Orman yangınları. Dünya çapında bir salgın. Karantina. Ekonomik düşüş. Irksal adaletsizlik. Uluslararası protestolar. Önemli bir seçim. On yılı aşkın süredir, son 12 ayın kültürel yapısını, ruh halini veya kaygılarını hangi kelimelerin sık kullanıldığını gösteren verilerle özetleyen bir kelime veya ifade seçiyoruz. Ama bu yıl, sürekli olarak bizi eksenimizden koparan şeyleri özetlemek için nasıl bir kelime hatta kısa bir kelime listesi seçebiliriz ki?

Bunun yerine bugün, gerçekten benzersiz bir yılda ortaya çıkan yeni sözcüklerin ve en önemli dil eğilimlerinin bazılarını inceleyen “Eşi Benzeri Görülmemiş Bir Yılın Sözleri” başlıklı, kapsamlı bir rapor yayınladık. Rapor; “Covid-19”un dünyaya nasıl yayıldığını sadece salgın olarak değil, aynı zamanda dilimiz aracılığıyla henüz şubat ayında ortaya çıkan bir kelime olmasına rağmen nasıl yılın en çok kullanılan kelimelerinden biri olduğunu gösteriyor. Rapor, bazı görev gezileri amacıyla “kuralları ihlal edenlerin” Singapur’dan Batı Avrupa’ya ilerlerken, bizlerin bazı ülkelerde “sokağa çıkma yasağına” maruz kaldığımızı ve diğer ülkelerde de evlerinde “korunaklı alanlar” oluşturmaları istendiğini gösteriyor. Rapor, “Siyahilerin Hayatı Önemlidir” teriminin kolektif bilincimize geri döndüğü ve “Karens”ın adını duyurduğu “sistematik ırkçılık” teriminin kullanımının geçen yıla kıyasla %1,623 oranında arttığına işaret ediyor. Ve yıl ilerledikçe ‘’postayla oy verme (mail-in)’’ gibi sözlerin kullanımının ABD seçimleri öncesi ve belirsizliği sırasında %3000 oranında artması ile konuşmalarımız siyasi alana kaydı.

Rapor, etkileyici bir okuma sağlıyor ancak bu kelimeleri nasıl seçeceğiz? Tüm sözcük çalışmalarımız gibi bu süreç de elde edilen verilerle yürütülür. İnsanların kelimelerini nasıl kullandıklarını, nasıl genişletip birleştirdiklerini, nasıl toplayıp tekrar bıraktıklarını gözlemliyor ve tüm bunları objektif bir şekilde kaydediyoruz. Kelimelerin nasıl kullanıldığını, yeni kelimelerin ne zaman doğduğunu ve diğer kelimelerin popüler kullanımdan nasıl çıktığını anlamak için büyük veri tabanı analizleri yapıyoruz. Bu veriler ister Kuzey Amerika ister Karayipler, Doğu veya Batı Afrika, Güney Asya ve Avusturalya’da olsun, dünya genelinde gerçek İngilizce kelimeleri ele alır ve uzman sözlük bilimcilerimizin dil eğilimlerini belirlemelerine yardımcı olur. Daha sonra bu eğilimleri yılın olaylarını en doğru şekilde hangi kelimelerin özetleyeceğini belirlemek için inceleriz.

Yılın kelimesi olarak değerlendirilmek üzere, kanıtların özellikle bu konuda önemli bir şekilde ortaya çıktığını, değiştiğini veya büyüdüğünü gösteren ve henüz yaşadığımız zamanla ilgili belirli bir ortak duyguyu yakalayan kelimeleri arıyoruz. Örneğin, 2016’da “gerçek ötesi (post-truth)” yılın kelimesi seçildiğinde, sahte haberlerin manşet olduğu ve tam anlamıyla kamuoyunun kurumlara olan güveninin düştüğü bir yıl yaşadık. Herhangi bir yıl içinde meydana gelen olayların genişliğini ele alan kelimelerden oluşan bir listeyi incelemek her zaman zordur. Bu yıl, verilerimiz bize belli kelimeleri kullanma şeklimizin ve ortaya çıkan yeni kelimelerin radikal bir şekilde farklı ve üretken olması ile paylaşacak çok daha detaylı bir hikayemiz olduğunu gösterdi.

Ve bu hikâye bir resim çiziyor: 50 yıl sonra bir tarihçi hayal edin, 2020’nin ne olduğunu anlamak için bizim dilimizden başka bir yere bakmaya ihtiyaç duymayacaklar. ‘’Koronavirüs’’ün İngilizce’de en çok kullanılan isim olan “zaman“ın yerini aldığını, “sosyal mesafe”nin kural olduğunu, ve “tekrar açılma”nın umudunu görecekler. “İptal kültürü”nün büyümesini, dünya çapında seçimleri çevreleyen siyasi gerginliği ve düşüncelerin çevresel sürdürülebilirliğini görecekler. Bu uzun biçimli dil araştırmasını yayınlayarak, bu eşi benzeri görülmemiş yılın hem dilinin hem de küresel deneyiminin daha anlaşılır olacağı konusunda umutluyum.

Daha fazla bilgi edinmek isterseniz; sizi ben ve meslektaşlarım Fiona McPherson ve Kate Wild’ ın katılacağı, gözlem dili ile ilgili analizlere dayalı yaklaşımımıza ve bu yılın hızlı dil gelişimlerini takip etmede karşılaşılan belirli zorluklara genel bir bakış sunacağımız 10 Aralık’taki web seminerine davet ediyorum.

Yazar: Casper Grathwohl

Kaynak: OUPblog

Çeviren: Songül Yaşodun

Düzenleyen: Zeynep Özsaraç