Gabon’da yüzleri modifiye edilmiş 500 yıllık kafatasları keşfedildi

Gabon’da yüzleri modifiye edilmiş 500 yıllık kafatasları keşfedildi

Mezardaki yüzlerce değerli metal eşya, kişilerin önemine ve zenginliğine işaret ediyor.

Kafatası (a) ve kafatasının fotogrametrisi (b), bireyin üst kesici dişlerinin nasıl çıkarıldığını gösteriyor. (Görsel kaynağı: C. Gerin and P. Mora /Antiquity Publications Ltd.)

Antik kafatasları, 500 yıl önce Batı Orta Afrika’da yaşayan kadın ve erkeklerin ön dişlerini çıkararak görünüşlerini önemli ölçüde değiştirdiğini ortaya çıkardı. Arkeologlar, yerin derinliklerinde ve yalnızca tepesindeki delikten iple ulaşılabilen bir mağarada yüzlerce yıllık modifiye edilmiş kafatasları buldular.

Araştırmacılar yeni bir araştırmada, 25 metrelik dikey düşmenin sonucu, en az 24 yetişkinden (15 yaş ve üzeri kadın ve erkeklerden) ve 4 çocuğun en az iki kez orada bırakılması gibi durumlardan ortaya çıkan binlerce kemiği raporladı. Yerel demirden ve ithal bakırdan yapılmış yüzlerce metal eser, mücevher, silah ve çapalar, orada gömülü insanların zenginliğine ve statüsüne işaret ederek kalıntıların arasında bulunuyordu.

Paris’teki Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nde (CNRS) arkeolog olan Richard Oslisly, 1992 yılında Gabon’un Ngounié bölgesindeki Iroungou mağarasını keşfetti. Oslisly mağarayı ilk kez 2018’de araştırdı ve yer altına erişim o kadar zordu ki, araştırmaya göre arkeologlar o zamandan beri mağaranın derinliklerini sadece dört kez inceleyebildiler.

Çalışmanın başyazarı ve CNRS araştırmacısı Sébastien Villotte, Live Science’a bir e-posta ile “Bu bölge için arkeolojik insan kalıntılarına sahip çok az alan var.” dedi. “Çocukların, gençlerin, yetişkin erkeklerin ve kadınların, 500’den fazla eserle buraya gömülmüş olması şaşırtıcıydı.”

Bilim insanları, mağarayı ve içindekileri 3 boyutlu olarak yeniden inşa edebilmek adına mağaranın içini, mezar alanlarını fotoğrafladı ve lazer taraması yaptı. Radyokarbon tarihlemesi (radyoaktif karbon izotop oranlarını karşılaştırarak bir nesnenin yaşını belirler) için bacak kemiklerinden örnekler topladılar fakat tüm insan kalıntılarını keşfedildikleri yerde bıraktılar.

Mağara 4 seviye içeriyordu ve her seviyede 14. ve 15. yüzyıllara ait kemikler vardı. Çalışmanın yazarları, kemiklerin birbirine karışmış olmasına rağmen, bilim insanlarının tüm iskeletlerin eksiksiz olduğunu belirterek “kuru kemikler yerine kadavraların ya yukarıdan atıldığını ya da mağaraya indirildiği” şeklinde yazdı.

İskeletlerin yanında bilezikler, yüzükler, baltalar, bıçaklar, 100’den fazla deniz kabuğu ve düzinelerce delinmiş etobur hayvan dişi gibi çok sayıda gömüler de vardı.

harita içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturulduNgounié bölgesindeki Iroungou mağarası, Gabon (a) ve 3D model (b), mağara girişlerini, yerleşim planlarını ve arkeologların mezarları bulduğu yerleri gösteriyor. (Görsel kaynağı: C. Gerin ve P. Mora /Antiquity Publications Ltd.)

Kasıtlı çekme

İnsan kalıntılarından kafatasları, araştırmacıların özellikle ilgisini çekti; çünkü sağlam üst çenelerin hepsinde, merkezi ve yan kalıcı kesici dişler ve ağzın en önündeki dört diş gibi belirli dişler eksikti. Alveolar rezorpsiyon olarak bilinen diş çekimlerinden sonra tüm boş diş yuvaları iyileşme belirtileri gösteriyor. Bu da dişlerin, sahipleri hala hayattayken çıkarıldığını ve deliklerin insanlar ölmeden önce iyileşmek için yeterli zamana sahip olduklarını gösteriyor.

2016 yılında, başka bir arkeolog ekibi, Brezilya’nın Lapa do Santo mağarasında benzer şekilde modifiye edilmiş ve ön dişleri eksik olan kafatasları buldu. Fakat Live Science daha önce, 9000 yıl öncesine ait olan Brezilya kalıntıları vakasında, dişlerin ölümden sonra cenaze törenlerinde çıkartıldığını bildirdi.

Villotte, yazmış olduğu e-postada, diş modifikasyonunun dünya çapında, “özellikle de Afrika’da” iyi belgelenmiş bir gelenek olduğunu söyledi. “Dişlerini çektiren insanlar tarafından diş çekimi için birçok farklı neden olduğu savunulmaktadır.” diye ekledi. Bazen bu nedenler, yüz modifikasyonu yani yüzün şeklini veya görünümünü değiştirmek için dişlerin çekilmesini de içerir. Villotte, Iroungou kafataslarının, diş etlerinin iyileşmesi göz önünde bulundurulduğunda, bir cenaze töreni parçası olarak modifiye edilmediğini açıkça söyleyebiliriz, dedi. Bilim insanları yapılan araştırmada, Gabon Mağarası’ndaki çekimler simetrik olduğundan ve tüm iskeletlerin çenelerinde aynı dişleri içerdiğinden dolayı, muhtemelen “bazı kültürel uygulamalar bağlamında” çıkarıldıklarını söyledi.

Mağarada keşfedilen bazı insan kalıntıları ve eserler. (Görsel kaynağı: P. Mora /Antiquity Publications Ltd.)

Araştırmacılar, bu kadar çok ön dişin çekilmesinin telaffuzu etkileyeceğini, ağız ve yüz şeklini “son derece görünür” bir şekilde değiştireceğini, bunun da tüm bireyleri belirli bir gruba ait olduğunun göstergesi olduğunu bildirdi.

Çalışmaya göre, en üstteki dört kesici dişin çekilmesi alışılmadık bir durum olsa da çekme, ufalama ve keskinleştirme gibi diş estetikleri Afrika’da uzun süredir gerçekleştirilen bir uygulama. Araştırmacılar bu uygulamanın çoğu örneğinin Batı Orta Afrika’daki popülasyonlarda olduğunu ve “bölgede uzun bir tarih ve vücut modifikasyonu geleneklerinin olası devamlılığı izlenimi verdiğini” yazdı.

Villotte “bu kazı alanının istisna olduğundan ve sömürge öncesi Gabon için cenaze törenleri neredeyse bilinmediğinden dolayı, bu keşfi yapbozun ilk parçası olarak düşünebiliriz ve oldukça zor bir yapboz gibi görünüyor.” dedi.

Yazar: Mindy Weisberger

Kaynak: Live Science

Çeviren: Bukentay Takıroğulları

Düzenleyen: Sude Özkan

Leave a comment