Frida Kahlo’nun keşfedilmemiş şaheserleri

Frida Kahlo’nun keşfedilmemiş şaheserleri

(Credit: Private Collection, USA. Photo courtesy of Mary-Anne Martin Fine Art New York)

Meksikalı sanatçının kayıp ya da az bilinen eserleri, hayatı ve çalışmaları hakkında yeni bilgiler veriyor. Holly Williams, resimlerin tamamının yer aldığı nadir görülen sanatı yeni bir kitapta araştırıyor.

Frida Kahlo’yu tabii ki de tanıyorsunuz. O, tüm zamanların en ünlü kadın sanatçısıdır ve imajının anında tanınabilir oluşu kaçınılmazdır. Kahlo’yu tişörtlerde, defterlerde ve kupalarda görebiliriz. Bu parçayı yazarken, belki evimden üç dakikalık yürüme mesafesinde bir dükkânın vitrininde sevimli bir karikatür Kahlo ürünlerinden gördüm. Bahse varım ki birçok okuyucu onu birkaç adım mesafeden tek kaşı, geleneksel kıyafetleri, çiçekli saç bantları ve kırmızı rujuyla betimler.

Kısmen bunun nedeni, kendi imajının Kahlo için önemli bir konu olmasıydı- eserlerinin yaklaşık olarak üçte biri otoportreydi. 1954’te ölmesine rağmen, çalışmaları hâlâ ilk günkü gibi okunuyor: Otoportreleri kişilik hakkında oldu gibi, kendi imajınızı oluşturma ve kendi hikayenizi anlatma ihtiyacı hakkında da çok şey söylüyor. Kendisini izleyiciye bakarken resmediyor: Doğrudan, hiddetli ve meydan okuyarak.

A new book Frida Kahlo: The Complete Paintings includes previously unseen or overlooked works by the artist (Credit: Taschen) Yeni bir kitap Frida Kahlo: The Complete Paintings, sanatçının daha önce görülmemiş veya gözden kaçan eserlerini içeriyor (Kredi: Taschen)

Tüm bunlar Kahlo’nun belirli, çağdaş feminist anlatılara rahatça uyabildiği anlamına geliyor- güçlü bağımsız kadın, kendini kendi konusu olarak kullanarak kadın olmanın karmaşık, dağınık acı verici yanlarını keşfediyor. Resimleri, dramatik bir yaşamın dramatik unsurlarını yoğun bir şekilde temsil ediyor: düşük yapma, çocuk sahibi olamama; bedensel acı (18 yaşında korkunç bir kaza geçirmiş ve fiziksel olarak tüm hayatı boyunca acı çekmiştir); büyük aşk (Meksikalı artist Diego Rivera ile fırtınalı bir ilişkisi vardı, Leon Trotsky de dahil olmak üzere kadın ve erkek, diğer birçok aşkı da vardı) ve büyük kıskançlık (Rivera, kız kardeşi de dahil olmak üzere defalarca aldatmıştı)

Kahlo ziyaretçileri kapıdan geçirmeyi garantileyen, gişe rekorları kıran biri hâline geldi.

Ama gösterdiklerinin tümü bu değil- sanatı yalnızca hayatıyla ilgili olmasa da öyle olduğunu varsaydığınız için affedilebilirsiniz. Travması ve aşk hayatı hakkında kitaplar yazılmakta; Başrolünde Salma Hayek’in olduğu bir Hollywood filmine konu bile oldu. Ziyaretçilerin gördükleri sanatından çok kadınla ilgili olsa bile, Kahlo ziyaretçileri galerinin kapısından geçirmeyi garantileyen, gişe rekorları kıran bir kişi hâline geldi.

Peki ya onun çalışması? Bazı sanat tarihçileri için, üründen ziyade kişiye olan odağı yorucuydu; bu yüzden yeni, anıtsal bir kitap olan– Frida Kahlo: The Complete Paintings Taschen tarafından yayımlandı ve ilk defa tüm eserinin incelemesini sundu. Andrea Kettenmann ve Marina Vazquez Ramos ile çalışan Meksikalı sanat tarihçisi Luis-Martin Lozano, sadece fotoğraflardan bildiğimiz birçok kayıp eser de dahil -toplam 152- sahip olduğumuz tüm Kahlo çalışmaları hakkında notlar paylaşmakta.

Still Life (with Roses), 1925, has not been exhibited since 1954, and shows the influence of the artist's father (Private collection. Courtesy Sotheby's, New York)

Natürmort (Güllerle), 1925, 1954’ten beri sergilenmedi ve sanatçının babasının etkisini gösteriyor (Özel koleksiyon. Courtesy Sotheby’s, New York)

Mexico City’den gelen bir video görüşmesinde Lozano ile konuşurken, tüm dünyada onun hakkında çok fazla sergi olmasına rağmen, çalışmalarının kapsamlı bir araştırmasının gecikmiş olup olmadığını soruyorum?

“Bir sanat tarihçisi olarak Kahlo’ya olan asıl ilgim, onun bir sanatçı olarak çalışmasıydı. Son on yıldaki çoğu projenin ana kaygısı bu olsaydı, belki de bu kitabın böyle olması için hiçbir nedeni olmadığını söylerdim. Ama gerçek şu ki, öyle değil” diyor. “Sergilerdeki çoğu insan onun kişiliğiyle ilgileniyor-kim olduğu, nasıl giyindiği, kiminle yattığı, sevgilileri, hikayesi.”

Bu nedenle, sergiler ve katalogları genellikle bu hikâyeye odaklanmıştır ve “aynı resimleri ve aynı resimler hakkında aynı fikirleri tekrarlama eğilimindedir. “Bir sürü eseri bir kenara bırakıyorlar” diyor Lozano. Kitaplar da aynı şeylerin üzerine basıyor: “Aynı şeyleri tekrarladığınızda satılacaktır -çünkü Kahlo ile ilgili her şey satar. Söylemesi oldukça üzücü, fakat o ticari bir mal hâline geldi. Ancak bu, [sergilerin ve kitapların] neden bunun ötesine geçmediğini açıklıyor.-çünkü buna ihtiyaçları yok.”

Si Adelita (Los Cachuchas), c1927, is one of the lost works – its sharp Modernist lines are striking (Credit: Rafael Doniz/ photo by Guillermo Kahlo)Si Adelita (Los Cachuchas), c1927, kayıp eserlerden biri- keskin Modernist çizgileri çarpıcı (Kredi: Rafael Doniz / fotoğraf Guillermo Kahlo)

Sonuç olarak, bazı hatalar yapılır – yanlış başlıklı, yanlış tarihli resimler veya aynı kalitesiz, renkli olmayan fotoğraflar çoğaltılır. Ama aynı zamanda eserlerinin ne anlama geldiğine dair fikirlerin sonsuza dek tekrarlandığı anlamına gelir. Lozano, “Yorumlama seviyesi kirleniyor” diyor. “Resimler hakkında tekrar tekrar söyledikleri tek şey ‘Rivera’ya âşık olduğu için’, ‘çocuk sahibi olamadığı için’, ‘hastanede olduğu için’. Bazı durumlarda, bu doğrudur- ama bundan çok daha fazlası var.”

152 tane eser, büyük bir sanatçı için muazzam bir iş değil. Ve hâlâ, şaşırtıcı bir şekilde, bunların bazılarından daha önce hiç bahsedilmemişti: ‘Asla, tek bir cümle bile!’ gülüyor Lozano. ‘Sanat tarihi açısından bu bir çeşit karmaşıklık.’

Çalışmalarının kapsamlı bir araştırmasını sunmak, son on yılda açık artırmalarda ortaya çıkanlar ve özel koleksiyoncular tarafından nadiren ödünç verilen ve bu nedenle belirsiz kalan diğerleri de dahil olmak üzere kayıp ya da az bilinen eserleri bir araya getirmek anlamına geliyor. Lozano, Kahlo anlayışımızı geliştirmeyi umuyor. ‘İlk olarak -sanatçı olarak kimdi? Kendi işi hakkında ne düşünüyordu? Bir sanatçı olarak neyi başarmak istedi? Ve bu resimler ne anlama geliyordu?’

The influence of the Renaissance Old Masters is evident in Kahlo's 1928 painting Two Women (Portrait of Salvadora and Herminia) (Credit: Alamy)

Rönesans Eski Ustalarının etkisi Kahlo’nun 1928 tarihli İki Kadın (Salvadora ve Herminia Portresi) tablosunda açıkça görülmektedir (Kredi: Alamy)

Yani bu, her ne kadar Kahlo ile ilişkilendirdiğimiz türden bir şey olmasa da profesyonel bir fotoğrafçı ve çiçekli natürmortların amatör bir ressamı olan babası Guillermo’dan ne kadar ilham aldığını ortaya koyan önceki dönemlerdeki işlerine tekrar bakmamız gerektiği anlamına geliyor. 1925’ten beri oldukça az bilinen ve 1953’ten beri sergilenmeyen Natürmort (Güllü) gibi parçalar, üslup olarak onun babasınınkine benzer.

Kahlo, halk tarafından, daha az koleksiyonu yapılan ve üzerine daha az çalışılmış olan portreleri kadar bilinmemesine rağmen, tüm kariyeri boyunca inanılmaz enerjik natürmortlar çizmeye devam etti. Lozano ve arkadaşlarının, Kahlo’nun yaşam boyu bitkilerin sembolik anlamlarına olan ilgisini ortaya çıkaran belgeleri keşfetmesinden beri, bunları Kahlo için önemi anlam kazandı. Bunu babasından öğrendi ve rahibe olan üvey kız kardeşi Margarita (babasının daha önceki bir evliliğinden çocuğu) ile mektuplarda tartıştı.

Eksik bağlantılar

Kahlo ve Margarita’nın mektupları “çiçeklerin, meyvelerin ve Cennet Bahçesi’nin sembolik anlamından, vücudumuzun cennetten koparıldığı için bakmamız gereken bir çiçek gibi olduğundan bahsediyor” diyor Lozano. “Bu şaşırtıcı ve natürmortların ve çiçeklerin anlamının neden onun için bu kadar önemli olduğunu kanıtlıyor.”

Kahlo was interested in the symbolism of plants, as seen in Tunas (Still Life with Prickly Pear Fruit), 1938 (Credit: Private collection/ Courtesy Sotheby's Mexico City) Kahlo, Tunas’ta (Dikenli Armut Meyveli Natürmort), 1938’de görüldüğü gibi bitkilerin sembolizmiyle ilgileniyordu (Kredi: Özel koleksiyon / Nezaket Sotheby’s Mexico City)

Kahlo’nun bir sanatçı ve insan olarak olgunlaşmasına dair kendi anlayışını temsil eden, aynı zamanda potansiyel olarak dini sembolizme sahip olan (fedakarlığı çağrıştıran kanlı et) olgunlaşmasının farklı aşamalarında üç dikenli armut tasvir eden (yeşil ve olgunlaşmamış, canlı, sulu, kan kırmızısı) Tunas adlı 1938 tarihli bir resmin yeni bir yorumunu sunuyor.

The Complete Paintings kitabı aynı zamanda Kahlo’nun sanat dünyasındaki gelişmelerle olan entelektüel etkileşiminin derinliklerini göstermek için de çaba harcıyor -1928’de Rivera’yla tanışmaktan etkilendiği ya da çalışmalarının kendi kendini yetiştirmiş, içgüdüsel bir kadınsı acı inlemesi olduğu fikrine karşı çıkıyor. Resimleri, Kahlo’nun genç Meksikalıların modernizm, stridentizm, kübizm ve daha sonra gerçeküstücülüğe bakışından sanat akımlarıyla alakalı araştırmalarını ve deneylerini gösteriyor.

‘Frida Kahlo’nun resimleri sadece kişisel sorunlarının bir sonucu değildi, aynı zamanda kimin resim yaptığına, eğilimlerinin neler olduğuna, tartışmalara baktı.’ diyor Lozano. 1927’deki Pancho Villa ve Adelita adlı avangart resimlerdeki ilk girişimlerine ve her ikisi de keskin, modernist çizgiler ve açılar kullanan Adelita’nın ‘Rivera’yla tanışmadan önce bile Meksika sanatındaki trendlere baktığının’ kanıtı olarak kayıp eserine işaret ediyor.

The avant-garde Pancho Villa and Adelita (unfinished) of 1927 indicates Kahlo's interest in Mexican art trends before she met Rivera (Credit: akg-images) 1927’deki avangart Pancho Villa ve Adelita (bitmemiş), Kahlo’nun Rivera ile tanışmadan önce Meksika sanat trendlerine olan ilgisini gösteriyor (Kredi: akg-ımages)

Babasının kütüphanesinde izlerini keşfettiği Rönesans Dönemi Eski Ustalarına olan ilgisini de ilk çalışmalarında görebilirsiniz: 1928’de iki Kadını (Salvadora ve Herminia’nın Portresi), yemyeşil, yapraklı bir arka plana karşı iki hizmetçiyi betimleyen resminin Leonardo da Vinci’nin eserlerinde görüldüğü gibi Rönesans dönemi portre geleneklerinden esinlendiği izlenimini uyandırmakta. Resmedildiği yıl satın alınan bu eserin yeri, 2015 yılında Boston Güzel Sanatlar Müzesi tarafından satın alınana kadar bilinmiyordu.

Yaklaşık 152 resim yaptığı varsayıldığından, Kaybolmuş resim sayısı bir hayli şaşırtıcı. Ama, Kahlo hayatı boyunca o kadar da başarılı değildi -çok fazla sergisi olmadı ya da galeriler ve bayiler aracılığıyla çok fazla eser satmadı. Bunun yerine, resimlerinin çoğunluğu doğrudan yurtdışında yaşayan sanatçılara, arkadaşlara ve aileye, film yıldızlarına ve diğer ışıltılı hayranlara satıldı ya da dağıtıldı. Bunun anlamı daha az dijital ayak izidir ki bu da işlerin izlenmesini zorlaştırır.

Hâlâ kayıp olan bazı şaşırtıcı resimler var.

Dürüst olmak gerekirse, bazı ilginç resimler hâlâ kayıp olsa da kayıp portrelerin siyah-beyaz çizimlerine bakmak, muhtemelen en çetin ceviz bilim adamlarının ötesinde kimseye açıklayıcı olmayacaktır. Halihazırda kayıp olan 1938’de resmedilen, Girl With Death Mask II (Ölüm Maskeli Kız II) boş bir manzarada kafatası maskeli küçük bir kızı tasvir ediyor; Kahlo’nun bu tabloyu yetersizlik (gebe kalamama) üzüntüsüyle yarattığını biliyoruz. Kahlo’nun 1935’te kız kardeşinin Rivera ile olan ilişkisini öğrendikten sonraki yıllarda kişisel karmaşa döneminde yaptığı bilinen korkunç bir uçak kazası tablosu için -ki şu an sadece fotoğrafına sahibiz- tavan aranızı da kontrol edin.

The Plane Crash, c 1936-38, is another lost artwork (Credit: Lola Alvarez Bravo/ Centre for Creative Photography, University of Arizona, Tucson/ Lola Alvarez Bravo Archive)

Uçak Kazası, c 1936-38, başka bir kayıp sanat eseridir (Kredi: Lola Alvarez Bravo/ Yaratıcı Fotoğraf Merkezi, Arizona Üniversitesi, Tucson/ Lola Alvarez Bravo Arşivi)

Kocası tarafından öldürülen bir kadını tasvir eden Birkaç Küçük Kesik adlı çok bilinen bir diğer tablosu gibi, The Airplane Crash tablosu da gerçek hayat haberlerine dayanıyordu. Lozano’nun takımı iki orijinal parçayı da ortaya çıkardı. Kahlo kendi hayatında acı çektiği için bu travmatik olayları resmetmiş olabilecekken, buradaki dış haberlerdeki neredeyse belgesel kesinlik derecesi göz ardı edilmemelidir.

Kahlo yeminli bir komünistti ve siyasetle içli dışlıydı, bunu yaşamının son yıllarına ait daha az bilinen eserlerinde açıkça görebilirsiniz. O zamanlarda, çok büyük acılar çekiyordu ve bir sürü ameliyat geçirmişti, son olarak dizinin altından itibaren bacağı kesildi. Kahlo zorluklarla fakat yenilenen bir azimle 1953’e kadar resme devam etti. Onun biyografi yazarı Raquel Tibol, “Resmimle ilgili çok endişeliyim. Her şeyden çok, onu değiştirmekten, faydalı bir şeye dönüştürmekten, çünkü şimdiye kadar çizdiğim tek şey kendi benliğimin sadık portreleriydi, ama bu, resmimin [Komünist] Partiye hizmet etmek için yapabileceğinden çok uzak. Tüm gücümle savaşmalıyım ki, sağlığımla ilgili yapabileceğim küçük bir miktar iyiliğin Devrime yardım etmeye yönlendirilmesini sağlasın. Yaşamanın tek gerçek nedeni bu.” dediğini belgelemiştir.

Kahlo included the Mexican flag and the dove as motifs in her later work, such as Still Life (Long Live Life), 1953-54 (Credit: Rafael Doniz/ Banco de Mexico/ VG Bild-Kunst)

Kahlo, Natürmort (Yaşasın Hayat), 1953-54 (Kredi: Rafael Doniz / Banco de Mexico / VG Bild-Kunst) gibi daha sonraki çalışmalarında Meksika bayrağını ve güvercini motif olarak içeriyordu.

Bu 1952’nin Barış için Halklar Kongresi (1953’ten beri sergilenmeyen), geniş meyve ağacında bir güvercin ve Kahlo’nun nükleer savaşla ilgili kabuslarını temsil eden iki mantar bulutu gibi eserlerle sonuçlandı. Birçok barış grubunun aktif bir üyesi oldu. -Dünya Barış Konseyi’ni desteklemek için Meksikalı sanatçılardan imza topladı, Meksika Barış Partizanları Komitesi’nin kurulmasına yardım etti ve bu tabloyu Rivera’nın 1952’de Viyana’daki Barış için Halklar Kongresi’ne götürmesi için yaptı.

Güvercinler, gittikçe artan sayıda Meksika bayrağı veya renk şemasında (bayrağın yeşil, beyaz ve kırmızısını yansıtmak için karpuz kullanarak) olduğu gibi, Kahlo’nun niyetinin çalışmalarının milliyetçiliğini ve komünizmi göstermesi gerektiğini öne sürdüğü gibi, geç natürmortlarının çoğunda yer alıyor. Daha rahatsız edici olanı resimleri daha militan hâle geldikçe Stalin’in sevgi dolu tasvirlerini içeriyordu.

Ancak belki de en geç resmi kendi portresidir: Alevler İçinde Frida (Bir ayçiçeği içinde kendi portresi). Üzücüdür ki, kalın, renkli impasto tekniği ile boyanmış; Ölümünden kısa süre önce, Kahlo onu bir bıçakla parçaladı , boyayı kazıdı, yetersizliğinden dolayı hayal kırıklığına uğradı ya da belki sonunun yaklaştığını biliyordu. Bu kararlı yıkıcı eyleme tanık olan kabile, bunu ‘fedakârlık ritüeli’ olarak adlandırdı. Lozano, bunun olağanüstü bir görüntü olduğunu söylüyor.

Frida in Flames (Self-portrait inside a Sunflower), 1953-54, is a powerful late painting (Credit: Private Collection, USA. Photo courtesy of Mary-Anne Martin Fine Art New York)

Alevler içinde Kahlo (Bir Ayçiçeği içinde Kendi portresi), 1953-54, güçlü bir geç resimdir (Kredi: Özel Koleksiyon, ABD. Fotoğraf Mary-Anne Martin Güzel Sanatlar New York’un izniyle)

“Estetik açıdan çok ilginç-vücudunuz artık çalışmadığında, beyniniz artık boyamak istediğiniz şeyi resmetmek için yetersiz kaldığında, geriye kalan tek kaynak görüntünün yapısını bozmaktır. Bu sanatla ilgili çok çağdaş, kavramsal bir pozisyondur: resim sadece zanaatında değil, aynı zamanda resmin temsil ettiği şeyde de var olur.

Kusurlu bir tabloyla baş başa kaldık, Kahlo’nun daha ünlü otoportlerinin ince, pürüzsüz yüzeylerinden ve ayrıntılara gösterilen özenden bir dünya uzakta- ama yine de bu bilinmeyi hak eden şaşırtıcı derecede güçlü bir eser. Bu imajı kasıtlı olarak yok etmek için son yaratıcı hareketlerini kullanarak kendi imajını yaratmasıyla tanınan bir sanatçıda son derecede dokunaklı bir şey var. Kahlo kendini yok ederken bile işinden oldukça bahsettirdi.

Frida Kahlo: Resimlerin Tamamı Taschen tarafından yayımlandı.

Yazar: Holly Williams

Çeviren: Yağmur Erdem

Düzenleyen: Elif Rana Yılmazlar

Kaynak: BBC Culture

Leave a comment