceğimiz doğru olsa da bazı psikoterapi yöntemleriyle o anıların sizdeki etkisini değiştirmek mümkündür. Anıları değiştirmenin, geçmişi gerçekten değiştirmeye ihtiyaç duyduğumuz kadar yakın olduğu görüşündeyim. Bu yönteme imgeyi yeniden oluşturma diyoruz. 

İmgeler ve yeniden oluşturma nedir?

İmgeler, geçmişi ve geleceği düşünmede, hatırlamada ve kendimizi nasıl anladığımız konusunda önemli bir rol oynar. Bu aktivitelerden her biri çoğunlukla imgelerle ilişkilendirilen bir dizi etki içerir: Bir anının imgesi, bir korkunun imgesi, travmatik bir olayın imgesi, benliğin kusurlu bir imgesi (örneğin yeme bozukluğuyla), gelecekte kendimizi gördüğümüz ortamın imgesi ya da benliğin bir yönünün imgesi, örneğin eleştirici yönümüz ya da içimizdeki çocuk yönümüz. İmgeler psikolojik açıdan son derece güçlüdür. Öyle ki, düşünceyi ve duyguyu tek resimde yoğunlaştırırlar. Bu yüzden genelde zihnimizdeki travmatik ya da olumsuz imgelerin etkisi ile baş etmesi zor duygu ve düşünceler oluşabilir.

Aslında, bir imgeyi “yeniden oluşturmaktan” bahsederken onu yeniden yapılandırmanın psikoterapik görevinden bahsediyoruz. Daha eski bilişsel davranışçı terapi (BDT) türlerinde düşünceleri bilişsel düzeyde yeniden yapılandırmaya odaklanılmıştır. (Zihninizde toplum önünde konuşmayı canlandırdığınızda aklınıza hangi korkutucu ve sizi engelleyen düşünceler geliyor? Bu düşüncelerin arkasındaki esas kanılar nelerdir? Bu kanıların gerçeğe uygunluğuna ve toplum önünde konuşma hakkında ne düşündüğümüzü değiştirip değiştiremeyeceğimize bir bakalım.) Terapinin sonunda duygu ve düşüncelerinizi değiştirmiş olursunuz. Bu genelde işe yarayan bir yöntemdir.

Ancak imgelem konusunda, asıl olayı yeniden oluşturmaktan, orijinaline yenisi eklemekten veya imgeleri değiştirmekten söz ediyoruz. Böylece bir anıyla veya bir imgeyle ilgili duyguları değiştirebiliyoruz. Bu da onu yeniden yapılandırmaktır. İmgeleme* yöntemi ile travmatik bir anının, depresif ya da istismarcı iç sesimiz gibi soruna sebep olan kişilik yönlerimizin hissettirdiklerini, niteliklerini ve hikayelerini değiştirebiliriz. Terapide hem anıyı yeniden yaşıyoruz hem de sonucu değiştiriyoruz.

Şimdi imge oluşturmanın nasıl uygulandığını öğrenelim

Öncelikle, imgeleri yeniden oluşturma çalışmasında beden ve duyular kadar hayal gücünün de kullanıldığını bilmeliyiz. Hızlı bir imgeleme çalışması için terapist, danışanından gözlerini kapatıp derin bir nefes almasını, zihnini boşaltmasını ve belirli bir görüntüye odaklanmasını isteyebilir. Derinlemesine bir imgeleme çalışması için ise bedene odaklanmayı ve derin nefes almayı içeren farkındalık temelli bir egzersiz yaparız.

Travma çalışmalarında yaygın olarak kullanılan etkili bir imgeleme egzersizi “güvenli yer” egzersizidir. Biraz farkındalık egzersizinden sonra terapist, danışanına istediği güvenli, huzurlu ve keyif aldığı bir yeri hayal etmesini söyler. Örneğin plaj olabilir.

Ardından danışanından ne gördüğünü ne duyduğunu, oranın nasıl koktuğunu ve ne hissettiğini söylemesini isteyerek beş duyuyu harekete geçiririz. Martılar ve dalgalar, bacaklarında sıcak kumlar, rüzgârın tuzlu tadı, turkuaz rengi deniz köpüğü. Duyuları ve imgelemeyi harekete geçirerek beynin sadece düşünceler hakkında konuşarak erişilemeyen kısımlarıyla bağlantı kuruyoruz. Güvenli yeri düzenli olarak ziyaret etmek onu tam dikkat gerektiren duyusal bir deneyim haline getirir ve bizi korkutan veya rahatsız eden imgelerin esiri olduğumuzda gideceğimiz yer olur. Bu zorlu seansı bitirmeden önce zihnimizi temizlemek ve yenilemek için güvenli yere dönebiliriz. 

Ayrıca, şema terapistleri, danışanlarının zorlandığı en önemli, en yoğun anıları anlamak için “imgelerin değerlendirilmesi” adı verilen bir imgeleme çalışması kullanılır. Bunu genelde o andaki tecrübelerinin ve hislerinin geçmişteki bir olayla arasında bağlantı kurarak yaparız. “Bugün patronunla yaşadığın olayda sana hissettirdiklerini düşün ama olay sahnesine odaklanma, onu aklından uzaklaştır. O hisse odaklan. Şimdi ise çocukluğunda aynı bu hisse sahip olduğun bir zamanı düşünmeye çalış. Aklına hangi anı geliyor?” Danışanın aklına ebeveynlerinden biriyle olan anısını gelmiş olabilir. Bu da bize o duygunun özüyle bağlantılı, üzerinde çalışacağımız bir şey verebilir. 

Odaklanacağımız anıyı bulduğumuzda onu yeniden oluşturmaya ya da bir film senaryosunu yeniden yazıyormuş gibi anıyı tamamen değiştirmeye başlayabiliriz. Bir danışanın babası tarafından ihmal edildiği anıları olduğunu varsayalım. Bu da yetişkinlik hayatında bile özsaygı problemine sebep oluyor. Birkaç seans devam edip anıyı yeniden oluşturma uygulaması yapabiliriz.

Anının kendisinden başlayıp danışanın deneyimindeki duygularını keşfederiz. Sonra babasının ona yaptığı haksızlıklar ve daha iyi davranılmayı hak ettiği hakkında konuşuruz. Bu aşamadan sonra danışanın ihtiyacına göre çeşitli şekillerde ilerleyebiliriz.

Eğer danışanın çocukluk benliği buna hazır değilse, terapist aracılık etmek veya yüzleştirmek için danışanın anısına girip babasıyla konuşabilir; danışanı oradan uzaklaştırıp güvenli bir yere götürüp teselli edebilir; danışanın çocuk benliği babasına neye ihtiyacı olduğunu söylemenin alıştırmasını yapabilir; danışanın yetişkin benliği imgeye dahil olup kendi çocukluğunu babasına karşı savunabilir. 

Anılarındaki en önemli sahneyi, imgeyi yeniden oluşturmak inanılmaz iyileştirici bir güce sahiptir. İmgelemi, kötü davranan bir ebeveyne karşı durmak, bir korkuyu yenmek, eleştiren iç sesimizi susturmak için kullanarak, geçmişin yükünden kurtulup kendimize daha iyi bir geleceği düşlemeye izin vermiş oluruz. 

Çevirmenin notu

*İmge: Duyularla alınan bir uyaran söz konusu olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj, bir nesnenin bilince yansıyan benzeridir.

*İmgeleme: Zihinde oluşturma, anıların ve geçmiş yaşantının, olasılıkların bir yansıması, daha derinlerdeki benliğinizin dilidir.

Yazar: Richard Brouillette

Kaynak: Psychology Today

Çeviren: Rumeysa Dilber

Düzenleyen: Zehra Yalaza

Leave a comment