Evcil hayvanlar çocuklarınıza nasıl bir beyin desteği verir?

Evcil hayvanlar çocuklarınıza nasıl bir beyin desteği verir?

Bir evcil hayvanı seçmek, eve nasıl uyum sağlayacaklarını anlamakla başlar. Kelly Oakes, hayvanlar bir aileye katıldığında ne olduğunu ve çocukların gelişimi üzerindeki büyük etkilerini araştırıyor. Küçük bir çocuğun kitaplığından bir kitap alırsanız, bir hayvan kahramanı bulmanız insan olanlardan daha olasıdır. Çocuklar, çok aç tırtıllardan çok büyük kambur balinalara kadar evrensel olarak hayvanlardan etkilenmiş görünüyor. Fakat, bir resimli kitaptaki karakterler sık sık gerçeklikten uzaklaşsa da çoğumuzun bir evi paylaştığı evcil hayvanlar, çocuklara hayvanlar dünyasına daha gerçekçi kısa bir bakış ve onları başka bir sürü şekillerde de etkileyen anlamlı bir ilişki sunar.

Children often form strong bonds with pets, but the benefits go even further, research suggests (Credit: Getty Images)

(Görsel Kaynak: Getty Images)

Bu ilişkiyi anlamak ebeveynlere sadece çocukları için doğru evcil hayvanı seçmelerine yardım etmekle kalmaz, aynı zamanda onlara tamamen başarılı bir bağ oluşturan faktörler hakkında daha derin bilgiler verir.

Birçok insan için evcil hayvanlar hayatın birçok aşamasında destek sağlayan çok sevilen aile üyeleridir. Onlar çiftlerin ilişkilerini sağlamlaştırmasına, küçük çocuklara oyun arkadaşı gibi davranmaya ve çocukları evden gittiğinde ebeveynlere arkadaşlık etmeye yardımcı olabilirler. ABD’de yapılan bir araştırma, 12 aylıktan küçük bebeği olan ev sahiplerinin %63’ünün bir evcil hayvan sahibi olduğunu ve Avustralya’da yapılan bir araştırma ise çocuklar okula başladığında evcil hayvan sahiplenmenin %10 arttığını buldu. Birçok ebeveyn bir hayvana bakmanın çocuklara bakıcılık, sorumluluk ve empati hakkında değerli dersler verebileceğini sezgileriyle hisseder. ABD’deki Tufts Üniversitesi’nde insan-hayvan etkileşimi doçenti olan Megan Muller: “Başka birinin bakış açısının kendilerininkinden farklı olabileceğini öğrenmek özellikle küçük çocuklar için çok önemlidir.” diyor. Bu belki de bir hayvanla, kardeş ya da akranla olduğundan daha kolay öğrenilecek bir derstir. Ancak, evcil hayvanların çocuklar üzerindeki yararlı etkileri hakkındaki iddialar daha da ileri giderek evcil hayvanların çocukların sosyal becerilerini, fiziksel sağlıklarını ve bilişsel gelişimlerini bile etkileyebileceğini ve onlara bakmanın daha yüksek empati seviyeleri ile ilişkili olduğunu öne sürüyor. Otizmli çocuklar ve aileleri için evcil hayvan bakımı belki streslerini azaltmaya yardım edebilir ve destekleyici bağlar oluşturmak için fırsatlar yaratabilir.

Diğer araştırmalar çocukların hayvanlardan da anında fayda sağladığını gösteriyor. Bir çift çalışmada, odada bir köpek varken çocuklar bir nesne sınıflandırma görevinde daha az hata yaptılar ve bir hafıza görevinde daha az hatırlatma ihtiyacı duydular. Araştırma, en azından yetişkinler için, evcil hayvanlarımızı aile üyeleri olarak görme eyleminin mutluluğumuzu arttırdığını bile buldu. Evcil hayvan bakıcılığının geniş kapsamlı faydalarını iyi göstermeye çalışan manşetler eleştirisiz değildir, çünkü objektif ölçümler farklılık göstermediğinde bile insanlar evcil hayvanlarının onların sağlığını ve mutluluğunu artırdığına inanırlar.

A boy enjoys a session of dog-assisted therapy in France (Credit: Getty Images)

Fransa’da bir çocuk köpek destekli terapi seansından hoşlanıyor. (Görsel Kaynak: Getty Images)

Evcil hayvanlarla ve diğer insanlarla iletişim

Peki, gerçekten hayvanlar tüm bu faydaların kaynağı mıdır, yoksa biz mi öyle olduklarını düşünürüz? Perth’deki Batı Avustralya Üniversitesi Nüfus ve Küresel Sağlık Okulu’nda doçent olan Hayley Christian sebep sonuç ilişkisini ortaya çıkarmaya çalışan araştırmacılardan biridir. Christian ve arkadaşları beş ve yedi yaşlarındaki 4000 çocuk üzerinde yapılan uzun süreli bir çalışmanın verilerini kullanarak, evcil hayvan sahipliğinin daha az akran sorunları ve daha fazla sosyal açıdan yararlı davranışla ilişkilendirildiğini keşfettiler. Ayrı bir araştırmada ise bir aile köpeği olan 2 ve 5 yaş arasında olan çocukların evcil hayvanı olmayanlara göre daha aktif olduğunu, ekran başında daha az zaman harcadıklarını ve ortalamaya göre daha fazla uyuduklarını buldular.

En önemlisi, farkı yaratan, aile köpeğini gezdirmek gibi köpeğin kolaylaştırdığı fiziksel aktivitelerdi.

Daha sonra, geçen yıl yayımlanan bir çalışmada yapbozun iki parçasını bir araya getirdiler. Sosyo-ekonomik statüler gibi faktörleri kontrol ettikten sonra araştırmacılar düzenli olarak köpeklerle ilgili fiziksel aktivitelerle uğraşan çocukların daha iyi gelişimsel sonuçlara sahip olduğunu gördüler.

Telethon Çocuk Enstitüsü’nde kıdemli araştırma görevlisi de olan Christian, “Erken çocukluk döneminde evcil hayvanı olan ve zamanla onlarla etkileşime giren çocukların sosyal ve duygusal gelişimleri açısından bu ek faydalara sebep olduğunu söyleyebiliriz.” diyor.

Bu demek değildir ki her aile bir evcil hayvan almalı veya köpek sahibi olan her çocuk olmayanlardan daha iyidir. Davranışsal sorunlar, karmaşık tıbbi ihtiyaçlar ve bir hayvana bakmanın mali yükü evcil hayvanlı bir hayatı daha az pembeleştirebilir. Evcil hayvan dostu olmayan evde yaşayan aileler daha çok engelle karşılaşır. Mueller “Çocuğu olan herkesin bir köpek almasını önereceğimiz noktaya geleceğimizi düşünmüyorum.” diyor.

Aslında Mueller Covid-19 salgını sürecinde evcil hayvan sahibi olan Amerikalı gençlerin akıl sağlığının evcil hayvan sahibi olmayanlardan daha iyi olup olmadığını araştırdı ve hayvanların hiçbir fark oluşturmadığını ortaya çıkardı. “Benim hipotezim ise Covid büyük bir stres etkeniydi ve muhtemelen onun üstesinden gelmek için yeterli olan bir şeyin olmadığıdır.” diyor.

Ayrıca pandeminin, bir köpekle yaşamanın bize destek verebileceği yollardan birini kapatması da mümkündür. “Bir köpekle etkileşimde olmaktan sosyal faydalar sağlarız ama hayvanların da diğer insanlarla iletişimi kolaylaştırabileceği bu yol var.” diyor Mueller. Sokağa çıkma yasağı sırasında, gençler köpekleriyle günlük yürüyüşlerine bağlı kalabilirler ama diğer köpeğini gezdiren kişilerle sohbet etmekten kaçındıkları için küçük sosyal etkileşim anlarını kaybederler.

A Ukrainian girl cuddles her pet at Warsaw train station. Children rank pets as some of the most important beings in their lives, research shows (Credit: Getty Images)

Ukraynalı bir kız, Varşova tren istasyonunda evcil hayvanını kucaklıyor. Araştırmalar, çocukların evcil hayvanları hayatlarındaki en önemli varlıklardan biri olarak gördüğünü gösteriyor. (Görsel Kaynak: Getty Images)

Güçlü bir ilişki inşa etmek

Evcil hayvanların çocuklar üzerindeki olumlu etkisine gelindiğinde, sadece aynı çatı altında yaşamaları değil ilişkilerinin durumu da önemlidir. Mueller, “İlişkinin kalitesi, bu sağlık sonuçlarından bazılarının evde evcil hayvan sahibi olup olmadığınızdan daha iyi bir göstergesidir.” diyor.

Bir evcil hayvanla vakit geçirmek bir etkendir. Örneğin eğer kardeşinizin odasında yaşayan bir hamsterı varsa, her gün okuldan sonra gezdirdiğiniz bir aile köpeğiyle karşılaştırıldığında ona bağlı hissetmeniz pek olası değildir.

Bir çocuğun yaşı, belirli bir evcil hayvanla olan ilişkisinin ne kadar sağlam olduğuna karar vermeye de yardımcı olabilir. 6 ve 10 yaş arasındaki çocuklar kediler ve köpekler gibi insana daha benzer olan hayvanlarla, kuşlar ve balıklar gibi biyolojik olarak daha uzak türlerden daha güçlü bağlar geliştirirler. Fakat 11 ve 14 yaş arasında olan daha büyük çocuklar, fare de dahil olmak üzere daha az yakın akraba olan türlere, kedilerine ve köpeklerine oldukları kadar bağlı olduklarını bildiriyor.

Aile dinamikleri de rol oynuyor. Uzun süreli bir Avustralya araştırması, evcil hayvanların bazen bir kardeşin yerini tuttuğu için kardeşi olmayan çocukların onlardan yararlanabileceğini gösterdi. Christian, “Ebeveynlerin bir kardeşle veya bir arkadaşla ilişkisi olmuşsa, çocuklarına daha özgür hareket etmeleri için -tek başlarına bir işe gönderilme gibi- izin verme olasılıkları daha yüksektir. Ve tahmin edin başka ne vardır? Bir köpek.” diyor.

Araştırmalar evlerinde evcil hayvanla büyüyen bebeklerin 10 aylık olduklarında hayvanların yüzünü tanımada daha iyi olduklarını gösteriyor.

Evcil hayvanlar evin içindeki sosyal etkileşimlere bile yardımcı olabilir. Araştırma, koruyucu ailelerde, evcil hayvanların kendi başına arkadaşlık sağlamasının yanı sıra koruyucu aileler ile çocuklar arasında yakın ilişki kurmayı kolaylaştırabileceklerini öne sürüyor.

Çocuklar evcil hayvanlarını tanımaya başladıklarında, bu onlara daha geniş bir dünyada daha derin bir anlayış açar. İngiltere’deki Bristol Üniversitesi’nde refakatçi hayvan davranışları hakkında eski bir okuyucu ve kediler ve köpekler üzerine yazılan birçok kitabın yazarı olan John Bradshaw, “Çocuklar, her nasılsa, hayvanlara karşı nasıl daha anlayışlı empatik ve sorumlu olacaklarını kendi hayvanlarından öğrenme eğilimindedir.” diyor.

Birleşik Krallıktaki bir araştırma, evlerinde evcil hayvanı olan çocukların, hayvanların zihinlerine, yani hayvanların kendi düşünceleri ve duyguları olduğu düşüncesine inanma olasılıklarının daha yüksek olduğunu buldu.

Bradshaw “Bir aslan hakkında kafanızda çeşit çeşit hayali hikayeler olabilir ama biri sizi Afrika’ya götürene kadar vahşi doğada hiçbiriyle karşılaşmayacaksınız. Fakat, bir köpek veya bir kedi size gerçekte bir hayvan olmanın nasıl bir şey olduğunu, hayvanların insan olmadıklarını ve bize değil kendilerine ait çok özel bir hayatları olduğunu öğretebilir.” diyor.

Küçük bebekler bile yaşadıkları evcil hayvanları izliyor ve onları öğreniyor. Amerika’daki Davis şehrinde bulunan Kaliforniya Üniversitesi’nde Karinna Hurley ve Lisa Oakes tarafından yapılan araştırma, evlerinde evcil hayvan olan bebeklerin 10 aylık olduklarında hayvan yüzlerini tanımada evinde evcil hayvan olmayanlara göre daha iyi olduklarını buldu.

Dahası, bir çocuğun evcil hayvanıyla ilişkisi doğayla çok ihtiyaç duyulan bir bağlantıyı kuruyor. Bradshaw, “Yaşayan, nefes alan, evin etrafında koşan biraz dağınık bir evcil hayvana sahip olmak bu ilişkileri kurmak için iyi bir yoldur, diyor.”

A boy bonds with a dog at a hospital in Tokyo. Pets can benefit children's development in many different ways, studies show (Credit: Getty Images)

Tokyo’da bir hastanede bir çocuk bir köpekle bağ kurar. Araştırmalar gösteriyor ki, evcil hayvanlar

Çocukların gelişimine birçok farklı şekilde fayda sağlayabilir. (Görsel Kaynak: Getty Images)

Hayvanlar çocuklar hakkında ne düşünüyor?

Evcil hayvanlarımızın vahşi kökenlerini hatırlamak bize ailelerimizi nasıl gördüklerine dair fikir verebilir. Köpekler insanların yanında yaşamak için evrim geçirdiler ve bizimle çok güçlü bağlar kurmak için potansiyelleri vardır. Bunun yanı sıra, kediler aslında yalnız varlıklardır. Öyle olsalar bile, insan olan ev arkadaşlarını aileleri olarak görürler. Bradshaw, Aramızdaki Hayvanlar kitabında “Kedilerimiz, iyi tanıdıkları veya aile üyesi olarak düşündükleri başka bir kediye yaptıkları gibi bizi de kuyruklarını kaldırarak ve bacaklarımıza sürünerek selamlarlar” diyor. Ancak bu yakınlığın çocuklara aktarılıp aktarılmayacağı evcil hayvanın kendi erken yaşam deneyimlerine bağlıdır.

Hem kedilerin hem de köpeklerin hayatlarında karşılaşabilecekleri insan türlerinin öğrenecekleri kısa bir zamanları vardır, yavru köpekler için bu süre 8 ve 16 hafta arasındadır. Bradshaw, “Köpek ve kedi yavrularının, altta yatan huya bağlı olarak, çocuklarla 6 aya kadar hiç tanışmama durumunda gerçekten çok ters tepkiler verebileceklerini biliyoruz. Bu da eğer çocuklar yavrulara insanlık paketinin bir parçası olarak tanıtılmazsa, onları insan olarak görmediklerini ortaya koyuyor.” diyor.

Hayvanın bakış açısından bakıldığında bu çok mantıklıdır. Diyor ki: Bir bebek yetişkin bir insan gibi değildir. O, çok daha küçük, ayağa kalkamıyor, yetişkin bir insana göre çok değişik sesler çıkarıyor ve çok farklı kokuyor.

Çocuklar evcil hayvanlara yaşamlarında en önemli varlıklardan biri olarak yer verir ama hayvanların onlara alışması zaman alabilir.

Bir evcil hayvanın dünyayı nasıl gördüğünü anlamak, herkesin iyi geçinmesini sağlamak için hayati önem taşır. Bir kedi, eve getirilen yeni bir karyolaya veya bebek arabasına idrarını yaparsa sonuca varmak kolaydır. Bradshaw, “Kedinin düşünce tarzını anlamadıysanız, ah, kedi küsüyor çünkü bir bebeğim olacak ve bunu biliyor olmalı diye düşünebilirsiniz. Fakat, tabi ki bilmiyorlar. Evin kokusu gibi koku alma duyusuna katkı yapan ortam sık sık karışır ve kedi referans noktalarını kaybeder.” diyor.

Bradshaw, “Hem kediler hem de köpekler burunlarına aşırı derecede güvenirler, bu yüzden evde bir sürü yeni kokuya sahip olmak eve geldiğinizde birisinin duvarınızı tamamen zıt renklere boyadığına rastlamak gibidir.” diyor. Öte yandan, tanıdık kokular onları mutlu edebilir. Bir deneyde Bradshaw ve arkadaşları, sahibi tarafından giyilen bir tişörtü köpeğin yatağına koydular. Bu tanıdık koku köpekler için harikalar yaratıyor gibi gözüküyordu, çok daha rahatlamışlardı, diyor.

Evcil hayvanlarımızı antropomorfizlememek, yani onlardan insanlar gibi düşünüp davranmasını beklemek, konu bir çocuğun güvenliği olduğunda özellikle önemlidir. Bradshaw, “Bir köpeğin herhangi bir durumda nasıl tepki vereceğinden yüzde yüz emin olamazsınız. Belki sahibinin bile daha önce görmediği bir davranış gibi köpeği farklı davranmaya itebilecek bir sürü olası şey vardır.” diyor.

En nihayetinde, her çocuk-evcil hayvan ilişkisi kendine özgü gariplikleriyle, faydalarıyla ve tuzaklarıyla eşsizdir ve bazı yönlerden araştırmacılar çocukların evcil hayvanlarıyla olan ilişkisini karşılıklı faydalı yapan şeyin ne olduğunu yeni anlamaya başlıyorlar. Mueller, “Çalışma alanı gerçekten bu daha fazla bireysel farklılıkları soruşturmaya doğru ilerliyor.” diyor.

Çocuklar evcil hayvanlarına yaşamlarındaki en önemli varlıklar olarak yer verirken, hayvan arkadaşlarını, bir sırrın yanılmaz sırdaşları olmanın yanı sıra bir huzur ve duygusal destek olarak görürler. Bradshaw, “Bu faydalardan bazılarının miktarını belirlemek çok zordur çünkü çok bireyseller ve bilim nüfuslarla ve büyük sayılarla ilgileniyor. Ancak çok somut ve kolay ölçülür olmaması gerçek olmadığı anlamına gelmez.” diyor.

Yazar: Kelly Oakes

Çeviren: Edanur Parlak

Düzenleyen: Hasan Can Durmaz

Kaynak: BBC

Leave a comment