“Silahlara Veda” ve “Yaşlı Adam ve Deniz” gibi eserleriyle tanınan Nobel ödüllü yazar Ernest Hemingway, 20. yüzyılın en iyi Amerikan roman yazarlarından biri olarak görülüyor.

Ernest Hemingway kimdir?

Ernest Hemingway, I. Dünya Savaşında görev aldı ve ilk öykü derlemesi In Our Time yayınlamadan önce gazeteci olarak çalıştı. Güneş de Doğar, Silahlara Veda, Çanlar Kimin İçin Çalıyor ve 1953’te Pulitzer Ödülünü kazanan Yaşlı Adam ve Deniz gibi romanlarıyla meşhur oldu. 1954’te Nobel Ödülünü kazanan Hemingway, 2 Temmuz 1961’de Idaho, Ketchum’da intihar etti.

Gençliği ve kariyeri

Ernest Hemingway, 21 Temmuz 1899’da Illinois, Cicero’da (şimdilerde Oak Park) doğdu. Clarence ve Grace Hemingway oğullarını Chicago’nun muhafazakâr bir banliyösünde büyüttü ancak aile, bir kulübelerinin bulunduğu kuzey Michigan’da da epey zaman geçirdi. Geleceğin sporcusu avlanmayı, balık tutmayı ve açık havanın keyfinin çıkarmayı orada öğrendi.

Lisede okul gazetesi Trapaze ve Tabula’da çalıştı ve öncelikli olarak spor üzerine yazılar yazdı. Mezun olduktan hemen sonra, kendini geliştiren gazeteci Kansas City Star’da çalışmaya başladı ve daha sonra özel olarak yalınlaştırılmış nesir tarzını etkileyecek tecrübeler edindi.

Bir keresinde, “Star’da basit bir açıklayıcı cümleyi yazmayı öğrenmek zorunda kalıyorsunuz. Bu herkes için faydalı. Gazetede çalışmanın genç bir yazara zararı olmaz aksine, eğer zamanında bırakırsa ona yardımı olur,” dedi.

Askeri deneyim

Hemingway, 1918’de I. Dünya Savaşında İtalyan ordusuna ambulans şoförü olarak hizmet etmek için denizaşırı ülkelere gitti. Buradaki hizmeti için İtalyan Gümüş Cesaret Madalyasıyla ödüllendirildi ama çok geçmeden onu Milano’daki bir hastaneye düşürecek yaralar aldı.

Orada, yakında evlilik teklifini kabul edip sonrasında onu başka bir adam için terk edecek olan Agnes Von Kurowsky adında bir hemşire ile tanıştı. Bu olay genç yazarı mahvetti ancak sonrasında “A Very Short Story” ve ondan daha da ünlü olan Silahlara Veda adlı eserlerine ilham verdi.

Yarası hâlâ tedavi edilirken ve 20li yaşlarda savaşın zalimliğinden sıyrılmaya çalışırken, Amerika Birleşik Devletleri’ne geri döndü. Toronto Star’da iş bulmadan önce kuzey Michigan’da zaman geçirdi.

Hemingway, ilk karısı olacak olan Hadley Richardson ile Chicago’da tanıştı. Çift evlendi ve aceleyle Hemingway’in Star’ın yurt dışı muhabiri olarak çalıştığı Paris’e taşındı.

Avrupa’da yaşam

Kısa bir süre sonra Hemingway, Paris’te Gertrude Stein’in “Kayıp Nesil” (The Last Generation) dediği meşhur şeyin önemli bir parçası haline geldi. Stein’in akıl hocalığında, F. Scott Fitzgerald, Ezra Pound, Pablo Picasso ve James Joyce gibi neslinin birçok büyük yazarı ve sanatçısıyla tanıştı. 1923’te Hemingway ve Hadley’nin John Hadley Nicanor Hemingway adında bir oğulları oldu. Bu esnada yazar da İspanya’nın Pamplona kentindeki ünlü San Fermin Festivaline sık sık gitmeye başlamıştı.

1925’te bir grup Britanyalı ve Amerikalı gurbetçiye katılan çift, daha sonra Hemingway’in ilk romanı Güneş de Doğar’ın temelini oluşturacak olan festivale yolculuk yaptı. Genel olarak kendi kuşağının savaş sonrası hayal kırıklığını ustalıkla inceleyen bu roman, Hemingway’in en büyük eseri olarak kabul edilir.

Güneş de Doğar’ın yayınlanmasından kısa bir süre sonra Hemingway ve Hadley, bir bakıma Hadley’den ayrıldıktan sonra ikinci karısı olacak Pauline Pfeiffer adlı bir kadınla olan ilişkisi nedeniyle boşandı. Yazar kısa öyküler kitabı Kadınsız Erkekler üzerine çalışmaya devam etti.

Eleştirel övgü

Pauline kısa süre sonra hamile kaldı ve çift Amerika’ya geri dönme kararı aldı. 1928’de oğulları Patrick Hemingway’in doğumundan sonra Key West, Florida’ya yerleştiler ama yazlarını Wyoming’de geçirdiler. Hemingway bu süre zarfında, edebiyat klasikleri arasındaki kalıcı yerini sağlama aldığı ünlü I. Dünya Savaşı romanı Silahlara Elveda’yı bitirdi.

Hemingway yazmadığı zamanlarda, 1930’ların çoğunu macera peşinde; Afrika’da büyük hayvan avı, İspanya’da boğa güreşi ve Florida’da açık deniz balıkçılığı yaparak geçirdi. 1937’de İspanya İç Savaşı hakkında haber yaparken (yakında üç numaralı karısı olacak) bir savaş muhabiri olan arkadaşı Martha Gellhorn ile tanıştı ve bir sonraki romanı, Pulitzer Ödülüne aday gösterilen Çanlar Kimin İçin Çalıyor’a malzeme topladı.

Tahmin edilebileceği üzere Pfeiffer ile olan evliliği kötüye gitti ve çift boşandı. Kısa süre sonra Gellhorn ile Hemingway evlendi ve Havana, Küba yakınlarında kışlık ev olarak da kullanacakları bir çiftlik satın aldılar.

Hemingway, 1941’de Amerika Birleşik Devletleri II. Dünya Savaşına girdiğinde muhabir olarak görev yaptı ve Normandiya Çıkarması da dahil, savaşın bazı önemli noktalarında hazır bulundu. Savaşın sonlarına doğru, Gellhorn ile boşandıktan sonra evleneceği başka bir savaş muhabiri, Mary Welsh ile tanıştı.

Hemingway 1951’de belki de en ünlü kitabı olacak olan Yaşlı Adam ve Deniz’i yazdı ve sonunda uzun süredir mahrum bırakıldığı Pulitzer Ödülünü kazandı.

Şahsi mücadeleleri ve intiharı

Yazar Afrika’daki atılımlarına devam etti ve maceraları sırasında birkaç yara aldı, hatta birden fazla uçak kazası atlattı.

1954’te Nobel Edebiyat Ödülünü kazandı. İri kıyım Hemigway’in vücudu ve zihni edebiyat kariyerinin zirvesinde olduğu dönemde ona ihanet etmeye başladı. Küba’da aldığı çeşitli eski yaralardan kurtulan Hemigway, depresyondan mustaripti ve yüksek tansiyon, karaciğer hastalığı gibi çok sayıda rahatsızlığı için tedavi edildi.

Paris yıllarının anılarını anlatan Paris Bir Şenliktir kitabını yazdı ve kalıcı olarak Idaho’da köşesine çekilir. Orada kötüleşen ruhsal ve fiziksel sağlığıyla savaşmaya devam etti.

Hemingway, 2 Temmuz 1961’de sabahın erken saatlerinde Ketchum’daki evinde intihar etti.

Mirası

Hemingway, arkasında bugün hala yazarları tesiri altında bırakan etkileyici bir çalışma yapısı ve ikonik bir tarz bıraktı. Kişiliği ve sürekli macera arayışı, neredeyse yaratıcı yeteneği kadar büyüktü.

George Plimpton eserlerinin işlevi hakkında soru sorduğunda, Hemingway bir kez daha “tek gerçek cümle” ustası olduğunu kanıtladı: “Meydana gelen şeylerden, var olan şeylerden, bildiğiniz her şeyden ve bilemeyeceğiniz her şeyden yaratıcılığınız sayesinde bir betimleme değil gerçek ve canlı olan, her şeyden daha gerçek olan yepyeni bir şey yapıyorsunuz ve onu yaşatıyorsunuz, yeterince iyi yaptıysanız da ona ölümsüzlük veriyorsunuz.”

Ağustos 2018’de, Hemingway’in 62 yıllık kısa öyküsü “A Room on the Garden Side” ilk kez The Strand Magazine’de yayınlandı. 1944’te şehrin Nazi güçlerinden kurtarılmasından kısa bir süre sonra Paris’te geçen hikâye, yazar tarafından kaleme alınan, 1956’da II. Dünya Savaşı deneyimlerini yazdığı beş öyküden biriydi. “Black Ass at the Crossroads” ölümünden sonra serinin yayınlanan ikinci hikayesi oldu.

Kaynak: Biography

Çeviren: Gülşah Kartalkaya

Düzenleyen: Kübra Aslanhan