Bu karmakarışık zamanlarda, olumlu kalmaya odaklanmak işe yarar.

Berkley, Kaliforniya Üniversitesi tarafından çevrim içi eLife dergisinde yayımlanan son araştırmaya göre, hayatta haklı olduğunuz şeylere daha fazla dikkat ederek, anksiyete veya depresyonla mücadele etmenize rağmen duygusal olarak daha dayanıklı ve odaklanmış olabilirsiniz. Bu çalışma, majör depresif bozukluğu ya da yaygın anksiyete bozukluğu olan 300’den fazla yetişkin kadın ve erkeğin karar verme yeteneğini gözden geçiriyor.

Özellikle, araştırmacılar; güncel kararları önceki eylemlerin sonuçlarına bağlı olduğunda, çalışmadaki katılımcının olasılıklı karar verme sürecine baktılar. Genellikle, insanlar önceki kararlarının o anda aldıkları kararları etkilediğini fark etmiyorlar.

Araştırmacılar; kendilerini kötü hissetme, sürekli endişeli olma ya da motivasyon eksikliği gibi anksiyete ve depresyon belirtileri olan katılımcıların, karmaşık veya hızlı bir şekilde değişen bir durumu taklit eden bilgisayarlı bir testteki değişikliklere uyum sağlamakta, anksiyete ve depresyon belirtileri çok az olan veya hiç olmayan hızlı değişime duygusal olarak daha dirençli olma eğiliminde olan katılımcılara göre daha zorlandıklarına rastladı. Bu katılımcılar değişen durumlara hızlı bir şekilde uyum sağlayabildiler ve kararlarını koşullar altında mümkün olan en iyi sonucu elde etmek için geçmişte yaptıkları eylemlere dayandırdılar.

Hem bir laboratuvar şartlarında hem de bir çevrim içi kitle kaynaklı platformda, katılımcılara iki şekil veya iki farklı renkli şekiller arasında seçim yapma görevi verildi. Eğer onlar doğru renk veya doğru şekli seçerlerse, para ödülü alırlar ancak yanlış şekil veya yanlış rengi seçerlerse, para kaybederler ya da zararsız elektrik şoku alırlar. Bazen, katılımcılar hangi şeklin veya rengin olumlu sonuç vereceğini tahmin edebildiler ama diğer zamanlarda daha zor ve kafa karıştırıcı oldu. Bariz depresyon ve anksiyete belirtileri olan katılımcılar, daha az istikrarlı durumlara daha iyi uyum sağlayabilen duygusal olarak dirençli katılımcılara göre değişen koşulların baskısı altında iyi kararlar vermekte zorlandılar.

Klinik olarak endişeli veya depresyonda olan insanlar, genellikle kötü veya olumsuz sonuçlarla sonuçlanan karar verme sürecinde geçmişteki hatalara takılıp kalırken, duygusal olarak daha dirençli olan insanlar genellikle geçmişte kendileri için işe yarayan şeye odaklanırlar. Yazarlar bu karar verme yeteneğinin bundan sonra olumlu sonuçlar veren iyi kararlar vermeyi öğrenmelerine yardım edebileceğinin sonucunu çıkarıyorlar.

Yazarlar klinik olarak depresyon ve anksiyetesi olan insanların, eğitimli bir psikoloğun karar verme becerilerini ve kararlarında güvenlerini önceki başarısızlıklardan ziyade önceki başarılarına yönlendirerek gelişmelerine yardımcı olabileceği bilişsel davranışçı terapi gibi tedavilerden yararlanabileceklerini öneriyor. Çalışmanın yazarları, olumsuzlardan daha fazla olumlu sonuç çıkarmayı öğrendiğimizi öne sürüyor ve bu, hızla değişmekle birlikte belirsiz bir dünyaya uyum sağlama ve uyum sağlama yeteneğimizi artırabilir.

Yazar: Susan Mcquillan

Kaynak: Psychology Today

Çeviren: Büşra Ceren Sert

Düzenleyen: Zeynep Özsaraç